Hiç bir toplum tarihsiz yaşayamaz. Tarih bilinci dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir sürekliliktir. Gelecekle ilgili kaygılar taşıyan bireyler, kurumlar, toplumlar tarihten ve tarihi kavrama olgusu olan tarih bilincinden vazgeçemez. Çünkü tarih dünü anlayıp bugünü geliştirmek ve geleceğin nasıl olacağının belirlenmesine yarayan tek kaynaktır. Kitabın konusu olan ve 25 yaşında siyasi bir kararla idam edilen Deniz Gezmiş'in yaşam öyküsü umarım gençliğe bir nebze ışık tutar MARATONUN EN UZUN KOSUSU TÜRKIYEDE DE ELBETTE *DEVRIM* O ONUN ENGUZEL YUZMETRESINI KOSTU EN SEKMEZ SILAHIN NAMLUSUN DAN FIRLAYARAK EN HIZLISIYDI HEPİMİZİN ACIYORSAM COCUK SANA ANAM AVRADIM OLSUN AMA ASKOLSUN COCUKSANA ASKOLSUN hoscakal gozum
Hiç bir toplum tarihsiz yaşayamaz. Tarih bilinci dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir sürekliliktir. Gelecekle ilgili kaygılar taşıyan bireyler, kurumlar, toplumlar tarihten ve tarihi kavrama olgusu olan tarih bilincinden vazgeçemez. Çünkü tarih dünü anlayıp bugünü geliştirmek ve geleceğin nasıl olacağının belirlenmesine yarayan tek kaynaktır. Kitabın konusu olan ve 25 yaşında siyasi bir kararla idam edilen Deniz Gezmiş'in yaşam öyküsü umarım gençliğe bir nebze ışık tutar MARATONUN EN UZUN KOSUSU TÜRKIYEDE DE ELBETTE *DEVRIM* O ONUN ENGUZEL YUZMETRESINI KOSTU EN SEKMEZ SILAHIN NAMLUSUN DAN FIRLAYARAK EN HIZLISIYDI HEPİMİZİN ACIYORSAM COCUK SANA ANAM AVRADIM OLSUN AMA ASKOLSUN COCUKSANA ASKOLSUN hoscakal gozum
“Acıların sessiz, sözsüz kuşlarını bıraktın şarkılarımıza... Ölümlerde ağlanmasın diye ezberlemiştik; senin için ağladık... Çünkü, bahar günü yürek taşımanın ölçüsüydü senin için ağlamak... Can üstünde parçalamış senin gibi bir çiçeğe ağlanır...”
Taş duvar, demir karyola ve yerlerde sayısız izmaritler. Helanın pis kokusu, rutubetli, sıkıntılı, nikotinli, İnsanı serseme çeviren kurşun gibi ağır bir hava, Duvarlar sanki soğuk dalgaları imal ediyor
Taş duvar, demir karyola ve yerlerde sayısız izmaritler. Helanın pis kokusu, rutubetli, sıkıntılı, nikotinli, İnsanı serseme çeviren kurşun gibi ağır bir hava, Duvarlar sanki soğuk dalgaları imal ediyor.
Uğradığı bombalı saldırı sonucu 24 Ocak 1993'te aramısdan ayrılan gazeteci-yazar Uğur Mumcu, ölümünün 9'uncu yılında törenlerle anıldı. Mumcu için ilk anma töreni, Ankara'da, ölümünün ardından adının verildiği sokakta düzenlendi. Buradaki törene, Mumcu'nun ailesinin yanı sıra Devlet Bakanı Fikret Ünlü, milletvekilleri Rıdvan Budak, Mehmet Ali İrtemçelik, CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mumcu'nun anısına saygı duruşunda bulunan vatandaşlar, öldürüldüğü yere yapılan anıta da karanfiller bırakıp mum yaktı. Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, törende yaptığı konuşmada, 'Karşısındakini yok etmek aslında kendini yok etmekle eşanlamlıdır. Böyle bir kısır döngünün sonunda da insanlığın yok olacağı görülemezse, özgürlük, boş bir sözden öte bir anlam taşımaz Uğur Mumcu'nun belirttiği gibi 'terörün hüküm sürdüğü ülkelerde, anayasa kağıt parçalarından, parlamentolar taş yığınından başka bir işe yaramaz'' dedi. Terörün, insana insanlığını unutturduğunu kaydeden Mumcu, ilkel duyguların üzerine çıkamamış ülkelerde, hukuk devletinden ve hukukun üstünlüğünden bahsedilemeyeceğini vurguladı. Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Uğur Mumcu, 'hukuk, en acımasız, en kanlı teröristlerin can güvenliklerini korumaya yarıyorsa ve onları bağımsız yargı önüne çıkarıyorsa hukuktur' derken; ancak ilkel toplum güdülerinden arınmış ülkelerin ve devlet yönetimlerinin kalıcı ve insana yaraşır olacağını söylüyordu. Öç alma ve kan gütme duygularından uzakta, susmadan, adalet isteyerek, direnerek, hesap sorarak, terör yoluyla can alanların ve ardındakilerin peşini bırakmayarak adalet ve demokrasinin bu ülkede ve dünyada yerleşmesi ve uygulanmasının gerekliliğini yılmadan, tam 9 yıldır buraya, Uğur'un öldürüldüğü bu yere gelerek, bize ve dünyaya gösterdiniz. Terörün yaşama hakkını yok ettiği kişilerin yakınlarının nasıl acı çektiklerini, tek bir birey olarak ve toplumca çok yakından biliyoruz. Ve bu nedenle ülkemiz ve dünya için terörsüz özgürlük diliyorum.'
UĞUR MUMCU DÜNYAYA gelmiş eniyi sosyal demokrat ve ATATÜK CÜ BABAYİGİTTİR Maratonun enuzun koşusu Türkiye de de elbette DEVRİMDİR Oonun engüzel yüzmetresini koştu ensekmez lüferın namlusundan fırlayarak enhızlısıydı hepimizin Acıyorsam sana anamavradım olsun ama sana aşkolsun
Kayalikta çakili yelkenli sana birakiyorum veda sarkimi. 2. Benim uzaklardaki ölümümün kaninda tohumlanisi da kayalar devraninin altinda degisken köklerle. Yalnizlik! geçmise özlem çiçegi canlii duvarlarin. Yalnizlik, yeryüzünde adanmis faniligim. 3. Tasimak istemistim heybemde yüreginin gelip geçici tadini, ama kaldi havaya çizilmis kesin egrilerle, yadsima oldu umudumun yigitligine. Giderim hatiradan daha uzun yillar boyu kapali yalnizligiyla gezginin, fakat havaya çizilmis kesin egri sanki bana döndü ve bir isaret koydu pusula kaderime. Sonu geldiginde bütün gündelik islerin yol yapacagim bir gelecegim olmasa, gelmis olacagim bakisinda canlanmaya kaderimin siritan parçasi olarak. Gidecegim hatiradan daha uzun yollar boyunca zincir halkalari gibi eklenen elvedalarla zamanin akisinda.
GUN DOGAR HEP UYANDIK SIPERLERE DAYANDIK
BAGIMSIZLIK UGRUNA ALGANLARA BOYANDIK
YUREGIM DE YANAN **DEVRIM Cİ ***ATESIYLE SELAMLARIM
Hiç bir toplum tarihsiz yaşayamaz. Tarih bilinci dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir sürekliliktir. Gelecekle ilgili kaygılar taşıyan bireyler, kurumlar, toplumlar tarihten ve tarihi kavrama olgusu olan tarih bilincinden vazgeçemez. Çünkü tarih dünü anlayıp bugünü geliştirmek ve geleceğin nasıl olacağının belirlenmesine yarayan tek kaynaktır. Kitabın konusu olan ve 25 yaşında siyasi bir kararla idam edilen Deniz Gezmiş'in yaşam öyküsü umarım gençliğe bir nebze ışık tutar MARATONUN EN UZUN KOSUSU TÜRKIYEDE DE ELBETTE *DEVRIM*
O ONUN ENGUZEL YUZMETRESINI KOSTU
EN SEKMEZ SILAHIN NAMLUSUN DAN FIRLAYARAK EN HIZLISIYDI HEPİMİZİN
ACIYORSAM COCUK SANA ANAM AVRADIM OLSUN
AMA ASKOLSUN COCUKSANA ASKOLSUN hoscakal gozum
Hiç bir toplum tarihsiz yaşayamaz. Tarih bilinci dünü, bugünü ve yarını kapsayan bir sürekliliktir. Gelecekle ilgili kaygılar taşıyan bireyler, kurumlar, toplumlar tarihten ve tarihi kavrama olgusu olan tarih bilincinden vazgeçemez. Çünkü tarih dünü anlayıp bugünü geliştirmek ve geleceğin nasıl olacağının belirlenmesine yarayan tek kaynaktır. Kitabın konusu olan ve 25 yaşında siyasi bir kararla idam edilen Deniz Gezmiş'in yaşam öyküsü umarım gençliğe bir nebze ışık tutar MARATONUN EN UZUN KOSUSU TÜRKIYEDE DE ELBETTE *DEVRIM*
O ONUN ENGUZEL YUZMETRESINI KOSTU
EN SEKMEZ SILAHIN NAMLUSUN DAN FIRLAYARAK EN HIZLISIYDI HEPİMİZİN
ACIYORSAM COCUK SANA ANAM AVRADIM OLSUN
AMA ASKOLSUN COCUKSANA ASKOLSUN hoscakal gozum
“Acıların sessiz, sözsüz kuşlarını bıraktın şarkılarımıza...
Ölümlerde ağlanmasın diye ezberlemiştik; senin için ağladık...
Çünkü, bahar günü yürek taşımanın ölçüsüydü senin için ağlamak...
Can üstünde parçalamış senin gibi bir çiçeğe ağlanır...”
DEVRİM AŞKINA
Taş duvar, demir karyola ve yerlerde sayısız izmaritler.
Helanın pis kokusu, rutubetli, sıkıntılı, nikotinli,
İnsanı serseme çeviren kurşun gibi ağır bir hava,
Duvarlar sanki soğuk dalgaları imal ediyor
Taş duvar, demir karyola ve yerlerde sayısız izmaritler.
Helanın pis kokusu, rutubetli, sıkıntılı, nikotinli,
İnsanı serseme çeviren kurşun gibi ağır bir hava,
Duvarlar sanki soğuk dalgaları imal ediyor.
ulkenın kapıtılızme esır dusmesıne karsı koymus olanların pesındeyız..........YUREGIMDE YANAN DEVRIMCI ATESIYLE SELAMLAR...
Uğradığı bombalı saldırı sonucu 24 Ocak 1993'te aramısdan ayrılan gazeteci-yazar Uğur
Mumcu, ölümünün 9'uncu yılında törenlerle anıldı.
Mumcu için ilk anma töreni, Ankara'da, ölümünün ardından adının verildiği sokakta düzenlendi. Buradaki törene, Mumcu'nun ailesinin yanı sıra Devlet Bakanı Fikret Ünlü, milletvekilleri Rıdvan Budak, Mehmet Ali İrtemçelik, CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mumcu'nun anısına saygı duruşunda bulunan vatandaşlar,
öldürüldüğü yere yapılan anıta da karanfiller bırakıp mum yaktı.
Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu, törende yaptığı konuşmada, 'Karşısındakini yok etmek aslında kendini yok etmekle eşanlamlıdır. Böyle bir kısır döngünün sonunda da insanlığın yok olacağı görülemezse, özgürlük, boş bir sözden öte bir anlam taşımaz Uğur Mumcu'nun belirttiği gibi 'terörün hüküm sürdüğü ülkelerde, anayasa kağıt parçalarından, parlamentolar taş yığınından başka bir işe yaramaz'' dedi.
Terörün, insana insanlığını unutturduğunu kaydeden Mumcu, ilkel duyguların üzerine çıkamamış ülkelerde, hukuk devletinden ve hukukun üstünlüğünden bahsedilemeyeceğini vurguladı. Mumcu, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Uğur Mumcu, 'hukuk, en acımasız, en kanlı teröristlerin can güvenliklerini korumaya yarıyorsa ve onları bağımsız yargı önüne çıkarıyorsa hukuktur' derken; ancak ilkel toplum güdülerinden arınmış ülkelerin ve devlet yönetimlerinin kalıcı ve insana yaraşır olacağını söylüyordu.
Öç alma ve kan gütme duygularından uzakta, susmadan, adalet isteyerek, direnerek, hesap sorarak, terör yoluyla can alanların ve ardındakilerin peşini bırakmayarak adalet ve demokrasinin bu ülkede ve dünyada yerleşmesi ve uygulanmasının gerekliliğini yılmadan, tam 9 yıldır buraya, Uğur'un öldürüldüğü bu yere gelerek, bize ve dünyaya gösterdiniz. Terörün yaşama hakkını yok ettiği kişilerin yakınlarının nasıl acı çektiklerini, tek bir birey olarak ve toplumca çok yakından biliyoruz. Ve bu nedenle ülkemiz ve dünya için terörsüz özgürlük diliyorum.'
UĞUR MUMCU DÜNYAYA gelmiş eniyi sosyal demokrat ve ATATÜK CÜ BABAYİGİTTİR
Maratonun enuzun koşusu Türkiye de de elbette DEVRİMDİR
Oonun engüzel yüzmetresini koştu ensekmez lüferın namlusundan fırlayarak enhızlısıydı hepimizin
Acıyorsam sana anamavradım olsun ama sana aşkolsun
Kayalikta çakili yelkenli
sana birakiyorum veda sarkimi.
2.
Benim uzaklardaki ölümümün kaninda tohumlanisi da
kayalar devraninin altinda degisken köklerle.
Yalnizlik! geçmise özlem çiçegi canlii duvarlarin.
Yalnizlik, yeryüzünde adanmis faniligim.
3.
Tasimak istemistim heybemde
yüreginin gelip geçici tadini,
ama kaldi havaya çizilmis kesin egrilerle,
yadsima oldu umudumun yigitligine.
Giderim hatiradan daha uzun yillar boyu
kapali yalnizligiyla gezginin,
fakat havaya çizilmis kesin egri sanki bana döndü
ve bir isaret koydu pusula kaderime.
Sonu geldiginde bütün gündelik islerin
yol yapacagim bir gelecegim olmasa,
gelmis olacagim bakisinda canlanmaya
kaderimin siritan parçasi olarak.
Gidecegim hatiradan daha uzun yollar boyunca
zincir halkalari gibi eklenen elvedalarla zamanin akisinda.