İlk aşkımıza pansuman olan düşlerin ressamına, mazi de kalmış dostlar kervanına, yağmurdan sonra toprak kokusuna bayılanlara, bir sabah hiç ummadığı bir yerde ayılanlara, yaşamadan ölü sayılanlara selam olsun...
Ay ve güneş ebedi bir kavuşmaya Yol alan iki sevgilidirler Deniz ve balık,gökyüzüyle kuş Toprakla çiçek,bulutla yağmur gibi Aralanır kapılar sabaha çalan akşamlarda Yine aynı harfler yanyana gelir acıyan dudaklarda
Tütünümü,anahtarımı aldım. Evden tam çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim.Önemsemedim.Yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi. Kapıyı çektim,kilidin dili yuvasına otururken “Nereye?” dedi. Aldırış etmedim, çıktım.
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin... Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan... Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü, Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır... Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu. Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi. Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim. Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili... Bir gün akıp gideceğiz hayata... Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur... Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
Yaşadığı hayatın hakkını veren arsızlara, kendini kötü hisseden bahtsızlara, bulunduğu şehrin en profesyonel yalnızlarına ve özellikle beni tamamlayan kaptana gelsin. kaptanım... :))
İlk aşkımıza pansuman olan düşlerin ressamına, mazi de kalmış dostlar kervanına, yağmurdan sonra toprak kokusuna bayılanlara, bir sabah hiç ummadığı bir yerde ayılanlara, yaşamadan ölü sayılanlara selam olsun...
Ay ve güneş ebedi bir kavuşmaya
Yol alan iki sevgilidirler
Deniz ve balık,gökyüzüyle kuş
Toprakla çiçek,bulutla yağmur gibi
Aralanır kapılar sabaha çalan
akşamlarda
Yine aynı harfler yanyana gelir acıyan dudaklarda
Kafa bi milyon, bu dansı öğrenecem :))
Onur ÖZDEMİR'in o gün kafası gitmiş olacak ki karşımıza
Onurr çift "r" olarak çıktı...
Sağıma, soluma bakınca
Şaşırıyorum!
Hepsinin gözünde aynı hırs,
Ben duygusu…
Kazanma uğruna
Hiç edilmiş hayatlar
Mesleki kariyer diye
Ölüyor saatler
Kimi;
Kredi kartı limiti
Kimi;
Lüks bir ev ya da otomobil
Kısaca rahat bir yaşam uğruna
Hiç ediyoruz hayatı
Sevmek kadar güzeli yok
Sevilen çekip gidince
Piç kalıyoruz aşka
Yalnızım bu gece odamda
Birkaç bira şişesi
Birkaç dal cigarayla
İçiyorum bu gece gene
Hiç ettiğiniz hayatlara
Ve
Piç gibi ortada bırakılmış
Aşıklara…
F.
Tütünümü,anahtarımı aldım. Evden tam çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim.Önemsemedim.Yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi. Kapıyı çektim,kilidin dili yuvasına otururken “Nereye?” dedi. Aldırış etmedim, çıktım.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İlhami Algör
Selam olsun mektebe ve kaptana...
Karşımda deniz
Masamda çay
Elimde kalem
Aklımda sen
Denizsiz,çaysız,kalemsiz de
Hayat devam eder;
ama
Seni düşünmeden asla
F.
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
Yılmaz Güney
Yaşadığı hayatın hakkını veren arsızlara, kendini kötü hisseden bahtsızlara, bulunduğu şehrin en profesyonel yalnızlarına ve özellikle beni tamamlayan kaptana gelsin.
kaptanım... :))