Zamanın içinden geçerken geçmişte ütopik görünen çoğu şeyin gerçekleşmesine tanıklık ettik. İlk çağlardan bu güne neler gelişti? Mesela tekerleğin icadından sonra, o günlerde bu gün bindiğimiz araçlar nasıl ütopikse. Bugün hayalini kurduğumuz ve bize imkansız gibi gelen şeyler de gerçek olabilir. Henüz insanın tam olarak keşfedemediği dünya binlerce sırla dolu olduğunu düşünüyorum. “Akıl tüm dünya için en büyük yatırımdır” imkansızlığın kabul edilmesi yenilgiyi baştan kabullenmektir. Tarihten örnek vereyim. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u hayalleri olmasa alabilir miydi?” Hayır alamazdı.” Diyorum Ve yine kendisinin bir sözüyle yazıyı tamamlamak istiyorum;
“İmkanın sınırını görmek için, imkansızı denemek lazım.”
İçini dışına çıkaran! Ve çırılçıplak bırakan; aklını, yüreğini satır satır doğrayıp döken! “Şiir” artık kelimelerde, cümle aralarında dolaşır kimliğin. Suretin silinir, cümleler kimliğin olur. Somut bir varlıktan soyuta dönüşür ve büyürsün, dalga dalga dağılır asıl kimliğin seyyah olursun alemde herkes seni birkaç satırdan tanır. Kimse kaşını, gözünü, boyunu posunu merek etmez… artık şiir olmuşsundur… herkes seni şiir bilir. İşte bu! İşte bedeninden taşmak başka dünyalara ulaşmak! özgürleşmek! aşk! Sevmek; hem de gökyüzü kadar sevmek! Sınırsız! Kuralsız! Sadece sevmek!.. Sevmek ve şiir olmak.
Çok güzel bir sabah, Kuş sesleri ve deniz kokusu bahçemden gelen hanımelinin kokusunu içime çektiğim… mübalağa etmiyorum hakikaten çok güzel bir sabaha uyandım. Herkese gün güzel aysın diliyorum. İyi bayramlar…
Bir fincan acı kahvem ve limon ağacımla selamladık günü. :)
Zamanın içinden geçerken geçmişte ütopik görünen çoğu şeyin gerçekleşmesine tanıklık ettik. İlk çağlardan bu güne neler gelişti? Mesela tekerleğin icadından sonra, o günlerde bu gün bindiğimiz araçlar nasıl ütopikse. Bugün hayalini kurduğumuz ve bize imkansız gibi gelen şeyler de gerçek olabilir. Henüz insanın tam olarak keşfedemediği dünya binlerce sırla dolu olduğunu düşünüyorum.
“Akıl tüm dünya için en büyük yatırımdır”
imkansızlığın kabul edilmesi yenilgiyi baştan kabullenmektir.
Tarihten örnek vereyim.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u hayalleri olmasa alabilir miydi?” Hayır alamazdı.” Diyorum Ve yine kendisinin bir sözüyle yazıyı tamamlamak istiyorum;
“İmkanın sınırını görmek için, imkansızı denemek lazım.”
Fatih Sultan Mehmet
Spinoza felsefesine göre Monizm’in tözsel.düşünürlerini kısmen de olsa kabul ediyorsunuz yani?
Sizde hiç görmeyi beklemediğim değişiklikler var. Yunus Emre’ den, Mevlana’dan örnekler veriyorsunuz.
Artık cümlelerin ve sadece adın vardır. Mesela kimse Yunus Emre'nin suretini merak etmez.
İçini dışına çıkaran!
Ve çırılçıplak bırakan; aklını, yüreğini satır satır doğrayıp döken!
“Şiir” artık kelimelerde, cümle aralarında dolaşır kimliğin.
Suretin silinir, cümleler kimliğin olur. Somut bir varlıktan soyuta dönüşür ve büyürsün, dalga dalga dağılır asıl kimliğin seyyah olursun alemde herkes seni birkaç satırdan tanır. Kimse kaşını, gözünü, boyunu posunu merek etmez… artık şiir olmuşsundur… herkes seni şiir bilir. İşte bu! İşte bedeninden taşmak başka dünyalara ulaşmak!
özgürleşmek!
aşk!
Sevmek; hem de gökyüzü kadar sevmek!
Sınırsız! Kuralsız! Sadece sevmek!..
Sevmek ve şiir olmak.
Ata kızı
Ata kızı
Sakin, abartısız, samimi olmak böyle bir hayatı tercih etmek… kendim gibi insanlar ı dost edinmek yaptığım en iyi işmiş.
Hayatın envanteri :)
Çok güzel bir sabah,
Kuş sesleri ve deniz kokusu bahçemden gelen hanımelinin kokusunu içime çektiğim… mübalağa etmiyorum hakikaten çok güzel bir sabaha uyandım. Herkese gün güzel aysın diliyorum. İyi bayramlar…
Bir fincan acı kahvem ve limon ağacımla selamladık günü.
:)
Bahar olur çiçek çiçek açarım
Kalem olur adını aşk diye yazarım.
Bülbül gibi güle nazarım
Sen yeterki gül
Ben adını hasret koyar susarım.
Ata kızı
Gözlerim bahar oluyor sözlerindeki menevişlerden, notası aşk olan sonat gibi değiyor kulaklarıma… hem de gönlüme.
Seni okumak çok güzel… seni özlemek, seni beklemek…
Tıpkı kumrular gibi.