Bülent Akyürek yazmıştı "yılgın Türkler "kitabın da
Padişah sefere çıkacak Anadolu'ya haber yollar tez zamanda bana on bin "puşi" yollayın der .. Puşi o zaman askerlerin giydiği eldiven atkı bere gibi giyeceklere verilen toplu ad ..
Tabi haber Anadolu'daki valilere elden ele ulaşıncaya kadar PUŞİ (PUŞT)olur ..valiler ne yapsın emri sorgulayacak değiller mecburen köy ,köy kasaba ,kasaba gezerler ne kadar puşt varsa toplar Saray'a yollarlar ..
Padişah Bir gün bakar kapıda on bin puşt var durumu anlar yapacak bir şey yok der .. hazır sefere gidiyoruz bunları savaşta öne koyalım hem memleket puştlardan temizlenir hem düşmana epey zarar veririz diyor ..
Tabi bunlardan önce mehter takımı önden gitmeye başlıyor .. Ama mehter takımın içi rahat değil arkalarında on bin puşt var güvenemiyorlar ..daha önce hep ileri giden mehter takımı Bu kez iki ileri gidip blr arkalarına bakıyorlar -:))))
Mehter takımın iki ileri bir adım geri dönüp bakması oradan geliyor ..
Yaradınızı severseniz Şimdi googleye girip mehter takımı ile ilgili bir şeyler yazmayın ..
Mesut bey ; Beni ikna ettiniz yaradan kalan arkadaşları hidayete erdirsin ... Damat boşuna demiyordu Ay’a dört şeritli yol yapsak inanacak seçmenimiz var ..
Mesut bey ; Karşıma çıkıp bu tavan yapmış özgüvenli cümlelerin kaynağı bilginiz değil arkanıza almış olduğunuz bu muazzam güçtür .. İkimizde biliyoruz ki tartışma derinleştiren sonra sabah saat üçte bana kelepçe takan eller senin başını okşayacaktır ..
İkimizde kullandığımız dile dikkat edelim ..
Ve soruma cevap alayım .. Nasıl oldu da bir çeyrek altın aldığımız parayla bir kilo patlıcan alır duruma düştük .. Buyurun söz sizde ..
Hepsi aynı merkezde talimat alıp aynı anda tüm dijital platformlarda benzer cümleler kurmaktadırlar .. Amaç derin “yoksuluğu”ve arşa ulaşmış “yolsuzluğu “gündemin dışına çıkarmak ..
Daha önce bir çeyrek altın aldığımız parayla şimdi bir kilo patlıcan alabiliyoruz ..
Böyle taşın da tohum tutan bir ülkeyi nasıl bu hale getirdiniz hele bir bunu anlatın ..
Cengiz han bile böyle yağmalamadı bu toprakları ..
Lenin'in siyasi literatüre kattığı bir deyim vardır "faydalı aptallar" Ekim devrimi sonrasında Batıda Sovyetler'e sempati duyanlar için söylemişti .. Türkçesi peşinde sürüklendiği ideoloji hakkında hiç bir şey bilmeyen ama pratiğe geçmesi için kendini paralayanlar ..
Evet o masa yuvarlak olmamalıydı Arthur'un yuvarlak masa şövalyeleri gibi dizilmişler .ve her savaştan (seçimden )sonra bir kaç kişi eksiliyor masadan ..
Leonardo da Vinci'nin Son akşam yemeğindeki masa gibi olmalıydı .. Tam ortasına da botokslu mafya liderimiz Sedat Peker ..sol yanında dindar neslimizin son temsilcisi pudracı Ayvatoğlu sol taraf böyle devam ediyor .. Sağ tarafı daha renkli bakara makaracılar,vergileri defalarca af olan holding sahipleri,kendi bakanlığını dolandıran bakanlar .sülalesini işe koyup ayet böyle emrediyor diyen milletvekilileri..
Bülent Akyürek yazmıştı "yılgın Türkler "kitabın da
Padişah sefere çıkacak Anadolu'ya haber yollar tez zamanda bana on bin "puşi" yollayın der ..
Puşi o zaman askerlerin giydiği eldiven atkı bere gibi giyeceklere verilen toplu ad ..
Tabi haber Anadolu'daki valilere elden ele ulaşıncaya kadar PUŞİ (PUŞT)olur ..valiler ne yapsın emri sorgulayacak değiller mecburen köy ,köy kasaba ,kasaba gezerler ne kadar puşt varsa toplar Saray'a yollarlar ..
Padişah Bir gün bakar kapıda on bin puşt var durumu anlar yapacak bir şey yok der ..
hazır sefere gidiyoruz bunları savaşta öne koyalım hem memleket puştlardan temizlenir hem düşmana epey zarar veririz diyor ..
Tabi bunlardan önce mehter takımı önden gitmeye başlıyor ..
Ama mehter takımın içi rahat değil arkalarında on bin puşt var güvenemiyorlar ..daha önce hep ileri giden mehter takımı
Bu kez iki ileri gidip blr arkalarına bakıyorlar -:))))
Mehter takımın iki ileri bir adım geri dönüp bakması oradan geliyor ..
Yaradınızı severseniz Şimdi googleye girip mehter takımı ile ilgili bir şeyler yazmayın ..
Rabia acar ;
şu serum bitsin yazacağım..
Mehteri -:)))
A haberi izlediniz ...
Yürütme organı -:))))
Bu konu da size katılıyorum ...
Mesut bey ;
Beni ikna ettiniz yaradan kalan arkadaşları hidayete erdirsin ...
Damat boşuna demiyordu Ay’a dört şeritli yol yapsak inanacak seçmenimiz var ..
Mesut bey ;
Karşıma çıkıp bu tavan yapmış özgüvenli cümlelerin kaynağı bilginiz değil arkanıza almış olduğunuz bu muazzam güçtür ..
İkimizde biliyoruz ki tartışma derinleştiren sonra sabah saat üçte bana kelepçe takan eller senin başını okşayacaktır ..
İkimizde kullandığımız dile dikkat edelim ..
Ve soruma cevap alayım ..
Nasıl oldu da bir çeyrek altın aldığımız parayla bir kilo patlıcan alır duruma düştük ..
Buyurun söz sizde ..
Hepsi aynı merkezde talimat alıp aynı anda tüm dijital platformlarda benzer cümleler kurmaktadırlar ..
Amaç derin “yoksuluğu”ve arşa ulaşmış “yolsuzluğu “gündemin dışına çıkarmak ..
Daha önce bir çeyrek altın aldığımız parayla şimdi bir kilo patlıcan alabiliyoruz ..
Böyle taşın da tohum tutan bir ülkeyi nasıl bu hale getirdiniz hele bir bunu anlatın ..
Cengiz han bile böyle yağmalamadı bu toprakları ..
ABD'nin Ankara BüyükelçisiGaziantep'te Belediye Başkanı ile görüşünce sorun olmuyor da neden İstanbul Belediye Başkanı ile görüşünce sorun oluyor ..
Boşuna uğraşmayın katır Doğum yapmaz ..
Lenin'in siyasi literatüre kattığı bir deyim vardır "faydalı aptallar"
Ekim devrimi sonrasında Batıda Sovyetler'e sempati duyanlar için söylemişti ..
Türkçesi peşinde sürüklendiği ideoloji hakkında hiç bir şey bilmeyen ama pratiğe geçmesi için kendini paralayanlar ..
Evet o masa yuvarlak olmamalıydı Arthur'un yuvarlak masa şövalyeleri gibi dizilmişler .ve her savaştan (seçimden )sonra bir kaç kişi eksiliyor masadan ..
Leonardo da Vinci'nin
Son akşam yemeğindeki masa gibi olmalıydı ..
Tam ortasına da botokslu mafya liderimiz Sedat Peker ..sol yanında dindar neslimizin son temsilcisi pudracı Ayvatoğlu sol taraf böyle devam ediyor ..
Sağ tarafı daha renkli bakara makaracılar,vergileri defalarca af olan holding sahipleri,kendi bakanlığını dolandıran bakanlar .sülalesini işe koyup ayet böyle emrediyor diyen milletvekilileri..
Ve masanın hizmetçileri troller ve troliçeler..