Elim kaleme degmisken bir iki cümle daha edeyim müsadenizle hazir suraciga. Anlasilan O`dur ki, buranin buncasinda herkes yaricapi üc bölü ondörtlere mühürsüz muhtar; veya mevzuya muamma umumiyetle ayaza kibrit satan cicekci kiz sekreteryasi. Dediydim ki : Serpmek sacmak savurmak sicratmak`lari da iceriginde barindirip toplayan; ve bilinen belli bir kaynaktan her sekil gelisi güzellige boca etmenin BO-SALT-MAK`tir, DÖKMEK kelimesinin halis muhlis Türkce karsiligi. Ha keza KOYMAK`sa, bir cismi, kalibi, kütleyi, evraki, yükü, malzemeyi veya maddeyi niyetlenilmis olan yere veya hedefe tasiyip, iletip, ulastirrip , BOSLAYIP birakmaktir.
Caydanliksa ocaga atese koymak gibi misal. Ama Cay`sa ocaga kaynayip fourdamasi icin konulmus olan caydanliktan bardaga yahut fincana DOLDURULMAK` icindir kelime anlam ve ifadesiyle fiilin asli özü esasi, dökmek icin degil. Ki , dolmak, doldurmak veya dolum yapmak, bilinen bir kaynaktan yine bilinen belirli bir hedefe olmasi gerekeni tasiyip aktarmaktir döküp sacmaya mahal vermeden. Cay koyverip döküp de yani, ne yapmaktir niyetin maksadin, haliya kilime koltuga yedire sindirte tam kapasiteyle hamam ettitip abdest mi aldiracaksin, yani mevzu bahis ne…?!
Ayrica dediydim ki : Trafigin dili, askin kalbi, sevginin bedeli, sayginin kivanci, onurun övüncü, dostlugun hatiri, yasamin sanatin hüneri, yolu, bellegin bilinci, sözün yazinin kelami kalemi, tarihin ve insanligin dünü günü ve gelecegi…toplumsal hükmün irade yetkisi ve yaptirimina bagli ve yazili kural- kanunlarin kisi keyfine kalmamis dirlik düzenidir. Kisi, sahsi basina isterse damdan atar kendini, ister dagdan ucurur, isterse azarlar yerer, isterse takim elbisesiyle veya iliksiz dügmesiz kefeniyle`bu bana has degerdir ve inanc itibarimdir , kafam kisiligim nasil mutluysa kimsenin degistiren dönüstüren akil fikir dayatmasina ne mecburdur ne muhtac `..diyerek saklar gömer kendi kendini kime ne.. Fakaaaat, iki kisi olmayla baslayan SOSYAL olusumda, en az yari yariyadir birlikte yasamin geregini kisiye mecburen uymakla yükümlü tutan hayat ve dünya. Bunun burasinda belirleyici olan sey, kisi keyfiyetinin neyi nasil nerde ne zaman diler veya isterse, buyurup davranacagi iradesiz dengesizlikten cikarak, toplumsal huzuru, sorumlulugu,özgürlügü, sayginligi, emegi, hakki, hukuku, güveni, özveriyi, dayanismayi, kültürü, paylasimi, ilgiyi, iletisimi, onuru, sagligi, ilgiyi, hakki, hukuku ve nice nicelerini gösterip gözetme hassasiyetine tabidir. Cünkü bu ihtiyac herkesin geregi ve zaruriyetidir.
Cünkü toplumsal hayatin belirleyici gücü ve iradesi olan kanun nizam ve hukuk bozulursa, hayatta kisi keyfiyeti kendini herseyin üstüne dokunulmaz ve vazgecilmez sifatiyla cökmüs cullanmis DEGERSIZLIK olarak tüm sagiltan ve saglayan degrlerin üstüne koyar. Böylece de halden yoldan inanctan trafikten turunctan kisiye karaktere hersey ` kisi degerlerine saygi adi altinda ` birbirine bagli yasanan hayatin tümünü bozguna ugratarak bozulur kokusur ve cürür, geri dönüsü mümkünsüz yerle yeksana bogar gömer.
Sayica cokluk da, para pul mal mülk ün söhret sahibi olan veya olmayan da, hic bir zaman toplum iradesini temsil eden hukukun kanunun ötesinde üstünde degildir. Eger tersineyse idda, davasi hic bir yerde insan akli fikri vicdani kalbi bellegi bilinciyle görülmeyecek olan sifir sonuclu veya hic sonucsuz mahkemedir. `kisi hakki herseyden saygindir ` diye bir yeri, yani kafasi manyak, kalbi makinaya bagli say ki mezardan laf veren NITSCHE veya her kimse kim, arizali doktrinel asilamayi yapan yanlis gübre kullanmistir, fermuari bozuk ifade makamiysa ha keza.
Keimelerse insani kurar ve yorar. Kelimelerle dünyasini kuran yoran insansa TOPLUMSAL HAYATIN anlamini yeri geregince kullanmayi becerip ögrendigiyle hayati kurar tasir. Olmaz ise insan bozuldugu kadar kelimeler de bozulur, anlam ve ifadesini yitirir sosyal hayat ve toplumsal iliski. Kullanamadigi veya KEMCÜK KÜMCÜKLERLE kelimeleri degersizlestiren agiz yüzve dil bozuklugu, zamanla altinda ezildigi ve enkaz oldugu imrentilere yabancilasarak, edediyete kadar ortanin kuklasina asimile olur.. Buranin imlasina nokta nerde , virgül orda mi burdami gibileri takinip sekilcilik makarasina sarilanlara, tanimam etmem hic birini fakat yazilanlardir kisiyi kactigi yere kadar kovalar ve sorgular. Ima etmedim, aksine harfi harfine teeek tek saydim anlattim bütün bunlari. Son olarak tekrar ve bir kez daha, siz saaag, ben selamet, iyi mi..!
Usturaya bilegi traslatip, ardi arkasi kesilmedik cak-cuklara boy ve meydan verme niyetim hic yok burda. Yok mikntis kakar tükürükler itermis, yok dostluk ceker ucurur yüceltir yükseltirmis, sonu gelmeyecek ve `dedigim düdük hesabindan ` seyrdilmis repliklerin yahut okunmus üfürülmüs hokkabazliklarin akil fikir alim satim veya cifte fermuar dikim sökümleriyle hic bir anlasilir noktaya varilmayacagini buralarin ezelinden biliyor ve taniyorum. Ayrica ANLAMAK; konusmak yazmak söylemekten önce gelen meziyettir. Evvela ANLAMAK veya anlamak icin kalp, kafa, zihin, gönül, özgürlük, özgüven, idarak,ilgi, samimiyet, birikim, kalem, kelam, yürek ve cesaret iacikligina sahip olmak. Eyyy buralarin muhtarlari azalari yahut kimse kimleri, ben kisa kestim böylece burayi. Haydin bire de, siz sag, bense selamet.
……. DUPLEKS FOTOMONTAJ.. ….. Keman calinca sisten yalnizdan ayazdan Günes coktan dogmustur Kabul görsün görmesin boz bulaniklarda kizil yapraklar Davarlar gecmeyecek nasil olsa bu otoban seyirden, yola gelmeyecek hayat Bekleyip duran azat kizlari gibi gecenin Tanisin tanimasin Sevsin sevmesin Bilsin bilmesin önceyi sonrayi Rokn rol ve yarim porsiyon tango sektirircesine karanlik sokaklara Kapkara caddelere Dumana sönük isiklar altinda ve buz gibi yitikler ardinda Maddenin bütün hallerinden en cok pihtilasmis kan Deterjan kusnugu sampuan damlasi gibi sizlayarak Morluklari hic bir maskeyle kapanmayan Ruhu yaralanmis bedeni cürümüs kirik dökükleri hic bir tendürdüyot Yahut estetik cerrahi celatligi gizleyip örtemeyen Kopmus küpesi bozulmus kolyesi öpülmüs delik desik edilmis ömrü Her dokunustan sayisiz sabika ve parmak izli ceset Kondugu fayanslarda Alyansin yaninda Dönüp duran cigliklar gramafonunda Gezgin odalarda kiralik hayatlarda En cok kendini unutmaya üstünden gecip giden zaman Parlak renkler kanatarak müsteri olan herkesi koynuna saran Yari tok yari ac umumi hikayelerin Yanmadik yerleri kalmamis mumlar gibi Öncesi renkli sinema sonrasi daracik saklambaclarinda tikanmis kalmis Kirik ökce mor ruj Muhtaca birakilmis buzlu camlara konmus Kabir azbindan cok daha beterlere tüm dünya servetinden vazgecmis Her damladan döl yuvasi Her naradan kirli gülünc Her boyadan insan teniyle Her kabustan arta kalan diri diri ölüyü Günes dogmus aslinda coktan da Cökmüs duman kalkmadikca tayinda diyetini ödesemeyen takas Ömrübillah künyesi disarda kalan ayaz Tabuttaysa henüz kiz Dahasi hayal meyal kadin..
Burasi Burasini Burasina Burasinda Burasindan... Ismin, Zamiin ve hatta zarfin her haline göre CAY DOLDURMAK`tir lafin kayda deger TÜRKCESi. Dökmek veya Koymak;biri birakarak terketmek digeriyse kontrol disi gelisigüzellige BOSALTMAKTIR. Cöp dökmekle Cöp bosaltmak arasinda CAY dökmek kadarinasinin detay farki. Yoksaaaaa.. Cay emcüklemek de denilebilir Cay emzikleme de denilebilir Cay somurmak da denilebilir Cay hortumlamak da denilebilir Cay süngerlemek de denilebilir ; eger her kafaya göre serbet sunarsa kabiz nabiz.
Cikarlarina ve Degerlerine ilisip bulasip ( saldirmadan ) yaninda etkin olmadan veya yakinina bilinir belirginlikle ugramadan ; yani her kafa keyfiyetini kendi buyruk ve zevk hükmüne hükümdar ederek, SAYGI göstererek her oldu bittisine saygisiz haksiz hukuksuz morg mesai mecrasina yani, mi..!? Nitche merhum meftasi cok kafayi karistirmis desenize. Ortak yasiyorsan, lami cimi yok degismek ve gelistirmek zorundasin toplumsal saglik sihhat huzur ve mutluluk paylsimina, Ali Can amca..
" Değerlerini ve çıkarlarını öğrenmeden, kimseyi tanıdığınızı söylemeyin; insanlar, değerlerine ve çıkarlarına göre eylemde bulunurlar. İnsanlarla beraber yaşamanın şartı ise onları değiştirmek ve dönüştürmek değil, çıkarlarına ve değerlerine saldırmadan saygı göstermektir. "..garip bir durum, tuhaf bir denge ALi CAn amca..
Savasin sürdügü yillarda, H( hikayenin ilk basildigi yayimlandigi ve romanlastirildigi kirkli yillari baz alarak ) HITLER gibi bir carmihin gestapo postallari gölgesinde müze gezmeye, parkta eglenmeye, sergi bakmaya bar pavyon seyretmeye gibilere gidip geldiyse eger, cok da mümkün gözükmüyor SABUNCU olmak fabrikaörlügünü kurtrmak icin RAiF EFENDI´nin, Kürk Mantolu Madonna`yi sadece resminden bakip baygin olarak , ne tesadüfse iste hayalin hakikisiyle gece klüplerinde tütünlü dumanli yanan tutusan hem kivrak bohem, hem kiskivrak solist, hem de kiz kiza feminist ( !) MARIA PUDER repliginden klasik romantik harukuladelikleriyle; ve hikayesi cekmececi RASIM`e kalan hüzün mekigi sardirmak.. Ama yillar sonra …
Ve halen de gecmis trenlerini hic gelecegi yok yerde ve hareket saatlerinde beklenilmeyen garlardan , urgan ipi kendirle bagli bavullara konulmus bilinmez yarinlariyla ve isli nuharli kervan vagonlarindan , savasin yakip yiktigi enkaza dünyanin en kalabalik SANAYI ve INSAAT ameleleri olarak taaa oralara su ekmek pirinc bulgur ve endisesiz kaygisiz güvenli -düzenli gelecek icin gidenlerin milyonlarca gercek yasanmisligi oldu, hele de savas sonrasi kocasiz kalan kadinlar ve erkeksiz kalan kizlariyla neresiymis dünyanin ucu bucag, neymis yokluk, kimmis muhtac ve MUHANET, ALMANYA baslikli süregiden YURD DISI insan masallari. Cocuklar da kaldi bu yokluk cukurunda ve hic bir yere ait olmamanin kültür ve yabancilasma bocalamalari komasinda. Ki bugün, sorsalar kimse kalmaz firsatini bulsa herkes kacar YUR DISINDA YASAMAYI terkeder sirenleri yanip sönerken Türkiye `de, farz ola ki gelseydi RAIF`ilen MARIA PUDER… ask romantigin ömrü kac saniye vucut bulurdu kulüpsüz gece mesaisiz sabuncunun malikanesinde ?!
Bu yüzden ;
`kalbime benzer taslari Heybetli öter kuslari Göge deger baslari Benim meskenim daglardir daglar ` ..demediydi ya bosu bosuna Sabahattin..
Elim kaleme degmisken bir iki cümle daha edeyim müsadenizle hazir suraciga.
Anlasilan O`dur ki, buranin buncasinda herkes yaricapi üc bölü ondörtlere mühürsüz muhtar; veya mevzuya muamma umumiyetle ayaza kibrit satan cicekci kiz sekreteryasi.
Dediydim ki :
Serpmek sacmak savurmak sicratmak`lari da iceriginde barindirip toplayan; ve bilinen belli bir kaynaktan her sekil gelisi güzellige boca etmenin BO-SALT-MAK`tir, DÖKMEK kelimesinin halis muhlis Türkce karsiligi. Ha keza KOYMAK`sa, bir cismi, kalibi, kütleyi, evraki, yükü, malzemeyi veya maddeyi niyetlenilmis olan yere veya hedefe tasiyip, iletip, ulastirrip , BOSLAYIP birakmaktir.
Caydanliksa ocaga atese koymak gibi misal. Ama Cay`sa ocaga kaynayip fourdamasi icin konulmus olan caydanliktan bardaga yahut fincana DOLDURULMAK` icindir kelime anlam ve ifadesiyle fiilin asli özü esasi, dökmek icin degil. Ki , dolmak, doldurmak veya dolum yapmak, bilinen bir kaynaktan yine bilinen belirli bir hedefe olmasi gerekeni tasiyip aktarmaktir döküp sacmaya mahal vermeden.
Cay koyverip döküp de yani, ne yapmaktir niyetin maksadin, haliya kilime koltuga yedire sindirte tam kapasiteyle hamam ettitip abdest mi aldiracaksin, yani mevzu bahis ne…?!
Ayrica dediydim ki :
Trafigin dili, askin kalbi, sevginin bedeli, sayginin kivanci, onurun övüncü, dostlugun hatiri, yasamin sanatin hüneri, yolu, bellegin bilinci, sözün yazinin kelami kalemi, tarihin ve insanligin dünü günü ve gelecegi…toplumsal hükmün irade yetkisi ve yaptirimina bagli ve yazili kural- kanunlarin kisi keyfine kalmamis dirlik düzenidir. Kisi, sahsi basina isterse damdan atar kendini, ister dagdan ucurur, isterse azarlar yerer, isterse takim elbisesiyle veya iliksiz dügmesiz kefeniyle`bu bana has degerdir ve inanc itibarimdir , kafam kisiligim nasil mutluysa kimsenin degistiren dönüstüren akil fikir dayatmasina ne mecburdur ne muhtac `..diyerek saklar gömer kendi kendini kime ne..
Fakaaaat, iki kisi olmayla baslayan SOSYAL olusumda, en az yari yariyadir birlikte yasamin geregini kisiye mecburen uymakla yükümlü tutan hayat ve dünya. Bunun burasinda belirleyici olan sey, kisi keyfiyetinin neyi nasil nerde ne zaman diler veya isterse, buyurup davranacagi iradesiz dengesizlikten cikarak, toplumsal huzuru, sorumlulugu,özgürlügü, sayginligi, emegi, hakki, hukuku, güveni, özveriyi, dayanismayi, kültürü, paylasimi, ilgiyi, iletisimi, onuru, sagligi, ilgiyi, hakki, hukuku ve nice nicelerini gösterip gözetme hassasiyetine tabidir. Cünkü bu ihtiyac herkesin geregi ve zaruriyetidir.
Cünkü toplumsal hayatin belirleyici gücü ve iradesi olan kanun nizam ve hukuk bozulursa, hayatta kisi keyfiyeti kendini herseyin üstüne dokunulmaz ve vazgecilmez sifatiyla cökmüs cullanmis DEGERSIZLIK olarak tüm sagiltan ve saglayan degrlerin üstüne koyar. Böylece de halden yoldan inanctan trafikten turunctan kisiye karaktere hersey ` kisi degerlerine saygi adi altinda ` birbirine bagli yasanan hayatin tümünü bozguna ugratarak bozulur kokusur ve cürür, geri dönüsü mümkünsüz yerle yeksana bogar gömer.
Sayica cokluk da, para pul mal mülk ün söhret sahibi olan veya olmayan da, hic bir zaman toplum iradesini temsil eden hukukun kanunun ötesinde üstünde degildir. Eger tersineyse idda, davasi hic bir yerde insan akli fikri vicdani kalbi bellegi bilinciyle görülmeyecek olan sifir sonuclu veya hic sonucsuz mahkemedir. `kisi hakki herseyden saygindir ` diye bir yeri, yani kafasi manyak, kalbi makinaya bagli say ki mezardan laf veren NITSCHE veya her kimse kim, arizali doktrinel asilamayi yapan yanlis gübre kullanmistir, fermuari bozuk ifade makamiysa ha keza.
Keimelerse insani kurar ve yorar. Kelimelerle dünyasini kuran yoran insansa TOPLUMSAL HAYATIN anlamini yeri geregince kullanmayi becerip ögrendigiyle hayati kurar tasir. Olmaz ise insan bozuldugu kadar kelimeler de bozulur, anlam ve ifadesini yitirir sosyal hayat ve toplumsal iliski. Kullanamadigi veya KEMCÜK KÜMCÜKLERLE kelimeleri degersizlestiren agiz yüzve dil bozuklugu, zamanla altinda ezildigi ve enkaz oldugu imrentilere yabancilasarak, edediyete kadar ortanin kuklasina asimile olur..
Buranin imlasina nokta nerde , virgül orda mi burdami gibileri takinip sekilcilik makarasina sarilanlara, tanimam etmem hic birini fakat yazilanlardir kisiyi kactigi yere kadar kovalar ve sorgular. Ima etmedim, aksine harfi harfine teeek tek saydim anlattim bütün bunlari. Son olarak tekrar ve bir kez daha, siz saaag, ben selamet, iyi mi..!
Usturaya bilegi traslatip, ardi arkasi kesilmedik cak-cuklara boy ve meydan verme niyetim hic yok burda. Yok mikntis kakar tükürükler itermis, yok dostluk ceker ucurur yüceltir yükseltirmis, sonu gelmeyecek ve `dedigim düdük hesabindan ` seyrdilmis repliklerin yahut okunmus üfürülmüs hokkabazliklarin akil fikir alim satim veya cifte fermuar dikim sökümleriyle hic bir anlasilir noktaya varilmayacagini buralarin ezelinden biliyor ve taniyorum. Ayrica ANLAMAK; konusmak yazmak söylemekten önce gelen meziyettir. Evvela ANLAMAK veya anlamak icin kalp, kafa, zihin, gönül, özgürlük, özgüven, idarak,ilgi, samimiyet, birikim, kalem, kelam, yürek ve cesaret iacikligina sahip olmak. Eyyy buralarin muhtarlari azalari yahut kimse kimleri, ben kisa kestim böylece burayi. Haydin bire de, siz sag, bense selamet.
…….
DUPLEKS FOTOMONTAJ..
…..
Keman calinca sisten yalnizdan ayazdan
Günes coktan dogmustur
Kabul görsün görmesin boz bulaniklarda kizil yapraklar
Davarlar gecmeyecek nasil olsa bu otoban seyirden, yola gelmeyecek hayat
Bekleyip duran azat kizlari gibi gecenin
Tanisin tanimasin
Sevsin sevmesin
Bilsin bilmesin önceyi sonrayi
Rokn rol ve yarim porsiyon tango sektirircesine karanlik sokaklara
Kapkara caddelere
Dumana sönük isiklar altinda ve buz gibi yitikler ardinda
Maddenin bütün hallerinden en cok pihtilasmis kan
Deterjan kusnugu sampuan damlasi gibi sizlayarak
Morluklari hic bir maskeyle kapanmayan
Ruhu yaralanmis bedeni cürümüs kirik dökükleri hic bir tendürdüyot
Yahut estetik cerrahi celatligi gizleyip örtemeyen
Kopmus küpesi bozulmus kolyesi öpülmüs delik desik edilmis ömrü
Her dokunustan sayisiz sabika ve parmak izli ceset
Kondugu fayanslarda
Alyansin yaninda
Dönüp duran cigliklar gramafonunda
Gezgin odalarda kiralik hayatlarda
En cok kendini unutmaya üstünden gecip giden zaman
Parlak renkler kanatarak müsteri olan herkesi koynuna saran
Yari tok yari ac umumi hikayelerin
Yanmadik yerleri kalmamis mumlar gibi
Öncesi renkli sinema sonrasi daracik saklambaclarinda tikanmis kalmis
Kirik ökce mor ruj
Muhtaca birakilmis buzlu camlara konmus
Kabir azbindan cok daha beterlere tüm dünya servetinden vazgecmis
Her damladan döl yuvasi
Her naradan kirli gülünc
Her boyadan insan teniyle
Her kabustan arta kalan diri diri ölüyü
Günes dogmus aslinda coktan da
Cökmüs duman kalkmadikca tayinda diyetini ödesemeyen takas
Ömrübillah künyesi disarda kalan ayaz
Tabuttaysa henüz kiz
Dahasi hayal meyal kadin..
Seyfi Karaca
Burasi
Burasini
Burasina
Burasinda
Burasindan...
Ismin, Zamiin ve hatta zarfin her haline göre CAY DOLDURMAK`tir lafin kayda deger TÜRKCESi. Dökmek veya Koymak;biri birakarak terketmek digeriyse kontrol disi gelisigüzellige BOSALTMAKTIR. Cöp dökmekle Cöp bosaltmak arasinda CAY dökmek kadarinasinin detay farki.
Yoksaaaaa..
Cay emcüklemek de denilebilir
Cay emzikleme de denilebilir
Cay somurmak da denilebilir
Cay hortumlamak da denilebilir
Cay süngerlemek de denilebilir ; eger her kafaya göre serbet sunarsa kabiz nabiz.
Cikarlarina ve Degerlerine ilisip bulasip ( saldirmadan ) yaninda etkin olmadan veya yakinina bilinir belirginlikle ugramadan ; yani her kafa keyfiyetini kendi buyruk ve zevk hükmüne hükümdar ederek, SAYGI göstererek her oldu bittisine saygisiz haksiz hukuksuz morg mesai mecrasina yani, mi..!? Nitche merhum meftasi cok kafayi karistirmis desenize. Ortak yasiyorsan, lami cimi yok degismek ve gelistirmek zorundasin toplumsal saglik sihhat huzur ve mutluluk paylsimina, Ali Can amca..
" Değerlerini ve çıkarlarını öğrenmeden, kimseyi tanıdığınızı söylemeyin; insanlar, değerlerine ve çıkarlarına göre eylemde bulunurlar. İnsanlarla beraber yaşamanın şartı ise onları değiştirmek ve dönüştürmek değil, çıkarlarına ve değerlerine saldırmadan saygı göstermektir. "..garip bir durum, tuhaf bir denge ALi CAn amca..
PUDER MARIA`ya acik secik parantez :
Savasin sürdügü yillarda, H( hikayenin ilk basildigi yayimlandigi ve romanlastirildigi kirkli yillari baz alarak ) HITLER gibi bir carmihin gestapo postallari gölgesinde müze gezmeye, parkta eglenmeye, sergi bakmaya bar pavyon seyretmeye gibilere gidip geldiyse eger, cok da mümkün gözükmüyor SABUNCU olmak fabrikaörlügünü kurtrmak icin RAiF EFENDI´nin, Kürk Mantolu Madonna`yi sadece resminden bakip baygin olarak , ne tesadüfse iste hayalin hakikisiyle gece klüplerinde tütünlü dumanli yanan tutusan hem kivrak bohem, hem kiskivrak solist, hem de kiz kiza feminist ( !) MARIA PUDER repliginden klasik romantik harukuladelikleriyle; ve hikayesi cekmececi RASIM`e kalan hüzün mekigi sardirmak..
Ama yillar sonra …
Ve halen de gecmis trenlerini hic gelecegi yok yerde ve hareket saatlerinde beklenilmeyen garlardan , urgan ipi kendirle bagli bavullara konulmus bilinmez yarinlariyla ve isli nuharli kervan vagonlarindan , savasin yakip yiktigi enkaza dünyanin en kalabalik SANAYI ve INSAAT ameleleri olarak taaa oralara su ekmek pirinc bulgur ve endisesiz kaygisiz güvenli -düzenli gelecek icin gidenlerin milyonlarca gercek yasanmisligi oldu, hele de savas sonrasi kocasiz kalan kadinlar ve erkeksiz kalan kizlariyla neresiymis dünyanin ucu bucag, neymis yokluk, kimmis muhtac ve MUHANET, ALMANYA baslikli süregiden YURD DISI insan masallari. Cocuklar da kaldi bu yokluk cukurunda ve hic bir yere ait olmamanin kültür ve yabancilasma bocalamalari komasinda. Ki bugün, sorsalar kimse kalmaz firsatini bulsa herkes kacar YUR DISINDA YASAMAYI terkeder sirenleri yanip sönerken Türkiye `de, farz ola ki gelseydi RAIF`ilen MARIA PUDER… ask romantigin ömrü kac saniye vucut bulurdu kulüpsüz gece mesaisiz sabuncunun malikanesinde ?!
Bu yüzden ;
`kalbime benzer taslari
Heybetli öter kuslari
Göge deger baslari
Benim meskenim daglardir daglar ` ..demediydi ya bosu bosuna Sabahattin..