Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tımarhane duvarı sizce ne demek, tımarhane duvarı size neyi çağrıştırıyor?

tımarhane duvarı terimi Maria Puder tarafından tarihinde eklendi

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca

    ..
    EĞRİSİ DOĞRUSUNA ŞİİR YÜREKLENİRKEN 2
    ….
    Temizlenmek deterjan sabun şampuana has ve özel kökten çözücü fiili değildir eğer ki, insan o iz izan anlayış kavram niyet kararlılık yol yordam inanç azim emek ve eylem üzeri değilse.
    Niyeti anlayışı ve alışkanlığı bozuksa; ve hiç bir şartta kendini onarma değişiminin aklı fikri bilinci ilgisi sorumluluğu ve gayretinde değilse temizlendiğinin hemen saniyesinde yine kirlenmek için her yolun bulaşıklı berbat ve bozuk tarafını kendine sermayesi seleften meziyet edinecektir kadraja giren çıkan kişi.

    Çünkü ilmek en baştan sakata bağlanmış, kantarın topuzu hep dengesiz ayarsızdan düzen tutmaktadır.

    Acı kederkeşliğe dair köktenci ve toptancı getir götürü hesabıyla müptela şiir yapıp sanat sinema yazmaksa hayatın kalitesini kötüden arındırmamakla birlikte her yayın hayatına giren yan etkeni ağır madde, daha umutsuz daha bitkin daha yılgın daha yoz daha kayıtsız daha kaypak daha vaz geçme bağımlısı ve daha varoş iletişimsizliğe izole beterin beterine zavallılık toplumunu aşılayıp sefil fukara yaygaracılığını batakçı kılacağı kaçınılmaz ve kedindir. Bu bakımdan ‘ siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz’ tarz ve türevli ışıldaklarla hep kendini ezik, düşkün, kayıt dışı, kayıp sicilli, hikayesizliği gecesi var gündüzü yok yersiz yurtsuz, ayrı, uzak, hep sokakta, hep debelenen, hep derbeder, hep kovulmuş, hep yaşamın hiç bilinmeyen kıyılarında … okuyup yazmadıkça tedavüle koyan fenomen öncelikli serbest piyasada ilgi uyandırmayacağını, değerli bulunmayacağını, sükse yapmayacağını, kabul görmeyeceğini ve hiçe sayılacağını sanarak hayatın somut dolaşım akışına dair eşdeğerlikli algı bilgi gözlem tanımlama ve gerçeklik duygusu olmayan vıcık vıcık soyut şekilciliği imayı betimlemeyi sembolcülüğü bağlantısızlığı ve yüzeyselliği gerek metinsel yazılara gerekse kalıplaşmış formatlardan kopyalık şiir basmakalıplılığına ( piyasa günceli ortamlara kapılıp gidişlere hiç bir akıl fikir duygu düşünce cesaret ve özgür irade sorgulaması yapmaksızın ) taşıyıcı özgül ağırlığından yoksun parıltılı hükümsüzlük cafcafları yamayıp sıvamayı ne yazık ki kalitesi ve seviyesi sürekli düşen toplumsal çürümüşlükte zorunlu gereklilik sayılmakta.

    Pilajda parkta trafikte meydanda randevuda sıra kendine gelince doldurduğu boşluğu hiç kimseye bırakmayarak yedi ceddi sülalesinin çıkar huzur pay hisse ve rahatlık garantisini temin etmede hep önceliği kendinin olmasını isteyen kavgacı gürültücü harami saldırgan zorba şiddet salgınlarına dayalı kargaşanın bencil bağnaz fesat fitne uyumsuz kuralsız dengesiz kanunsuz kimliksiz duyarsız kof ve kimliksizlik çatkında her şeyi sürekli bozup kirleterek yaşam duyarlılığı olmayan popüler kostümlü hazır tüketim piyasa maliyetiyle boyanmış süslenmiş kederkeşliğin yoz kültür sanat edebiyat sinema ve sahnesi de da burdan doğar büyür barınır ve beslenir .

    Çünkü acı kaygı karamsarlık ve kötümserlik kronikleşip tüketicisi yılgın bezgin yorgun kalabalıklara endüstri markası olunca her şey birbirini etkileyerek bozulur kokuşur çürür sosyal siyasi ekonomik çöküşlere ve temizleneyim derken tümden kir batağında kültürel yıkımlara yol açar.

    İnsan nasıl ki beslendiği bedensel dokusuna, kişilik yapısına, alışkanlık dolaşımına, benlik karakterine, dayanıklı direnç bağışıklığına ve yaşam biçimine temel kaynaklardan biraz nohut biraz kavun biraz kiraz biraz buyday biraz demir biraz çinko biraz biraz minaral kütlesi yağ deposu protein havzası ve gıda tüketim taşıyıcısı ve müşterisidir ..
    Sosyal ilişkilerini kurar donatır düzenlerken de dilden dağarcıktan varsa eğer kültürel zenginliklerinden sürekli huzuru güvenliği ve istikrarı sağlayıp artıran kavramsal değerleri üretir. Yoksa sağlıksız dengesiz mutsuzluğu kurgulayanların korkuyu karanlığı ve acizliği kodlayarak sinmiş vazgeçmişliğin bütün kötülüklerini kendine yedirerek üretmediği ortak yaşam değerlerini ilgiden itibardan keserek lüzumsuzduk çöplüğü olarak bilen güdümlü kalabalıklar, ezikliğini ve acizliğini sergileyen kokuşmuş çürümüşlük vitrininde tükettiği uyuştuğu bataklığını vazgeçilmez yaşam dolaşımı algısıyla tatmin olan yoz kültürün istismar tezgahına rehin düşerler.

    Duygu çeşitliliğiyle donanır beslenir ve kurumsallaşır dolaştığı iletişim toplumundaki saygınlığın anlayışı kavrayışı sanatı ilmi yolu okuması konuşması yazması anlayışı değeri alışkanlığı ve özgüven sahibi insanlık. Aşırı yüklenmelerse tek sesliliğin sınırsız keyfiyet buyurganlığına tutsak kabızlık zavallılık ve kuraklığını doğurur. Hele de sadece acıyla beslenerek her şeyi olumsuzlayan toplumsal tıkanmışlığın soyut ve şekilsel boyalı beden diliyle davranıp düşünüp konuşan; ve her türlü kahrı şiddeti adaletsizliği çürümüşlüğü rezilliği ayrışmayı soytarılığı ve düşkünlüğü taşıyıp kovalamaktan gocunmayan aşırılıksa popülerlik adına sözlü yazılı yahut görsel piyasa mahsülü bütün iletişim ve etkileşim ağlarını tetikçi tutarak toplumdan dünyadan haktan hukuktan kopuk furyalar ve hurafeler kolluk kortejinde kıyamete yetişmeyi cinnet refleksiyle koşuşturan felaketin kahır kin nefret şiddetten gününü kurtaran sosyal uçurum bataklığıdır.

    Günün çağına çevrimine ve modasına uygun akademik yozlaşmalarla ve teknik her kilitli boşluktan yer kapmak için kostüm kalıbını modellenen sanat edebiyat sinema resim beton varoş ve villa mimarisi kire gürültüye karışık buraya ortak ve dahildir.

    Seyfi Karaca…. Temmuz/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 14.07.2026 - 12:38

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    FIRLATMA RAMPASI
    ….
    El yapımı nayloncuk
    Kabir azabı gibi bilindik rivayetin
    Fabrikasından teneşire sürülen sürpiyasa mutsuzluklarıyla hep yanlış yola işaret verip saptığındandı şerit
    Bütün sokakların kendini hurdacı yokuşunda sapır supur bulduğu siyah gözlüklerden yaz bakınıyordu
    Ayın doğmasını bekleyen gece gibi loş bir hoş sarkaçsız salınım
    Kımıldayıp dururken kahveler sahiller ışıklar ve hışırtılı sular
    Her şey kendinden bir beden daha küçüktü
    Ne kadar kerpetenli cümlelerle
    Kalıbını döşersen döşe tenekeleşmiş kapağı hep açık kalıyor dünyanın
    Kozmik kavşaktaki ilk kamyona mavi düdük çalacak diye bahse girerek
    Çerezsiz
    Mezesiz
    Sofrası çilingirin
    Sehpası kurulu kenar kıyılar virajında sert rüzgar yapıp
    En çok da arıza yapmış kütük kafayı baştan savınca ölmüş kaynanasının üzerine sım sıkı yemin içenler
    Takozu çekilmiş fırlatma rampası gibidir en geniş halkadan başlayıp
    Evire çevire yorgun bulaşıklı kem küm ve pasaklı sözleri dişirip toplayıp kendilerinde noktalayan
    Tüyünü teleğini dökünmüşse
    Genelde her gün bitimine rast gelir böylesi
    Kuş da bir ihtimaldir salyangoz da belkisi
    Günağarırken
    Ve batar yiter giderken günden güneş
    Boğulmak üzere kullanım tarifesi kayıplarda
    Uzak evlerden
    Ve karınca yuvalarından dünyanın hayatta olduğunun sevinerek çoktan soğumuştur ev bark ahali
    Kimse kimseyi sımsıcacık sevişmelere
    Ve yuvaya beklemediği
    Vurup kafayı yastığa devirdikten sonra
    Ertesi günün aynısından
    Kurulu saat gece lambasının susup söndüğü yerden ve güneşten evvel bütün ağrılarıyla birlikte zonklamaya başlar
    Böylece tamam olmuştur yarımın yarısına
    Kendini üzmekten
    Ve kendine üzülmekten helak olmuşluğunu çözerek çekip çıkaran
    İnsan rahmetlinin mesai ücretine takas
    Ve fırlatma rampası…

    Seyfi Karaca….Temmuz / 26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 13.07.2026 - 12:30

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca

    ..
    EĞRİSİ DOĞRUSUNA AŞK ve ŞİİR YÜREKLENİRKEN
    ….
    Kesin doğru veya kesin yanlış yoktur, her şey değişir dönüşür başkalaşır veya bileşken karışımlar içinde homojen yapılara evrilir derken, her kafadan bir sesin çıktığı ve hiç kimsenin ortak değer aidiyet anlayış payda duyarlılık ahlak kural kanun liyakat ilgi ve paylaşımının olmadığı şizofrenik izolasyon cinnetinin tek boyutlu ve tek hücreli bireysel bencillik morguna kuklalaşmıştır çürüğe çıkmıştır ölmüştür insanlık.

    Çünkü ayırt edilir akıl fikir idrak irade anlam bilgi beceri kavram vicdan ve mantık değeri olmayan doğru ile yanlışlarla beraber hiç bir olguya duyarlı tepkisi olmayan kayıtsızlık ve karamsarlık kopuşlarıyla sosyal yaşantının bütün yapıcı ve sağlıklı stunları yıkıma uğrar, hak hukuk kanun nizam düzen anlayış inanış güven kişilik kimlik özgürlük huzur mutluluk barış sevgi saygı sorumluluk liyakat zinciri kökten bozularak alışkanlıkları değişimlere kodlanmış hiçliği yokluğu ve kimsesizliği kodlayan yoz kültür kargaşasında anlam ve değerini yitirir.

    Burada akıl vicdan mantık sorumluluk emek ahlak adalet onur itibar saygınlık gibi ortak hayatı donatıp düzenleyen birlikte yaşama kültürüne yer yoktur. Dolayısıyla bütün algı ilgi bilgi kavram anlayış görüş inanış birikim gözlem akıl sezgi duygu düşünce vicdan sorgulama ve ortak çıkarım zenginliğini rafa kaldırarak işine ve çıkarına nasıl geliyorsa kişiye göre değişken göreceliliğini kutsayan toplumsuzluğun ilkel dürtüler hükmündeki çağ dışılığını ve anarşist başı bozukluğunu döner dolaşır kozmik sürüncemedeki hayat.

    Çünkü bencil breyselliklere özelleşmiş çıkar ve keyfiyet güdümlü başıbozukluğun ortak duygu düşünce bilinç ve anlayış bağlamında kendi dayatmalarına getiri sağlamadıkça adaleti inancı kimliği ilgisi itibarı saygınlığı çıkarımı emeği çabası kabulü paydaşlığı özgürlüğü kaygısı katkısı ve birlikte yaşama kültürü yoktur. Herkesin kendini herkesten ve her şeyin üstünde görüp bildiği kibir kahır fitne bozgun gösteriş hırs hınç gibi bağnazlık hücrelerine hapsolmuşluğun bağlantısızlık çoraklığında hiç kimse diğerinin ilgisi alakası ve umrunda değildir, herkesin doğrusu hiç bir değer üretemediği ve her gün birbirlerini boğazlayıp kazanılmış değerlerden harcayıp tükettikleri kendi çorak cürümü kadardır.
    Oysa sanat kültür kanun kural edebiyat akıl fikir vicdan ve duygu duyarlılığıyla dengesi bozulmuş olan veya bozulmakta olan sosyal hayata emek ve yürek yorarak sınırları kesin bilinen doğrulara ve yanlışlara ortak fayda ve payda çıkarmayı amaç edinir.

    Hiç bir emir sipariş reklam menfaat militanlık adanmışlık ve dogma buyruğuyla toplumsal hayatı dertlenmiş ve kaygı edinmiş şiir de, bu bağlamda hele de günümüzün düzenli veya düzensiz her konu başlığında korkunç ruhsuzluk izolasyonuna köleleşmiş yıkımlar yaşadığı köklü bozulmuşluklar harabesinde özgür düşüncenin ve özgün emeğin yorduğu bütün ilkel ödünç kokuşmuş çürümüş kiralık kullanışlı dileyenin emrivakisine kul ve köle bağnazlıklardan duyarlılığını kurtarmış sorumluluğun ve kaygının en büyük yükünü taşıması gereken saygın samimi ve gerçek yürekliliğe sahip olmak zorundadır.

    Seyfi Karaca…..Temmuz / 26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 11.07.2026 - 15:05

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca

    …..
    KIYAMETE SÜRÜKLENEN KESTİRE YOL
    ….
    Yerden bitme
    Gökten yığma
    Ne çapraz fırıldaklıklar vardır kapının zilinde adı yok
    Çarkı kırık
    Yanı çıkık
    Zembereği bozuk
    Sırf damıtılmış zeban zıvana zırıltısını askıya alan kelepçeli çelenginde donmuş kalmışlığa
    Hayali yanık
    Posası küllenmiş
    Zıkkımın berki düşlere musallat her kara düzen perdeden ayrı saz çalan kimi handan
    Kimi nalan
    Tek celselik boş davaya
    Dosyası kabarık hem sanık hem tanık
    Hapı yutulmuş baş belalarına apar topar yolda pinekleyen
    Paketlenmiş ıssız sokaklar dilencisi gibi suç üstü
    Çatı yıkık
    Kolon çatlak, kiriş viran
    Sinine baykuşların çullanıp tünediği burası artık satılık yazan haraç mezatlıkta sallanıp duran avize
    Cenazesini deprem evlerinden çıkaran acıklı yunak tasları gibi çöl çorak
    Kirlenmiş kumaşların örtüsünü bürünerek sabahı zindanında saklayan gecelerce insan poşetleyen
    Hışırtılı ibrelerden haritası bulunmadık dünya aramaya yol sorup devran dönen büküş yokuşun
    Elektrikler kesildiğinde ulann edisoooooon
    Lan ulan yüksek gerilimli filmi niye kopardın makinist,
    Ateş püsküren
    Ödül törenleri arasında katledilen çocukların ölü çığlıklarını dinamitlemekle meşgulken kerhaneci nobel
    Kuşları artık hiç yadırgamıyor kusnuğundan çok yıldızlı tatil
    Boyalı çekirdek
    Maskeli balo
    Jet sosyete
    Tarlasız bostan
    Kestire yollu kıyamet
    Ormansız bahçesiz kerosin sidikli şişmanca harmandan
    Kıçında ateş püsküren uçakları

    Seyfi Karaca… Haziran/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.07.2026 - 13:21

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    SİCİL CÜRÜMÜ SABİT SAPKIN DEBDEBE

    İstismara ve ber türlü dolandırıcılığa açık alanlardır, insanların huzur mutluluk ilgi güven korunma barınma sevgi saygı gibi hayati derecede ihtiyaç duydukları saf temiz arı duru masum ve doğal beklenti ve ihtiyaçlarının pusu ablukasına çöreklenen tecavüz nitelikli ÖZEL HAYATIN kılcal damarlarına algı yönetimiyle sızıp dolaşmaya ahkam kesici hamaset tellalı kalıplaşmış soyut sahte ödünç kifayetsiz ve köşeli laflarla altından girip üstünden çıkarak; çıkar ilişkili vurgun soygun talan işgal yağma yıkım ve saplantı niyeti hiç değişmeyen; fakat biçimsel değişimleri güdümlü kalabalıklara dayatan; hep yaşlandıkça gencelmenin ölümsüzlük ve ihtiras bağımlısı; hatasız pürüzsüz başarı grafiği yüksek hiç kaybetmeyen mimyon ve mükemmeliyetçilik düşkünü; sürekli her istediğini dilediği gibi sorunsuz engelsiz elde etmeye hiç sınır kural tanımayan korunaklı seçkin üstün semt mahal merci makam ayrıcalıklısı; paraya güce konfora şöhrete villaya mülke meskene sermayeye servete ünvana gösterişe mevkiye ve sür saltanat hükümranlık imtiyazına eriştikten sonra kendi dışındaki herkesi kul köle zibili gören; ölümsüzlüğü dahi satın alabilmeye tanrılaştığına inanan, hak hukuk hiç bir insani değeri umursamayan; yaşı sübyan derecelerine varan kadın erkek sevgili metres uyuşturucu marka maske imaj eşya tarz şekil veya eşcinsellik değiştirme PEDOFİLİ sapkınlığının birbirinin benzeri ortak özelliğiyle, dünyanın istisnasız her yerinde itibar kültür edebiyat sanat duygu görgü sevgi saygı ahlak karakter özveri onur sorumluluk güven iletişim kimlik ve kişilik yoksunu ruhsuzluğu doyumsuzluğu sapkınlığı ve vahşeti kutsayan kudurmuş Epstein vampir mahlukları gibi sabıka suç mutsuzluk tahammülsüzlük şiddet cinayet suikast salgın cürüm ve tecavüz dosyaları azıp dolaşmaktadır her yerde.

    Halbuki beğensinler desinler budalalığına ahmaklaşmadan sevgiyle doğup büyüyen sorumlu anlayışlı paylaşan danışan saygın değerli bilinçli kültürlü vicdanlı ve onurlu insanlığı özgün iradeli kararlılığıyla ve katkısıyla kendinden bilene hayatın her güzelliği müjdelenmiş armağan; aşkın deli divanesi olanaysa yaşama sevincinin her günü düğün BAYRAMDIR okutur öğretir hayat.

    Her kim burayı böyleceden doya kana duyumsayıp özümsemişse, Madem AŞK ola; ve sevgiyle..!

    Seyfi Karaca

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 25.05.2026 - 14:11

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    MANTIKSAL FELSEFE ÇIKARIMLARDAN ÇORAKLAŞINCA HAYAT
    ….
    Felsefenin, yani diğer türlerden farkı olanıyla düşünerek olumlu veya okumsuz hayatı yoran, etkileyen, bilen, gören, farkeden, anlamlandıran, araştıran, keşfeden, katkı sunan, değiştiren ve dönüştüren bilimselliğin sac ayağı veya alt başlıklarından biri de ( metafizik, etik, estetik, epistemoloji. Vs) yaşamsal döngüye AKIL FİKİR yürüterek sorguladığı ve gözlemlediği çıkarımlardan bağlantı kurduğu neden sonuç ilişkileri arasında açıklanabilir denge doğrulamasını yapan MANTIK’ tır.

    Mantıken, doğası ve karakteristik özelliği gereği kemçiriyor, havlıyor, hırlıyor, uluyor, veya ürüyorsa kaplan arslan panter puma sansar ayı vaşak tilki kurt veya köpektir denir. Mırnavlayıp miyavlıyorsa kedidir. Vak vukluyorsa kurbağa , gıtgıdatkıyorsa tavuk, cikcikleyip cıvıldaşıyırsa kuş, konuşup el kol hareketleriyle yetmeyen tarifsizlik açığını ve eksiğini tamamlıyorsa mantıken insandır.

    Fakat İNSAN sebepli ve kaynaklı her şeyin alt üst olduğu akıl mantığı devre dışı bırakan duygusuz DÜŞÜNCESİZLİK kıyametinde, hiç bir ortak değer sorumluluğu gözetmeksizin çılgın tüketim bağımlılığına köleleşmiş açlığı ve hızlı değişim dönüşümlülüğü doyurup beslemek için EGISUNU tatmin etme odaklı ve güdümlü kendine yabancılaşmayı her şeyden öncelikli kılınca neye bulaşıyorsa durmaksızın söküp taktığı taklitlerle ve maskelerle ona bozulup benziyor insan. Artık sorgulamadığı düşünceyi aklı mantığı vicdanı bilgiyi deneyimi ahlakı ve felsefeyi konuşmuyor duymuyor dinlemiyor anlamıyor bilmiyor gözlemiyor , bunun yerine sürekli bağımlılıkların esaret ağında mutsuz yılgın bezgin bunak ilgisiz huzursuz gergin hektikli kuşkulu korkunç ve saplantılı boyuşmalarla doğasını bozduğu berbat ettiği her şeyle beraber saygınlığını yitiren insanlığın dışına çıkmalara sapkınlaşarak ilkell reflekslerle hırlıyor çemkiriyor hömeriyor homurdanıyor saldırıyor kuduruyor azıyor ve doyum sınırını bilmeyen kendini kaybetmişlik şizofrenliğiyle üstünlük yarışının güç şamata furya gösteriş ve ihtişam ahmaklığında yıkıyor yağmalıyor ve canavarlaşıyor. Yani akıl fikir yürüterek mantıksal çıkarımlardan çoraklaşınca hayat, antik gömülerden gösteriş defilesi sunan hortlaklara ve şartelini açıp kapadıkça kuş gibi ötüp tazı gibi koşup köpek gibi hırlayan pili bitmiş hurdalık çöplüğüne dönüşüyor insan.

    Mantıken bilinir ki…
    İnsan insandır olmasa da pulu, eşek eşektir atlas altından olsa da çulu gibisine..
    Deveye türkü çığırır söyler misin demişler, dinleyecek dangalak enayisi bulursam gazel bile okurum gibisine…

    Tanrı karıncayı ve insanı bozup dağıtmak ve yok etmek isterse ona süslü maskaralıklar ve kulplu kanatlar takarmış gibisine…
    İndiremeyeceğin katırı yüksek dama çıkarma gibisine..
    Kadın sağır erkek körse mutlu mesuttur hayatı doğuran güden yoran ve eskiten ecir ile sabır gibisine…
    Her akılsıza hayran başka bir akılsız bulunur gibisine…
    Para şan şöhret ihtişam gösteriş ve şatafat hükmedip konuşunca, doğruluk ve adalet pusar siner ve susar gibisine…
    Fazla bağırmak ve sırıtmak işlenmiş olan veya niyetlenilen suçu sabıkayı örter bastırır gibisine..
    En iyisi sizde yiyip içek bizde coşup eğlenek gibisine…
    Bir donu var kırmızı, kah anası giyer kah kızı gibisine…
    Ne tükürdün ki elime, ne sürem yüzüne gibi
    Gibisine..

    Torbayı güttüğü ve dürtüklediğinin aç sefil boynuna takınca , dilediği gibi çalar çırpar soyar ezer sömürür gözü malda mülkte olan haydut harami. Bu bakımdan, kendine ve
    İşine hor bakan herkesin sırtına semer vurup boynuna torba takarlar .
    İnsanı zapteden ne erkektir ne kadın, ar onur ahlak ut ihtiyat vicdan ve utanç duygusudur inanılır güvenirliliğiyle hem değer katan hem de saygın kılan.
    Onlar bize ödüyormuş gibi gözüküyor, biz de onlara çalışıyormuş gibi yapıyoruz gibisine..
    Kuyudaki kurbağa okyanusu bilmez gibisine..
    İyi bir usta önce çırakken ustalaşmalı, ustayken de usta olacak çırak yetiştirmeli gibisine…
    Niyet maksadın hasılatıdır, iyiye de kötüye de mutlaka niyetine göre bir yol bir bahane bulursun gibisine…

    Para duman kıskançlık kin kibir görgüsüzlük aşk sevgi ve açlık saklanması asla mümkün olmayanlardandır gibisine ..
    Şişman kadın salondan çıkmadıkça gösteri bitmezmiş gibisine…
    Bir insanın yüzündeki gülümseme üstündeki elbisesinden ve cebindeki cüzdandan daha değerli saygın ve güzeldir gibisine…
    Arkamdan yürüme senin öncü kılavuzun ( sana ön ayak ) olmayabilirim gibisine…
    Bir gölde iki balık birbiriyle kıran kırana sövüşüp boğuşmaktaysa ordan mutlak fitne fesadın teki ( ingiliz) geçmiştir gibisine..

    İçindeki iyi yada kötüden hangisini besler biler kışkırtırsan o kazanır gibisine…
    Irmaklar ağaçlar mevsimler bozulup çöl viranesi olduğunda her türlü kapılmışlığının kölesi olan insan, paranın yenmeyecek bir zıkkım olduğunu anlayacaktır gibisine…
    Tanıdıkça yük yorgunluk bezginlik bıkkınlık kalp düzen ve kafa karışıklığı artıranları silip süpürmeli insan akıl fikir niyet ve bilincinden yoksa hayatı zehir zıkkım zindan edenlerle boğuşarak durmaksızın lüzumsuz gereksiz saplantılarla cebelleştiği tükenişini bitirip hızlandıran çöp biriktirir zibil artırır.

    Mantıken, kendine yabancılaşarak vicdanın aklın fikrin sanatın duygunun düşüncenin etiğin saygının paylaşmanın ve duyarlılığın insanlıktan sökülüp çöpe atıldığı kilitli kapalı devrede resmen kendi bencil saplantılardan bildiğini okumaya mahluklaşmıştır çark ve çevrim.…
    Yanar dönerliğin karanlık ve kuşkularla örülü esaret hücresinde içe kapalı yaşayanların oturaklı tutarlı kararlı inanılır güvenilir saygın samimi bilgili liyakatli kişilik ve karakterleri yoktur. Bu yüzden ortak toplumsal doğruları kendi yanlışlarıyla takas ederek adandıkları köktenci buyurgan doğmaların ilahlaştırılmış saplantılarını kutsal bilerek menfaat eksenli işlerine beklentilerine ve çıkarlarına ne,hangi fırsat veya kim nasıl geliyorsa başka hiç bir şeyi önemseyip umursamayarak orayı kollar şartlanır ve konuşlanırlar.

    Hep daha kolay güvenli kaliteli sağlam işler çalışır sağlıklı konforlu gösterişli çeşitli uyumlu dengeli düzenli rahat muntazam mükemmel kusursuz ve donanımlı yaşamak adına üretilen her tüketim bağımlılığının ihtiyaç artırdığı hektikli yaşam esaretinde günden güne anlam içerik ve değerini yitiren toplumsal ilişki ağında insanı kabullenip taşımakta zorlanan sosyal kopukluklar yılgınlıklar yozlaşmalar çürümeler çöküşler yıkımlar ve kokuşmuşluklar herkese ve her yere hükmeder. Böylece kendine yetişmekte zorlanan insan artık algılarıyla uyuştuğu reklam oyuncağına ve piyasa soytarısına dönerek büyük nüfuslu aileyi yüklenemez olur. Evlerden uzaklaştırılan her kovulmuş yapısal bozukluğu ve boşluğuysa zemin katından tavan arasına kadar birbirine zıt hır gürlü geçimsiz kavganın ve nizahın nispetçisi yarışçısı tahammülsüzlük çöker çullanır. İnsanlar sayı ağırlık ve değer hesabından azalıp küçüldükçe büyük evler herkesten ayrıcalıklı benim olsun da hiç kimsenin olmasın sapkınlığının baykuş viranesine dönüşür. Onun var da benim niye yok kapışmasındaki bu azgın bozgunda ekili dikili topraklar dağlar koylar denizler adalar dereler düzler ovalar yaylalat ve yamaçlar traşlanarak amansız ruhsuz çölleşmenin insan kuraklığına yerle yeksan olur. Bu dipsiz sapsız dangalakça talanın yıkımın vurgunun soygunun sömürünün ve rantın adi cellatlık keyfiyetine bağımlı çevrim çarkındaysa ‘ ben sizin hiç görüp bilmediğiniz doğa harikası şehir gözdesi sakinlik beldesi ve huzur bakiresi buraları buldum gezdim tozdum keşfettim ‘ sanal alemcilik furyasıysa bu nerde ne gördü bulduysa ölümüne çöküp çöreklenen yağma işgal ve talan piyasasını doyurup besleyen av reklam ve ihbar nitelikli taşaronculuk piyonculuğundan başka hiç bir şey değildir.

    Mantıken, perşembenin gelişi çarşambadan anlaşılır okunur bilinir malum, petro kimya endüstrisinin modern kulu kölesi olduktan sonra, bütün bağlantıları birbirinin besleyen BOP figüranlarıyla provası çalışılmış yağma yıkımlara soygun sömürü kuklası , provası çok çalışılmışlığın kusursuz hatasız itaatli laboratuvar deneği ve kendine değişmiş başkalaşmışlığın aklı fikri mantığı duyarlılığı düşünceyi sorgulayan felsefeyi ve irdeleyen iradeyi tanrısı bildiği keyfiyet hükümranlığına terkederek kamçılayan güden saplantılarına mahkumluğun oyuncak maskarası olur insan.

    Yeni Cehepe’ li müdür yardımcılarından Ali Mahir Başarır’ ın Butlan’ a ilişkin “ Sayın Bahçeli çıksın, masası kurulu Terörsüz Türkiye Komisyonu’ na biz niçin temsilciler verdiğimizi açıklasın” lakırdılı düpedüz itiraf beyanında projesi provası kurulumu işlevi ve tatbikatı “ bizim oğlanlar çok iyi iş becerdi” devamlılığı geleneğinden gelen Tom Barrak formatlı Bop Tezgahında Pekaka” yı ortak odak ve “ kurucu önder’ merkezine koyan ittifakta Akepe, Mehepe, Hedepe, Emep, İşçi Partisi, Hüdapar, Büyük Birlik, Yeni Cehepe’ nin toplum ve dünya gerçekliğini hiçe sayan muhalefetsizleştirilmiş buyruk baskı zorlama ve dayatmalara yağma yıkım denetiminde Terörsüz Türkiye suni gündem başlığıyla yangından mal kaçırırcasına her konuda ayrısız gayrısız birlikte ittifakçı ve beraber olduklarının saklısız gizlisiz dışa vurumuydu.

    Bop eşbaşkanlığı hükmüne bağlı bildik alıştık ve kanıksandık her türlü hilede dolapta dümende fursatçılıkta kendi önceliğine çökmüş çullanmışlığa ortak makam merci mal servet mülk iltimas rüşvet istismar gammazlık pay hisse avanta çıkar ve hileleriyle yer seçkinler ayrıcalığında yurt tutmuş her kesimden vurguncu soyguncu ve talancılarının toplum sorunlarıyla hiç bir çare ilgi bağ çözüm bazında çabası gerçekliği derdi düşüncesi savaşımı kaygısı alakası samimiyeti meyli meramı çaresi ve yakınlığı yoktur.

    İtirazsız tepkisiz cinsiyetsiz kişiliksiz kimliksiz muhalifsiz kayıtsız duyarsız itibarsız ilgisiz inançsız iradesiz kararsız toplumsuz kıtlık kıran kanaatiyle ölmek - sürünmek aralığına tutsak magazin afyonları, istismar algıları, korku kaygıları, yapay ilişkileri ve hormon gıdasıyla beslenmiş bozulmuş tek tipliliği ve dayatmacı keyfiyet hükümranlığını sağlayan ayrışmış kısıtlanmış her şeyin mülk hakkına sahip, herkesin mutlak uyumla mecbur yaşam kaderini belirleyen dar bopazlara çökmüş çullanmış yağma yıkım düzeneğinin haydut harami topluluğu, gıda enerji ulaşım barınma beslenme güvenlik sağlık iletişim eğitim tarım üretim spor sağlık kültür sanat gibi hayatın bütün can damarlarını sefalet sorun bela kuşku endişe belirsizlik rüşvet imtiyaz ayrıcalık kayırmacılık şiddet kavga kir zehir gürültü nefret kin ve öfke çevrim çarkıyla tıkayarak, soyan sömürenler sultası hep birlikte güdümlü insan kalabalıklarını dikeldikleri ağır faturalı ve herkese kan kusturan etiketlerle modern köle esaretinin hem üreticisi hem de tüketicisi kılarlar.

    Bu yüzden sosyal hayatın can damarlarını hem içerden hem dışardan başına buyruk soyan ezen baskılayan yağmalayan yapan yıkan bozan haksız hukuksuzluğa çökmüş çöreklenmiş hırsız gammaz çapulcu yolsuz sömürenler güruhu, Bop çevrim çarkında özenle ürettikleri acıya sefalete çelişkilere sorunlara yıkımlara korkulara dayatmalara kutuplaşmalara yozlaşmalara bağımlılıklara korkulara zavallılıklara endişelere teslimiyete kayıtsızlıklara ve çürümüşlüklere toplumu alışmış kanıksamış kabulde sindiren suni soyut sanal çarpık kaçak kayıt dışı sahte gündemlere arkalanıp güvenerek, Hüküm Mirasını Oniki Eylül’ den aldığıyla her türlü haksız hukuksuz yolsuz kaçak ve kayıt dışılığı kendine her an her şartta dilediği keyfiyetten hak ve miras görmekteler.

    Tüm bunlara bağlı bütün ve mantıken ilişkin,
    Bu arada On İki Eylül sivilleşmesi olan Bop Elbaşkanlığı’ nın yedek figüranı ve çıkarına düşkünlükte hilesi hurdası rüşveti kayırması sahtekarlığı dubarası dümeni biri diğerinin aynısı siyasi istismar tesisi Yeni Cehepe’ ye sıradaki iş güçler için birbirinin kumaşından çıkartılarak taa Helalleşme ve Yumuşama ORTAKLIK İTTİFAKI Barrak- Trump ayak oyunlarından süregelen kayyum nitelikli mutlak butlan filan tayin tespit ve tahsis edilmiş. Mantıken, Şaşırmak ne mümkün..!

    Seyfi Karaca…. Mayıs/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 22.05.2026 - 15:06

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    BARKODLU İNSANLAR ÇARŞI BAZARI

    Körüklü çığlıkların haykırışına
    Sürgüsüz kapısız biçilmiş bir ekin tarlası gibidir yaz
    Sarı sıcak
    Deniz körfez kum kumsal
    Ve dağlardan poyraz esintileriyle görüştüğünü değer
    Buğulu camlara
    Sevgili olduğunun dilekçesini yazar gibi
    Karlı yamaçlar ve karşıki taraflar kıvrım büklüm yel ve yağmurmuş meğer
    Buralarsa gül rumuzlu bahçeler
    Gönülde kor hasrette yangınlığın dumanları tüterken
    Başın gözün sadakası yerine niyetiyle
    Dallar buzlanıp hicran kırağısı düşerken toprağa
    Alım satım çemberlerinde esneyip gerilirken çarşı bazar kıvranıp bükülülen sancılarda dünyayı bitirip tüketen
    Barkodlu insanlara
    Gıcırdayan sandalya demektedir ki
    Çok yüklenip yaslanma nihayetinde her şeyin bir katlanılır sınırı
    Taşıyabilir gücü
    Tartabilir ölçüsü
    Katlanabilir dengesi
    Yürütüp sürdürebilir ağırlığı vardır yoksa bilmez anlamaz duymazdan gelirsen koyunlar dağılır
    Keçileri kaçırırsın
    Sıyırırsın kayışı çark çember ve çerçeve bozulur
    Ben yıkılırsam
    Seni de birlikte çürüğe çarkıda çıkarırım debelenmen boşunadır sonra
    Kuşlar salıp
    Zeytin dalı getirir umuduyla
    Ekseni kaymış
    İnsanı merhum
    Meydanı yörüngesi harap Dünya gemisinden
    Limansız ufuksuzluk viranesine
    Çarpılmış insan
    Ve çarpık binalar kurar bozarsın
    Kundakçısı olduğun tufandan

    Seyfi Karaca. …. Mayıs/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    İNSANSIZLAŞAN KRONİKLEŞMİŞ KIYAMET KOZMOPOLİTİĞİNDE
    ….
    Evli barklı olmayı kutlayacak kadar, ortak ilgisi hayatı yakınlığı samimiyeti aidiyeti paylaşımı müjdesi değeri ve yaşama sevinci olanın varmak ve ulaşmak istediği özgürlük alanıdır. Fakat ola ki burayı her türlü emek saygı sevgi sorumluluk çaba amaç niyet ve gayretlerle imar ve mamur ettikten sonra gösterişe meram saran sonsuz sınırsız ihtişam şatafat ve gösterişliliğin kulu kölesi olursa insan aslolan niyet ortadan kaybolur ve uğrunda insanlığı yitirilen mutsuzlukların birbirinden ayrılmış kopmuş paramparça azap güncesinde hiç bir ortak değer itibar yakınlık ilişki saygınlık ve sevinci olmamaya araçsallaşmıştır ev bark insan eşya bina ve tapulu tapusuz her şey.

    Yakınlık samimiyet ve sahici ilişkisi kurmak için mezuniyet belgesi vize maske ünvan avans kapora torpil rüşvet riya alavere dalavere veya kimlik bildiriminde bulunması gerekmemektedir insanın.

    Hayal düş ve yanılgı kırılmaları, farkındalığı olan insan için sorgulayarak veya empati yaparak öz güven sağlayıcı iyileştirici ve olgunlaştırıcı dönüm ve dönüşüm noktasıdır.
    Nohut fasulye kabak gonca yonca börtü böcek dağ yel belde dere bayır ve ekin ekin su sarnıçları un değirmenleri tozlu çamurlu yolkar ve tarlalar, sosyal düzeneği ortak aklı ve toplumsal düzeneği sağlayıcı tüm varlık zenginliğiyle hayat ırmağında ve yeryüzü toprağında insanlık binasını kuran yaşamın vazgeçilmez künyeleriydi.

    İnsan eliyle kundaklanmış gösteriş bunaklığı şiddet sapkınlığı hükümranlık sadistliği ve tüketim çılgınlığı fetişizmi kıyametiyle azıp kuduran soyut ve yapay ilişkili esaretinde Git gide ve günden güne ölüp tükenmekte buralı dünya ve sersefil insanlık.

    Olumlu veya olumsuz dün geçip gittiğin yaşanmışlıkların hiç durmaksızın anısını tekrarlayarak sabit ve kurak döngüde yıpranmış yozunmuş laçkalaşan anlamsızlığı çoğaltır insan. Bu yüzden bilhassa hayatın çetin zahmetli çetrefilli ve zor günlerinde her zamankinden çak daha etkin çağdaşlığı güncellemenin akıl fikir niyet sorumluluk dirayet irade idrak gayret çaba çare üretim bellek bilinç ve emeğini yormalı ki, hayatın ihtiyaç duyduğu huzuru mutluluğu güvenliği değeri sağlığı dirliği kaynağı güvenceyi ve yenileşmeyi sağlamaya imkanı mümkünü olabilsin.
    Değilse darda yokta boş gider boşa döner pazar arabalarını peşinde sürükleyen paslı çilingir, kirli ilişkili uyuz dabaz yalınsaklık ve evi barkı insansız dünyasızlığa terkeylemiş çetrefilli dolambaç.

    Hem yoksul hem yoksun hem meskensize diyar, doğru düzgün ortak değerlerle örgülü yaşamak işini yoluna koyamamış olmaktan,
    kopmak için bağlanan ve bozulmak için ilim ikrarından vazgeçen sapkınlıklara gide gele
    Yollar eskir kaldırımlar aşınır insan bozulur en nihayette çürür değişir düzenndevran
    İyilik doğruluk güzellik hak hukuk sevgi saygı liyakat irade huzur ve mutluluk üretemeyen kent metropollerine yığınlaşmış yığınlar kalabalığı olmayan istikrar sağlık dirlik iyilik güzellik yoksulluğunu kapış kapış herkesin birbirini ezdiği yorduğu ve üzdüğü cinnet sarmalında birbirinden söküp alma çapulculuğuna yönelecektir çünkü hızla sicili sabıkalı rol modeline sabit kendini çoğaltan sürü güdümlü amansız sapkın ve azgın kötülüğe bir damla iyimserlik yetmeyecek ve yetişmeyecektir.

    Çünkü buranın kırılma noktası, düzeltilebilir ben buraya nasıl geldim sorusuna duyarlılık ve farkındalık gösteren bilinç akıl ve bellek iradesi olduğu halde nereye savrulduğunu sorgulamayan kapılmışlığın kayıtsızlık boş vermişliği ve esaret sarmalıdır.
    İnsanlığa çektikleri operasyonlar sırasında dert acı sızı ağıt sorun sıkıntı figan feryat ve illet yükleyerek, dikiş tutmaz iltihaplı yaralar arasında makas matkap kama testere iğne neşter ne ararsan varların morarmış ölüsü hep masada kalan..
    Adandıklarının yardakçı yalakacı çıkarcı ve yancı arkalıklarında yuvarlanıp debelenen pislik artıkları yahut tezek zibil böcekleri gibi şiddeti nefreti doyumsuzluğu kokuşmuşluğu bencilliği acımasızlığı acımasızlığı gerilimi bunalımı kirlenmeyi sahtekarlığı keyfiyeti samimiyetsizliği yabancılaşmayı umarsızlığı çaresizliği tükenmişliği yılgınlığı lümpenliği sahtekarlığı soytarılaşmayı rezilliği ve insansızlaşmayı huzur saygınlık özgürlük GÜVEN istikrar ve mutluluk yerine üretip çoğaltıyorsa onarımı tamiri ve geri dönüşü olmayan ölümcül vakadır artık doğa tabiat insanlık değerleri ve dünya devran.

    Kendi içindeki cinnet ve cinayet sabıkalısının bilindik belli failini arayan dedektörlüklerle, kavrucu bir sac üstünde hiç durmaksızın zıplayan zirzibil taneleri gibi sürekli görülüp duyulmadık tehlikelinin akıllara bulanıklık ve durgunluk verecek en tehlikelisi uçurumdan aşağı kendini fırlatıp atmak kamyonun altına kaburgasını sermek traktörü omuzlamak apartman duvarından bisiklerle fır dönmek binbir belaya davetiye çıkarmak paraşütsüz gökyüzünden yerin dibine çakılmak balyozla girişmedik sağlam yerini bırakmamak cam yemek suratını dalağını şişlemek gibi gibi her saniye kıyısından döndüğü dizi ve kliplerin kölesi ölümle cebelleşen acayip adrenalin yaratma ipsiz sapsızlığının dünkü ne düdüğü belirsizlikler bugün anne baba oldular ve ilk altı ayı bulmadan şiddetli gerilim bunalım sahtelik soyutluk doyumsuzluk mutsuzluk geçimsizlikleriyle birbirini yiye bitire ayrı gayrılaştılar. Onların çocuklarıysa bugün öznesiz yüklemsiz ve hikayesi olmayan her türlü anormali normal sayan sapkınlıklara talip proğramlanmışlığın kulu kölesi algı hücrelerinde yapay zeka ile haşir neşirler.

    Dünyanın her yerinde en acımasız onursuz ruhsuz bencil hırsız yolsuz ve haramı ortak karakteristik niyet maksat ve özellikleri olan soyguncu talancı yağmacı işgalci vurguncu ezen sömüren sülükleri, kolayca güdülebilir şartlanmışlıkları ve toplumsal teslimiyeti alışılmış bağımlılıklarla kurumsallaştırmak için bütün kaynaklara hükmederek özenle örgütleyip dayattıkları adaletsizliklerden kargaşadan gelir dağılımı eşitsizliğinden gericilikten hurafecilikten yozlaşmadan sindirilmişlikten karamsarlıktan korkudan istikrarsızlıktan sefaletten kedercilikten eğitimsizlikten duyarsızlıktan şiddetten kutuplaşmadan kinden nefretten kültür sanatsızlıktan baskıdan belirsizlikten yobazlıktan artan sorunları sürüncemeye bırakmaktan ve iyiliğin tedavülden kalktığı kötülükten ( Terörsüz Tarkiye ana kundakçı unsur olarak Pekakayı vitrine koyan bölme parçalamaya dönük ve Mehepe gibi gizli saklı taşıyıcı figüranların ayyuka çıktığı en güncel ve Bop sürekliliğinin siyasi istismar ayak oyunlarıyla yığınlaşmış birikmiş somut sorunları örtbas eden soyut suni gündemleri sürekli işler faal çalışır kılarak tüm dünyada olduğu gibi Bop Eşbaşkanlığı bünyesinde ortak çıkar hükümranlığının sevk ve idare ettiği Türkiye’ de de aynı planlı projeli dönüm dolaşım ilişki kurgu sür saltanat ağından ) arkalanır ve beslenir.

    Bu yüzden haydut harami ilkel azgın sapkın doyumsuz ve yabani keyfiyetin iki bileleninin ardından Yurop ve Rus”lara iştah kabarttığı Çin ile korsanlık haracını alarak dünya çapulculuğunu kotaran ve kurtaran manyak Trump sultası ve şürekası, İran’ a yönelik “ bize mülkünü malını teslşmbet ve pılını pırtını uopla öl” katliamcılığını ve cehennem cellatlığını dayatması hiç de şaşırtıcı değildir çünkü burayı böyleceye her türlü talan vurgun soygun işgal vevhukımlara uygun insansızlığı mutsuzluklarının işlevsiz kayıtsız güdümlü bağımlılığına araçsallaştırarak kullanışlı yapan düzenleyen uran işleten çalıştıran dayatan donatan ören ve örgütleyenler zaten bunlardı.

    O bakımdan da ülkelerin tüm varlıklarına ve kaynaklarına el koymada ister kızıl kıyamet aktif katliamcı ve yıkıcı savaşlar sürsün, ister ateş kessin dursun ara versin, ister dursun dursun yeniden ateşlensin, uzatmalarla sinmeyi baskılayarak sündürebildiği kadar uzatsın anlık saniyelik manipülasyonlarda dahi ölüm zulüm saltanatının ilahları kurgulayanları ve uygulayanları olarak hiç kaybetmeksizin kıyamet kurgulu sefaletten yıkımdan yağmadan ve cellatlıklardan hep bunlar kazanmakta.

    Seyfi Karaca… Mayıs/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 19.05.2026 - 16:34

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    SÖZÜN ÖZÜNE ( insanlığın türkçesiyle)

    Sözün özüne
    İnsanlığın Türkçesiyle
    Hiç bir şarta koşula eğilmeden
    Bükülmeden
    Muhtaç ihraç ve ihtaç olmadan, bedenen ve ruhen eziklik zavallısı acizliğe hükümran olan
    Kimliksizliğin kul köle kapısına minnet etmeden
    Ricaya amennaya bel ve umut bağlamadan
    Özgürlüğün doğallığın ve kendi gerçekliğinin doğduğu yerden doğduk geldik
    Aşk neresidir
    Yarayı da tanırız çareyi de biliriz
    Sevgi saygı kime ne zaman, mertlik ve cesur yüreklilik aslımız neslimizden gelendlr
    İnsan kimdir iblis kim,
    Biliriz sevinci çocuklaşan yüreklilikle
    Onurla
    Gururla iyiyi güzeli hakkı hududu şefkati ve huzuru
    Gül ne çiçektir biliriz
    Cehennem zebaniliğinin cellat katliamcısı zulümlerle tüm dünyaya kan kusturduğu iblis kimdir biliriz
    Kaypaklığı iki yüzlülüğü ihaneti kıyameti ve gördüğüne sus pus olanı şarlatanı yalakayı ve şakşakçıyı
    Mazlumun ahını zalimi(n zulmünü
    Zorbayı ve masumu..
    Akrebi çiyanı
    Sansarı çakalı leş kargasını yardakçıyı puştu uşaklık kuklası puştu piyonu da biliriz
    Kalbinde güvercin kumrusu uçuran aşkı sevgiyi de biliriz
    Tanır ve biliriz ki
    Buraların Gösterişli kukla soytarısı olarak yaşamaktansa
    Yalınçıplak
    Yiğitçe
    Özü sözü bir özgürce ve nasıl doğduysa öylece
    Türklüğün aklı fikri vicdanıyla ölmek
    Ölümsüzlüğün namı değerindendir
    Biz kendimizi ezel ezelden tanır biliriz

    Seyfi

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 10.05.2026 - 16:12

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca

    ..
    MUTLULUKLA YÜZLEŞMEYE

    Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.

    Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.

    Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.

    İçe Kapalı toplumların dış dünyayı hayalle yorup yaşadığı; mutluluk ihtiyacının sürekli eksiğini ve kendini baskılanmakla sahte hatlar üzerinde burnunun ucundakini yok sayarak uçarı havailiklerle bir tür her şeyin insanüstü ( kendini gerekli önemli ve herkese üstünlüğü olan; yakınlaşıp bulaştığı herkesi ciddiye almaya değmezliğin kir bulaşığı gibi gören ve sayan küçümseyici yaklaşımlarla ) üstten bakışlılığın kendinden somut hiç bir şey vermeden ama yasak günah haram diye adlandırdığı somut olanın hepsini edinme ve sahip alma kurnazlığına kurulu yapay görsel ve şekilsel değişkenlikler yaparak kendi kapılmışlığının dışında kalan gerçekliği görmez duymaz bilmez anlamazdan gelen dışa kapanmışlıklar dönüm dolaşım ağında kendi kendini tatmin etme bağımlılığını yaşar ve taşır acizlik mutsuzluk gözdesi döküntü saçını .

    Süresi saniyeleri bile bulmayan kaydıraçlı ve cam soğukluğu saydam yüzeylere dürtüp dokunuşlarla, azgın bir sürükleyen akıntıda zamansızlığın hapsettiği savruluş sürükleniş ve dinginliği olmayan bulanık çalkantılara karşı konulmaz bir bozulmuşluğun insanı battıkça yalnızlaşıp yabancılaştığı ağlarda ne aradığını bilmemeye esir eden; fakat kendine yapışan bağımlılık dürtüsünden de de sıyrılıp kurtulamayan tahammülsüz ilgisiz alakasızlığa sürekli kendini avlayarak hiç kimse olmamaya rehin verdiği ; ve hızına yetişemediği sanal mecranın duygu sarsıntılı cinnet ve değişkenlikler sınırsız sonsuzluk cenderesinde kendine hükmü geçmeyenlerle umudu itibarı samimiyeti alakayı ve ilişkiyi kesmiş zavallılık müsveddesi olarak çer çöp olup gidiyor insanlık.

    Birbirini doğuran ve besleyen bu döngüde,

    Çılgın tüketim başımlılığı çevrim çarkında, erinleşen gelir dağılımı eşitsizliği uçurumuna bağlı olarak artan sefalet ve yoksulluğa çöküp çullanan haydut haramiliğin keyfiyet ve sür saltanat sultasıyla toplumsal istikrar ve huzur örgüsünü donatan her şey soyan sömürenlerin dayatma buyruğu hükmünde sosyal hayatın patron tanrısı döngüsüne tutsaklaşır. Böylece eğitimin kültürün sanatın bilginin özgürlüğün liyakatın hakkın hukukun ve özgür iradenin düşmanı olan gericilik adaletsizlik fanatiklik bağımlılık ganimetçilik çıkarcılık hurafecilik bağnazlık sinmişlik kayıtsızlık karamsarlık kötümserlik yozlaşma çürüme korku nefret öfke ayrışma şiddet kutuplaşma yağma ve çöküş silsilesi yerleşik hayatın tüketim dolaşımına sevk tayin ve idare edilmektedir. Mutluluk kavramı da böylece huzur istikrar saygı sevgi kültür sanat güvenlik adalet eğitim sağlık ulaşım özgürlük onur kişilik barınma beslenme ve nicelerini beraberinde kapsayan yalamsal değerlerin hangi yolla ulaşmış olursa olsun yasal ve geçer kaynağına bakılmaksızın güç mal mülk şatafat servet ganimet gösteriş acımasızlık bencillik ve doymak yetinmek bilmeyen sınırsızlıkta yağma yıkım soygun talan ve sömürü zehirlenmesiyle toplum gerçekliğinden kopmuş ayrıcalıklı üstün baskın seçkinler sultası tarafından keyflyet ve sadaka lutfu olarak yokluğu sefaleti acıya bağımlılığı derbederliği acizliği ezikliği yalvar yakar çilekeşliği ve sinmişliği sürekli artırıp kurumsallaştıracak şekilde dağıtılır.

    Çünkü ihtiraslarının kulu kölesi ve kurbanı olan kapılmışlık, eldesi ve erişimi olmayan kanaatsizlik görgüsüzlük doyumsuzluk gibi dürtü bağımlılıkların köpürtüp kamçıladığı aklı iradesi vicdanı görgüsü hoşgörüsü çıkışı çözümü hissi saygınlığı ve paylaşım duygusu olmayan hapsolmuşluk cenderesidir. Kim ne kadar buradaki bataklıkta çırpınır didinirse gözü dönmüşlüğün kısır kesat döngüsündeki bataklık girdabında kendi kendini avlamanın kelepçelerine tutsaklaşır. Bu yüzden de fert birey aile çevre toplum mutluluğu olmadığı gibi kişilikli onurlu insan ve toplum gerçekliği de yoktur yıkımdam yıkıma sürüklenip giden bunun burasında.
    İnancı itibarı ilişkisi kimliği anlam kavram içerik özgün değer karşılığını yitirmişliğin saygınlığı olmayan, başkasının kodladığı kabule göre kendini kabullenip onaylayan, en küçük aksilikte bozulup dağılarak kime ne yapacağını şaşırmanın sirenleriyle hem kendini hem de herkesi kandırmanın çıkar maskesini, dümen dalaveresini, gösteriş aksesuarını, şöhret ganimet ayak oyununu ve hileli hurdalı istismar çeşitliliğini her şeye kıyaslayıp ve tercih ederek…

    Kulağına onun bunun fısıldadıklarına vekalet veren kişilik yoksunluğu, varlık hükmünde bulunan eziklik mutsuzluk hiçlik ve suçluluk duygusunu dışa çıkamadığı ağır travmalı bastırılmış özlemler talepler arzular hayaller ve gerilimli korkularla büyütülmüş kendinin yabancısı yalnızlığının yavaşlatılmışları ve eksik noksanlarıyla hayata başlar ve bitirir.
    Toplumsal değerlerin içeriğini özgünlüğünü ağırlığını ve binyıllarcasından kazanılmış özünü magazin furyasının, popüler kültür yozlaşmasının ve etiketlenmiş piyasa ürünü borsasının dolaşım ve kullanım malzemesi haline getirdiği kırılma, çöküş ve çürümelerin sosyal deprem miladıydı. Bu noktadan sonra insanlar özü içeriği samimiyeti sahiciliği olmayan; yapay birbirinden kuşkulu kaçak soğuk gerilimli şiddetli mesafeli ve yüzeysel ilişkilerle gösteriş şöhret hamaset şatafat menfaat acımasızlık adaletsizlik umarsızlık duyarsızlık aidiyetsizlik liyakatsizlik yalan dolan talan sapkınlık ve saplantılarıyla eşya ve bencillik fetişizmine adandı ve tapındı.
    Kötülüğü doğuran koşullar hava su toprak doğa veya coğrafyayla ilgili bağlı sebepler silsilesinden değildir, acziyeti ve çaresizliği kendine fırsat bilen yapma yıkım ganimet düşkünlüğünün sabıkası cürmü ve eseridir.

    Tıkanmışlığı paylaşabilmeye tercih eden sapkın travma sevk idare ve yönetimi, zoru acıyı kokuyu sefaleti kargaşayı kederkenliği sinmişliği ve zorbalığı dayatıyor çünkü buradan çoğunluğun hakkı hukukuna çökerek ayrıcalıklı azınlığın çıkar konforu kotarılıyor.
    Devlete yüksek faizli borç verenin de onların olduğu kaynağı artık sorulmayan içerdeki ve dışardaki kayıt dışılığın hırsız yolsuz talan ve yağmacılıkla elde ettiği rant kapısı, otorite çarkı, çıkar ganimetine ulaşma yolu; parayı gücü gösterişi ve israf masrafta sınır hukuk tanımayan şatafatlı sür saltanatlık sultasını soyan sömürenlerin ödediği diyete hizmet etmektedir tarikat medya magazin akademi ve siyaset.
    Sürekli toplum algısına süper bozulmalarla atık çöp nefret gerilim bunalım kir bağnazlık yozlaşma dert sorun korku afyon çöplüğü dolgulayıp boşaltarak yağma yıkım istismar talan tecavüz biat ve benzerleriyle vurgun soygunlara uygun bağımlılıklarının ESERİ ve kalıplaşmış kutuplaşmaların ESİRİ insan tipinin şekli şimali verilmekte.

    Kutuplaşmalarla birbirini horlayan dışlayan küçümseyen duymayan ilgisiz iletişimsiz bağlantı kopukluğunun saplantı kıskacında yok sayarak kin ve nefret kusma köleliğine adanmış ve bu sayede akla sorumluluğa ve Vicdana dayanmayan fütursuz pervasız uğrun uğrun kezzap içimiş gibi kendisiyle çatışan ve çelişen vitrine akıl sahteliği satma derdine çullanıp üşüşmekle ortak paylaşım değerlerini ve toplumsal huzuru bulmak asla mümkün olmadığı gibi, güç hırs kibir kahır ve gösterişin sürükleyerek felaketten felakete çığ gibi büyüttüğü kaçınılmaz yıkımların ve çöküşün müdavimi talibi tutuklusu ve kölesi olunmakta,

    Öldüğünde zaten bedeninden sıyrılıp RUH bilinmezine göçüp gidecektir insan. Daha yaşarken sınırlı kapalı yaşamaya daha doğrusu ber anını kendinden sürekli şüphe duyarak yetersiz aciz çaresiz nerde ne zaman ve kimde hep kuşkulu hektikli korkulu asla kendinden emin olmamanın değersiz ve suçluluğunu sürükleyen bulsa bile kendini bilinmeyene yok sayan sonsuz arayışlara kilitlenmelerle boğulan ruhunu bedeninden ve hiç yaşamamaya ayrıştırmak; devamlı ritüelleri tekrar eden ölümün mirasındandır . Çünkü herkesin kendisiyle ödeştiği ve hakkı olduğu yaşama sevincini imar inşa mamur ve mümkün kılamayanlar daha en baştan , yani hayat kundağındaki doğuştan dolgusu yapılan yaşam gerçekliğine soğumanın kısır döngülerini ve saplantılarını yüceltip kendi şartlanmışlığına göre kutsayan kalıplaşmış suçluluk duygusuyla hem ruhunu hem bedenini ölüme adanır ve ölümün özdeş sağlayıcı karakteri olan acı keder kahır sitem eziklik yokluk mutsuzluk düşkünlük hiçlik zavallılık gibilerle bağdaşır ve özleşirler.

    Yani emanet sahte ve samimiyetsiz sözlerin seslerin kişiyi makaraya saran dillerde ilişip konuşmadığı; emek çaba gayret deneyim cesaret özgüven ve özgür iradelerle kendi katılımcı etkinliklerinin onuru gururu eldesi ve kazancı olan diyetsiz ipoteksiz hacizsiz kargosuz ve kaporasız MUTLULUK birlikte ortak yaşam sevincini yüklenen başkasına taşınabilir, aktarılabilir, ulaştırılabilir; ama asla faturalı etiketlere bağlılığın taşınmaz mülkü; soyut söylemler hayalperestliği, değeri borsasına göre artan veya azalan mağaza yahut marka çeşidi çeşidi değildir.

    Seyfi Karaca…..Mayis /26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 08.05.2026 - 14:15

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    DiPLOMALI ZIRCEHALET

    Diploma parayla satın alınabilir olduğundan beri karşılıklı güvensizlik herkesten herkese hat safada, sanki yazılı metinleri olmayan toplum sözleşmesi gibi hırsızlığı yolsuzluğu haksızlığı zorbalığı keyfiyeti sömürücülüğü talancılığı adaletsizliği istikrarsızlığı bencilliği duyarsızlığı acımasızlığı ahmaklığı hurafeyi hukuksuzluğu kokuşmuşluğu liyakatsizliği karamsarlığı boşvermişliği kanaatsizliği gericiliği ve kutuplaşmayı en seçkin ayak oyunları ve hileleriyle yetiştiren moesseseye dönüştü insanlık.

    Bu haliyle de bin yıllarca kazanılmış olan ortak değerlerini yitirdiği gibi Jan Jak Russo” nun çağdaş demokrasinin ana ilkesi sayılan Toplum İradesi Egemenliği’ ne dayalı tarihsel çıkarım da, toplum ve dünya gerçekliğinden kopuk gösteriş ihtişam güç ve dayatma zehirlenmesiyle kendi çıkar önceliğinden başka hiç bir şeyi öncelemeyen ve önemsemeyen buyurduğu dayatma, karşı konulamaz kaçış yabancılaşma değişim dönüşüm ve kayboluşların tüketim kölesine dönüşmüş olan bağımlı- güdümlü yığınlar tarafından tanrı hükmünde kanıksayarak kabul gösterdiği azınlık sultası hükümranlığı yürürlüğe konuldu.

    Dünyayı olumsuzlardan değiştirmeye dönük inancı ilgisi idrakı çabası idolü amacı anlamı duygusu düşüncesi dayanışması aklı fikri kültürü paylaşımı sanatı idealleri mutluluğu birikimi dolaşımı saygınlığı çağdaşlığı ve ortak değerleri yok çünkü. Aksine doymak yetinmek bilmeyenlerin anlayış değer algısı hiç gelişmemiş bütün acımasızlık bencillik ve menfaat odaklı kötülüğün serbest piyasa dolaşımında değersizliği değer ölçüsü sayarak hem birbiriyle ortak yaşamın her başlığında kutuplaşıp çatışan; diploması sahteliğin cin fikirlilik okutup öğrettiği her dayatılmış kaba cahil mutsuz tutarsız kinci güvensiz gerilimli duyarsız kayıtsız bencil ve sapkın bağımlılıkların kurgulanmış kölesi olmaya aynılaşmış; herkesin herkesten üstünlük gözdesi olmayı hayati zorunluluk gereği ve kutsal yüceliği saymakta günümüz insan tipi.

    Basitleştirmek gerekir, koskocaman baş edilmez sanılanların ciddi ciddi sırıtan somurtan insansızlığını, çocukluğun taşıyıp getirdiği açık saf tertemiz yüreklilikle, ordan gelecek diye sevgiyi saygıyı inancı yüceliği laçkalaşmış kalıplarla kendini şartlanmışlığın kurak tekrarına düşen bayağı adi kokuşmuş sıradanlıklarıyla örtüp kaplayarak kavşakta alanda sokakta büküşte yokuşta caddede yahut dönemeçte beklemeden … aşksa sevgiyse mevlaysa kendini kenara koynadan dolaysız imasız maskesiz sahtesiz şartsız ve direk , ertelemeden ıskalamadan kararlılıkla azimle ısrarla samimiyetle ve akıl fikir duygu idrak anlayış cesaret düşünce idrak irade ve sorumluluğuyla ; özü sözü birliğe yürekten inanıp yaşayarak; ve katkısıyla etkinliğiyle özgürce ve kendisiyle barışık; kusursuzluğa nispete kaprise kibire kahıra ve kindarlığa mükemmeliyetçiliğe saplanmadan ; onurlu duyarlı insandır kendini olduğu özümseyen ve kabullenen saygın kişilik.
    Fakat herkes kendini üstün seçkinlikte öne çıkarmaya ve aşağılık düşük gördüğünü küçümseyerek her hakkına tecavüzcülüğün ve sıradanlaştıran çarpık sapkın ve kaçak dayatım saldırganlığını empoze etmeye her fırsatı ganimet biliyor artık.
    İyilik ve kötülüğün çıkar ilişkilerinin çeliştiği savaşımı üzerine kuruludur dünya hayatı ve hep var olmak zorundadır. Eğerki aşırı iyimserlik veya kötümserlik hükmeder ve hakim olursa gerçekliğinden kopar sonsuz bozulmaların kulu kökesi olur toplumsal hayat çünkü aşırı iyimserlik de aşırı kötümserlik de hazıra konmayı teşvik ederek hiç bir özgün sorumluluğu çabası katılımı katkısı olmayan emeksiz zahmetsiz haksız hukuksuz zorbalık dayatmalarına yol ve meydan verir.

    Bu yüzden benlik aklı fikri bilinci vicdanı kişiliği kavramı illa be mutlaka kazanılması gereken zorunluluktur. Fakat herkesin her konuda en üstünde seçilmiş anlamı değeri vazgeçilmezliği olduğunun saplantılarıyla bozulmuş insan benliğini herkesin çöp zibili, kendisininse kutsanmış ayrıcalıklı olduğuna alırılaştığı bencilliğe kapıldığı zaman iyilik kötülük arasındaki denge eşitsiz hukuksuz zorbalık hükümranlığına evrilir.
    O sebeple de diplomaların bile parayla satın alındığı günümüz eşitsizlik acımasızlık şiddet bencillik liyakatsizlik keyfiyetinde her sapma ve bozulma, kanıksandığı alışkanlıklarla sıradanlaşır, paranın ve digital diktötorluğun tanrılaştırıldığı yıkım yağmacılığın tüketim piyasasına inanılır ve tapınılır.

    Baskılanmış ve bütün değerlerinden yılmış yozunmuş insan yığınlarıysa çil yavrusu gibi kendinden toplumundan ve dünyadan kaçacak yer aranır. Günümüzün baskılandığı cenderede yaşam kavgasını, özgürlüğünü, idrakını, insancını, aklını, cesaretini, yolunu, vicdanını, toplumsal değerlerini ve hayat gerçekliğini yitirmiş aşırılıklar esaretinden kişiliğini ve çıkışını bulanama sebebiyle hiç kimseyi dinlemeyen duymayan ilgilenmeyen kabullenmeyen ve umursamayan kendi kendini aldatarak avunma sendromlu ahkam ihtişam gösteriş ve lüks budalalığına mahkum sürekli başka yerleri gezip görme ve tüketim çılgınlığı burayla ilişkili alakalıdır.

    Çelişkilerini sıfırlayarak aşırı iyimserlik polyonacılığıyla aşırı kötümserlik zorbalığı arasında yok olup kaybollan insan, ki bu yüzden hiç bir doğrusu olmayan ve kendi dürtülerinin kesin kabul görmesini dayattığı tanrılaşma saplantısına kapılmıştır artık. Dirliksiz düzensiz ve mutsuzluğu kışkırtıp tüketime sunan ve dayatan her türlü yalan dokan sahtekarlık sapkınlık riyakarlık rüşvet yağma vurgun soygun sömürü hukuksuzluk ve talanın alışılmış kanıksamalarla hakim olup her yere hakim olup hüküm sürmesi kendiliğinden gelişmiş rastlantının eseri değildir.

    Sörvayvur, kutu açma kapama, ben bilmem eşim bilir, güldür güldür çok güzel hareketler bunlar, izdivaç, Türkiye sesini starını arıyor , biri bizi gözetliyor, top model rüküş mü rüsva mı, geliminin kaynanası, yemekteyiz, kurtlar vadisi, organize işler, ivedik recep, gora, lüks sükse sahte sanal reklamlarla yaşarcasına mezarın asansörlü olsun olmasınlar .. gibi ve niceleriyle günün mesaisini toplumun iletişim damarlarına aşılayıp empoze ederek eğitimli salaklaşmanın donatılmış çürümenin kuşatılmış ve öğretilmiş huzursuz kayıtsız karamsar mutsuz gerilimli sorunlu dengesiz ve değersiz kimliksizleşmenin kullanışlı kalabalıklar şekline toplum mayası karıldı yapıldı ve yoğruldu.
    Akademik ünü şöhreti çokça Profesörlerin bile piyasanın gözdesi olma uğruna insanlığı terk ederek magazin kusuntusundan bakınıp beslendiği sosyal tükenişin butik ve bataklık mirasıdır artık tasarruf mlı izolasyon,sosyal viral zindan ve toplumsal virabnkeşlik.
    Burdan mezun olan tükeniş, akıl fikir irade ilim değer duyarlılık bilinç bellek bulanıklığı ve kişilik perdelenmesiyle, hayatın kaderini tasarımlayan buyuran belirleyen soyan ezen sömüren çapulculuğu kutsar özümser ve talan tecavüzcülerine aşık olması hiç de şaşırtıcı değildir.

    Bu sebeple değer doyum liyakat ve denge kavramından yoksun herkes ve her şey akıl vicdan sağlığı ve bellek bilinci duyarlılığı olmayan tüketim gösteriş bencillik ve şiddet bağımlılıklarına odaklandığı merkez kaçlar etrafında sicil bozarak bozgundan bozguna sürükleniyor dolanıyor ve savruluyor…
    Sosyolojik yapıyı ve toplumsal dokuyu örer donatırken ihtiyaç duyduğu her türlü otoriter yasal ve kurumsal yapılanmayı kendine göre ve tek tipleştirmeye göre tapınaklaştırarak yüzde on yüzde doksan çarpık ilişkili işsiz yoksul -sefl çoğunluğun imtiyazlı yüzde on azınlık çıkarları için ürettiği yorulduğu ezildiği soyulduğu sömürüldüğü yaşadığı ve öldüğü; her şeyin menfaat ganimet yağma ve maddiyat çıkarcılığına dayandı.

    Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..
    Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.

    Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…

    Nasıl ki Rus, Amerikan ,Çin, Japon, Kanada, Avusturya, Yurop gibi dünya sömürü işgal yayılma savaş tecavüz katliam ve kolonici sülüklerinin hem her alanda ayrışıp çatıştığı ama yeryüzü yoksullarının maddi manevi hak hukuk değer cevher ve kazanımlarına diledikleri gibi çöküp çullanmanın ortak niyettinde anlaşıp ittifak halinde oldukları gibi, buranın yarı sömürge ilişkileri bağlantılı Türkiye yansımasında kesintisiz darbelerin hedefinde olan ortak kazanım birikim değer ve Toplum İradesi’ ne yönelik darbeler silsilesiyle keyfiyet ve azınlık sultasının GERİ DÖNÜŞÜMü hem birbiriyle kutuplaşan hem de tüketim bağımlılığında aynılaşan kesimler ve yığınlar sayesinde Bop Eşbaşkanlığı sür saltanat modeli hükümran kılındı.

    Altmış sekiz ve Yetmişsekiz “ liler dönemleri boyunca Deniz Gezmiş’ gillerle sembolleşen sosyal siyasal ve kültürel tepki, Cia- Mossad ortaklığıyla sağ sol çatışması olarak zirveye taşınarak susturulup sönümlendirilirken, Teni CehePe, Muhafazakarlar ve Pekaka, yıkımın hem kutuplaşan hem de aynılaşan ortak çıkar ganimetine çöküp istifade edenleri olarak ( şimdilerde Tom Barrak Bop markalı Terörsüz Türkiye toz dumanında olduğu gibi) yalan talan yağma ve menfaat istismarıyla sefil yoksul kalabalıkların TEK SEÇENEKLİ algı yönetimini ( seçkinlerin imtiyazlı zümresi çıkar önceliğine uygun hukuksuzluğu yıkımı soyguncuyu yağmacıyı bölücüyü keyfiyeti başıbozukluğu zorbalığı daim kılan ) sevk ve idare etmektedirler.

    Buraya ilgili güdümlü bağımlı olarak herkes herkesle hem hasım hem kutuplaşan hem hısım hem ayrı gayrı uzak; hem de buyuran aynı bağımlılık piyasa ve marka dürtülerine ittifak halindeki toplumsal çürüme ve çöküş müsvedde numunesi olarak , her dayatması okulundan mabetinden ilim irfan ehlinden veya kutsal ilahi ikramdan sayılan tapınak algısıyla kendini bozup teslim ettiği magazin dolaşım döngüsü dışında hiç bir hayati ve insani değeri öncelemiyor, umursamıyor, ilgilenmiyor, önemsemiyor, yüklenmiyor ve yaşamıyor artık.

    Diploması hileli dümenli rüşvet veya parayla satın alımaların artık saklı gizlisi olmayan tezgahlardan ayyuka çıktığı ayan beyan furyada, eğitimsizliğin her türlü sahtekarlık ve dalavere hünerini toplum mühendisliğiyle öğretip eğittiği; insanların değer kodlarıyla oynanarak sürekli planlı proğramlı bir şekilde tükettikleri yoz kültür afyonlarıyla çöküşün dibine yıkılıp çökertiliyor , hayatın her alanındaki ören viranlarda denklik ve denge felaketini bulan acı blanço.

    Seyfi Karaca…. Mayıs/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 06.05.2026 - 16:14

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca

    …..
    KOZMİK ÇIĞLIKLAR MELANKOLİSİ
    ..
    Zamanın yolcusu göçebeliğin yerlisiyiz, azgın çalkantılarda sakin sularda kızgın kavruk yaşam tarlalarında trafikte kentte tramvayda bazan buruk leylak serenatı bazan kasaba resimli pastoral kartpostal; kimi yerde orkide gölü kuğu salınımına sessizliği soluklanan moladan , kimi yerde tan yelleri esen ılgadan, kimi yerde ekmek kırıntısını paylaşan kuşlarla, kimi yerde kayık kürek denizlere kol kulaç , kimi yerde giden geçenlerin kaldırım bellim belirsiz izlerinde, kimi yerde hikayesini banklarda bırakanların izbelerine karışarak , kimi zaman kimi yerde bir fincan kahvelerin efkara aşk demleyen gül hatırına…

    Herkesin ortak yalnızlığı bir aynı güneşin soğuk cansız ve gezegenleri gibi başkasının yitik hikayesinden hem oldukça yakın ve tanıdık..

    Hem de hiç olmadığı kadar uzak, yabancı, eşyalar, çarşılar, markalı markasız binalar ve çardaklı çardaksız kamelyalar dolusu kent metropolü gibi, herkes kendi kafesinde tutsak camdan betondan kozmik çığlıklar melankolisi

    Seyfi

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 03.05.2026 - 15:16

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    İNSANLA ÖZDEŞ AŞKIN ve SEVGİNİN SONSUZLUK EVRENİNDE
    ….
    Sevgi bağının duygu yoğunluğu AŞK evrenini insanla buluşturacak olan değerlere doğmalı beslenmeli büyümeli yüklenmeli İNANMALI bilmeli özümsemeli taşımalı yaşatmalı ve gerçekliğiyle yüzleşerek yaşamalı insan.

    Hiç bir soyut kalıplarla kısıtlanmış engelliliğin DOGMA köhnesi adanmışlık köktencililik ve militanist bağnazlık saplantılarına kurbanı, piyasa müşterisi ve tüketim borsası kölesi olmadan kibirsiz önyargısız peşin hükümsüz çıkarsız dayatmasız KENDİNİ AŞMAKLA mümkün olan yüce duygudur sevmek ve sevmekle duygusu derinleşip yoğunlaşan söylemi eylemine özdeş insan kimliği ve sonsuz sınırsız Aşk evreni.

    Karşılıklı değer bilirlik ve karışan kaynaşan denge ilişkisinin vardığı varacağı yerdir, hiç bir bağnaz saplantılarının kul kölesi kurbanı olmadan kendini aşmanın yaşama sevinci, aşk iklimi, sevgi dünyası, insanlık değeri ve tutkun serüveni. Tabi her sevgiyle uyanan merak illa ve mutlaka her şeyde ve herkeste karşılığını bulacak diye bir ilkesi yok yeryüzü yalam hikayesinin. insanlığın ve anlamlı iyi güzel kalıcı ve değerli olan hiç bir olulum da illa herkeste ve her şeyde karşılığını bulma takıntısı düzeneğine kurulu değildir.Tam tersi burada üstelenen her talepkar ısrar platonik arabeskleşmenin git gide izi semti diyarı yolu sürdürülemez kokuşmuş çorak kurak yalvar yakar tekrarlarıyla onurdan itibardan düşer, piyasa laçkası halini alır. Bu yüzden yerini bulmayan her duygu yeşertidi yahut kıvılcımı, yürek akıl irade vicdan pusulasıyla vebali aşkın sevgisinden olanların yüküyle sonuna kadar gidilmeli, varılan yerde olaki karşılığı saygınlığın yüce duruluyla yükünü aldığı yere kırıp dökmeden bırakmalı, kaldığı yerden sonsuz sınırsızlığın iyilik güzelliklere adanmış ömür sermayesiyle sevgi aşk ve insan yürekliliğinin taşıyanı yaşatanı yürüyüp gideni olmalı ki, kavuşup kutlayacak değeri anlamı erişimi inancı huzuru mutluluğu onuru dengesi döngüsü dolaşımı ve bağlamı hiç bir şeyle değişilmeyen saygın ve özgür iradeli emeklerle kazanılmış kendisini bulan tanıyan bilen olabilsin insan.

    Karacaoğlan, Nesimi, Yunus, Pir Sultan’ ların her çağırıp çığırdığı aşk ve sevgi özlü saz dil gönül ve söz cevherleri adresine yollananda denge ve değer karşılığını bulmadı diye küs kurak yıkık çölleşmenin karunaqrısı arabesk kesmekeşmişliğine çöplük zibili olur, kapıyı eşiği öteyi insanı börtüyü hakkı divanı cihanı vicdanı evreni aşkı sevgiyi sevgiliyi duyup görmeden cansız cisimsizliğe nefesi kesilir, aklı duygusu duyarlılığı ve insanlığı tükenir, yüklendiği yürek yangınlarının yüküyle bu günümüze ulaşıp gelemezdi evreni sarıp kucaklayan aşk ve sevgi çığlık çırpınışları.
    Herkes doğru yalan yanlış suç günah iyilik kötülük ilahilik yücelik kavramlarını kendi ben ben merkezinden bakıyor algılıyor; ve güç gösteriş heves hınç şöhret şehvet lüks servet mülk konfor saplantılı çıkar ilişkisi önceliğine göre yorumluyor yaşıyor artık toplumsal değerlerini ve aidiyetliliğini yitirmiş insanlar. Çünkü..

    Kibirli kirli kötü bağnaz yobaz zorba bencil batak üstenci keyfiyetçi baskıcı köktenci gerici başınabuyruk şöhret servet dekor nizah kahır ayrıcalık yarış ve kepazelik düşkünü toplum virüsü insan tipine dair ne varsa rol modeli olarak medyatik piyasadan kapış kapış tüketmenin herkesi dolaşımında her magazin kuruntusunu ve şöhretlilerini adanmışlık mabedine tapınırcasına karşı konulmaz sürüklenişlere tutsaklaştıran çöküş yağma ve yıkım tezgahı kuruldu.

    Yerel sömürü sülüklerine toplumlarınızı kör cahil eğitimsiz duyarsız ilgisiz kayıtsız her ne dayatılıyorsa onu tüketen bağımlılık kölesi olmasını istiyorsanız alın bunları afyon ürün çeşitleri olarak alıştırın kullanın formatıyla uluslararası toplum mühendisliği ajansları ve ajandalarının atölye çalışması olan algı yönetimli hiddet aşağılama nefret şiddet korku kabus kutuplaşma şehvet çirkeflik rezillik hınç kin güzellemesi yaparak sorunlu bunalımlı gerilimli ve mutsuz doyumsuz bunaklığın cinsiyetsizliğini kökensizliğini değersizliğini ruhsuzluğunu geçimsizliğini kimliksizliğini kişiliksizliğini umutsuzluğunu görgüsüzlüğünü kültürsüzlüğünü yobazlığını kargaşasını ve saçma sapanlığını kovaladığı salaklaştırma yarışlarıyla boğuşan tüketim bağımlılığı dönüm dolaşım dayatmalarına karşı gelinmez kutsallık kabulü ve algısıyla ele geçirdiği ortak değerleri talan ganimeti olarak konforlu alan bilmeyi aşıladıkları toplumsal çöküşün yıkım yağmacılığını yaz boz ettiler.…

    İşte sebep o sebep, artık hiç bir aşk ve sevgi özlü insani değerde ilgisi itibarı ve alışkanlığı olmayan günümüz piyasa pazar PROTOTİP popüler kültür maskarası model türeviyle, secilme beğenilme ayrıştırma kategorize etme ve reklam profilinin en gözdesi olmaya üretilen şekilli kalıplı maskeleşmeler, inancını yüzünü cismini varlığını kişiliğini kimliğini onurunu özünü ömrünü gerçeklik duygusu olmayan proğramlanmış algı dürtüleriyle çantasının cüzdanının çekmecesinin yahut torpidosunun dip bucağında herkesten öncelikliliğe çıkmak için kullandığı aksesuar ve marka çeşidi olarak kullanmakta.

    Beklentilerini umutlarını inançlarını hislerini sezgilerini algılarını ve anlayışlarını sürekli değişkenlik şekilciliğine yatırımlayarak içeriği hangi yozlaşmış kokuşmuş ve çürümüşlükler çöplüğünden olsun gösterişliliğin tasarımlı ambalajını insanlık varlığıyla özdeş sayan; kıskacından çıkamadığı dürtü saplantılarıyla ekseni günü yolu niyeti akışkanlığı yörüngesi değişmeyen odaklandığı standart sabit mekaniklikte iyilik güzellik denge düzen huzur benlik çevre ilişki konfor güvenlik kişilik dünya toplum ve kendine göre ilahi yücelik bulacağına kapılmış kalıplaşmış ve şartlanmışlıkların tekrarlayan sıradanlığında proğram ve sıra dışı gelişmelerin umrunda ve farkında olmayarak neden niçin soran doğallığını ve gerçekliğini yitirmiş çorak çemberler kelepçesine sıkıştığı arayışlarla, hüsranlarla, gerilimlerle, yanılsamalarla ve mutsuzluklarla kapışır boğuşur insan.

    Bu yüzden de acımasızlığın sorumsuzluğun yozlaşmanın uyuşturucunun vicdansızlığın adaletsizliğin görgüsüzlüğün duyarsızlığın yabancılaşmanın şiddetin kokuşmuşluğun kol gezdiği cinnet cenderesinde, toplumda kendini ezik yitik tüketim kölesi kabullenen toplumda gösteriş maskesi olarak giyinip takınmanın dışında artık itibar rağbet ve dolaşım değeri olmayan sevgi bağlamlı aşk yoksunluğuyla, partiler dernekler tarikatlar ajanslar kurumlar vakıflar ve sivil yahut resmi kuruluşlar, özel konfor alanı her türlü dokunulmazlıklarla korunaklı şöhret mülk otorite gösteriş lüks tantana ve servet mertebesi yüksek erişimliliğin en zahmetsiz kolay yollu imtiyaz ARPALIĞI ve her cafcaflı gösterişli erişimin sıçrama tahtası olarak kullanılmakta.

    Hiç gram ağırlığa dokunmadan ihtişamlı seçkinliğin her yolu mübah servetine servet katanlar azınlığıyla , aylardır yoksulluğun dibinde sürüklenenlerin açlık greviyle ancak hayat pahalısı acilen elektriğe suya gaza ve ekmeğe dar gücün ulaşıp kavuştuğu yığınlar kalabalığının aynı çelişkili eksen düzleminde dengesini düzenini şaşırdığı derin uçurumlu sosyal travma ve toplumsal tükeniş, adalet liyakat onur vicdan ahlak özgürlük güven cesaret kültür sanat edebiyat sorumluluk saygı bilgi aşk ve sevgi evreninde artık varlık göstermeyen hızlı tüketim piyasa soytarısı murdarlaşmalarının çelişkiler ve sebepler sonucundandır.
    Birbirinden soğumuş sıyrılmış bezmiş bıkmış doyumsuz tahammülsüz mesafeli mutsuz sahtelik yozlaşma ve yalanlarla yaşamaya alışkın kopmuş kıyametse, günden güne daha da katlayan azgın sapkınlıklarıyla insanlığı tabutlaşmış tüketim piyasasının dolaşım vazgeçilmezine yerleşmekte.

    Seyfi Karaca…Mayıs/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 02.05.2026 - 19:13

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    AZMAN ZEBAN DÜNYA DEVRAN

    Georg Orwell, Lafontaine’ nin biraz efsane biraz masal özeyip karıştırıp harmanlayarak hayvanlar betimlemesiyle ( Franz Kafka ‘ nın Dönüşüm’ ünde olduğu gibi) insana baktığı ve kültürel sosyal siyasi ve toplumsal içerikli uyarlama hikayeciliğine yazıp dönüştürdüğü Hayvanlar Çiftliği, o dönemlerin yukardan aşağıya her yetkiye haizliği buyuran bağıran azan ve hükmeden tekil yapılanmanın Hitler tarifeli Sovyetler Birliği olduğunu İngiltere’ ye bağlı kapitalizmin kutsanmış şövalyesi ve Lawrence kimliğiyle çok okunanlar arasında yetmişli yılların ‘ madem hatrı sayılır insanlık ölmüştür bırakalım kim neyi nasıl diri diri ölmek istiyorsa öyle hayvanlaşsın yaşasın’ türevli boşvermişliğe bağımlılıklarının kölesi kalabalıkları ve hippi kuşağı icat edilmişti. Sendikaların partilerin sanatçıların akademik ve sivil toplum örgütlerin hiç bir anlam değer ifade etmeyerek topyekün aynı sömürü talan soygun çarkına yük taşıyıp ortaklık ettiği suç ve sabıka dosyasında muhalefet tepkisi ve yetkisi olmayan kimlik ve inanç istismarcısı Muhafazakarlık bir daha gitmemek üzere durumdan istifadeye çöküp çullanmıştı.
    GEORG ORWELL’ in insan hayatını kapitalist emperyal TEKELLEŞME ajanda şirketçiliğine hayvanlaştıran ingiliz Lawrence yapımlı icat, günümüze dönüşerek ve dünyadaki raf ömrü bitirilerek makinalaşmış Yapay Zeka insanlık ölüsünü zimmetine devraldı.

    Modern köleliğin etkin tapınak şovalyeciliği doktrin kitabesi olarak afyonlanmış empoze edilmiş Georg Orwell’ Hayvanlar Çiftliği ise, Kapitalist Emperyalist çullanışın reçetesi sağlam uyuşturan stokluk Amentüsü olmuştu. Türkiye’ de ise faiz lobisi buralara bağımlı olarak bu köklü dönüşüm, insanı toplumu kültürü vicdanı hukuku aklı fikri iradeyi tepkiyi eğitimi duyarlılığı her şeyi soyan ezen sömürenler çıkarına anlam içerik etkinlik işlev ve değerinden düşürerek sağ sol çatışması ekseninde yerle bir eden On İki Eylül sonrası kimlik ve inanç istismarcılığı hiç gitmemek üzere çöktü ve çöreklendi.

    Toplu sözleşmelerde ezen soyanın ezilen soyulan temsilcisinin olmadığı ve partilerin sendikaların yahut diğer Avrupa Birliği fosil fonlanalarına odaklı sivil toplum kuruluş ve örgütlerinin hiç bir anlam katkı değeri ifade etmediği ücretli köleliğin kaderini belirleyen topyekün ittifakta yaşam kavgasının sağlık eğitim beslenme barınma ulaşım eğitim gıda enerji gibi can yakıcı giderlerinin hiç birini karlılamayan maaşlarını aylardır alamayan madencilerin açlık grevi sonucu ancak erişip ulaştıkları kazanımı ve her ne kadar içeriği ve işlevi tekelci sömürenlerin raf ve vitrin çeşidi olmuşsa da yaklaşan işçi emekçi bayramı Bir Mayıs’ ı yürekten kutluyorum.

    Mademki insanlık ölmüştür varsın robotlar bizi dilediği gibi proğramladın bozsun taksın söksün gütsün yaşatsın veya öldürsün ilgisiz kayıtsızlığına idraktan iradeden kesat Çılgın Tüketim Bağımlılığı teslimatında murdarlaşıp morg ve mahrum olmuş gitmişken güncel dönüm dolaşım pazar piyasa sarmalı….
    Oyuncuların hıncını yarışını ve gerilimini alamadığı pusuda tetikte bekleyen hayatının seyircidisi sırunlu sıkıntılı kalabalıklar vay demeye kalmadan üçüncğ dakkadı bile dolmadan güüüüüüür…cast curt yıkılan yıkılanabyırtılan yırtılana öullanan çullanana
    Böyle giderse değil oldu bitti bile..

    Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..

    Sözde eşsiz benzersiz huzuru iyiliği güzelliği bulunmazı bilinmezi mutluluğu güvenliği dayanıklılığı konforluluğu kalıcı olanı ve en seçkin gözde ihtişamlı olanı YAKALAMAK adına kurulan hayal yahut tutulan niyet, her yeltenişte yerleşik düzenli uygarlığa geçiş tarihçesinden beri insanlığın ölümsüzlüğü arayışıyla başlamış olduğu saplantısı, hızlı tüketim çağında gittikçe kendini yok etmekte belirginleşerek fiyaskoyla sonuçlanmaktadır.
    Çünkü artık onsuz hayatının hiç bir akıl fikir haz duygu hayal düşünce ilişki yahut eylem faaliyetinde bulunamadığı cihazlarda doğup ölüyor insanlık. Zaman ve mekan kavramı olmayan yerde yapay ve yanlışlarla yaşıyor. Çünkü erişimini kendi varlığıyla özdeştşrdşği ve hayati derecede tapınaklaştırırcasına önemsediği cihazların kamçılayıp kışkırtarak hükmettiği TİCARİ esaret ağlarında sonsuz kayboluşun tüketim tutsaklığıyla diri diri gömülmüş durumdadır insanlık.

    Zaman ve mekan kavramının olmadığı yerde hazır proğramlılığın içinde herkesi hapsettiği bağımlılık alışkanlıklarıyla özgürleşmeye dair hiç bir çabayı gerektirmeyen hazır proğram ve dürtü güdümlüsü insanda aidiyetlilik duyarlılık samimiyetlilik gerçeklik duygusu ve algısı da yoktur malum. Bu bakımdan da sürekli değişkenlik ve durmaksızın hareket ve çılgın tüketim halinde olmak bu asosyal esaret tutsaklığının zorunlu mecburiyetidir.
    Gün boyu şiddet haberleriyle ruhu ve bedeni delik deşik edilen ablukada hayatına kayıtsız duyarsız tepkisiz ilgisiz soğuk soyut uzak sinik ve sönük kalmayı ve her türlü kötülüğü yaşamın normali saymayı alışıp kanıksamak da bu zorunluluğun hazır paket proğram dahilindedir. Çünkü sürekli değişim hareket halinde olup zaman mekan duygusundan yoksun kişi eriştiği sonsuz sınırsız sanalda her yerinde olmaya en acımasız azapla kendini örseleyip boğduğu halde hiç bir yere yetişememenin şiddetli dengesizliklerini çelişkilerini gerilimlerini bunalımlarını açlığını travmalarını yoksunluğunu ve mutsuzluğunu ezilip bozulmaktadır..

    Çünkü her yerde olmak isteyen ve hiç bir yere varamayan sürekli değilen dönüşen insan; çelişkilerinin üstesinden gelemediği yenilmişlik acizlik hiçlik yoksunluk ve ezici değersizlik baskısıyla hayati derecede ihtiyaç duyduğu farkındalık- gerçeklik duygusundan temelli yoksundur; ve asla kendine yetişememekte ve yetmemektedir.
    Gerçeklik -farkındalık algısı ve duygusundan yoksul ve yoksun yaşayan insanınsa yaşam çeşitliliğinde kendini tüketim piyasasının kin nefret hırs kahır acı kibir üstünlük bencillik acımasızlık duyarsızlık şartlanmışlık cehalet şiddet kutuplaşma güç şatafat gösteriş ve bağnazlık kamçılayan pazar güdümlü kölesi olmanın dışında hiç bir akıl fikir niyet emek gayret çaba kaygı sorumluluk saygı sevgi onur özgür irade ve kendine özgün kişilikli karakter oluşması gelişmesi de mümkün değildir.

    Kişiliği olmayanınsa sosyal zenginliklerle kurulu özgürlüğü güvenirliği hisdi inanırlığı duygusu ilgisi iletişimi ve gerçekliği olmadığı gibi, sahteliklerle örtbas edip baskıladığı sanal sarmal sürüklenişin kısır ve yapay tutsaklık döngüsünde gerçek dünyası mutluluk çıkarımı ve öğretilmiş buyrulmuş kendine yetişme kapılmışlığının ötesinde kayda değer dengesi kabulü duyumu bilgisi doyumu algısı yetkisi alışkanlığı dinginliği değeri kültür sanatı iletişimi aşk ve sevgi çıkarımlı kutlanacak sevinci ve kendine özdeş hayatı da yoktur.
    Durumun vahamet neticesi böyle olunca da şiddeti saldırganlığı kayıtsızlığı geçimsizliği kahrı acımasızlığı cehaleti derbederliği ve arabeskleşme oyuncusundan imrenip öğrendiği alışkanlıkların yalan yanlışlarıyla yalamaya önlenemez kapılmışlığını sürünen ve sürüklenen sosyal hayat; artık robotlara müdahaleceden değil robotların her şeyine müdahil olduğu ölü ve kısır defile döngülerde insanlığı tedavülden kalmış hayatın seyir ve defin defterini yazıp bozmakta.
    Burdan başa dönersek…:

    Hayatın eğrisi doğrusu iyisi kötüsü dikeyi yatayı büküşü kıvrımı darı zoru genişi düzü incesi çirkefi her şartı ve gerçekliğine göre dahil ve etkin olması gerekirken sınırsız istek ve ihtiraslarının aklı fikri iradeyi idrakı ilgiyi sorguyu sorumluluğu liyakati ve vicdanı yok eden her yerde bulunma ve her şeye sahip olma ölümsüzleşme ve herkese hükmetme tanrılaşmasına hızlı tüketim bağımlılığıyla azıp sapınca insanlık makineleşmiş soyut hükümranlığın matrak maskarası oldu bitti ve öldü. Ecele el yapımın kıyametin vasiyeti yazılı vaziyet bu hali alınca da …:

    Çol çocuk kız erkek kadın genç ihtiyar yerli yabancı herkesi cinsiyetsiz ve kimliksizliğe sınırsız tüketim muhtaçlığı alışkanlıklarıyla kalınlaştırarak; tahammülsüzlük nefret kin kriz saplantı tarafgirlik bencillik öfke ihtiras doyumsuzluk samimiyetsizlik kayıtsızlık torpil hile rüşvet dolandırıcılık ve çıkarcılık dayatmalarıyla bölüp kutuplaştırıp ayrıştıran hastalıklı toplumsal karmaşada hikayesizliği doğayı ortak değerleri ve hayvanları dahi dekor eşyası gibi gezme görme ve İÇERİK ÜRETME kuraklığının depo ve raf çeşitliliği sayılmakta.

    Sürekli pozu şekli maskesi mekanı biçimi kalıbı ve pozisyonu değişen ilgi uyandırma acayipliklerinde bulunmayı İÇERİK üretme olarak adlandırdığı ; ve yeri vakti bilinmedik belirsizliğe kendini silkeleyip savurmayı GEZEN gören ve hızına yetişip hiç kimsenin haberdar olmadığı herkesten çok bilenmiş ve sanki yaşamsal gereklilikte beklenenmiş gibi dünyanın boşluğuna rastgeleye döküp saçma dürtüsünü kendinde muhtaç mecbur adanmış inandığı ve saydığı ;oraya buraya ve bil hasa yurt dışına kapağı atmakla bakın bende be numaralar var cinsinden herkese FARK ATMA başımlılığını adeta beğenildiği miktarda değerli olduğuna inanıp aldanan ve kapılan; kişiliksizlikte yabancılaşmada ve yüzeysellikte her türlü ilişki bozukluklarıyla sığ yapay sabit cafcaflı ışıktılı sahtelikler boğumunda donup kalmanın avuntularıyla tatmin olmayı hayatının rutin mesaisi kılan; bağımlılık tek düzeliğini yerine getiremediği zamanlarda da sorun dert bunalım gerilim mutsuzluk keder kaygı ve şiddetli kabusların şizofrenik panik atakları ve saldırganlıkları yaşamakta.
    Böyle giderse değil oldu bitti bile..

    Zaten algı ve dürtü bağımlılığına ölüsü kendiliğinden teslim robotlaşmışken insan, hali hazırda şiimdi bundan böylesi ötesi ilerisi artık yapay zekanın her konuda yol hüner madik grafik çizim tasarım marifet maske akıl akışkanlık alet ekipmanlığını gösterdiği ayrışmış kutuplaşmış insanlık bozgununa çok sürmeyip çılkı çıkacağı kesindir ki, bizzat yapay zeka kendisi en şiddetli depremlerden tufanlardan ve elektrik çarpmalarından beter sokakları cehenneme çevren kapılara dayanmış katil sapık cellat haydut cani pisikopat suikastçi tecavüzcü ve programını kendi yapan kimselere gözükmez yakalanmaz cinayetler azmanı olarak; ne laf dinleyecek ne vicdanı sızlayacak ne akıl ne ihtiyat ne güç kuvvet yetecek ne etme yapma gitme ricasından anlayacak azman zebandır artık devransız dengesiz dünya zaman ..

    Seyfi Karaca…. Nisan/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 29.04.2026 - 13:28

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca

    ..
    İFLASINI SÜRÜNÜR ve SÜRÜKLENİRKEN SOSYAL HAYAT
    ..
    Düz ve pürüzsüz laflarla somut hayatın hiç bir emek zahmet sorumluluk bağlamında eder değer yüklenici sağlayıcı ve taşıyıcı gerçekliğine dair ilgisi bağı akli fikri vicdanı tanıklığı aidiyeti ve ilişkisi olmayan soyut kavramların günümüz ASOSYAL yalnızlaşma yozlaşma ve markalaşma kozmik dolaşım ağında her şeyi PİYASA dayatmaları tayin eder ve belirler.

    Korkunç yalnızlaşmaların güdümlü bağımlı olduğu bu dolaşım ağında algısı ilgisi iradesi kendi seçeneği olmayan dürtü güdümlülüğü borsasında herkesi kendinin yabancısı ve makinalaşmış kısır döngülerin kulu kölesi olmaya mecbur kılıp taklitçiliğe ve özentiye tutsak eder. Yani bu sürekli etiketi değişen tezgahta gerçek değeri bulunmayan insanlık herkese artık ambalajı süslü pazar ve piyasa ürünüdür. Sürüm vadesiyse herkesin özgün farkı,ve kayda değerliği olmadığı bozulmuş benzetenleriyle raf ömrü kadardır.

    Ortalık karışınca da ve hep ortalığın karışmasına kapanmış kilitlenmiş öfke nefret ve köyülükleriyle saldırganlıkta hiç bir değer ihtiyat sakinlik olgunluk deneyim saygı akıl duygu ihtiyat sorumluluk ve sevgi ilişkisi tanımayarak gergin bıkkın yıkık sapkın ve bozuk tecavüz ve saldırganlık sonrası olup bitenlerin harabesine çöküp çullanan magazin haberciliğiyle hiç bir toplumsal uyarı yahut iyileştirme olmadığı gibi, en düşük itibarsız değersizliklerle yaşayan insanlar seyrettiği duyarsızlıklarla felaketi alışıp kanıksamakla kalmayıp öğreten okul örneği gibi kötülüğün şiddetin ve çirkefliğin katlayan çarpanlarına kendi de dahil olup katkı sunuyor herkes.

    Hal böyle olunca da faturası kontrolsüz pahalılığa soyan sömürenlerce belirlendiği serbest piyasa dayatmalarının sevk edip sürüklediği sosyal travmalar silsilesinde, hiç bir irade yetkisi olmayan ve binbir zıtlıklar çelişkiler ve zorluklarla boğuşan insan yığınlarının somut yaşam kavgası her gün daha da katlanılmaz azap yükü bindirirken unutsuzluk ve tükenmişlik salgını kronikleşen toplumsal çöküşün tüketim hammaddesine dönüşmüş durumda.

    Toplum algısını yozlaşmış kokuşmuşluklarla uyuşturarak, özenti değişim dönüşüm hırs gösteriş nispet yarış tarz ve fark yaratma bağımlılık alışkanlıklarının giydiği kuşandığı yediği içtiği gezdiği tozduğu soyut iletişimsiz görsellikleri hayatın gerçekliğinden kaçarak kışkırtıp kamçılayan YAPAY EMPOZE, çıkışı tercihi iradesi ve seçeneği olmayan sosyal çöküş operasyonuyla herkesi ışınlandığı toplum mühendisliği hapsolmuşluğuyla birbirinden çoğalttı sahteliğin yalnızlığın kayboluşun ve taklitçiliğin AFYON kölesi kıldı ve özgün yaşamından kopuk özgürlüğünü edebiyatını kültürünü sanatını aklını bilincini duyarlılığını vicdanını sevgisini hukukunu eğitimini cesaretini duygusunu düşüncesini saygısını iletişimini ekmek kavgasının somut hayati gerçekliğini acımasız tekelleşmenin keyfi hükümranlığına terk ve teslim etti.

    Çünkü her türlü somut içerikli sosyal siyasal ekonomik ve kültürel tıkanıklığa dair umudun ve çözümün adresi olması gereken siyasetin topyekün muhalefeti, ana muhalefetin esas talıyıcı kütle olarak tedavülde olan kısır ve kurak dolaşımları örneklediği Yeni CehePe markasıyla tüzüğünü On İki Eylül” ün yazdığı Bop Yedek Stepnesi olmaktan ve meydanları doldurup boşaltarak sanki beklentilerin hal çarecisiymiş gibi tıpkı güç zehirlenmesiyle toplum insanlık ve hayat gerçekliğinden kopuk gösterişli - ihtişamlı muhafazakarların inanç ve kimlik üzerinden siyasi istismarcılık yapmasının aynısından başka hiç bir samimi gerçek inandırıcı çözümü ve etkinliği yok maalesef. Ve bu yüzden her alanda sosyal sefaleti çöküşü ve çürümeyi tetikleyenlerin en başlıcası olan ADALETİN bilhassa gelir dağılımı eşitliğinin somut ilişkili bağlamıyla her geçen gün varsıl - yoksul arasındaki makas aralığı gittikçe bozulup kapanmaz yıkımlara uçurumlaştığı hayati ihtiyaçlar temelinde her şey soygun sömürü piyasa ilişkilerinin belirlediği ve dayattığı keyfiyete teslim olmuş durumda.

    Herkes her konuda uzman , kamuflaj acenta çanta çıfıt çeşit borsasına göre iyilik şirinlik güzellik melekesi, bahsine tutuştuğu işin ehli erbabı yetişkini donanımlısı yol usül ilim irfan bileniymiş gibi en mükemmele ve en başarılı görünmeye hırs fors fiyaka akıl fikir ve caka alım satım vitrininde derin kayboluşlarla boy verildiği öne çıkmaya didişip boğuşurken, somut gerçekliği saklanamayan toplumsal bozgunda acımasız ilgisiz sevgisiz saygısız sorumsuz aidiyetsiz samimiyetsiz güvensiz karanlık kirli kaçak çarpık bencil sahte cahil saldırgan gerilimli bunalımlı sefaletin her türlü çıkarcılığın tecavüzün keyfiyetin hak hukuk tanımazlığın şiddetin ve kötülüğün tek tipliliği her yerde kol gezmekte.

    Bu yönüyle Cumhuriyetle sıkıntılı mesafeli sorunlu kurak çoraklık ilişkisizliği olan Bop yazılı proğramlı figüranlık piyesinin eski makam mühür ve müdür yardımcısı DAVUT OĞLU , okul saldırılarını her zaman olduğu gibi kılıfına uyarlı ayarlı bahane gerekçesi göstererek “ hiç bir sevinçli neşeli kahkahalı Cumhuriyet kutlamalarına katılmayacağım, uykularımı kaçırdım ben, siz Cumhuriyet için ne yaptınız” diye aranır bakınır dider deşer sorarken, işin kutlama reddi ilhak kısmı bir yana , hak hukuk ilim adalet huzur liyakat güven itibar gelişme kalkınma eğitim istikrar umut özgürlük sağlık ulaşım kültür huzur eşit yurttaşlık yaşam ve geçim mücadelesi verilmesi gereken TOpLUMSAL HAYAT ve ortak değerler gerçekliğine ilişkin ittifakçı olduğu BOP EŞBŞKANLIĞI yedek kullanım ve konumlanma profiliyle muhalefetsizliği örgütleyen Yeni CEHEPE’ nin ülke devlet dünya ve CUMHURİYET’ le bütün istismar ekipmanları gibi hiç bir kaygı emek gayret etkinlik ve çabayla ilgili alakalı olmadığına dair ( bizzat kendinden de hilesini hurdasını bilip tanıdığı ) tespit tarifesi cuk diye yerli yerine oturan lendi kaderine terkedilmiş çöküş ihmal ve yıkımlardan istifade vazifesi çıkarma pozisyonculuğudur.

    Bu yüzden de en başta dünya hayat toplum ve insanlık gerçekliğinden kopuk, hiç bir sosyal - siyasal inanılır samimiyette işlevi olmayan Bop işlem hatasından ibaretlik ve her iktidar iradesi yaptırımın siyasi yedek ortağı ve topyekun muhalefetsizliğin rol modeli olan Yeni Cehepe’ nin topyekün iflas beyannamesinde bulunup toplumun gazını almaların siyasi istismar işinden el çekmesi acilen ivedilikli hükmen ve hayati derecede zaruriyettir.

    Seyfi Karaca…. Nisan/26

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca 26.04.2026 - 13:37

  • Seyfi Karaca
    Seyfi Karaca


    SERANA EY DÜNYA SEYRANA
    ….
    Seyrana ey dünya
    Seyrana
    Boz ceketli
    Toprak renginde düğmesi sökük gömleğiyle saz bağrında insan
    Hiç bir yusufun kuyuda kalmayacağına diye bir patırtılı kütürtülü laf
    Var mıdır
    Vardır
    Ve burası dünya sakin ol
    Acele etme
    Burda her şey yarım kalır nasıl olsa yarının ölüleri arasında olacaksın diye bir lakırdı var mıdır
    Vardır var olmasına da, üç verip beş almaya saat dakkayı sayar, günler yılları sayar güder kovalar
    Ey zaman…!
    Depozitesi kundaktan yatırılmış sırayı düzeni ve arayı bozunca adaletsizlik terazisi hilelide ilim iman şaşar
    Niçini nedeni sormaz olur, çıkarının çarkında dünya yorar, gammazlık tezgahına düşer alışkanlık
    Yemin billah sürekli tekrar eden laçkalaşmış pişmanlıklarla gırla gider, düzenbazlık ve gammazlık
    Masumiyet karnesi halini alır
    Yari olmayanın derdi vardır derler ki…
    Ekmeğinki yarası kabuk bağlayan sızılarda daha ağır ve derin mi derin mi ..
    Brandacının önünde top sektirirken bir kaç çocuk
    Bir başkası zar zor ve yapa yalnız
    Ve aç Susuz tulumbadan gıcırdayan paslı sesler çıkartarak
    Her an her yerden her yere
    Bitiremediğin işler
    Değilken hallerde kimi zaman bulutlu
    Kimi zaman yağışlı güneşli
    Ulaşamadığın hayaller ve düşler
    Yarım şehirler
    Yarım yamalak insanlar
    Pazar yerleri
    Zabıta çıkışları
    Zincirin halkalarını tamamlayan kule dipleri asmalar çardaklar teraslar köprüler ve sahil plajları
    Yarılı tamamlayarak yarım bıraktığın bir dolu dünya olacaktır tezgahların ve kalabalıkların arasından geçerek
    Kör karanlık kuyulara ebediyyen kaçak ve sürgün
    Gel zaman
    Git zaman

    Seyfi Karaca….Nisan/26