Atatürk'ün söylediği iddia edilen 'Komünizm ezilmelidir' lafı 50 li yıllarda Silahlı Kuvvetler tarafından hazırlanmış, 'Yıkıcı ve Bölücü faaliyetler' kitabında yer alan uydurma bir laftan ibarettir.
Atatürk'ün Eskişehir ziyaretinde söylediği iddia edilen bu uydurma cümle, CIA ile bir şekilde bağlantısı olduğu belli olan sözde 'tarihçi' biri tarafından ortaya atılmıştır.
18 Mart 1871de. Paris Komünü kuruldu. Fransa-Prusya savaşında Fransa'nın teslim olması üzerine Paris halkı ayaklanarak hükümeti devirdi. Paris Belediyesinin hükümranlığını ilan etti. Kansız bir devrimle kurulan yeni yönetim emekçilere dayanarak 72 gün ayakta kaldı. Karl Marks, Paris Komünü'nü 'Proletarya Diktatörlüğü'nün örneği olarak gösterdi.
BEBEK DAVASI 'Adnan Menderes'in gayri meşru çocuğu, Dr. Mükerrem Sarol tarafından alınarak öldürüldü.' Gazetelerin kullandığı bu haberler Yassıada Savcılarınca delil telakki edilerek, Adnan Menderes hakkında tarihte ' Bebek Davası ' olarak anılan dava açıldı. bunun yanında Başbakanlık kasasından çıktığını iddia edilen kadın iç çamaşırı ve bir kutu da çıplak kadın fotoğrafı da delin olarak kullanıldı. Menderes ise bu tutum karşısında gönül ilişkisini yalanlamadığı gibi özür de dilemedi; çocuğun öldürülmediğini, doğum anında öldüğünü söyledi. Adnan Menderes'in gönül ilişkisine girdiği Ayhan Aydan, gerçekten de Menderes'ten hamile kalmış ancak bebekten kurtulmayı kesinlikle istemediği gibi, doğurmayı çok arzulamıştı. Doğuma giren Dr. Fahri Atabey de, 'bebeğin boynunu saran kordon yüzünden ölü doğduğunu' saptamıştı.
Türk siyasi tarihinde, kaçamağı göze alan, evliyken yaşadığı bir ilişki yüzünden kendini kamuoyu önünde savunmak durumunda kalan tek başbakan Adnan Menderes oldu.
Ayhan Aydan ise, Yassıada duruşmalarında tanık olarak dinlendiği kürsüde şunları söylüyordu:
'Adnan Menderes'i 1951'de tanıdım. Evli olmasına rağmen büyük bir aşkla sevdim. Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı. Bunu başaramadım. Ancak hangi vicdansız ana, üzerine titrediği bebeğinin öldürülmesine razı olabilir? ' Mahkeme başkanı tarafından sevgilisini kurtarmaya çalışmakla suçlansa da, kamuoyu düşüncesini değiştirmeye, bu yasak ilişkideki masumiyete inanmaya, hatta sempati duymaya başladı. Tarihe 'bebek davası' olarak geçen bu duruşmaların sonunda Adnan Menderes beraat etti. Menderes'in beraat ettiği tek dava da buydu. Fakat 'devletin yüksek menfaatlerine ve istihbarat işlerine sarfedilmek üzere emrine tahsis edilen paraların bir kısmıyla opera sanatçısı Aydan Ayhan'a ev aldığı' iddiasıyla açılan davada suçlu bulundu.
Yavuz Sultan Selim döneminde binlerce taraftarı ile ayaklanan Yozgatlı Celal, Osmanlı Devleti için büyük problem olmuştu. Bu isyanlar bastırıldı ise de Anadolu'da meydana gelen iç isyanlar ve karışıklıklara yine Celali İsyanları denildi. Sultan Birinci Ahmed döneminde Celali İsyanları tekrar patlak verdi.
Bunların en önemlileri; - Tavil Ahmed - Canbolatoğlu - Kalenderoğlu - Deli Hasan ayaklanmalarıdır.
Bu sırada Sadrazam olan Kuyucu Murad Paşa son derece sert bir askerdi. Acıma nedir bilmezdi. Bunları bastırmak için çok şiddet gösteriyor, hatta şuçlu ile suçsuz ayırımı yapmadan 'ibret osun' diye masumları da öldürtüyordu.
Öldürttüklerini açtığı kuyulara attırmak gibi bir alışkanlığı olduğundan kendisine 'Kuyucu' lakabı takıldığı söylenir. Kuyucu Murad Paşa'nın ısrarlı ve sert politikaları sonunda Celali İsyanları zor da olsa bastırıldı.
Güney Koreli rehine öldürüldü: El Cezire televizyonu, Iraklı direnişçilerin, kaçırdığı Güney Koreli rehinenin kafasını kestiğini duyurdu. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shin Bong-kil Irak’ta kaçırılan Güney Koreli Kim Sun-ill’in öldürüldüğünü doğruladı.
Irak’taki ABD ordusuna destek sağlayan bir Güney Kore firması için çalışan 33 yaşındaki Kim, 17 Haziran’da kaçırılmıştı. El Cezire televizyonu, Güney Koreli rehinenin başını kesildiğini gösteren bir bandın ellerine geçtiğini duyurdu. Iraklı direnişçiler, Güney Koreli’yi serbest bırakmak için, Güney Kore’nin Irak’taki askerlerini çekmesini ve başka asker göndermemesini şart koşmuştu. Güney Kore ise Irak’la ilgili kararlarında değişiklik yapmayacaklarını belirtmişti. Arabulucular ise, yaptıkları açıklamada, Iraklı direnişçilerin şartlarından vazgeçtiklerini ve anlaşmaya yakın olduklarını öne sürmüştü. G.KORE HÜKÜMETİ HABERİ DOĞRULADI Güney Kore, Irak’ta kaçırılan Güney Koreli Kim Sun-ill’in öldürüldüğünü doğruladı. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shin Bong-kil, Kim’in cesedinin bulunduğunu ve Güney Koreli yetkililerin bu konuda bilgilendirildiğini açıkladı. Shin, Kim’in cesedinin Bağdat ve Felluce arasında ABD askerleri tarafından Irak saatiyle 17.20’de bulunduğunu söyledi. Televizyon, rehinenin kafasını kesmekle tehdit eden, Ebu Musa Ezzerkavi’nin lideri olduğu “Cemaat El Tevhid ve Cihad” grubunun, bu tehdidini gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu arada Irak’taki operasyonlar şef yardımcısı ABD’li General Mark Kimmitt, Bağdat’ın batısında Asyalı erkeğe ait cesedin bulunduğunu doğruladı. BUSH: ÖZGÜR DÜNYA YILMAYACAK ABD Başkanı George Bush, Güney Koreli rehinenin öldürülmesini kınayarak, “barbarların acımasız eylemlerinin özgür dünyayı yıldıramayacağını” söyledi. Bush, “Militanlar irademizi ve güvenimizi sarsmaya çalışıyorlar. Karanlık görüşlerini insanlara dayatmak için dünyadan çekilmemizi sağlamaya çalışıyorlar. Bu insanlar ABD’yi yıldıramayacak. Başkan Roh’un bunu anlayacağına inanıyorum” dedi.
G.KORE ASKER GÖNDERMEKTE KARARLI Güney Kore, Irak’ta öldürülen vatandaşlarının kaçırılıp öldürülmesinin ardından bu ülkeye asker gönderme planlarının değişmediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shin Bang-kil, rehine Kim Sun-il’in öldürülmesinin ardından olağanüstü toplanan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin açıklamalarını aktardı.
22 hazirandaki gurup toplantısında 'Eskiden 'Go Home' dediklerinize bugün 'go home' diyemezsiniz; herkes biribirine muhtaçtır, dünya küreselleşti' yollu laflar ederek bir Osmanlı sadrazamını akla getirmiştir. Bakınız:Damat Ferit paşa
Atatürk'ün söylediği iddia edilen 'Komünizm ezilmelidir' lafı 50 li yıllarda Silahlı Kuvvetler tarafından hazırlanmış, 'Yıkıcı ve Bölücü faaliyetler' kitabında yer alan uydurma bir laftan ibarettir.
Atatürk'ün Eskişehir ziyaretinde söylediği iddia edilen bu uydurma cümle, CIA ile bir şekilde bağlantısı olduğu belli olan sözde 'tarihçi' biri tarafından ortaya atılmıştır.
18 Mart 1871de. Paris Komünü kuruldu. Fransa-Prusya savaşında Fransa'nın teslim olması üzerine Paris halkı ayaklanarak hükümeti devirdi. Paris Belediyesinin hükümranlığını ilan etti. Kansız bir devrimle kurulan yeni yönetim emekçilere dayanarak 72 gün ayakta kaldı. Karl Marks, Paris Komünü'nü 'Proletarya Diktatörlüğü'nün örneği olarak gösterdi.
Sosyalizmin değil, Diyalektik Materyallizm'in(Komünizm) kurucusudur.
sermaye
BEBEK DAVASI
'Adnan Menderes'in gayri meşru çocuğu, Dr. Mükerrem Sarol tarafından alınarak öldürüldü.' Gazetelerin kullandığı bu haberler Yassıada Savcılarınca delil telakki edilerek, Adnan Menderes hakkında tarihte ' Bebek Davası ' olarak anılan dava açıldı. bunun yanında Başbakanlık kasasından çıktığını iddia edilen kadın iç çamaşırı ve bir kutu da çıplak kadın fotoğrafı da delin olarak kullanıldı. Menderes ise bu tutum karşısında gönül ilişkisini yalanlamadığı gibi özür de dilemedi; çocuğun öldürülmediğini, doğum anında öldüğünü söyledi. Adnan Menderes'in gönül ilişkisine girdiği Ayhan Aydan, gerçekten de Menderes'ten hamile kalmış ancak bebekten kurtulmayı kesinlikle istemediği gibi, doğurmayı çok arzulamıştı. Doğuma giren Dr. Fahri Atabey de, 'bebeğin boynunu saran kordon yüzünden ölü doğduğunu' saptamıştı.
Türk siyasi tarihinde, kaçamağı göze alan, evliyken yaşadığı bir ilişki yüzünden kendini kamuoyu önünde savunmak durumunda kalan tek başbakan Adnan Menderes oldu.
Ayhan Aydan ise, Yassıada duruşmalarında tanık olarak dinlendiği kürsüde şunları söylüyordu:
'Adnan Menderes'i 1951'de tanıdım. Evli olmasına rağmen büyük bir aşkla sevdim. Bütün emelim ondan bir çocuk sahibi olmaktı. Bunu başaramadım. Ancak hangi vicdansız ana, üzerine titrediği bebeğinin öldürülmesine razı olabilir? ' Mahkeme başkanı tarafından sevgilisini kurtarmaya çalışmakla suçlansa da, kamuoyu düşüncesini değiştirmeye, bu yasak ilişkideki masumiyete inanmaya, hatta sempati duymaya başladı. Tarihe 'bebek davası' olarak geçen bu duruşmaların sonunda Adnan Menderes beraat etti. Menderes'in beraat ettiği tek dava da buydu. Fakat 'devletin yüksek menfaatlerine ve istihbarat işlerine sarfedilmek üzere emrine tahsis edilen paraların bir kısmıyla opera sanatçısı Aydan Ayhan'a ev aldığı' iddiasıyla açılan davada suçlu bulundu.
Yavuz Sultan Selim döneminde binlerce taraftarı ile ayaklanan Yozgatlı Celal, Osmanlı Devleti için büyük problem olmuştu. Bu isyanlar bastırıldı ise de Anadolu'da meydana gelen iç isyanlar ve karışıklıklara yine Celali İsyanları denildi. Sultan Birinci Ahmed döneminde Celali İsyanları tekrar patlak verdi.
Bunların en önemlileri;
- Tavil Ahmed
- Canbolatoğlu
- Kalenderoğlu
- Deli Hasan ayaklanmalarıdır.
Bu sırada Sadrazam olan Kuyucu Murad Paşa son derece sert bir askerdi. Acıma nedir bilmezdi. Bunları bastırmak için çok şiddet gösteriyor, hatta şuçlu ile suçsuz ayırımı yapmadan 'ibret osun' diye masumları da öldürtüyordu.
Öldürttüklerini açtığı kuyulara attırmak gibi bir alışkanlığı olduğundan kendisine 'Kuyucu' lakabı takıldığı söylenir. Kuyucu Murad Paşa'nın ısrarlı ve sert politikaları sonunda Celali İsyanları zor da olsa bastırıldı.
Güney Koreli rehine öldürüldü:
El Cezire televizyonu, Iraklı direnişçilerin, kaçırdığı Güney Koreli rehinenin kafasını kestiğini duyurdu. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shin Bong-kil Irak’ta kaçırılan Güney Koreli Kim Sun-ill’in öldürüldüğünü doğruladı.
Irak’taki ABD ordusuna destek sağlayan bir Güney Kore firması için çalışan 33 yaşındaki Kim, 17 Haziran’da kaçırılmıştı.
El Cezire televizyonu, Güney Koreli rehinenin başını kesildiğini gösteren bir bandın ellerine geçtiğini duyurdu.
Iraklı direnişçiler, Güney Koreli’yi serbest bırakmak için, Güney Kore’nin Irak’taki askerlerini çekmesini ve başka asker göndermemesini şart koşmuştu.
Güney Kore ise Irak’la ilgili kararlarında değişiklik yapmayacaklarını belirtmişti. Arabulucular ise, yaptıkları açıklamada, Iraklı direnişçilerin şartlarından vazgeçtiklerini ve anlaşmaya yakın olduklarını öne sürmüştü.
G.KORE HÜKÜMETİ HABERİ DOĞRULADI
Güney Kore, Irak’ta kaçırılan Güney Koreli Kim Sun-ill’in öldürüldüğünü doğruladı. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shin Bong-kil, Kim’in cesedinin bulunduğunu ve Güney Koreli yetkililerin bu konuda bilgilendirildiğini açıkladı. Shin, Kim’in cesedinin Bağdat ve Felluce arasında ABD askerleri tarafından Irak saatiyle 17.20’de bulunduğunu söyledi.
Televizyon, rehinenin kafasını kesmekle tehdit eden, Ebu Musa Ezzerkavi’nin lideri olduğu “Cemaat El Tevhid ve Cihad” grubunun, bu tehdidini gerçekleştirdiğini duyurdu.
Bu arada Irak’taki operasyonlar şef yardımcısı ABD’li General Mark Kimmitt, Bağdat’ın batısında Asyalı erkeğe ait cesedin bulunduğunu doğruladı.
BUSH: ÖZGÜR DÜNYA YILMAYACAK
ABD Başkanı George Bush, Güney Koreli rehinenin öldürülmesini kınayarak, “barbarların acımasız eylemlerinin özgür dünyayı yıldıramayacağını” söyledi.
Bush, “Militanlar irademizi ve güvenimizi sarsmaya çalışıyorlar. Karanlık görüşlerini insanlara dayatmak için dünyadan çekilmemizi sağlamaya çalışıyorlar. Bu insanlar ABD’yi yıldıramayacak. Başkan Roh’un bunu anlayacağına inanıyorum” dedi.
G.KORE ASKER GÖNDERMEKTE KARARLI
Güney Kore, Irak’ta öldürülen vatandaşlarının kaçırılıp öldürülmesinin ardından bu ülkeye asker gönderme planlarının değişmediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Shin Bang-kil, rehine Kim Sun-il’in öldürülmesinin ardından olağanüstü toplanan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin açıklamalarını aktardı.
Katillerle işbirliğinin 'Türkiyenin itibarını artırdığını' sanan kişi.
22 hazirandaki gurup toplantısında 'Eskiden 'Go Home' dediklerinize bugün 'go home' diyemezsiniz; herkes biribirine muhtaçtır, dünya küreselleşti' yollu laflar ederek bir Osmanlı sadrazamını akla getirmiştir.
Bakınız:Damat Ferit paşa
2004-2005 sezonu için, Brezilya'dan Alex, Gençlerbirliğinden Deniz Barış, Önder Turacı'yı kadrosuna katan takım.