cumhuriyet ilan edildiğinde anadolu halkı osmanlıda saray darbesi oldu sanmış. anadolu insanı kurtuluş savaşı sırasında yurtdışında tatildemiymiş? nasıl yazabiliyorlar böyle aptalca şeyleri.
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3) Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir. Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı 'İstiklal Marşı' dır. Başkenti Ankara'dır.
4) Anayasanın 1 nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
bundan önceki papalar kırmızı pabuç giyiyormuş yeni papa kırmızı pabuç giymiyecekmiş.ne farkedecekki kırmızı pabucu ayaklarına giydilerde ne değişti ihtiras ve tutkuyu biz ayaklarımızın altına alırız deyip kırmızıyı pabuç yaparlar.sonrada bütün dünya savaşlarını onlar çıkartırlar.sevginin rengi beyazı kendilerine saray yaparlar. sonrada o sarayda nerde savaş çıkartıp kimin malını nasıl gasp edeceklerinin hesabını yaparlar.
insanlar hayatlarının sonlarına doğru ölümün soğuk nefesini hissetmeye başladıklarında yakınlarını eşini dostunu kısacası sevdiklerini hep yanında isterler. ölüm döşeğinde banka cüzdanlarımı.tapularımı.hisse senetlerimi dövizlerimi getirin diyen olmuşmudur acaba? .
sadaka fedakarlık demektir.ve sadakayı alan verene minnet duyar. birileri bizim için fedakarlık yaparken minnet duygumuz üzerinden hesap yaparsa bu sadaka değildir olsa olsa minnet yuları olur sadakayı verip minnet yularını takarlar. köylerde kecilerin koyunların başına yular takarlar istediği yere çekerler götürürler hayvanları. işte minnet yularıda böyledir.secim sandığına götürürler istedikleri yerede attırırlar oyu.
zengin olmaya çok çok yakındırlar
hayatta en hakiki mürşid ilimdir.
atatürk
cumhuriyet ilan edildiğinde anadolu halkı osmanlıda saray darbesi oldu sanmış.
anadolu insanı kurtuluş savaşı sırasında yurtdışında tatildemiymiş? nasıl yazabiliyorlar böyle aptalca şeyleri.
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927
T.C. nin en tehlikeli düşmanları pekekeliler ve ekepelilerdir.
T.C ANAYASASININ DEĞİŞMEZ MADDELERİ
ANAYASANIN DEĞİŞMEZ MADDELERİ
1) Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3) Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir.
Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı 'İstiklal Marşı' dır.
Başkenti Ankara'dır.
4) Anayasanın 1 nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
bundan önceki papalar kırmızı pabuç giyiyormuş yeni papa kırmızı pabuç giymiyecekmiş.ne farkedecekki kırmızı pabucu ayaklarına giydilerde ne değişti ihtiras ve tutkuyu biz ayaklarımızın altına alırız deyip kırmızıyı pabuç yaparlar.sonrada bütün dünya savaşlarını onlar çıkartırlar.sevginin rengi beyazı kendilerine saray yaparlar. sonrada o sarayda nerde savaş çıkartıp kimin malını nasıl gasp edeceklerinin hesabını yaparlar.
insanlar hayatlarının sonlarına doğru ölümün soğuk nefesini hissetmeye başladıklarında yakınlarını eşini dostunu kısacası sevdiklerini hep yanında isterler. ölüm döşeğinde banka cüzdanlarımı.tapularımı.hisse senetlerimi dövizlerimi getirin diyen olmuşmudur acaba? .
sadaka fedakarlık demektir.ve sadakayı alan verene minnet duyar. birileri bizim için fedakarlık yaparken minnet duygumuz üzerinden hesap yaparsa bu sadaka değildir olsa olsa minnet yuları olur sadakayı verip minnet yularını takarlar. köylerde kecilerin koyunların başına yular takarlar istediği yere çekerler götürürler hayvanları. işte minnet yularıda böyledir.secim sandığına götürürler istedikleri yerede attırırlar oyu.
açılıyor açılıyorlarda ihşallah yüzme biliyorlardır.