Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • evlilik05.08.2016 - 18:56

    koötuk degnekleriyle yürümek gibi,bi turlu kendı ayaklarının ustunde duramıyorsun:pp

  • vizontele04.08.2016 - 16:57

    ahh hüzünbazım ahh nerelerdesin kimbilirr.. ;))

  • Sonra dedim ki01.08.2016 - 23:32

    Kurtuldum kurtuldum senden böylece
    İbadet başlattım artık her gece
    Dualarla böyle mutluyum bence..

    ferdi tayfur desin benim yerime..hıhh.. :)) ohh bee..

  • kabus görmek31.07.2016 - 02:46

    kabusun olayım...

  • susmak30.07.2016 - 23:45

    “Oysa kimseden çıkartmadım öfkemi
    saçlarımı uzatmak için kimseye
    söz vermedim
    kimseye yakın değilim inan
    susmaktayım, uzağında değilim unutmanın
    ah! öfke için geç vakitteyim” B. KESKİN

  • sorma bana30.07.2016 - 23:41

    Gidip bir uçurum kenarına,
    İntikam alır gibi otursak yanyana.
    Sanki, atmışısz gibi birbirimiz aşağıya,
    Oturup bir deniz kıyısında,
    Ufuk çizgisini izlesek.
    Sanki birimiz oraya kadar yüzmüş gibi..
    Gülümseriz, yine olur olmaz bir sebeple.
    Sanki beni hiç kırmamış,
    Bana hiç kızmamışsın gibi..
    Bilmiyorum işte..

    İçim acıyor.
    Sarılsan geçecek.
    ..alındı..

  • çok özlemek30.07.2016 - 23:31

    Seni özlemenin
    Ne demek olduğunu sor bana,
    Yetmiş iki dilde anlatabilirim
    Kitabını yazabilirim sayfalarca.
    Yalnızlığın rezilliğini
    Kokuşmuşluğunu
    Ve çıplaklığını da.
    Ama hiç kimse
    Kavuşmanın güzelliğini
    Sormasın bana / anlatamam.
    Ben sana hiç kavuşmadım ki!

    Bilmiyorum
    Dudakların nasıldır.
    Sıcak mı ateş topu kadar,
    Yoksa soğuk mu
    Buza kesmiş bir bardak su gibi?
    Kıvrımlarına,
    Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
    Küle gizlenmiş kor mu var?
    Tenime değdiğinde dudakların
    Cemre mi düşer bedenime,
    Mızrap değen bir saz teli gibi
    Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
    Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

    Bir kadını sardığında kolların,
    Ürkek ceylânlar
    Nasıl kurtulur tuzağından?
    Dolu yemiş yaprak gibi
    Nasıl titrer bir yürek?
    Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
    Goncalar
    Nasıl güle döner sıcaklığınla / bilmiyorum.
    Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

    Kısacası:
    Tatmadım kavuşmayı / anlatamam.
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
    Anlatabilirim daldaki kuşa / topraktaki solucana.
    Yokluğunda yıllardır
    Özlemine dayanmayı öğrendim
    Yokluğuna katlanmayı
    Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
    Ustası oldum beklemenin
    Tükenmek pahasına.

    Ama hiç kimse / kavuşmayı,
    İki derenin birbirine karışıp
    Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
    Sormasın bana,anlatamam.
    Çünkü seninle ben,
    Ayrı kaynaktan doğmuş
    Sularında hasretleri taşıyan
    Başka denizlere koşan iki ırmağız.
    Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
    Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
    İşte onun için
    İki dere nasıl karışır birbirine
    Nasıl sığar iki nehir bir yatağa /bilmiyorum.
    Seninle
    Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

    Sen bana /yalnızca
    Ve sadece
    Kahpe sensizliği sor
    Rezil beklemeyi, özlemeyi sor.
    Tanrı şahidimdir
    Kurda kuşa
    Dağa taşa bile anlatabilirim.
    Demem o ki uzaktaki yakınım:
    Vuslatlara yabancıyım,
    Ama,
    Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
    .......................
    uzun ama çok seviyorum bu şiiri..

  • seni seviyorum30.07.2016 - 23:15

    Seni seviyorum\' agir cumledir.
    Herkese soylenmez.
    Bazen yillarca aranir,
    bazen yillarca beklenir o bir cift soz icin.
    Herkes soyleyemez.
    Dili yakar, dudagi yakar,
    bedeni kavurur, lime lime eder.
    Velhasil yurekli isidir.
    Bir omur pahasina bir defa soylenir.

    Keske… keske gunde bin defa soylemeseydin ve sonra her bedene uygun bir hirka gibi onune gelene giydirmeseydin…

    Simdiki asklar ucuz,
    simdiki asklar isporta be gulum.
    Ustelik emeksiz, zahmetsiz.
    Tasimak istedigin kadar tasiyorsun.
    Sonra birakiyorsun orta yerde pervasiz.

    Tipki… tipki yoruldugunda birakip, arkana bakmadan gittigin gibi, acisiz….

  • alışmak30.07.2016 - 22:11

    Alışkanlıklar
    daima korkutur beni... Düşünki ben yaşamaya
    bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım
    yıllardır... Fakat şimdi sana alışıyorum... Alıştıkça
    özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor. Yalnız içimde
    garip bir korku var. Sana tüm alışmaktan değil seni
    kendimealıştırmaktan korkuyorum... Bir gün sana
    şimdi verdiklerimden daha güzelini daha değerlisini
    verememekten korkuyorum... Bir gün ansızın
    ölmekten ve seni bana olan alışkanlığınla
    yapayalnız bırakmaktan korkuyorum... Oysa ki
    her zaman ve günün her saatinde yanında
    olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan pişmanlık
    duyacağın bir dakikan bile olmamalı... Bütün
    zamanlarını zamanlarımla karıştırıp emsalsiz
    bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
    Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz. Her
    şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
    'Bana alış' demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın
    bir gün... Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan
    gözlerin, o zaman en güzeli görecek bende!

    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN..

  • Şu an ne yapıyorsun30.07.2016 - 20:51

    HİÇBİŞEY..