Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • ismet özel14.08.2005 - 01:40

    Yamru bastım iş değildi hâke çakılmak bayırdan
    Dağ sıradağdı hangi haşin belden yol veresi
    Gece hep süzüldü yukardan lâkayt Kehkeşân
    Altımda hep beni yutmaya çağladı nehir
    Yetişir hecelemen sök beni bir kere
    En zoruma gideni yap hengâme getir
    Çel beni tökezlet tuttur çitlere
    Ahla istida edecek ahvâl değil
    Kim bana kıymazsan bilebilir
    Dünya dedikleri samut küp
    Acılar tınladıkça bende
    Hep seni seslendirir

  • ANKARADA AŞIK OLMAK11.08.2005 - 23:48

    zor iki gözüm...

  • şizofren aşka mektup11.08.2005 - 23:17

    'berbat'tı diyebilirim..
    parama acıdım desem ayıp olurmu acaba :)

  • iğnenin deliğinden hindistanı seyretmek11.08.2005 - 23:14

    deyim olsa gerek
    'büyük olayları basit görmek' anlamına geliyormuşş..

  • GÜZELLİK GEÇİÇİDİR11.08.2005 - 20:42

    'keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olmasaydım'
    benimki geçmiyor nedense ;)

  • leman sam11.08.2005 - 20:38

    Dün gece hiç tanımdadığım birine sırf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim

  • İlla11.08.2005 - 20:35

    Nazan Tuğrul güzel söylerdi bu şarkıyı

  • esrarengiz11.08.2005 - 20:01

    gizemli..
    nedense hep ilgi çekicidir.. buda galiba insanoğlunun 'İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir' sözünü hayat felsefesi haline getirememesinden kaynaklanıyor ')

  • yanlış yapmak11.08.2005 - 19:59

    bana yamuk yapmayın...
    Ben kadir üleyn. deli kadir..

  • Chuang Tzu11.08.2005 - 19:55

    Çu ülkesinin prensi iki memurunu bilge Chuang Tzu'nun yanına gönderdi. Görevliler filozofu bir dere kıyısında balık tutarken buldular. Chuang Tzu'nun yanına saygıyla yaklaşan prensin adamları, O'na 'Hükümdarımız devlet işleriniz sizinle paylaşmak üzere sizi saraya davet ediyor' dediler. Bu sözleri duyan bilge hiç istifini bozmadan ve bir yandan oltasını tutup bir yandanda saray görevlilerine konuşarak şunları söyledi:
    'İşittimki Çu sarayında kutsal bir kaplumbağa varmış, bu kaplumbağa ikibin yıl önce ölmüş olduğu halde prensin emriyle atalarının hatıralarının bulunduğu salondaki bir sandık içinde ihtimamla saklanıyormuş. Şimdi size soruyorum: Bir hazine gibi saklanmak üzere ölü ve içi boş olarak bir sarayda bulunmak mı ister bir kaplumbağa, yoksa canlı ve kuyruğu çamurda sürüklenen bir kaplumbağa olarak mı? '
    Saray görevlileri 'Elbette' diye haykırdılar 'Kuyruğu çamurda sürüklensin diye hayatta kalmak ister.'
    Öyleyse diye mukabele etti Chuan Tzu 'Çekin gidin yolunuza ben de kuyruğumu çamurda sürükleyeceğim.'