Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Get ready: Hazırlanmak, hazır olmak, hazır hale gelmek. / İng.
Get lost: Kaybolmak / İng.
Get pregnant: Hamile kalmak / İng.
Come at the last minute: Son dakikada gelmek, son anda gelmek. / İng.
Come early: Erken gel / İng.Come early in the morning: Sabah erken gel
Come closer (daha yakına gel, az daha yaklaş) / İng.
Come to an end (Sona ermek, sona gelmek)
Karar, kararlılık, hüküm, yargı, sonuç. / İng.Come to a decision (Bir karara varmak)
Keklik. / İt.İng.: Partridge
Sebepsiz yere, hiç neden yokken.
Get ready: Hazırlanmak, hazır olmak, hazır hale gelmek. / İng.
Get lost: Kaybolmak / İng.
Get pregnant: Hamile kalmak / İng.
Come at the last minute: Son dakikada gelmek, son anda gelmek. / İng.
Come early: Erken gel / İng.
Come early in the morning: Sabah erken gel
Come closer (daha yakına gel, az daha yaklaş) / İng.
Come to an end (Sona ermek, sona gelmek)
Karar, kararlılık, hüküm, yargı, sonuç. / İng.
Come to a decision (Bir karara varmak)
Keklik. / İt.
İng.: Partridge
Sebepsiz yere, hiç neden yokken.