Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şinasi Akay
Şinasi Akay

Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.

  • mistook21.04.2025 - 14:09

    I mistook you for someone else (Seni başka biriyle karıştırdım)

  • circle21.04.2025 - 13:58

    Let's circle back to this (Buna tekrar dönelim) / İng.

  • already21.04.2025 - 13:54

    Ben hallederim / O iş bende./ İng.

    I told you already, I'm on it (Ben söylemiştim, ben hallederim / o iş bende)

  • seperate teritory21.04.2025 - 13:29

    Seperate bedrooms: Ayrı yatak odaları.

  • safranbolu21.04.2025 - 09:47

    Safranı, lokumu, susamsız simidi, tarihi ve doğal dokusu, el işçiliği ürünleri ve dolayısıyle tadına doyamadığımız "Safranbolu Tabağı" ile meşhur bil ilimiz. Safranbolu Tabağının en ortası safranlı pilava ayrılmıştır. Etrafı tereyağda lezzetlendirilmiş yörenin kılçıksız uzun yeşil fasulyesi, etli yaprak sarması, lokum gibi dana kavurma, Safranbolu bükmesi ve 1 adet baklavadan müteşekkildir.Yanına birde nefis yoğurt tamam ama bu tabak öncesi bir Yörük çorbası hiç te fena gitmez. Yörenin lahana ve biberden yapılmış turşusu tabak yanında uygun bir beraberlik sunar.

  • treat20.04.2025 - 07:40

    (İng.)
    Treat someone well: Birisine iyi davranmak.
    Treat someone badly: Birisine kötü davranmak.
    - He treats me so well.I'm so lucy.
    - Why do you treat your employees so badly?

  • Salt18.04.2025 - 14:13

    Rub salt in the wound: Yaraya tuz basmak. / İng.

  • cut18.04.2025 - 14:12

    Cut it out: Kes şunu

  • venerdi18.04.2025 - 13:55

    Se oggi é venerdi, che giorno é stato ieri? (Bugün cuma ise dün hangi gündü?)
    - Giovedi. (- Perşembe)

  • walk18.04.2025 - 13:35

    Jaywalk: To walk across a street at a place where it is not allowed or without taking care to avoid the traffic.
    (Yolu yasak yerde veya dikatsizce geçmek.)
    - " I've never even jaywalked."