.....................çok sevdiğim bir şairdir..'Geçer' şiirini bilmeyen yoktur sanırım..
Neyzen Tevfik'in cenaze töreni,28 Ocak 1953-Beşiktaş Sinan Paşa Camisinde kılınmıştır.
Cenaze töreninin en ilginç yanı, İstanbul'un tüm berduş ve sarhoşları, devlet büyükleri ve bürokratlar ile aynı safta namaza durmasıdır… çok büyük bir gönül insanıdır..
Galip Tekin,Ben kurgubilime mecburiyetten başladım. 12 Eylül 80 darbesinde her şey yasaktı. Bizim en büyük beslenme kaynağımız ise politikacılardı. O da yasaklanınca derdimizi kurgubilimle anlatmaya başladık. Mesela ben o dönemde inanılmaz işkence hikâyeleri çizdim ama tümü başka bir gezegende geçiyordu. O zaman da kimse bir şey demiyordu. (alıntı)
Çok değerli bir insan çok değerli bir bakış açısıydı.Çocukluğumun mizahı kırıldı.. çok üzgünüm.. Allah rahmet eylesin..
.............. sözlerini Necdet Rüştü Efe'nin yazdığı ve Necip Celâl Andel'in
1928 yılında bestelediği ilk sözlü Türk tangosudur.
Hem besteciye hem de bu tangoyu seslendiren Seyyan Hanım'a (Seyyan Oskay) ün kazandırmıştır.
.....................çok sevdiğim bir şairdir..'Geçer' şiirini bilmeyen yoktur sanırım..
Neyzen Tevfik'in cenaze töreni,28 Ocak 1953-Beşiktaş Sinan Paşa Camisinde kılınmıştır.
Cenaze töreninin en ilginç yanı, İstanbul'un tüm berduş ve sarhoşları, devlet büyükleri ve bürokratlar ile aynı safta namaza durmasıdır…
çok büyük bir gönül insanıdır..
Fotoğrafı mutlaka görün derim..
...............“Bir ülkede şerefliler de en az şerefsizler kadar cesur olmadıkça, o ülke düzelmez..”
Türk Mata Hari’si Emine Adalet Pee (1912-1986)
Türk ve Müslüman kimliğiyle sahneye çıkan ilk kadınlar biri olan, özellikle 1930'lu yıllarda ün kazanan dansöz.
Fahrünnisa Zeid'in Berlin'de düzenlediği kostümlü şark partisinde Nazi lideri Adolf Hitler‘in huzurunda göbek atar.
birçok üst düzey Nazi subayı ile yakınlık kurar. Almanların Paris'i İşgal edecekleri bilgisini Türk elçiliğine sızdırır.
Acılar, gece çözülür.
Ahmet Haşim
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
siz yoktunuz..
Ö.Asaf
..........Nasıl fantastik çizgide çizmeye başladı?
Galip Tekin,Ben kurgubilime mecburiyetten başladım. 12 Eylül 80 darbesinde her şey yasaktı. Bizim en büyük beslenme kaynağımız ise politikacılardı. O da yasaklanınca derdimizi kurgubilimle anlatmaya başladık. Mesela ben o dönemde inanılmaz işkence hikâyeleri çizdim ama tümü başka bir gezegende geçiyordu. O zaman da kimse bir şey demiyordu.
(alıntı)
Çok değerli bir insan çok değerli bir bakış açısıydı.Çocukluğumun mizahı kırıldı..
çok üzgünüm..
Allah rahmet eylesin..