Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Devo uscire.( I have to go out.)
L'affitto.( The rent)
Dovrei chiamarlo.( I should call him.)
Questo detersivo è fantastico.Non solo lava perfettamente e ha un buon profumo, ma ammorbidisce tutti i tipi di tessuto.
Allungare: Uzatmak, germek./ It.Lungo: Uzun
Abbellire: Süslemek, güzelleştirmek, tezyin etmek, çekici hale getirmek/ It.Bello: Güzel.
Abbassare: Alçaltmak, azaltmak, aşağı çekmek, düşürmek./ It.Bassa: Düşük, alçak.
Addolcire: Tatlandırmak, yumuşatmek,/ It.Dolce: Tatlı.
Avvicinare: Yaklaştırmak, yakınına getirmek./ It.Vicino: Yakın.
Kısaltmak./ İt.Corto: Kısa.
Devo uscire.
( I have to go out.)
L'affitto.
( The rent)
Dovrei chiamarlo.
( I should call him.)
Questo detersivo è fantastico.Non solo lava perfettamente e ha un buon profumo, ma ammorbidisce tutti i tipi di tessuto.
Allungare: Uzatmak, germek./ It.
Lungo: Uzun
Abbellire: Süslemek, güzelleştirmek, tezyin etmek, çekici hale getirmek
/ It.
Bello: Güzel.
Abbassare: Alçaltmak, azaltmak, aşağı çekmek, düşürmek./ It.
Bassa: Düşük, alçak.
Addolcire: Tatlandırmak, yumuşatmek,/ It.
Dolce: Tatlı.
Avvicinare: Yaklaştırmak, yakınına getirmek./ It.
Vicino: Yakın.
Kısaltmak./ İt.
Corto: Kısa.