Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Yazar. / İng.İt.: L'autore
Vesile, fırsat, ortam, gerekçe, durum. / İng.İt.: L'occasione
Aksiyon, eylem. / İt.l'azioneİng.: Action
İmaj, görüntü, suret, tasvir, resim, görünüş. / İng.İt: L'immagine
Varlık, oluşum , mevcudiyet, zat, oluş, mahiyet. / İng.İt.: L'entitâ
- miş gibi yapmak, gibi davranmak, numara yapmak, yapar gibi görünmek, iddiada bulunmak / İng."to pretend", "to fake"
Hariç. / İng.Expect: Ummak, sanmak, beklemek, ümit etmek.
Ummak, sanmak, ümit etmek, beklemek. / İng.Except: Hariç
Io gioco volentieri a palla (Top oynamayı çok severim) / Frase AffermativeIo non gioco volentieri a palla. (Top oynamayı sevmem ) / Frase Negativa
Pasta, kek, tart. / İt.Questa é una torta.
Yazar. / İng.
İt.: L'autore
Vesile, fırsat, ortam, gerekçe, durum. / İng.
İt.: L'occasione
Aksiyon, eylem. / İt.
l'azione
İng.: Action
İmaj, görüntü, suret, tasvir, resim, görünüş. / İng.
İt: L'immagine
Varlık, oluşum , mevcudiyet, zat, oluş, mahiyet. / İng.
İt.: L'entitâ
- miş gibi yapmak, gibi davranmak, numara yapmak, yapar gibi görünmek, iddiada bulunmak / İng.
"to pretend", "to fake"
Hariç. / İng.
Expect: Ummak, sanmak, beklemek, ümit etmek.
Ummak, sanmak, ümit etmek, beklemek. / İng.
Except: Hariç
Io gioco volentieri a palla (Top oynamayı çok severim) / Frase Affermative
Io non gioco volentieri a palla. (Top oynamayı sevmem ) / Frase Negativa
Pasta, kek, tart. / İt.
Questa é una torta.