nası bi şiddet bu? fizikselse eğer; bazen karşıdakinin saç tellerini sökmek allahın emri oluyr böyle çok istiosun..ama şiddetin sözle olanı daha can yakıcı daha kalıcı..genelde tercih ettiğim bu :)) ama öyle belden aşağı asla..kişiliğine davranışına yönelik bi ima bi dokundurma suratına konduracağım yumruktan daha fazla canını yakar onun..ama bu da en az fiziksel şiddet kadar hayvanca bişeydir..bazen deşarj için gereklidir..
aa ne farkettim..hani 'şarj'ın 'şarz' olduğunu iddia eden babalar var ya hala; 'deşarj' derken buluyosun cwbı..'deşarz' demiosun yani...aa ne gzl kutluyorum kendimi :) işte insan hergün yeni bişeyler öğreniyo kahretsin..
Okulun haftalık felsefe kulübü toplantısının ilk derslerinden birinde hoca bi kitap incelememiz gerektiğini söledi ' baştan başlayalım Küçük Prens okuyalım hadeee ' gibi bi durum oldu. Arkadaşlar arasında Marx'ın tüm eserlerini yalamış yutmuş kusmak üzere olanlar burun kıvırdı,derse girmediler bilmem ne..neyse okuduk,sıra geldi incelemeye..hoca da son derece çekingen ergenleri hareketlendirmek için yönlendirme çalışmalarına fln girdi..soru sordu yani..
Efenim işte kitabın bi bölümünde Küçük Prens bahçesindeki gülleri biyitmek için,tüm ayrıkotlarını temizliyor,hepsini koparıyır..Hatta bunu ayrıkotları küçücükken yapıyor ki tehlike arzetmesin fln..Çünkü koparılmassalar gülün yetişmesine izin vermiycekler ve hertrafı kaplıycaklar..ve zaten çirkinler..herneyse hoca sordu; arkadaşlar dedi Küçük Prens'in yaptığı doğru mu fln.. Daha önce doğru-yanlış olayını son derece ateşli bi şekilde tartıştığımız için 'dur balakım hocaa! ayrıkotlarının dili olsa kesinlikle doğru deil derler ama güllere sorsak vay halimize..hangi dorudan bahsediyoruz' gibi bikaç itiraz çıkınca,gaflet ve dalalet içindeki hocamız başka türlü denedi; yani dedi ayrıkotlarını bahçe ve güller için yararlı hale getirebilir miyiz,ayıklamak zorunda mıyız dedi..İşte bu sorunun ardından bitmeeezz gibi görünen bi sessizlik oldu-baya bi sessizlik işte 3 dk. fln.. Soru basit tabi..Ama hepimiz de malumunuz uyanık veletleriz; durumun gül-ayrıkotu meselesi deil ve hocanın da ucundan kıyısından konuyu faşizme getirmeye çalıştığını anladık yani..O yüzden bi sentez kurmaya çalışıoduk haliyle..Yani koparalım gitsin,büyümeden yokolsunlar desek,ewet belki bahçedeki güller için bunu yapabilirdik ama hayır bunu kimse savunmadı o dakka..İki bitki de beraber yetişip gitsin desek,hayır mümkünatı yok,birinin olduğu yerde diğeri olmaz,yetişemez..Güller bakım isterdi; ayrıkotları da çok hızlı büyüyorlardı..Yani şu çok belli ki 2'si bi yerde kesinlikle olmaz..Peki ayrıkotlarını bi şekilde bahçeye,bitkiye böceğe yararlı hale getirmek nası bi fikirdi? Yani ayrıkotlarını gübre olarak kullanmak da deriz.. Şunlar birer gerçekti ki;
-Ayrıkotları ve güller birarada olmuyordu -Ayrıkotlarını güllerin yararına kullanarak onları yok etmek aynı şeydi -Güzellik kavramı mutlak olmadığına göre,belki de gülleri temizlemek gerekiyordu,ayrıca dikenliydiler -Sanıyorum burda karlı çıkan taraf siyah smokinli böcekler oluyordu
İşte bu 2-3 dkkanın ardından her kafadan bir ses çıktı.Amaç çözüm bulmak deil,öneri sunmaktı tabi de; orda bile sakin olamadık,herkesin dediği dedik.. Kaldı ki burda tartışılan; şu bahsettiğiniz derin devlet ve memleket meselesi..Üstelik 2 tarafın da canı acımış..Tabi karşılıklı sigara çay içilesi ortam oluşmıycak,dinle kardeşim siz bize şöle yaptınız bunu dediniz gibi bi muabbet dönmeyecek orası kabak gibi de; beynini dağıttım falancanın,biz böle yaparız tarzı yazılar farkettiyseniz çok mizahi..Polisçilik oynayan çocuklar-PC başında..Ayrıca koskoca milleti ardına alıp onların adına konuşmak,kahramanlıkla bir tutulmuş..Şahsen hiç üstüme alınmadım..Ayrıca burda yapılan terbiyesizlikler ayrı ayrı değerlendirilsin lütfen..Herkes kendi ırkını mı temsil ediyor? Tabiki herkes kendi ahlakını koyuyor ortaya..Yazılara,hitaplara bakarak ne kadar insan olduğunu anlayabilirsin.Gerçi bu insanlık olayı ayrı bi tartışma konusudur..
Hori-tori aklıma gelmişken söylüyorum bir insana kızıp köpek kelimesinin deişik versionunu ona kullanmana çok teesüf ettim..13 yıldır tanıdığım bi köpek var ismi Mırfi..İnsanlara mahsus komplexlerin hiçbiri yok onda..Hatta ne kendi cinsini ne de farklı cinsleri yaralayabilecek sözcükleri de yok..Hayvan yakıştırması yaptığın insana bi lütufta bulundun..da yazık köpeğin ne suçu var..
Herneyse unuttum bahsetmeyi bu Küçük Prens'in bir de koyunu var..Ah nası istiyorum bu koyun dalsa bahçeye de ayrıkotuymuş,gülmüş böcekmiş ne varsa indirse mideye..Problem felan kalmicak..
-'Hazir olduktan sonra 'hazirim' DEYİN, gong sesini DUYDUKTAN sonra yarismaya baslayabilirsiniz...' 'Sans Kapiyi Çalinca' programinin sunucusu Nil Yigitbas SAĞIR ve DİLSİZ yarismaciya söylüyor..
adaş peki bağırmak şiddet mi?
öyleyse şu an internet dilinde sen bağırıyosun..kimi yiyosun :))
elemanınbiri: sizin grubun adı ne ya? ?
esasoğlan: supangüle
elemanınbiri: kaaç? ? ?
esasoğlan: supangüle be keşkülün karesi
aa terimi ekleyeni göremiyorum! !
çok mistik..bu bi işaret mi acaba? ? korktum
hergün 'had cnm %50 olasılık var bakalım ölücen mi bugün' diorum..
başım yastığa değdiğinde 'had cnm yırttın gene aferin bakalım sabaha çıkıcan mı' diorum..sona sabah oluyo hadi diorum gene cnm fifti fifti..bakalım nolucak :)) bitmeezz..
ama bi an biticek..
nası bi şiddet bu?
fizikselse eğer; bazen karşıdakinin saç tellerini sökmek allahın emri oluyr böyle çok istiosun..ama şiddetin sözle olanı daha can yakıcı daha kalıcı..genelde tercih ettiğim bu :)) ama öyle belden aşağı asla..kişiliğine davranışına yönelik bi ima bi dokundurma suratına konduracağım yumruktan daha fazla canını yakar onun..ama bu da en az fiziksel şiddet kadar hayvanca bişeydir..bazen deşarj için gereklidir..
aa ne farkettim..hani 'şarj'ın 'şarz' olduğunu iddia eden babalar var ya hala; 'deşarj' derken buluyosun cwbı..'deşarz' demiosun yani...aa ne gzl kutluyorum kendimi :) işte insan hergün yeni bişeyler öğreniyo kahretsin..
Okulun haftalık felsefe kulübü toplantısının ilk derslerinden birinde hoca bi kitap incelememiz gerektiğini söledi ' baştan başlayalım Küçük Prens okuyalım hadeee ' gibi bi durum oldu. Arkadaşlar arasında Marx'ın tüm eserlerini yalamış yutmuş kusmak üzere olanlar burun kıvırdı,derse girmediler bilmem ne..neyse okuduk,sıra geldi incelemeye..hoca da son derece çekingen ergenleri hareketlendirmek için yönlendirme çalışmalarına fln girdi..soru sordu yani..
Efenim işte kitabın bi bölümünde Küçük Prens bahçesindeki gülleri biyitmek için,tüm ayrıkotlarını temizliyor,hepsini koparıyır..Hatta bunu ayrıkotları küçücükken yapıyor ki tehlike arzetmesin fln..Çünkü koparılmassalar gülün yetişmesine izin vermiycekler ve hertrafı kaplıycaklar..ve zaten çirkinler..herneyse hoca sordu; arkadaşlar dedi Küçük Prens'in yaptığı doğru mu fln..
Daha önce doğru-yanlış olayını son derece ateşli bi şekilde tartıştığımız için 'dur balakım hocaa! ayrıkotlarının dili olsa kesinlikle doğru deil derler ama güllere sorsak vay halimize..hangi dorudan bahsediyoruz' gibi bikaç itiraz çıkınca,gaflet ve dalalet içindeki hocamız başka türlü denedi; yani dedi ayrıkotlarını bahçe ve güller için yararlı hale getirebilir miyiz,ayıklamak zorunda mıyız dedi..İşte bu sorunun ardından bitmeeezz gibi görünen bi sessizlik oldu-baya bi sessizlik işte 3 dk. fln..
Soru basit tabi..Ama hepimiz de malumunuz uyanık veletleriz; durumun gül-ayrıkotu meselesi deil ve hocanın da ucundan kıyısından konuyu faşizme getirmeye çalıştığını anladık yani..O yüzden bi sentez kurmaya çalışıoduk haliyle..Yani koparalım gitsin,büyümeden yokolsunlar desek,ewet belki bahçedeki güller için bunu yapabilirdik ama hayır bunu kimse savunmadı o dakka..İki bitki de beraber yetişip gitsin desek,hayır mümkünatı yok,birinin olduğu yerde diğeri olmaz,yetişemez..Güller bakım isterdi; ayrıkotları da çok hızlı büyüyorlardı..Yani şu çok belli ki 2'si bi yerde kesinlikle olmaz..Peki ayrıkotlarını bi şekilde bahçeye,bitkiye böceğe yararlı hale getirmek nası bi fikirdi? Yani ayrıkotlarını gübre olarak kullanmak da deriz..
Şunlar birer gerçekti ki;
-Ayrıkotları ve güller birarada olmuyordu
-Ayrıkotlarını güllerin yararına kullanarak onları yok etmek aynı şeydi
-Güzellik kavramı mutlak olmadığına göre,belki de gülleri temizlemek gerekiyordu,ayrıca dikenliydiler
-Sanıyorum burda karlı çıkan taraf siyah smokinli böcekler oluyordu
İşte bu 2-3 dkkanın ardından her kafadan bir ses çıktı.Amaç çözüm bulmak deil,öneri sunmaktı tabi de; orda bile sakin olamadık,herkesin dediği dedik..
Kaldı ki burda tartışılan; şu bahsettiğiniz derin devlet ve memleket meselesi..Üstelik 2 tarafın da canı acımış..Tabi karşılıklı sigara çay içilesi ortam oluşmıycak,dinle kardeşim siz bize şöle yaptınız bunu dediniz gibi bi muabbet dönmeyecek orası kabak gibi de; beynini dağıttım falancanın,biz böle yaparız tarzı yazılar farkettiyseniz çok mizahi..Polisçilik oynayan çocuklar-PC başında..Ayrıca koskoca milleti ardına alıp onların adına konuşmak,kahramanlıkla bir tutulmuş..Şahsen hiç üstüme alınmadım..Ayrıca burda yapılan terbiyesizlikler ayrı ayrı değerlendirilsin lütfen..Herkes kendi ırkını mı temsil ediyor? Tabiki herkes kendi ahlakını koyuyor ortaya..Yazılara,hitaplara bakarak ne kadar insan olduğunu anlayabilirsin.Gerçi bu insanlık olayı ayrı bi tartışma konusudur..
Hori-tori aklıma gelmişken söylüyorum bir insana kızıp köpek kelimesinin deişik versionunu ona kullanmana çok teesüf ettim..13 yıldır tanıdığım bi köpek var ismi Mırfi..İnsanlara mahsus komplexlerin hiçbiri yok onda..Hatta ne kendi cinsini ne de farklı cinsleri yaralayabilecek sözcükleri de yok..Hayvan yakıştırması yaptığın insana bi lütufta bulundun..da yazık köpeğin ne suçu var..
Herneyse unuttum bahsetmeyi bu Küçük Prens'in bir de koyunu var..Ah nası istiyorum bu koyun dalsa bahçeye de ayrıkotuymuş,gülmüş böcekmiş ne varsa indirse mideye..Problem felan kalmicak..
Victor Hugo'nun Sefillerindeki küçük kızın ismi..ya da buna benzer bişeydi çıkmadı şimdi..
Bilgin Özçalkan
tabiyki tabiyki :))
-'Hazir olduktan sonra 'hazirim' DEYİN, gong sesini DUYDUKTAN sonra yarismaya baslayabilirsiniz...' 'Sans Kapiyi Çalinca'
programinin sunucusu Nil Yigitbas SAĞIR ve DİLSİZ yarismaciya söylüyor..