..Askerligi ödeyene muhafligi serbest ödemeyene mükellefiyeti mecburi, `bu fakir burda sizi idare ettikce `….gibilerle güttügü kalabaliklari kurtulusu olmayan ablukaya sarip, bagimliliga raflayip, esarete sindirip, tepkisiz duyarsizliga korkutup, kafa bulup, dalga gecen ve kendi yarattigi sorunlarin yapay tanri formatina sürekli yokluktan sefaletten yasam kalitesi hayat güvencesi iletisim itibari ve inanci yerlerde sürünmeye alcaltip incitip düsüren sabirlarla sinanmayi okuyup üfleyip, bangir bangir her firsatta her yoldan her kanaldan her saat her saniye hayatini kararttigi toplumsuzluga kendini dayatip gererek ezberden konusan tahsil sabir telkinli afyon taksim ve nakarat, cürümenin kaplayip fiskirdigi hastalikli sorunlu yapay zeka ile dolasimini saglayan izdiham ve intihar cöplügüdür artik.
KI orada bir cocuklu olmaya bile sabri tahammülü bilgisi becerisi akli vicdani sevgisi saygisi hic olmayan veya danismanci reklamci dizici oyuncu pisikologlardan ücretli danisarak dlim gidim uyusup afyonlanip avunmaya ayri gayri kafada, aliskanlikta ve bir arada kopuk iliskisiz yasamlarin hergün hersaniye ayrilip bosanip tekrar baglanti kurdugu sinyal sirenlerle, hic bir seyle doyumu kanaati hazzi ilgisi iliskisi cevresi toplumu kültürü saygin dili ögzür ve özgün kisiligi yahut mutlulugu olmayan, birbirine artizlesmenin yilgin bitkin bezgin igrenik gerilimli bunalimli ve MAFYA mabetli siddet bagimliginin ÖZENTI toplumu beton bloklu sahralarinda mutsuzluk yüzdesi yüksek zirveli tavan yapmaya yerlesir mezarlasir.
KI artizler, herseyi abartili farkli yapay gardoraplarda filimlere sardiran makaralarin begenisini doyurup kandirmak icin, kazandiginin yarisini katologdan secme poza renge sükseye yedirip giydirmek zorunlulugu olan tutsakligin esaretiyle mecbur mükellefti..
Ordan buyana siyasi ekonomik kültürel felsefi idari inancta itibarda devlet millet hak hukuk onur akil duygu düsünce vicdan tanimaz umursamaz simdi herkes, korkunc bir abartinin hep kendi tarafinin saldirgnligini hukuksuzlugunu zulmünü ayibini sucunu sabikasini kirini zehrini siddetini pisikomanyak ihtiras egilim amac ve niyetiyle öncelikli imtiyaza herkesten degerli sayip secen yücelten ayiran koruyan kayiran bozuklugunu artizlesip süslenerek devleti ortadan kaldirmanin her yolunu hünerini irini iltihabi üstünden fiskiran kirli karaktersiz yollarla satin alip, insanlik yorgunu yasam bezgini ve eylül sarmali ülke topragina cöküp cöreklenen güruh keyfiyetini hakim ve hükümran kilmakta..
( Eylül Topragina Düsen Dökülen Sarmal`baslikli yazdiklarimdan )
… UMUMA TEKABÜL GÖRÜNTÜLÜ RESMiYET …… Film cevirip kivirip oynuyor, fakat gercek ölümler kullaniyorsa fitne fecir dünyasidir, en cok da ve her ne kadar akilli zeki cesur yigit vicdani duygusu düsüncesi sorumlulugu insan halli vakti yerinde olsa dahi, aldatilip carpilip kazziklanmanin istismar cevrim carkina ugramaya, hepten üzülmeye, tümüyle asap moral bozmaya ve köklü kandirilmaya en yatkin en yakin insanlardir, hayata dünyaya ve insanliga kalbinin ici disi kadar iyimser bakip görüp bilen infial.. Ha bunda gercek inanc itibar onur haysiyet manasinda kim kaybeder…? Elbetteki özü yüzü sözü samimiyeti onuru vicdani iradesi surati karakteri kisiligi olmayan kahpe pezevenk hirsiz arsiz soysuz yolsuz tarz tip ve türünü kendine layik gören mahluk..!
Popülizm denen kör catal topal kirli irinli kusuntu ve balgamik canaklasma burasidir. Kayiptan ziyandan birikmis yigilmis dertli sorunlu toplama kul köle müsveddesi haline getirdikleri kuru kalabaliklarin, secenesiz iradesiz yetkisiz mecburen zavallilik göstergelerine bagimli korkuyu darligi zorlugu yasayarak sürdürüp tasimaya afyonlasmis uyusmuslugu yüksek getirili siyasi gammazligin ticari arac gereci sayarak, kirilma noktalarini dayanma sinirlarini boyun egme ve zaafiyet aciklarini nerden nasil kancalayip kurcalayarak sorunsuz isleyip calisan ticari madde meta mülk ve mekanizmaya dönüstürmeyi cok iyi bilen sinsiligin POPÜLER mikrofonlara ve ünvan kazandiran söhretli kamerlara cöküp cullanmanin adi adresidir Popülizm:
Yalan söylerler hep yanlis yaparlar, sosyal ekonomik kültürel ve siyasal beklentileri aldatan kandiran birinci sinif kalitesiz kisiliksiz her firildaga egilip sünüp bozulup sarkip yamulan sahsi cikar konforunu yapan bozan kullanici tarifesine göre öncelikli ve önemli paydalara yontarak, yagmaci talanci sömürücü soyguncu neo liberal vesair patron tanrilarinin yalaka yardakcisi, daktilo kayitcisi, kanun yapicisi, randevu tasarimcisi, ortam ve sistenm düzenleyicisi ve ayrica tüm beklentileri bosa cikarrmanin hep ezberleri tekrar eden tanidik bildik istismar kökenli laf makinasi, gösteris fuarcisi, ürün cesidi,söhret pazari, sunum sergisi, avanta toplayicisi, fiyaka pavyoncusu, rol taklitcisi, duplör endüstrisi, vitrin tezgahcisi, moda modelcisi, poz profilcisi manupüle mekanizmasi, yazilim uygulayicisi, proje programlayicisi ve dosya tasiyicisidirlar.
Degismez dünya güncelidir, dünden devraldigini örnekleyerek cogaltarak herseyin kullanim süresi keyfiyete vadeli raf ömrüne ve herkesin en kullanisli kulluk kölelik esaretine hükmedip hakim olanlarin kimdir necidirlerine dair, bugüne musallat yarina tebelles ve sonsuza tenesir dünya ölcekliligi yerel isbirlikcige cevrimleyen pratik uygulayici pay ve ganimet ortagi ajanlik usaklik piyonluk dalkavuklugunun kabaca gidis hatti ve umum görüntülü resmiyeti..
HÜLASA ve KISACA: Alim gücü ve hayata tutunma iradesi imkani veya kosullarini yitirdikce artip cogalan yoksul sefilligin agirligini tasiyamayan hayat dengesini dibe cöketirken korkuya kaygiya endiseye yalnizliga gerilime ayrismaya siddete baskiya hukuksuzluga liyakatsizlige ve mutsuzluga hayatini öldürerek yasayan bagimli güdümlü insan yigini halk kalabaliklari, bir ayni tersi yönünde oranla da imtiyazli, yapan yoran deneten yöneten azinlik sultasinin tekelci kartelci banka borsa holding siyaset medya magazin ve tarikat milyarderlerine bol ve sinirsiz sorgusuz yeni hak hukuk saltanat servet yetki ayricalik keyfiyet güruh ve milyarderleri ekleyerek, varolan soygun sömürü neo liberal capppitalisme düzeninin tanrisi hükmünde kesintisiz devamliligini saglar…
.. LEYLAK DUVARINA AĞUSTOSUN ... Çam dalında solist serçe Günün tenha kısmında avluyu teftiş ediyordu konser Yol yamaç üstü asmalı bahçenin koruk demleyen salkımlarıyla Saat dördü beş geçeye doğru çan kulesinde sesi çınlarken saatin Üzüm mevsimi yönünü ön sıralarda avaraya vurmuş Ve altı numaralı evin leylakları mor rüzgarlarla sarılıp kucaklaştığı Kimde nerde ne aradığının sebebi ziyaretini bilirmiş ki pervane Can şenliğini çırpınışlarına benzer en çok... Sonbahar yaklaştıkça iklim daha bir hozan, daha bir hazan insan Zamanın izini eğirir dokur gibi katlayıp büken bir akşamüstü çağında Serçe söylüyor ağustos yanıyor rüzgar gülü hem susuyor dinliyor Dolanıyor eksen dönüyor evren dosyası ve yarası hiç kapanmayan Ve izi ismi sahibi olmayan yoksul gölgeler gibi Mumdaki yazgıdını köpüklü dalgaların silip süpürdüğü Adsız bir günele kavuşma vaktinde gri duvarlara sıra halinde dizilmiş Ve acısı sancısı ve ağırlığı kendi üstüne yıkılmış kalmış Hiç kimseyi ve hiç bir yeri seyredip duran hüznün Mezar kadar sessiz, matem havası kadar ağıt Kanser hastalarının. .. solgun ölgün ecel bekleşen nöbeti
..Askerligi ödeyene muhafligi serbest ödemeyene mükellefiyeti mecburi, `bu fakir burda sizi idare ettikce `….gibilerle güttügü kalabaliklari kurtulusu olmayan ablukaya sarip, bagimliliga raflayip, esarete sindirip, tepkisiz duyarsizliga korkutup, kafa bulup, dalga gecen ve kendi yarattigi sorunlarin yapay tanri formatina sürekli yokluktan sefaletten yasam kalitesi hayat güvencesi iletisim itibari ve inanci yerlerde sürünmeye alcaltip incitip düsüren sabirlarla sinanmayi okuyup üfleyip, bangir bangir her firsatta her yoldan her kanaldan her saat her saniye hayatini kararttigi toplumsuzluga kendini dayatip gererek ezberden konusan tahsil sabir telkinli afyon taksim ve nakarat, cürümenin kaplayip fiskirdigi hastalikli sorunlu yapay zeka ile dolasimini saglayan izdiham ve intihar cöplügüdür artik.
KI orada bir cocuklu olmaya bile sabri tahammülü bilgisi becerisi akli vicdani sevgisi saygisi hic olmayan veya danismanci reklamci dizici oyuncu pisikologlardan ücretli danisarak dlim gidim uyusup afyonlanip avunmaya ayri gayri kafada, aliskanlikta ve bir arada kopuk iliskisiz yasamlarin hergün hersaniye ayrilip bosanip tekrar baglanti kurdugu sinyal sirenlerle, hic bir seyle doyumu kanaati hazzi ilgisi iliskisi cevresi toplumu kültürü saygin dili ögzür ve özgün kisiligi yahut mutlulugu olmayan, birbirine artizlesmenin yilgin bitkin bezgin igrenik gerilimli bunalimli ve MAFYA mabetli siddet bagimliginin ÖZENTI toplumu beton bloklu sahralarinda mutsuzluk yüzdesi yüksek zirveli tavan yapmaya yerlesir mezarlasir.
KI artizler, herseyi abartili farkli yapay gardoraplarda filimlere sardiran makaralarin begenisini doyurup kandirmak icin, kazandiginin yarisini katologdan secme poza renge sükseye yedirip giydirmek zorunlulugu olan tutsakligin esaretiyle mecbur mükellefti..
Ordan buyana siyasi ekonomik kültürel felsefi idari inancta itibarda devlet millet hak hukuk onur akil duygu düsünce vicdan tanimaz umursamaz simdi herkes, korkunc bir abartinin hep kendi tarafinin saldirgnligini hukuksuzlugunu zulmünü ayibini sucunu sabikasini kirini zehrini siddetini pisikomanyak ihtiras egilim amac ve niyetiyle öncelikli imtiyaza herkesten degerli sayip secen yücelten ayiran koruyan kayiran bozuklugunu artizlesip süslenerek devleti ortadan kaldirmanin her yolunu hünerini irini iltihabi üstünden fiskiran kirli karaktersiz yollarla satin alip, insanlik yorgunu yasam bezgini ve eylül sarmali ülke topragina cöküp cöreklenen güruh keyfiyetini hakim ve hükümran kilmakta..
( Eylül Topragina Düsen Dökülen Sarmal`baslikli yazdiklarimdan )
…
UMUMA TEKABÜL GÖRÜNTÜLÜ RESMiYET
……
Film cevirip kivirip oynuyor, fakat gercek ölümler kullaniyorsa fitne fecir dünyasidir, en cok da ve her ne kadar akilli zeki cesur yigit vicdani duygusu düsüncesi sorumlulugu insan halli vakti yerinde olsa dahi, aldatilip carpilip kazziklanmanin istismar cevrim carkina ugramaya, hepten üzülmeye, tümüyle asap moral bozmaya ve köklü kandirilmaya en yatkin en yakin insanlardir, hayata dünyaya ve insanliga kalbinin ici disi kadar iyimser bakip görüp bilen infial..
Ha bunda gercek inanc itibar onur haysiyet manasinda kim kaybeder…? Elbetteki özü yüzü sözü samimiyeti onuru vicdani iradesi surati karakteri kisiligi olmayan kahpe pezevenk hirsiz arsiz soysuz yolsuz tarz tip ve türünü kendine layik gören mahluk..!
Popülizm denen kör catal topal kirli irinli kusuntu ve balgamik canaklasma burasidir. Kayiptan ziyandan birikmis yigilmis dertli sorunlu toplama kul köle müsveddesi haline getirdikleri kuru kalabaliklarin, secenesiz iradesiz yetkisiz mecburen zavallilik göstergelerine bagimli korkuyu darligi zorlugu yasayarak sürdürüp tasimaya afyonlasmis uyusmuslugu yüksek getirili siyasi gammazligin ticari arac gereci sayarak, kirilma noktalarini dayanma sinirlarini boyun egme ve zaafiyet aciklarini nerden nasil kancalayip kurcalayarak sorunsuz isleyip calisan ticari madde meta mülk ve mekanizmaya dönüstürmeyi cok iyi bilen sinsiligin POPÜLER mikrofonlara ve ünvan kazandiran söhretli kamerlara cöküp cullanmanin adi adresidir Popülizm:
Yalan söylerler hep yanlis yaparlar, sosyal ekonomik kültürel ve siyasal beklentileri aldatan kandiran birinci sinif kalitesiz kisiliksiz her firildaga egilip sünüp bozulup sarkip yamulan sahsi cikar konforunu yapan bozan kullanici tarifesine göre öncelikli ve önemli paydalara yontarak, yagmaci talanci sömürücü soyguncu neo liberal vesair patron tanrilarinin yalaka yardakcisi, daktilo kayitcisi, kanun yapicisi, randevu tasarimcisi, ortam ve sistenm düzenleyicisi ve ayrica tüm beklentileri bosa cikarrmanin hep ezberleri tekrar eden tanidik bildik istismar kökenli laf makinasi, gösteris fuarcisi, ürün cesidi,söhret pazari, sunum sergisi, avanta toplayicisi, fiyaka pavyoncusu, rol taklitcisi, duplör endüstrisi, vitrin tezgahcisi, moda modelcisi, poz profilcisi manupüle mekanizmasi, yazilim uygulayicisi, proje programlayicisi ve dosya tasiyicisidirlar.
Degismez dünya güncelidir, dünden devraldigini örnekleyerek cogaltarak herseyin kullanim süresi keyfiyete vadeli raf ömrüne ve herkesin en kullanisli kulluk kölelik esaretine hükmedip hakim olanlarin kimdir necidirlerine dair, bugüne musallat yarina tebelles ve sonsuza tenesir dünya ölcekliligi yerel isbirlikcige cevrimleyen pratik uygulayici pay ve ganimet ortagi ajanlik usaklik piyonluk dalkavuklugunun kabaca gidis hatti ve umum görüntülü resmiyeti..
Seyfi Karaca…..Agustos / 22
HÜLASA ve KISACA:
Alim gücü ve hayata tutunma iradesi imkani veya kosullarini yitirdikce artip cogalan yoksul sefilligin agirligini tasiyamayan hayat dengesini dibe cöketirken korkuya kaygiya endiseye yalnizliga gerilime ayrismaya siddete baskiya hukuksuzluga liyakatsizlige ve mutsuzluga hayatini öldürerek yasayan bagimli güdümlü insan yigini halk kalabaliklari, bir ayni tersi yönünde oranla da imtiyazli, yapan yoran deneten yöneten azinlik sultasinin tekelci kartelci banka borsa holding siyaset medya magazin ve tarikat milyarderlerine bol ve sinirsiz sorgusuz yeni hak hukuk saltanat servet yetki ayricalik keyfiyet güruh ve milyarderleri ekleyerek, varolan soygun sömürü neo liberal capppitalisme düzeninin tanrisi hükmünde kesintisiz devamliligini saglar…
Seyfi Karaca …Agustos / 22
..
LEYLAK DUVARINA AĞUSTOSUN
...
Çam dalında solist serçe
Günün tenha kısmında avluyu teftiş ediyordu konser
Yol yamaç üstü asmalı bahçenin koruk demleyen salkımlarıyla
Saat dördü beş geçeye doğru çan kulesinde sesi çınlarken saatin
Üzüm mevsimi yönünü ön sıralarda avaraya vurmuş
Ve altı numaralı evin leylakları mor rüzgarlarla sarılıp kucaklaştığı
Kimde nerde ne aradığının sebebi ziyaretini bilirmiş ki pervane
Can şenliğini çırpınışlarına benzer en çok...
Sonbahar yaklaştıkça iklim daha bir hozan, daha bir hazan insan
Zamanın izini eğirir dokur gibi katlayıp büken bir akşamüstü çağında
Serçe söylüyor ağustos yanıyor rüzgar gülü hem susuyor dinliyor
Dolanıyor eksen dönüyor evren dosyası ve yarası hiç kapanmayan
Ve izi ismi sahibi olmayan yoksul gölgeler gibi
Mumdaki yazgıdını köpüklü dalgaların silip süpürdüğü
Adsız bir günele kavuşma vaktinde gri duvarlara sıra halinde dizilmiş
Ve acısı sancısı ve ağırlığı kendi üstüne yıkılmış kalmış
Hiç kimseyi ve hiç bir yeri seyredip duran hüznün
Mezar kadar sessiz, matem havası kadar ağıt
Kanser hastalarının.
.. solgun ölgün ecel bekleşen nöbeti
Seyfi Karaca.... Ağustos /22
…..
BICiLDi EKiNLER YOLUNDU HOZANLARIN HASADI
….
Otlar da sarardi
Ekinler bicildi hasatlar da yolundu böylece
Kiremit tozu karistirilmadiysa bibere ve ayakkabi boyasi zeytine
Yolda bayirdadir igdelerin tüten kokusu, bozlak esiyordur palamut yapragi
Kuslardan bir gün,
Güvercin insanlar kadar ayni damlar altina evcil
Ürkekligini yenmis bugday tanesinin doyurucu yakinligina güven tazeleyerek
Demli bugulu cay icer gibi
Hedik kaynatan örtmelerden, asma budaklarinda salkimlanan üzüm baglarini
Kasnak atip parfüm sisesini kazanamazsa teselli ikramiyesi hüzün..
Sonbahara dogru fuar sarmalina güzün
Sempozyum kompozisyonuna tezgah kurarak dünya hali nasildir diyen pusulaya
Saklambaclarini kökünden sökmüs , tarlasini cöllere savmis
Caglasiz ciceksiz araziden arsadan parkurlu saatlere vadeli süreli
Savasin insanlari dünyayi duvara dikip
Yagmasi yikimi ve katli vacip hedeflere koymus ölümlere kiyamet kusarken
Digerleri ölümden sag kurtulup cikacak cüzdana
El degmedik koylarda körfezlerde otelli motelli
Yakip yikmadik oymak ocak tabiat ve doga güzelliklerini
Topraktan kaziyip denize bakan odalardan balkonlardan
Kus seslerini ve orman türkülerini dünyanin bittigi yere kadar
Turist bekleyip duruyordu birileri
Kalbim sendedir diye titreyip dururken
Günesten tutusmus kavrulmus askin aycicekleri
Seyfi Karaca…………Temmuz / 22