Muhtemelen, büyük olasılıkla, galiba. / İng. You know mimosas getting ready probably didn't help why people didn't react? (Mimozaların hazırlanmasının insanların neden tepki vermediğini muhtemelen çözemediğini biliyor musun?)
Başı dönen, şaşkın, sersemlemiş. / İng. She was kind of dizzy, but it was, like one of the hottest days in May. (Biraz başı dönüyordu ama Mayıs ayının en sıcak günlerinden biriydi).
İlgi, dikkat, itina. / İng.
She had to be the center of attention at the wedding.(Düğünde ilgi odağı olmak zorundaydı.)
Muhtemelen, büyük olasılıkla, galiba. / İng.
You know mimosas getting ready probably didn't help why people didn't react? (Mimozaların hazırlanmasının insanların neden tepki vermediğini muhtemelen çözemediğini biliyor musun?)
Başı dönen, şaşkın, sersemlemiş. / İng.
She was kind of dizzy, but it was, like one of the hottest days in May. (Biraz başı dönüyordu ama Mayıs ayının en sıcak günlerinden biriydi).
Mahvetmek, bozmak, iflas, mahvoluş. / İng.
Sister ruins my wedding.She had to be the center of attention at the wedding
Günler geçtikçe Atatürk yaşanılan çağın hep yüz yıl ilerisine gidiyor. Yüz yıl sonra bir bakacaksınız o yine yüz yıl ileride.
Sahip olmak.
Yo cuando tenga un hijo (İsp.)
İlham verici düşünceler. / İng.
Düşünce, düşünme. / İng.
I have had much time for thought as I lay alone in my room (Odamda yalnız yatarken düşünmek için çok zamanım oldu)
Atıştırmalık. / İt.
La spuntino.
La merenda (10.00/16.00)
Atıştırmalık. / İt.
La merenda (10.00/16.00)