Günler var ki Işık diye gölgelerin peşinden koştum… Serâba aşık oldum kızgın çöllerde… “Ama bu sefer farklı… ” dediğim her yürek çarpmasında, kanatları kırık bir kuş gibi feryad-ı figân içinde, inim inim, öylece kalakaldım… Künde üstüne künde yedim… Bütün bütün yitirdim çocuksu heyecanlarımı…
Doğrulmaya çalışsam Ve Son bir cüretle bir kez daha sana yönelsem
Beni İflasın, ümitsizliğin gayyasına ilelebet terketmezsin, değil mi?
Sen, semtine uğrayanları eli boş çevirmez, mutlaka bulur buluşturur bir şeyler verirdin… Sen, sana susamışların dudağına en azından bir parmak bal çalardın…
Biz seni civanmert bildik, seni hep cömert tanıdık…
Günler var ki
Işık diye gölgelerin peşinden koştum…
Serâba aşık oldum kızgın çöllerde…
“Ama bu sefer farklı… ” dediğim her yürek çarpmasında, kanatları kırık bir kuş gibi feryad-ı figân içinde, inim inim, öylece kalakaldım…
Künde üstüne künde yedim…
Bütün bütün yitirdim çocuksu heyecanlarımı…
Doğrulmaya çalışsam
Ve
Son bir cüretle bir kez daha sana yönelsem
Beni
İflasın, ümitsizliğin gayyasına ilelebet terketmezsin, değil mi?
Sen, semtine uğrayanları eli boş çevirmez, mutlaka bulur buluşturur bir şeyler verirdin…
Sen, sana susamışların dudağına en azından bir parmak bal çalardın…
Biz seni civanmert bildik, seni hep cömert tanıdık…
Şimdi inkisar-ı hayal…
Hicran…
Gözyaşı, hüsran…
Sevgili,
Yoksa öyle değil mi ?
Yapacak çok şey var çok şey var da seninle
Yoksun, yoksun işte…
Sana doldum
Sende kayboldum
Ben bir göl idim
Damlaya damlaya çöl oldum !
Bir boynu tasmalınım
Alındım ve satıldım
Gözlerine götüren
Kafileye katıldım…
Ben, inançla, bekleyişle…
Gel de
Bir yangının fitilini ateşle !
Ne ben seninim
Ne de sen benim ol
Her gece gel de
Şiirimde kaybol…
Allah, insanı iddiasından vurur ! İsmet Özel
Açtığın her yaradan
Hesap sorar Yaradan
Senden az bi şey, çok fazla…