Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Ieri ho parlato con Lucia e mi ha detto che si è licenziata.( Dün Lucia ile konuştum ve bana işinden ayrıldığını söyledi.)
La tua casa è molto grande.( Your house is very big.)
Oggi andrò al mare con la mia famiglia.
HUSTLER: Genellikle para kazanmak için sürekli çalışan veya fırsat kollayan kişileri, bazen de dolandırıcılığı ifade eder. Günümüz popüler kültüründe ise daha çok "girişken ve hırslı kişiler" anlamında kullanılır.
Imbarazzato/a: (Embarrassed)
Ho bisogno di una pausa.(I need a break.)
Ho dimenticato qualcosa: ( I forget something.)
Non ho tempo ( I don't have time.)
Loro stanno camminando.
FUTURO:Domani.La prossima settimana.Il mese prossimo.Il prossimo anno.Nel futuro.Piú tardi.Presto (Upcoming)
Ieri ho parlato con Lucia e mi ha detto che si è licenziata.
( Dün Lucia ile konuştum ve bana işinden ayrıldığını söyledi.)
La tua casa è molto grande.
( Your house is very big.)
Oggi andrò al mare con la mia famiglia.
HUSTLER: Genellikle para kazanmak için sürekli çalışan veya fırsat kollayan kişileri, bazen de dolandırıcılığı ifade eder. Günümüz popüler kültüründe ise daha çok "girişken ve hırslı kişiler" anlamında kullanılır.
Imbarazzato/a: (Embarrassed)
Ho bisogno di una pausa.(I need a break.)
Ho dimenticato qualcosa: ( I forget something.)
Non ho tempo ( I don't have time.)
Loro stanno camminando.
FUTURO:
Domani.
La prossima settimana.
Il mese prossimo.
Il prossimo anno.
Nel futuro.
Piú tardi.
Presto (Upcoming)