"Mecburiyetimdin, mecburiyetsiz Bir elimde karanfil, öbüründe gül kaldı Yağmur bile kurulanır bana bakınca Şu ahir ömrümde söylenmedik Bir ah kaldı Diyelim ki ah Diyelim ki alnımda eski bir uygarlığın Tuhaf mı tuhaf yazısı Mihrican.. gel artık Dünya bir topaç gibi dönüyor avucumda Bir kağıtla bir kalemin hevesine kandım Yatılıydım, uykusuzdum, çocuktum Mecburdum..." A.E
"....Biz bu k e n d i m i z i boşunasoruyoruzkendimize...."
"...H e p i m i z, işte h e p i m i z
Bitmenin, tükenmenin yorgunluğu içinde.
""Biz k a d ı n ı z, bilmedens e v i y o r u z bu kedileri
S e v i y o r u z, bir sevilmeiçgüdüsüyle"
"yorgun bir gövdeyi/cam kırıklarında uyutsam…akşamı anlatmaz mı?"ŞE
"bilmek b ü t ü n k ö t ü l ü k l e r i n anasıdır"
"neçayınız neçorbanız var.... n i y e böyleoldunuz k ü r s ü m i l l e t i n i n insanları"
"d o ğ a d a k i her şeyin i l l a bir işe y a r a ma s ı ge r e k m e z"
"Yolculuk.. y o l c u n u n k e n d i s i d i r."
yine çok sıkıcısınız yaaa
"Mecburiyetimdin, mecburiyetsiz
Bir elimde karanfil, öbüründe gül kaldı
Yağmur bile kurulanır bana bakınca
Şu ahir ömrümde söylenmedik
Bir ah kaldı
Diyelim ki ah
Diyelim ki alnımda eski bir uygarlığın
Tuhaf mı tuhaf yazısı
Mihrican.. gel artık
Dünya bir topaç gibi dönüyor avucumda
Bir kağıtla bir kalemin hevesine kandım
Yatılıydım, uykusuzdum, çocuktum
Mecburdum..." A.E