- Yasalar her zaman masum değildir Müzeyyen hanım. Bir sabah uyandınız ve birileri diyor ki size; “sabah kahvaltısında zeytin yemek yasak” ne olurdu?
+ Sabah kahvaltısında zeytin yemeyiz…
- Yanlış. Her yasak kendi isyancısını yaratır. Zeytin severler bir örgüt kurarlardı, üzerinde zeytin dalı amblemi olan bir bayrakları olurdu, zeytinlere özgürlük diye bir marşları olurdu belki.
Attila bey ; Sokakta röportaj yapılıyor ..Mısır piramitlerinin Türkiye’de götürüldüğü sorusu soruluyor bırakın sade vatandaşı tarih öğretmeni bile evet doğrudur diyor
Genel kültür yarışmasında Çin Seddi nerede sorusuna iki jokerini kullanıyor .. Beyni amonyakla yıkanmışımız ..
Komşum Rusya ile olan gerginlikte bir haftaya Rusya’yı yerle bir ederiz diyor ..
Attila bey : Dünyada bilmem kaç milyar insan bana yakın olsun peşinde koşmakta boyunun ölçüsünü alıyor .. Toplamda savaş hepimize yakın düşüyor .. Barış Sadece çocuklarımıza koyduğumuz özlemin adı oluyor
Çin Başbakanı bir et pazarına resmî ziyarete gitmiş. Pazarı tertemiz ve çok düzenli olarak görmüş. Adamları ile gezerken rast gele bir kasabın tezgahına gelerek sohbet etmeye başlamış. Başbakan: domuz etleri fena değilmiş, işler nasıl gidiyor ? diye sormuş. Kasap: genelde iyidi ama bugün bir kilo bile satamadım; Başbakan: neden ? Kasap: siz ziyarete geldiğiniz için müşteriler pazara alınmadı; Başbakan: o zaman ben alayım, bana 4 kilo verir misiniz; Kasap: hayır satamam; Başbakan: neden satamıyorsun ? diye sormuş; Kasap: sizi gelecek diye tüm bıçaklarımızı topladılar, Başbakan: bıçak olmasa da olur, bana şu parçayı ver bakayım; Kasap: yine de satamam, demiş; Başbakan: yine ne oldu ? Neden satmıyorsun ? Kasap: çünkü ben kasap değilim, Silahlı Polis timinden bir askerim. Başbakan sinirli bir şekilde: git bana komutanını çağır, demiş; Kasap: o da karşıda balık satıyor; diye cevap vermiş.
Attila bey; Kendilerini bir toprak parçası ile sınırlayanlar ,sadece o toprak parçasına hapsolurlar.. Cennet gibi dediğiniz dünyanın hiç bir yere ait olamazlar..
Farkındaysanız dünyadaki dikenli tellerin altında karıncalar geçiyor üstünde kuşlar uçuyor..
Bir insandır o tellerin arasında gönüllü kölelikle yaşayan ..
Şu yazılan kitapları bir baş aşağı çevirin görün bakın ceplerinde neler dökülecek ... Hangi yalanlarla ruhumuzu ısıtmaya çalışırken hangi gerçeklerle üşüyeceğiz ..
Günümüzde kutsal sayılan her şeyin kökü Firavunların ve Sümer rahiplerinin inşa ettiği yalanlar üzerine bina edilmiş, ..bugün adlarına tarihi eser dediğimiz her kalıntı zamane içinde aldatılmış kölelerin kanı, alın teri ve canı üzerine inşa edilmiştir.. Zira bugün inşa edilmekte olan yalanlar dünün çok kötü birer çalıntı kopyası üzerine bina edilmekte... Ve yığınlar yalanlara inanmaktan, iki ayaklı tanrılara tapmaktan asla vazgeçmeyecekler!
- Yasalar her zaman masum değildir Müzeyyen hanım. Bir sabah uyandınız ve birileri diyor ki size; “sabah kahvaltısında zeytin yemek yasak” ne olurdu?
+ Sabah kahvaltısında zeytin yemeyiz…
- Yanlış. Her yasak kendi isyancısını yaratır. Zeytin severler bir örgüt kurarlardı, üzerinde zeytin dalı amblemi olan bir bayrakları olurdu, zeytinlere özgürlük diye bir marşları olurdu belki.
Gidenin yada kalanın değil çaresiz olanın canı yanar ..
Attila bey ;
Sokakta röportaj yapılıyor ..Mısır piramitlerinin Türkiye’de götürüldüğü sorusu soruluyor bırakın sade vatandaşı tarih öğretmeni bile evet doğrudur diyor
Genel kültür yarışmasında Çin Seddi nerede sorusuna iki jokerini kullanıyor ..
Beyni amonyakla yıkanmışımız ..
Komşum Rusya ile olan gerginlikte bir haftaya Rusya’yı yerle bir ederiz diyor ..
Dolar 7 tl olunca aklı evvel vatandaşımız eskidende 50 liralık alıyordum şimdide 50 liralık alıyorum diyor ..
Kendinden emin bir duruşla .
Böyle bir toplumda bırakın yeraltı yerüstü zenginliğini korumayı aklınızı korumak bile bir başarıdır ..
Attila bey :
Dünyada bilmem kaç milyar insan bana yakın olsun peşinde koşmakta boyunun ölçüsünü alıyor ..
Toplamda savaş hepimize yakın düşüyor ..
Barış Sadece çocuklarımıza koyduğumuz özlemin adı oluyor
Genaral zeng den
Aklıma bir şey geldi neyse :))
Çin Başbakanı bir et pazarına resmî ziyarete gitmiş.
Pazarı tertemiz ve çok düzenli olarak görmüş. Adamları ile gezerken rast gele bir kasabın tezgahına gelerek sohbet etmeye başlamış. Başbakan: domuz etleri fena değilmiş, işler nasıl gidiyor ? diye sormuş.
Kasap: genelde iyidi ama bugün bir kilo bile satamadım;
Başbakan: neden ?
Kasap: siz ziyarete geldiğiniz için müşteriler pazara alınmadı;
Başbakan: o zaman ben alayım, bana 4 kilo verir misiniz;
Kasap: hayır satamam;
Başbakan: neden satamıyorsun ? diye sormuş;
Kasap: sizi gelecek diye tüm bıçaklarımızı topladılar,
Başbakan: bıçak olmasa da olur, bana şu parçayı ver bakayım;
Kasap: yine de satamam, demiş;
Başbakan: yine ne oldu ? Neden satmıyorsun ?
Kasap: çünkü ben kasap değilim, Silahlı Polis timinden bir askerim.
Başbakan sinirli bir şekilde: git bana komutanını çağır, demiş;
Kasap: o da karşıda balık satıyor; diye cevap vermiş.
Attila bey;
Kendilerini bir toprak parçası ile sınırlayanlar ,sadece o toprak parçasına hapsolurlar..
Cennet gibi dediğiniz dünyanın hiç bir yere ait olamazlar..
Farkındaysanız dünyadaki dikenli tellerin altında karıncalar geçiyor üstünde kuşlar uçuyor..
Bir insandır o tellerin arasında gönüllü kölelikle yaşayan ..
Yolcu ;
Kandırılmak bu toprakların kaderinde var..
Çökmüş eğitim sistemiyle 12 yılın ardında sıfır çeken öğrenciler ..
kültür ve sanat politikalarıyla 90 yıldır dünyanın merkezinde oldukları düşünen çapsız aydınlar ..
Asgari ücretle sömürülen emekçiler ..
Sömürgenin sömürgesi olmuş kadınlar ...
Kadınların yetiştirdiği köleleştirilmiş çocuklar
Bir Türkün dünyaya bedel olduğunu" düşünen kibrin kuyusunda siyasiler ..
korkunç bir kimsesizlikle tek sığınağı burası olan bizler ..
Ve daha neler neler..
Çöl şulesi ;
Önceleri bu topraklarda insan olmanın bir çilesi olduğunu düşünürdüm
Şimdilerde hayvanların daha büyük bir çilesi olduğunu görüyorum ..
Şu yazılan kitapları bir baş aşağı çevirin görün bakın ceplerinde neler dökülecek ...
Hangi yalanlarla ruhumuzu ısıtmaya çalışırken hangi gerçeklerle üşüyeceğiz ..
Günümüzde kutsal sayılan her şeyin kökü Firavunların ve Sümer rahiplerinin inşa ettiği yalanlar üzerine bina edilmiş, ..bugün adlarına tarihi eser dediğimiz her kalıntı zamane içinde aldatılmış kölelerin kanı, alın teri ve canı üzerine inşa edilmiştir..
Zira bugün inşa edilmekte olan yalanlar dünün çok kötü birer çalıntı kopyası üzerine bina edilmekte...
Ve yığınlar yalanlara inanmaktan, iki ayaklı tanrılara tapmaktan asla vazgeçmeyecekler!