Navrak / Nevrak : Yüz, çehre, sevinç / üzüntü durumunda yüzün aldığı şekil. Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme Terim yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Yırtılan Deli Bekir’in Yakası : “Alacağı olan hep benim yakama yapışıyor. Masraf ödemekten iki yakam bir araya gelemiyor. Yiyip içip her seferinde masrafı bana ödetiyorsunuz, benden başka kimse sorumluluk üstlenmiyor,” demeye gelen bir söz. Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme Söz yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Yudanlar iy i de bedenler hasta: Hasta, yürüyecek hâli olmadığı halde, büyük büyük lokmaları midesine indirdiğinde "bizi bir de hastayım diye kandırıyorsun" tarzı söylenen bir söz. Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme Söz yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Kütük Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri Dıvıl, Dıvalaklı Köfte yapımı esnasında köftenin parçalara ayrılmadan önceki uzun parça hâli.
Dığalahlı (Dıvalaklı) köfte: Eveli hep düğürden yapılırmış. Şimdi düğürcükten yapılıyor. Dağılmasın diye düğür içine azıcık un katılır, üzerine kaynar su dökülerek ıslatılır ve bir müddet üstü kapatılı bekletilir. İçerisine biraz un katılır ve iyice yoğurulur. Yoğrulan hamurdan ele biraz alınıp elde ince yuvarlak kütük (dıvıl) haline getirilir. Bu ince kütük fındık büyüklüğünde parçalara bölünerek iki elin avucu içinde yuvarlak hale gelinceye kadar ovalanır. Yuvarlama işlemi yapıldıktan uğra (un) serpilmiş tepside yapışmasın diye ileri geri yuvarlanır. İş bitimde kaynayan suyun içine atılır ve haşlanır. Haşlandıktan sonra suyunun fazlası süzülür. Suyu süzülen ve bir kenarda soğutulan köfteye sarımsaklı yoğurt karıştırılır ve soğuk yenilir. Eğer haşladıktan sonra suyunu süzmez, yemeğin yüzüne baharatlı, salçalı tereyağı eder döker ve sıcak sıcak yersen, buna da “Sulu Köfte" denir. Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Hasıda (Aside): Soğuk su ve pekmez karıştırılır. Tadı damak zevkine göre ayarlanır. Bu karışımın içine un dökülür ve muhallebi kıvamına gelinceye kadar kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. Muhallebi kıvamına gelince ateşten indirilir. Ekmekle banak edilip yenilecek cıvıklıkta olur. Hasıda’nın pekmezsiz pişirilip, üzerine tereyağı dökülerek yenilenine "Herle", Herlenin daha katı yapılan, üzerine Tereyağı ya da pekmez dökülerek yenilenine ise "Haşıl" denilir. Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Kavut: Arpa, nohut, buğday gibi bakliyatlar önce sacda kavrulur. Değirmene götürülüp un şeklinde çektirilir ve bu una kavut denir. Bu unu çocuklar ceplerine doldurur ve avuç avuç yerlermiş. Bazen ise bu una pekmez katıp yoğrulur. Avuç içinde sıkılarak Helva topağı haline getirilir ve yenilirmiş. Türkiye Türkçesi Halk Ağzından derleme Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
"Gelin yedi, gelin yedi! Gelin neyi yedi?. Yediği iki çerez bir melez" : Bu söz kaynanasından dertli, evde çok yemekle, erzakı tüketmekle itham edilen gelinin kendisini oğluna şikayet eden kaynanasına karşı söylediği sitem dolu başkaldırıdır. Buradaki çerez fındık fıstık değil, kavurga, kavut cinsi tahıl ve yine "melez" diye buğday, arpa, darı cinsi yine tahıl ürünlerini kastetmektedir. Yani "yediğim hep tahılken, gelin yedi demenin bir âlemi yok" demek istemektedir.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı (Derleme: Şinasi Akay) Söz orijin yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Gökkuşağı, ebemkuşağı.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Navrak / Nevrak : Yüz, çehre, sevinç / üzüntü durumunda yüzün aldığı şekil.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Terim yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Yırtılan Deli Bekir’in Yakası : “Alacağı olan hep benim yakama yapışıyor. Masraf ödemekten iki yakam bir araya gelemiyor. Yiyip içip her seferinde masrafı bana ödetiyorsunuz, benden başka kimse sorumluluk üstlenmiyor,” demeye gelen bir söz.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Söz yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Yudanlar iy i de bedenler hasta: Hasta, yürüyecek hâli olmadığı halde, büyük büyük lokmaları midesine indirdiğinde "bizi bir de hastayım diye kandırıyorsun" tarzı söylenen bir söz.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Söz yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Kütük
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Dıvıl, Dıvalaklı Köfte yapımı esnasında köftenin parçalara ayrılmadan önceki uzun parça hâli.
Dığalahlı (Dıvalaklı) köfte: Eveli hep düğürden yapılırmış. Şimdi düğürcükten yapılıyor. Dağılmasın diye düğür içine azıcık un katılır, üzerine kaynar su dökülerek ıslatılır ve bir müddet üstü kapatılı bekletilir. İçerisine biraz un katılır ve iyice yoğurulur. Yoğrulan hamurdan ele biraz alınıp elde ince yuvarlak kütük (dıvıl) haline getirilir. Bu ince kütük fındık büyüklüğünde parçalara bölünerek iki elin avucu içinde yuvarlak hale gelinceye kadar ovalanır. Yuvarlama işlemi yapıldıktan uğra (un) serpilmiş tepside yapışmasın diye ileri geri yuvarlanır. İş bitimde kaynayan suyun içine atılır ve haşlanır. Haşlandıktan sonra suyunun fazlası süzülür. Suyu süzülen ve bir kenarda soğutulan köfteye sarımsaklı yoğurt karıştırılır ve soğuk yenilir. Eğer haşladıktan sonra suyunu süzmez, yemeğin yüzüne baharatlı, salçalı tereyağı eder döker ve sıcak sıcak yersen, buna da “Sulu Köfte" denir.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Hasıda (Aside): Soğuk su ve pekmez karıştırılır. Tadı damak zevkine göre ayarlanır. Bu karışımın içine un dökülür ve muhallebi kıvamına gelinceye kadar kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. Muhallebi kıvamına gelince ateşten indirilir. Ekmekle banak edilip yenilecek cıvıklıkta olur. Hasıda’nın pekmezsiz pişirilip, üzerine tereyağı dökülerek yenilenine "Herle", Herlenin daha katı yapılan, üzerine Tereyağı ya da pekmez dökülerek yenilenine ise "Haşıl" denilir.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
Ev, ahır vb. yerlerin pencere havalandırma deliği, havalandırma bacası.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı Derleme
Terim Yöresi: Karaözü / Kayseri
Kavut: Arpa, nohut, buğday gibi bakliyatlar önce sacda kavrulur. Değirmene götürülüp un şeklinde çektirilir ve bu una kavut denir. Bu unu çocuklar ceplerine doldurur ve avuç avuç yerlermiş. Bazen ise bu una pekmez katıp yoğrulur. Avuç içinde sıkılarak Helva topağı haline getirilir ve yenilirmiş.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzından derleme
Terim Yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri
"Gelin yedi, gelin yedi! Gelin neyi yedi?. Yediği iki çerez bir melez" : Bu söz kaynanasından dertli, evde çok yemekle, erzakı tüketmekle itham edilen gelinin kendisini oğluna şikayet eden kaynanasına karşı söylediği sitem dolu başkaldırıdır. Buradaki çerez fındık fıstık değil, kavurga, kavut cinsi tahıl ve yine "melez" diye buğday, arpa, darı cinsi yine tahıl ürünlerini kastetmektedir. Yani "yediğim hep tahılken, gelin yedi demenin bir âlemi yok" demek istemektedir.
Türkiye Türkçesi Halk Ağzı (Derleme: Şinasi Akay)
Söz orijin yöresi: Karaözü Kasabası / Kayseri