"kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz. kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür.hayatını sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır. ama ya yaşamayı ya da anlatmayı seçmek gerek."
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım, Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım, Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım, Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım, Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım, Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım, Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım, Senin için görülen bir düş de ben olsaydım, Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım, Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım, Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım, Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın, Kabzasında bir dirhem gümüş de ben ols
bir kere sevdiğinin yüzüne baksa ölecek aşıklar... güzelliğini bir yara gibi taşıyan kadınlar... gururundan ölenler, gidenler, tam söyleyecekken susanlar, yıkık krallıkların prensesleri...
sen kocaman çöllerde kalabalık gibisin. masmavi denizlerde ender bir balık gibisin hem güldürür hem ağlatır hem üşütür hem ısıtırsın sen hem hastalık hem de sağlık gibisin özdemir asaf
"kişioğlu hikayecilikten kurtulamaz. kendi hikayeleri ve başkalarının hikayeleri arasında yaşar. başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür.hayatını sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır. ama ya yaşamayı ya da anlatmayı seçmek gerek."
j. p. sartre
sen oruç tutma o zaman. baya bir zorlanmışsın belli. dinde bedene ve beyne ezziyet yoktur düsturundan hareketle
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım,
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım,
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım,
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım,
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım,
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım,
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım,
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım,
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım,
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım,
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım,
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın,
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben ols
bir kere sevdiğinin yüzüne baksa ölecek aşıklar...
güzelliğini bir yara gibi taşıyan kadınlar...
gururundan ölenler, gidenler, tam söyleyecekken susanlar, yıkık krallıkların prensesleri...
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl Kısakürek
as ne güzel şiir dinletisi gibi oldu sanal arkadasim
özdemir asaf en güzel aşk şiirlerinin şairidir.
sen kocaman çöllerde kalabalık gibisin.
masmavi denizlerde ender bir balık gibisin
hem güldürür hem ağlatır hem üşütür hem ısıtırsın
sen hem hastalık hem de sağlık gibisin
özdemir asaf