The Croods 2'deki, Thunder Sisters'ın da lideri olan büyükanne bana Barış Manço'nun Süper Babaanne isimli şarkısını hatırlattı. :) Barış Manço, dinlemeyi sevdiğim, değerli bir sanatçı. Bu şarkı da onun güzel şarkılarından biri. Süper Babaanne "Babaannem dedemi ilk gördüğü gün Tam yüreğinden vurulmuş Dedem şöyle bir çapkınca bakıp Hafifçe bıyığını burmuş O zamanın erkeği pek bir ağırmış Kızları ise pek bir hoşmuş Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl Anlat babaanne ölümsüz aşkını Bir yastıkta tam kırk yıl Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl Ufacık bir yuva, nohut oda bakla sofa Ama sapasağlam ayakta Çeyiz dedikleri yorgan yastık İki sandık iki de bohça Gözleri hala dolu dolu oluyor Dedemin adını andıkça Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl Anlat babaanne ölümsüz aşkını Bir yastıkta tam kırk yıl Süper babaanne, seni çok seviyoruz O büyük aşkları inan biz de yaşıyoruz Bugünkü genç kızlar yarının anneleri dersin İnan gençleri anlayan bir tek sensin Tüh tüh tüh tüh maşallah nazar değmez inşallah Süper babaanne, seni çok seviyoruz O büyük aşkları inan biz de yaşıyoruz Zaman değişir ama aşklar değişir mi? Yıllar sonra biz de böyle diyeceğiz değil mi? Tüh tüh tüh tüh maşallah nazar değmez inşallah Babaanneme göre zamane kızları Pek bir hoş ama pek bir zormuş Hele hele beyleri dede gibi olmasa da Her şeyi zor beğenir olmuş E beyleri zor bey, e kızları zor kız Gençlerin işi pek bir zormuş Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl Anlat babaanne ölümsüz aşkını Bir yastıkta tam kırk yıl Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl Dişi kuş yuvasını severek kuracak ki Bu iş tamamına ersin Erkek kanadını şöyle bir açacak ki Bu iş tamamına ersin Beyleri zorsa da kızları zorsa da Bu iş tamamına ersin Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl Anlat babaanne ölümsüz aşkını Bir yastıkta tam kırk yıl Süper babaanne, seni çok seviyoruz Ölümsüz aşkları inan biz de yaşıyoruz Bugünkü genç kızlar yarının anneleri dersin İnan gençleri anlayan bir tek sensin Tüh tüh tüh tüh maşallah nazar değmez inşallah"
The Croods 2: A New Age'i izledim. İçinde şöyle harika bir replik geçiyordu: "Tüm hayatımı yarın denilen bir yeri arayarak geçirdim. Fakat yarın bir yer değilmiş, bir kişiymiş. O sensin, sen benim yarınımsın."
Eddie Munson, Stranger Things dizisinin 4. sezonunun finalinde, baş aşağı dünyada, Metallica'nın Master of Puppets şarkısını çalmıştı. Harikaydı. Vahşi yarasalar ve kırmızı şimşekler, tam ortamına uygun bir şarkıydı.
"100 Days My Prince" isimli Güney Kore dizisinden sahnelerle. Kiraz çiçekleri muhteşemler. Dizide, çocukluklarında, Hong Shim, müstakbel veliaht prense, çiçekleri dökülmekte olan bir kiraz ağacının altında: "Sen hangisini seversin, çiçek yağmurunu mu, kar yağışını mı ?" diye sormuştu. O da büyülenmiş bir şekilde: "Seni" diye cevap vermişti. Çok hoştu. Prens doğuştan romantik. :) Bu güzel bir özellik.
Özellikle tarihi Güney Kore dizilerini çok seviyorum. Şu sıralar "100 Days My Prince" isimli diziyi takip ediyorum. En son yedinci bölümü izledim. Karakterler çok sevimli ve sempatikler, içtenler, samimiler, doğallar, iyi tarafta yer alanlar yani. Kötü tarafta yer alan karakterler de filme heyecan katıyorlar. Entrikalar onlardan soruluyor. Dizi gizem de barındırıyor. İzlemesi keyifli bir romantik komedi dizisi. Özellikle baş rol oyuncuları duyguları çok etkili bir biçimde aktarıyorlar. Veliaht prens ve Hong Shim'in arasında çok güzel, duru bir aşk oluşuyor. Bu duyguların oluşumunu izlemek, birbirlerine sevgilerinin ve bağlılıklarının zamanla nasıl arttığını, birbirlerini nasıl sahiplendiklerini, aynı zamanda keşfettiklerini izlemek pozitif, hoş duygular uyandırıyor insanın içinde. Sevgi ve onun en yoğun hali aşk, bu dünyadaki hatta tüm kainattaki, bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm boyutlardaki, en değerli, en güçlü, en güzel duygu bence. Frekansı çok yüksek, güçlü, iyileştirici, derinden ve yoğun biçimde hissedilebilen, kapsayıcı ve birleştirici, ışıklı bir öz, bir yapı taşı gibi.
Babamı özledim. Onu rüyalarımda ve resimlerde görebiliyorum çok şükür. O anılarımda ve kalbimde. İyi ki benim babam olmuşsun. Seni çok seviyorum babacığım. Mekanın cennet olsun. Hep huzurlu ol, iyi ol. İnşallah zamanı geldiğinde öbür dünyada yine bir araya geliriz. Seni çok özledim. Seni çok seviyorum.
Küçük cadı Kiki'yi izledim. Müzikleri ve manzaraları güzel olan, hoş bir Miyazaki animasyon filmiydi. Kiki'nin bir cadı olarak süpürgesi ve Jiji adında sevimli siyah bir kedisi vardı. Benim de siyah bir kedim var. Üstelik süpürgem de var. :) Hem de hem elektrikli süpürgem hem de pırs pırs süpürgem var. :)) Ama biz süpürgeleri uçma amaçlı kullanmıyoruz. Çünkü uçan daireler çok çok daha hızlı ve konforlu. :)))
Ne güzel yemyeşil dağları var ülkemin. Cennet vatanım benim. Huzurlu bir ortam. Değirmende öğütülmüş mısır unuyla yapılan ekmek de lezzetli gözüküyor. Hele o tereyağının muhteşem cızırtısı yok mu, :) harika. Hamak fikri de güzel, eğlenceli. Tam kafa dinlemelik bir yer. Ama ben sevgilimle birlikte kafa dinlemek isterim. :) Dağda, taşta, ormanda, havada, karada, denizde sevdiğim hep benimle olsun isterim. :) Ekmeği birlikte yaparız, paylaşırız, gülen gözlerle birbirimize bakarak afiyetle yeriz. Dumanı tüten sıcacık ekmeğin üzerine, enfes tereyağını sürerek tabi. :)
The Croods 2'deki, Thunder Sisters'ın da lideri olan büyükanne bana Barış Manço'nun Süper Babaanne isimli şarkısını hatırlattı. :) Barış Manço, dinlemeyi sevdiğim, değerli bir sanatçı. Bu şarkı da onun güzel şarkılarından biri. Süper Babaanne
"Babaannem dedemi ilk gördüğü gün
Tam yüreğinden vurulmuş
Dedem şöyle bir çapkınca bakıp
Hafifçe bıyığını burmuş
O zamanın erkeği pek bir ağırmış
Kızları ise pek bir hoşmuş
Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl
Ufacık bir yuva, nohut oda bakla sofa
Ama sapasağlam ayakta
Çeyiz dedikleri yorgan yastık
İki sandık iki de bohça
Gözleri hala dolu dolu oluyor
Dedemin adını andıkça
Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Süper babaanne, seni çok seviyoruz
O büyük aşkları inan biz de yaşıyoruz
Bugünkü genç kızlar yarının anneleri dersin
İnan gençleri anlayan bir tek sensin
Tüh tüh tüh tüh maşallah nazar değmez inşallah
Süper babaanne, seni çok seviyoruz
O büyük aşkları inan biz de yaşıyoruz
Zaman değişir ama aşklar değişir mi?
Yıllar sonra biz de böyle diyeceğiz değil mi?
Tüh tüh tüh tüh maşallah nazar değmez inşallah
Babaanneme göre zamane kızları
Pek bir hoş ama pek bir zormuş
Hele hele beyleri dede gibi olmasa da
Her şeyi zor beğenir olmuş
E beyleri zor bey, e kızları zor kız
Gençlerin işi pek bir zormuş
Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Kırk yıl, kırk yıl, kırk yıl
Dişi kuş yuvasını severek kuracak ki
Bu iş tamamına ersin
Erkek kanadını şöyle bir açacak ki
Bu iş tamamına ersin
Beyleri zorsa da kızları zorsa da
Bu iş tamamına ersin
Kırk yıl, bir yastıkta tam kırk yıl
Anlat babaanne ölümsüz aşkını
Bir yastıkta tam kırk yıl
Süper babaanne, seni çok seviyoruz
Ölümsüz aşkları inan biz de yaşıyoruz
Bugünkü genç kızlar yarının anneleri dersin
İnan gençleri anlayan bir tek sensin
Tüh tüh tüh tüh maşallah nazar değmez inşallah"
The Croods 2: A New Age'den de bu şarkıyı sevdim.
The Croods 2: A New Age'i izledim. İçinde şöyle harika bir replik geçiyordu: "Tüm hayatımı yarın denilen bir yeri arayarak geçirdim. Fakat yarın bir yer değilmiş, bir kişiymiş. O sensin, sen benim yarınımsın."
Eddie Munson, Stranger Things dizisinin 4. sezonunun finalinde, baş aşağı dünyada, Metallica'nın Master of Puppets şarkısını çalmıştı. Harikaydı.
Vahşi yarasalar ve kırmızı şimşekler, tam ortamına uygun bir şarkıydı.
Deniz manzarası şahane. Lebiderya.
"100 Days My Prince" isimli Güney Kore dizisinden sahnelerle.
Kiraz çiçekleri muhteşemler. Dizide, çocukluklarında, Hong Shim, müstakbel veliaht prense, çiçekleri dökülmekte olan bir kiraz ağacının altında: "Sen hangisini seversin, çiçek yağmurunu mu, kar yağışını mı ?" diye sormuştu. O da büyülenmiş bir şekilde: "Seni" diye cevap vermişti. Çok hoştu. Prens doğuştan romantik. :) Bu güzel bir özellik.
Özellikle tarihi Güney Kore dizilerini çok seviyorum.
Şu sıralar "100 Days My Prince" isimli diziyi takip ediyorum.
En son yedinci bölümü izledim. Karakterler çok sevimli ve sempatikler, içtenler, samimiler, doğallar, iyi tarafta yer alanlar yani.
Kötü tarafta yer alan karakterler de filme heyecan katıyorlar.
Entrikalar onlardan soruluyor. Dizi gizem de barındırıyor.
İzlemesi keyifli bir romantik komedi dizisi. Özellikle baş rol oyuncuları duyguları çok etkili bir biçimde aktarıyorlar. Veliaht prens ve Hong Shim'in arasında çok güzel, duru bir aşk oluşuyor. Bu duyguların oluşumunu izlemek, birbirlerine sevgilerinin ve bağlılıklarının zamanla nasıl arttığını, birbirlerini nasıl sahiplendiklerini, aynı zamanda keşfettiklerini izlemek pozitif, hoş duygular uyandırıyor insanın içinde.
Sevgi ve onun en yoğun hali aşk, bu dünyadaki hatta tüm kainattaki, bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm boyutlardaki, en değerli, en güçlü, en güzel duygu bence. Frekansı çok yüksek, güçlü, iyileştirici, derinden ve yoğun biçimde hissedilebilen, kapsayıcı ve birleştirici, ışıklı bir öz, bir yapı taşı gibi.
Babamı özledim. Onu rüyalarımda ve resimlerde görebiliyorum çok şükür. O anılarımda ve kalbimde. İyi ki benim babam olmuşsun. Seni çok seviyorum babacığım. Mekanın cennet olsun. Hep huzurlu ol, iyi ol. İnşallah zamanı geldiğinde öbür dünyada yine bir araya geliriz. Seni çok özledim. Seni çok seviyorum.
Küçük cadı Kiki'yi izledim. Müzikleri ve manzaraları güzel olan, hoş bir Miyazaki animasyon filmiydi. Kiki'nin bir cadı olarak süpürgesi ve Jiji adında sevimli siyah bir kedisi vardı. Benim de siyah bir kedim var. Üstelik süpürgem de var. :) Hem de hem elektrikli süpürgem hem de pırs pırs süpürgem var. :)) Ama biz süpürgeleri uçma amaçlı kullanmıyoruz. Çünkü uçan daireler çok çok daha hızlı ve konforlu. :)))
Ne güzel yemyeşil dağları var ülkemin.
Cennet vatanım benim.
Huzurlu bir ortam. Değirmende öğütülmüş mısır unuyla yapılan
ekmek de lezzetli gözüküyor. Hele o tereyağının muhteşem cızırtısı yok mu, :) harika. Hamak fikri de güzel, eğlenceli. Tam kafa dinlemelik bir yer.
Ama ben sevgilimle birlikte kafa dinlemek isterim. :)
Dağda, taşta, ormanda, havada, karada, denizde sevdiğim hep benimle olsun isterim. :) Ekmeği birlikte yaparız, paylaşırız, gülen gözlerle birbirimize bakarak afiyetle yeriz. Dumanı tüten sıcacık ekmeğin üzerine, enfes tereyağını sürerek tabi. :)