Ergül Güzel
Ben dostumun sırtında taşıdığı bir yük olmam. Onun heybesinde hep duyabileceği bir ihtiyaç olurum.
Ben dostumun sırtında taşıdığı bir yük olmam. Onun heybesinde hep duyabileceği bir ihtiyaç olurum.
Boşver Şule, sen şükredenlerden ol...
Şule sen hangi çağın insansın?
Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerinise süsü ve güzelliğidir. Hz. Ali
Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyunda konuşun. Bu siyasi iradenin neresinde ADALET, DÜZEN VE HALK ARASINDA DİRLİK görüyorsunuz da güzelliklerdenn bahsesiyorsunuz? Seçimde kurnazlık yapılarak bir milletin, bir ulusun kaderiyle oynamak savunulabilir mi? Bunun adı ya cehalettir ya da ihanettir....
Kirlenmişliğin, kokuşmuşluğun içerisinde masumiyetten ve merhametten yoksun kalmış insanlık anlayışını yitirmiş inançsız insanların kirlettiği bu dünyada...
Ne hayat kahpe ne de insanlar sahte... Hepsi de her an hayatımızı karartacak kadar gerçek ve çok ama çook yakınımızda, karşımıza ölüm kadar zamansız çıkabilecek kadar yakınımızda... Ve biz, o yıkılası körelmiş kalplerin acımazsızca tükettiği biz....
Her sabah güne başlarken, sahip olduğum umutlarm ve hayallerim, gün biterken yerini bir hüzne ve karamsarlığa bırakır. Bedenimin değilde günboyu ruhumun yaşadığı o tarifsiz yorğunluk bana ölümü anımsatır. Günbatımının hüznünde, gecenin karanlığında yorgun ruhumun üstüne çöken çaresizlik hissi, uykusuzluğum ve sayısını dahi unuttuğum ihanetlerin ve acıların tamamı aydınlanan yeni günle kendini yine yeni umutlara ve hayallere bırakır... Taa ki yeni bir günbatımının hüznüne kadar. Ve sorarım kendime hayatımda ki bu kısır döngü nereye kadar?
Yeni bir günle gecemi de aydınlatacak mutlu yarınlaramı yoksa hüzünlü bir akşamın karanlık gecesinde gelecek bir ölümemi?...
Uzak... Gözünü korkutmasın, cesaretini topla ve ayağa kalk. İnancına sığın, azminle ve cesaretinle ilk adımını at ve yürü.
Göreceksin attığın her adımda yakın olacak sana o uzak...
Korkma, kalk ve yürü aydınlığına...
Hayatınızda kaybedilemeyecek kadar değerli insanlar varsa, onları kaybetmekten korkun. Korkun ki kendinizde onlar için kaybedilmeyecek kadar değerli olabilmek için mücadele edebilesiniz... Unutmayın hayatta her şeyin bir karşılığı vardır. Fedakarlığın da ihanetin de....
Nefsine kapılıp koştuğun şu dünya da ruhuna baktın mı hiç neden hüzün içinde diye?
Hiç düşündün mü ölümü ansızın çıkar da gelir diye?
Merhaba Canlar... İslama tabi olduğuna inandığımız insanlar tarafından dini değerlerimiz üzerinden üzülerek ifade ediyorum, farklı farklı resim ve ifadeler kullanılarak magazinleştirilmiş paylaşımlar yapılıyor. Bu güzel dinimizin böylesine paylaşımlarla gerek reklam ve gerekse gösteriş amaçlı paylaşımlarla bu kadar hafife alınması doğru değil. Belki bana kızacaksızın ama...
Siz yeryüzünde hüküm süren islam coğrafyasında HAK DİNİNİN gerçekten HAKKIYLA yaşandığına inanıyor musunuz? Sevgi, hoşgürü ve barış olan bu güzel dinimizin değerlerine yakışır şekilde yaşandığına inanıyor musunuz?
Hangi devlete bakarsanız bakın sonuç aynı... KOKUŞMUŞLUK VE İHANET YÖNETENLERDEN ve ONLARDAN NEMALANARAK ONLARI AYAKTA TUTAN SÖZDE DİN ADAMLARINDAN OLUŞAN CEMAAT VE TARİKATLARDAN BAŞLIYOR. Yönetilenler ise bilerek ve isteyerek onların çıkarlarına hizmet ederek dine değil, bu kurumlara ümmet olmuş ve bu ihanete sessiz ve tepkisiz kalarak ortak olumuş, karşılığında ise sefalet ve cehalet içinde kan dökerek, gözyaşı dökerek bedel ödüyor.
Kur'anın unutulduğu, haksızlığın hak sayıldığı ve allahın güzel dinin ve kurallarının yağmalandığı, İNDİRİLMİŞ DİNİN UNUTULARAK, UYDURULMUŞ BİR DİNE tabi olarak böylesine büyük bir ihanet içerisinde İNSANLIK allahtan merhamet bekliyor... Rabbimin merhameti illa ki büyüktür ve elbette ki sorgulanamaz.
Ancak;
Sizce kendimize gelmeden ve ziyadesiyle aştığımız haddimizi bilmeden bu mümkün mü?
Bedensel özür engel değildir sevmeye, sevilmeye... Özür kalpte olursa eğer engeldir insana, insanlığa ve hayata dair herşeye...