Bir zamanlar eşyanın ihyası için gereken araç gereçlerdi. Sonra, belirli eşyalar ihya olunca, araç gereçler aletler oldu. Eşyanın hakikatı iyi niyetinden eşyanın hâliki, eşyanın malikini ne iyi niyetli nede kötü niyetli yaparmı...? İyi niyetler kötü niyetler amaçlarda, gayelerde, maksatlarda saklı... Umutun harcanamaması vede kullanılamaması için pandoranın içinde umut kalmamalıydı. Nihayetinde umutun kullanılması amacında, gayeninde, maksatında kullanılmasıydı... Ne zaman kullanıldı adı kötü niyet olmadı, kötünün tâ kendisi oldu...
Her çizgisi 1 den toplam çizgisi 8 den mevcut olan.
Alt dört köşesi iki kere ikiden 2² mevcut olan.
En üst 1 köşesi ise 4 den yani 4¹ den mevcut olan tek geometrik üç boyutlu şekil piramid.
2²= 2×2
4¹= 1+1+1+1
8 = 2×2+1+1+1+1
Anlaşılmamış galiba, "kendinizi bir dörtlükle ifade edebilirmisinize" bir piramid çizilebilinseydi üç boyutluluk hasabiyetiyle kendimi iki dörtlük arasında bir dörtlükde sivri üst köşesine giden ve sonunda bir nokta olanla ifade edebilirdim galiba(!)
Bir dörtlükten alıntılasam kendimi dört kez anlatmaz.
Sonsuza kadar saysam, yazıda tek dört'tür kendini dört'le tek dört olduğunu anlatan.
Ælif'de Alfa'da ilk ve bir olsa bile, aslen dört birden ibaret, dört'ten hariç onüç ve sonrası dört olsa bile bir dört etmez.
Bir kahraman olsam bile içinde dört yıldızlı Ejderha topu, harcanan umuduma yetmez...
ASLINDA HER KELİMESİ DÖRT HARFDEN; HER CÜMLESİ DÖRT KELİMEDEN; DÖRTLÜK OLDUĞU GİBİ BÜTÜNÜ DÖRT CÜMLEDEN "GÜZEL" BİR DÖRTLÜK DÜŞÜNÜLMÜŞTÜ; ŞU ANA DENK BAŞARAMADIM. BAŞARA BİLEN VARSA GÜZEL VE ANLAMLI İSE HELE Bİ PAYLAŞSIN!
Daha yeni yeni olsada, anlaşılmasada ip yumağının altındaki öz değilmiydi pekiya öz-ne ne idi?
Aklın yolu bir denilmiyormu? Ne bir birlikle nede bi dörtlüklede olmasada misalen şöyle anlatayım!
Öz ve özne kelimesinden yola çıkarsam! Kendimce, saf kavramsal boyutta şöyle bir simetrik dörtlem meydana geliyor.
Öz Öz-ne.
1) --> Öz'ün uzunu özne'dir.
2) Özne' nin kısası öz' dür.<--
3) --> Kısası öz, öznenindir.
4) Uzun özne, özzüslüğümüdür?-->
Yani o ihtişamlı kare kare odalarda oturuyorukya, aklın bir yolu oluşundan meydana gelen 2² 3² 4²... nin anlayışımdaki nedenselliğine inilmesine ne gerek vardı? Pardon, hani o oturduğumuz o ihtişamlı odalar kare kare dört dört olmaklan beraber küp küp ya, o zaman sözsel örnekleşim dahada komplike olabiliyor...
Eski zamanlarda bir okulun duvarına meşhur bir söz asılmış, geometri bilmeyenler giremez diye. Peki şimdiki zamana göre, girenler geometri bilenlermi, en komplikesi bilense bile düşüncedeki dörtlemin ruhaniyetini kavrayanlarmı... Doğruya rasyonellikten yola çıkarak matematik rasyoneldir ve bir ruhaniyet veya anlam taşımaz diyenlerde olacaktır... Mizahen bahsi mevzu geçen e(şş)ek, köprüyü geçememişya...
E(şş)ek kelimesinden yola çıkılırsa, sözel ve akustik anlamda kendi miktarının aynısıyla çarpma yapılan (şş) harfdeki tecvid simgesine ne denirdi peki? Tabiki kendisinin içindede kare çarpımı bulunduran Şe(dd)e denir... Bu bağlamda hani Yargıtayın dua ile açılışını aşırı tenkid ve eleştirenlere sormak gerekmezmi, yapılmış olan yeni Yargıtay binasının vede Yasa ve Kanunların bir ruhaniyeti yokmuda ruhaniyet anlamı taşıyan yapılan duadan neden rahatsız olunuyor ve gereksiz yere gündeme düşüyor...
Pes yani, masonların var oluşu bile inşaanın ruhaniyetini kutsamaktansa, rahatsız olanlar kafalarında oluşturdukları neyi kutsuzluyorlar! Öz ile ruhaniyet taşıyan manevi olanlar aynı şeylermidir? Tabiki hayır! Pek Yargının ilk etapta insanın vicdan duygusundan meydana geldiğinden bahs edilirya veya Yargı ile vicdan çokça özdeşleştirilirya, peki ya vicdan, genellikle duygulardan meydana gelen bir eğilim ve hissi-i yetimidir veya ancak manevi olarak kavranabilinen bir duygumudur?
Umarım dörtlemi, dörtgen ve kare ilen ipyumağının altındaki ile birazcık anlatmışımdır... Tabiki anlayana Vesselam...
,...dilenerek çakmakmı istiyorduda, elinde ne vardıda mesajı neydi? Meşgul birisine Allah ismini kullanarak rahatsızmı ediyordunda, bilinçinin dışında sorgulamaya kalkdın?
Dilenme derecesinde tanımadığın bir insanla haşir neşir olurmuydunda o an meşgul olduğuna bakmaksızın. Meşgul olmasaydı bile bilinçinin dışındaydı işte gitti çakmağın üstüne oturdu işte.
Bugünki konun neydide, geçenlerde ap açık imgeleyerek nefretini gördüm işte... Çakmakda, mumda, ateşte kıvılcım oluşmadan yanmaz, işte! Çakmakda mumda yaş ise kurutacak güneşin sıcaklığımıydıda, işte...?
Sen kimi denemeye kalkdında, sen kime neyi belirsizce ima etmeye kalkdında, yemeğin beş dakika geç gelecek dedin(!)
Eda: adamayı, adanmayı yerine getiren... - Nesnelerden örs veya kağıtsa, üzerinde aletlerle birlikte dövülenlerden veya aletlerle birlikte yazılanlardan sağlam ve dayanıklı olmasını icab etmekle birlikte hep aynı yerde kalmasıyla yeri adanmazlıkmıydı?
İfâ: faaliyeti, ifadeyi yerine getiren... Aletlerden düz cetvel veya pergelse, çizgi şeklini ifâ etmezmi?
- Belkim katagorik zorunluluğu idrakiyetinizde ihya etmeye aklınız yetmiştir? Hadi bakalım, pisliğin kendisi olurcasına birşeyleri imâ etmeye hayasızlıklar üzeri cürret göstermeye devam edin!
Hey hat Hayat, Hayata göre kısa yaşâma göre uz vakit önce, Biilinçi sende kaybedince kişiye göre değildim dedin işte! Hay yaşa, Bilinçi sende bulunca kısada olsa Bende Hayatın içindeyim dedin işte!
Fiziksel olarak yansıtan yerde, aynadan başka kendim kendimi göremiyorum, bulunduğum yerde insanlar ayna olmadan görebiliyorlar veya insanları görmem için ayna gerekmiyor, fakat kim karşı karşıya kalsa, kiminle karşı karşıya kalsam, yatayda vertikalde sağım solu solum ise sağı veya sağı solum solu ise sağım. Yani yatayda nesnesel objesel boyutta algılama çapraz ve kesişik. Dikeyde horizontalde ise yukarısı ve aşağısı algısı herkes için aynı, çünkü gök ve yer, alt ve üst herkesin ortak referansı... Demekki ortak referansda hakikat hep aynı, fakat kılıfı estetiği değişik değişik libaslanmış hakikatlar ayrı ayrı çeşitli çeşitli...
Fiziksel olarak yansıtan yerde, aynadan başka kendim kendimi göremiyorum, bulunduğum yerde insanlar ayna olmadan görebiliyorlar veya insanları görmem için ayna gerekmiyor, fakat kim karşı karşıya kalsa, kiminle karşı karşıya kalsam, yatayda vertikalde sağım solu solum ise sağı veya sağı solum solu ise sağım. Yani algı çaprazlama. Dikeyde horizontalde ise yukarısı ve aşağısı algısı herkes için aynı, çünkü gök ve yer herkesin ortak referansı... Demekki ortak referansda hakikat hep aynı fakat kılıfı estetiği değişik değişik libaslanmış hakikatlar ayrı ayrı çeşitli çeşitli...
Bir zamanlar eşyanın ihyası için gereken araç gereçlerdi. Sonra, belirli eşyalar ihya olunca, araç gereçler aletler oldu.
Eşyanın hakikatı iyi niyetinden eşyanın hâliki, eşyanın malikini ne iyi niyetli nede kötü niyetli yaparmı...?
İyi niyetler kötü niyetler amaçlarda, gayelerde, maksatlarda saklı...
Umutun harcanamaması vede kullanılamaması için pandoranın içinde umut kalmamalıydı. Nihayetinde umutun kullanılması amacında, gayeninde, maksatında kullanılmasıydı... Ne zaman kullanıldı adı kötü niyet olmadı, kötünün tâ kendisi oldu...
Her çizgisi 1 den toplam çizgisi 8 den mevcut olan.
Alt dört köşesi iki kere ikiden 2² mevcut olan.
En üst 1 köşesi ise 4 den yani 4¹ den mevcut olan tek geometrik üç boyutlu şekil piramid.
2²= 2×2
4¹= 1+1+1+1
8 = 2×2+1+1+1+1
Anlaşılmamış galiba, "kendinizi bir dörtlükle ifade edebilirmisinize" bir piramid çizilebilinseydi üç boyutluluk hasabiyetiyle kendimi iki dörtlük arasında bir dörtlükde sivri üst köşesine giden ve sonunda bir nokta olanla ifade edebilirdim galiba(!)
Bir dörtlükten alıntılasam kendimi dört kez anlatmaz.
Sonsuza kadar saysam, yazıda tek dört'tür kendini dört'le tek dört olduğunu anlatan.
Ælif'de Alfa'da ilk ve bir olsa bile, aslen dört birden ibaret, dört'ten hariç onüç ve sonrası dört olsa bile bir dört etmez.
Bir kahraman olsam bile içinde dört yıldızlı Ejderha topu, harcanan umuduma yetmez...
ASLINDA HER KELİMESİ DÖRT HARFDEN; HER CÜMLESİ DÖRT KELİMEDEN; DÖRTLÜK OLDUĞU GİBİ BÜTÜNÜ DÖRT CÜMLEDEN "GÜZEL" BİR DÖRTLÜK DÜŞÜNÜLMÜŞTÜ; ŞU ANA DENK BAŞARAMADIM.
BAŞARA BİLEN VARSA GÜZEL VE ANLAMLI İSE HELE Bİ PAYLAŞSIN!
Bir dörtlükten alıntılasam kendimi dört kez anlatmaz.
Sonsuza kadar saysam, yazıda tek dört'tür kendini dört'le tek dört olduğunu anlatan.
Ælif'de Alfa'da ilk ve bir olsa bile, aslen dört birden ibaret, dört'ten hariç onüç ve sonrası dört olsa bile bir dört etmez.
Bir kahraman olsam bile içinde dört yıldızlı Ejderha topu, harcanan umuduma yetmez...
07.09.2021 - 02:23
Daha yeni yeni olsada, anlaşılmasada ip yumağının altındaki öz değilmiydi pekiya öz-ne ne idi?
Aklın yolu bir denilmiyormu? Ne bir birlikle nede bi dörtlüklede olmasada misalen şöyle anlatayım!
Öz ve özne kelimesinden yola çıkarsam!
Kendimce, saf kavramsal boyutta şöyle bir simetrik dörtlem meydana geliyor.
Öz Öz-ne.
1) --> Öz'ün uzunu özne'dir.
2) Özne' nin kısası öz' dür.<--
3) --> Kısası öz, öznenindir.
4) Uzun özne, özzüslüğümüdür?-->
Yani o ihtişamlı kare kare odalarda oturuyorukya, aklın bir yolu oluşundan meydana gelen 2² 3² 4²... nin anlayışımdaki nedenselliğine inilmesine ne gerek vardı?
Pardon, hani o oturduğumuz o ihtişamlı odalar kare kare dört dört olmaklan beraber küp küp ya, o zaman sözsel örnekleşim dahada komplike olabiliyor...
Eski zamanlarda bir okulun duvarına meşhur bir söz asılmış, geometri bilmeyenler giremez diye.
Peki şimdiki zamana göre, girenler geometri bilenlermi, en komplikesi bilense bile düşüncedeki dörtlemin ruhaniyetini kavrayanlarmı...
Doğruya rasyonellikten yola çıkarak matematik rasyoneldir ve bir ruhaniyet veya anlam taşımaz diyenlerde olacaktır...
Mizahen bahsi mevzu geçen e(şş)ek, köprüyü geçememişya...
E(şş)ek kelimesinden yola çıkılırsa, sözel ve akustik anlamda kendi miktarının aynısıyla çarpma yapılan (şş) harfdeki tecvid simgesine ne denirdi peki?
Tabiki kendisinin içindede kare çarpımı bulunduran Şe(dd)e denir...
Bu bağlamda hani Yargıtayın dua ile açılışını aşırı tenkid ve eleştirenlere sormak gerekmezmi, yapılmış olan yeni Yargıtay binasının vede Yasa ve Kanunların bir ruhaniyeti yokmuda ruhaniyet anlamı taşıyan yapılan duadan neden rahatsız olunuyor ve gereksiz yere gündeme düşüyor...
Pes yani, masonların var oluşu bile inşaanın ruhaniyetini kutsamaktansa, rahatsız olanlar kafalarında oluşturdukları neyi kutsuzluyorlar!
Öz ile ruhaniyet taşıyan manevi olanlar aynı şeylermidir? Tabiki hayır! Pek
Yargının ilk etapta insanın vicdan duygusundan meydana geldiğinden bahs edilirya veya Yargı ile vicdan çokça özdeşleştirilirya, peki ya vicdan, genellikle duygulardan meydana gelen bir eğilim ve hissi-i yetimidir veya ancak manevi olarak kavranabilinen bir duygumudur?
Umarım dörtlemi, dörtgen ve kare ilen ipyumağının altındaki ile birazcık anlatmışımdır...
Tabiki anlayana Vesselam...
,...dilenerek çakmakmı istiyorduda, elinde ne vardıda mesajı neydi?
Meşgul birisine Allah ismini kullanarak rahatsızmı ediyordunda, bilinçinin dışında sorgulamaya kalkdın?
Dilenme derecesinde tanımadığın bir insanla haşir neşir olurmuydunda o an meşgul olduğuna bakmaksızın. Meşgul olmasaydı bile bilinçinin dışındaydı işte gitti çakmağın üstüne oturdu işte.
Bugünki konun neydide, geçenlerde ap açık imgeleyerek nefretini gördüm işte...
Çakmakda, mumda, ateşte kıvılcım oluşmadan yanmaz, işte!
Çakmakda mumda yaş ise kurutacak güneşin sıcaklığımıydıda, işte...?
Sen kimi denemeye kalkdında, sen kime neyi belirsizce ima etmeye kalkdında, yemeğin beş dakika geç gelecek dedin(!)
Eda: adamayı, adanmayı yerine getiren...
- Nesnelerden örs veya kağıtsa, üzerinde aletlerle birlikte dövülenlerden veya aletlerle birlikte yazılanlardan sağlam ve dayanıklı olmasını icab etmekle birlikte hep aynı yerde kalmasıyla yeri adanmazlıkmıydı?
İfâ: faaliyeti, ifadeyi yerine getiren...
Aletlerden düz cetvel veya pergelse, çizgi şeklini ifâ etmezmi?
- Belkim katagorik zorunluluğu idrakiyetinizde ihya etmeye aklınız yetmiştir?
Hadi bakalım, pisliğin kendisi olurcasına birşeyleri imâ etmeye hayasızlıklar üzeri cürret göstermeye devam edin!
https://music.
Hey hat Hayat, Hayata göre kısa yaşâma göre uz vakit önce, Biilinçi sende kaybedince kişiye göre değildim dedin işte!
Hay yaşa, Bilinçi sende bulunca kısada olsa Bende Hayatın içindeyim dedin işte!
Hayat size neler öğretti, hadi söyle bakalım, Hayat ile yaşam'ı ayırt edebilmem ne?
DUAL-İZM
Fiziksel olarak yansıtan yerde, aynadan başka kendim kendimi göremiyorum, bulunduğum yerde insanlar ayna olmadan görebiliyorlar veya insanları görmem için ayna gerekmiyor, fakat kim karşı karşıya kalsa, kiminle karşı karşıya kalsam, yatayda vertikalde sağım solu solum ise sağı veya sağı solum solu ise sağım. Yani yatayda nesnesel objesel boyutta algılama çapraz ve kesişik. Dikeyde horizontalde ise yukarısı ve aşağısı algısı herkes için aynı, çünkü gök ve yer, alt ve üst herkesin ortak referansı...
Demekki ortak referansda hakikat hep aynı, fakat kılıfı estetiği değişik değişik libaslanmış hakikatlar ayrı ayrı çeşitli çeşitli...
Fiziksel olarak yansıtan yerde, aynadan başka kendim kendimi göremiyorum, bulunduğum yerde insanlar ayna olmadan görebiliyorlar veya insanları görmem için ayna gerekmiyor, fakat kim karşı karşıya kalsa, kiminle karşı karşıya kalsam, yatayda vertikalde sağım solu solum ise sağı veya sağı solum solu ise sağım. Yani algı çaprazlama. Dikeyde horizontalde ise yukarısı ve aşağısı algısı herkes için aynı, çünkü gök ve yer herkesin ortak referansı... Demekki ortak referansda hakikat hep aynı fakat kılıfı estetiği değişik değişik libaslanmış hakikatlar ayrı ayrı çeşitli çeşitli...