"He bought the farm" İngilizcede bir deyimdir. Anlamı "Çiftliği satın aldı." olsa da, gerçek anlamı bu değildir. Asıl anlamı: "Öldü., "Hayatını kaybetti.", "Nalları dikti", "Tahtalı köyü boyladı" gibidir. Example: Sadly, he bought the farm in a car accident.( Ne yazık ki bir trafik kazasında hayatını kaybetti.) Bu ifade günlük konuşma / informal durumlarda ölümden mizahi bir şekilde bahsetmek için söylenir. Resmî / formal durumlarda kullanılması uygun değildir.
It didn't sit right with me (içime sinmedi)
I'm obsessed with it (Taktım şuna)
He tried to butter up his boss to get a promotion.
( Terfi almak için patronuna yağ çekmeye çalıştı.)
Search me ! ( Ben ne bileyim?)
Alright, anyway, why didn't you call me?
in bocca al lupo
Crepi
" Umarım her şey yolunda gider."
I pronomi italiani:
LO / CI / NE
Lo so : Biliyorum.
Ci vado : Oraya. gidiyorum.
Ne voglio tre : Ondan üç tane istiyorum.
Entro domani sera avrò finito tutto il lavoro.
( Yarın akşama kadar bütün işi bitirmiş olacağım.)
"He bought the farm" İngilizcede bir deyimdir.
Anlamı "Çiftliği satın aldı." olsa da, gerçek anlamı bu değildir.
Asıl anlamı:
"Öldü., "Hayatını kaybetti.", "Nalları dikti", "Tahtalı köyü boyladı" gibidir.
Example:
Sadly, he bought the farm in a car accident.( Ne yazık ki bir trafik kazasında hayatını kaybetti.)
Bu ifade günlük konuşma / informal durumlarda ölümden mizahi bir şekilde bahsetmek için söylenir. Resmî / formal durumlarda kullanılması uygun değildir.