Kültür Sanat Edebiyat Şiir

su gibi aziz ol sizce ne demek, su gibi aziz ol size neyi çağrıştırıyor?

su gibi aziz ol terimi Sultan Fatih Yağcı tarafından tarihinde eklendi

  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    eyvallah

    gökyüzüne bakıp;
    rotasının ıssızı uçağı, beni de al
    beni de al diye çağıran çocuk,
    koş ipi kopmuş uçurtmanın
    peşinden koş,

    ve inkâr ederek
    şiirsiz kalmışsın meğer mevsimlerdir,
    hafızandan silerek yaşadıklarını şair sen,
    dibe kaçışla kurtardım
    sanıyorsan paçayı yanılıyorsun,
    daha derinlerinde de kalabilsen,
    yaş aldıkça iç, iç çekeceksin hep
    o arada bir gün uzayan en kısayı
    gösterdiğinde takvimler,

    ki soluğum kesilmişti;
    tekrar tekrar çektiğim besmeleler
    hayat verirken…,
    kalbim; ezeli t\aksim günü de
    zahir bu kadar çırpınıyordu,
    hasılı mezara kadar benimle geleceksin
    sen, sen de eski lügat;
    ki aşkın ötesini hangi ölmeyen bilsin...,

    öyle ya,
    araya aylar girmişti, ayakta kalabilmek için
    sokak telefonunun ahizesine sımsıkı
    tutundum ellerin saya saya,
    içim yanarken donuyordu ellerim,
    buza kesmiş bir kentin şubatında…,
    ve şimdi lavantalar serpiliyor
    bembeyaz kefenine ki çek içine kokusunu,
    çözülsün buzların aşk…,

    kabanımın düğmeleri de olduğunun
    farkına vardım o perperişan günün akşamında,
    yine aynı koordinatta,
    yüz seksen derecelik bir açıyla,
    elli kilometrelik bir derinliğe bakıyorken,
    yaşamın devam ediyor olması
    böyle bir şeydi galiba,
    artık sana mezar,
    kalbim aşk…,

    bu karda kışta tabanları ılıcak
    ayakkabılarıma şükran borçluyum,
    boğazımı saran kabanımın düğmeli yakası,
    çenemi ısıttığın için minettarım sana,
    eyvallah namazım,
    birkaç huzurlu nefes veren bir miktar virdim,
    vefalı yâren sohbetin için sana da,
    sana da teşekkür ederim,
    arkadaş aşk…,

    tekrar hoş geldin göz çukurlarıma çöken mahzunluk,
    hüzünle en dipten köşeden temizlenen yaradanın evi,
    kalbim; selam sana ve
    mevladan ihsan insan yüzüm,
    safalar getirdiniz kederinizle,

    ve buyurun baş köşeye aziz anılar…,

  • Esila Eslem tasdoken
    Esila Eslem tasdoken

    Anlamını bilmiyodum gerçekten odevimde çok yardımcı oldu teşekkürler

  • meryem demir
    meryem demir

    teşekkürler vevabın güzel olmuşşşşşşşşşşşşşşşşş

  • meryem demir
    meryem demir

    teşekkürler

  • Şükran Beşışık
    Şükran Beşışık

    Bozulmamış bir değeri.

  • Hatice Yavuzdurmaz
    Hatice Yavuzdurmaz

    bi deee 'su getirenlerin çok olsun' var..konumuzla ilgisi var mı bilmem ama.. :))

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı

    rahmetli babaannem çok sık söylerdi..
    bknz.
    bir bardak suyun bin ton dua ettiği zamanlar..

  • Yıldız Demirel
    Yıldız Demirel

    Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel,
    su kadar faydalı ve su kadar çok... Tükenmez...


    İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül,
    ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...

    Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin...
    Gürültünün parçası olursun sadece.

    Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; su nasılsa burada,
    lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler...
    Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!

    Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden
    su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın
    en sakin anını bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için,
    gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler. Onlar için
    en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda...

    Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel,
    su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez...

    Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibi
    yaşatıcı ol, su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil! ..

    Sen bir su ol... Ama rahmet ol, afet değil!
    Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma,
    ocaklarını söndürme, sana felaket denmesin!

    Su isen bir bardağa sığabil ki; damarlara giresin! ..

    Su yüce Allahın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri...
    Suya benzediğini unutma! Su gibi özel, su gibi güzel,
    su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez,
    tükenmez olduğunu da unutma.

    Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de
    kiyametler koparıcı olabileceğini unutma...

    Unutma; senin işin rahmet olmak, afet değil!

    Vadiler varken önünde ve ovalar varken,
    yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini
    ve bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene.

    Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe...

    Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve
    kaçılan olursun; seller, afetler gibi...

    Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak...

    Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadan
    konuştuğun için, sadece bomboş ve anlamsız sesler çıkartan
    birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!

    Ama yapman gereken şu, değil mi?
    Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini.
    Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini,
    kimin anlayıp anlamadığını. Düşüneceksin
    anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini...

    Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının
    ne kadarı olduğunu düşüneceksin...

    Ve konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az
    ama en uygun kelimeleri seçmeye çalışacaksın...

    Ahmak olmayan yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde
    olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, vakit yaklaştığında,
    vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de
    fikrini bildireceğin kişinin kıyıya yanaşmasını bekleyeceksin! ..

    Demeyeceksinki, ben canım isteyince giderim iskeleye,
    vapur da o saniyede gelmek zorunda! ..

    Demeyeceksin ki, aklıma geleni aklıma geldiği biçimde
    söylerim. Karşımdaki de değil duymak, değil dinlemek,
    anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda! ..

    Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın,
    ama maalesef değil...

    Ağzını açıp şelaleden dökülen suyu içmeye çalışan
    bir tavşan gördün mü hiç? ..

    Veya önüne çıikan ağaçları dahi sürükleyen bir selden
    susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü?

    Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler,
    beyni olan her yaratık gibi!

    Hadi... Sen şimdi su olduğunu düşün, ve kendini su gibi hisset...

    Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı...

    Su gibi hayat kaynağı ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu hatırla...

    Ama yine su gibi bir küçük bardağın içine sığdır ki kendini;
    girebilmeyi öğren insanların damarlarına.

    Hayat ver...
    Vazgeçilmez ol! ! ..


    Muammer ERKUL

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun

    su ateşe daima galip gelen bir varlık...

    zannımca insanı suya benzetiyorsa bu ifade ateş de bâtıl olsa gerek.. hakkın bâtıla galebe çalması kabilinden bir ifade yükledim ama...

    yani su nasıl ateşleri söndürüyorsa...galip geliyorsa ateşlere..sen de aynen su gibi muzaffer olasın ateş diye nitelendirilenlere...

    vesselâm..