Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Lei non vuole uscire con lui. (O onunla dışarı çıkmak istemiyor)
I drink coffee every day.(Ben her gün kahve içerim) / İng.
Övünülecek bir olaydan dolayı sevinmek; memnun olmak.
I bambini giocano nel giardino. (Çocuklar bahçede oynuyor.) / İt.
I bambini giocano nel giardino (The children play in the garden)
Kafa karışıklığı.
Vücuttaki mikroorganizmaların dengesinin bozulmasıdır
Bu hastalıkla mücadele eden kişilerle aynı noktada buluşmak çok önemli.
Nöropati: His kaybı.
Wear / "wer" /: Giysi, giymek, giyim. / İng.
Lei non vuole uscire con lui. (O onunla dışarı çıkmak istemiyor)
I drink coffee every day.(Ben her gün kahve içerim) / İng.
Övünülecek bir olaydan dolayı sevinmek; memnun olmak.
I bambini giocano nel giardino. (Çocuklar bahçede oynuyor.) / İt.
I bambini giocano nel giardino (The children play in the garden)
Kafa karışıklığı.
Vücuttaki mikroorganizmaların dengesinin bozulmasıdır
Bu hastalıkla mücadele eden kişilerle aynı noktada buluşmak çok önemli.
Nöropati: His kaybı.
Wear / "wer" /: Giysi, giymek, giyim. / İng.