Yalnızca bir kırıntıydın içime ilk düştügün de vakitsiz anda biledigim bir neden seni alıp götürdügünde oyerlere keder ve budalalıktan başka yaşamın anlamı anlamı varmıyıdı varmıyıdı .............aradım aşkı bulduysammmmmm sendedirrrrr ne bu içimde dolaşanda kimdir...
Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar / Zaman, sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın / Sen, gözlerimde bir renk kulaklarımda bir ses / Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın Ömrüm, sensiz geçse de aşkın gönlümde kalsın / Gülen gözlerin bin-bir teselli ile baksın / Sen, gözlerimde bir renk kulaklarımda bir ses / Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın
Bir askerlik hâtıramız olan günün şarkısına, onun Yazar’ı ve şiiriyle (güftesiyle) başlıyoruz. Şâir, 1891’de İstanbul’da doğup 1849’da Ankara’da ölmüştür. Mülkiye Mektebi mezunu olup aslen hâriciyecidir, elçilik görevlerinde bulunmuştur. Fakat bunun yanında Fransızca ve edebiyat öğretmenliği yapmış, uzun yıllar da değişik bakanlıklarda çalışmıştır. Hece vezninin beş şâirinden biridir. Milliyet ve yiğitlik kavramları üzerine şiirler yazmıştır. Ömrünün son üç-beş yılı, pek çok benzeri gibi sıkıntılar içinde geçmiştir. Besteci Erol Sayan, 1936 Kastamonu- Araç doğumludur. Meslek lisesi mezunu olmasına rağmen, yetenek gösterip müzik alanına geçmiştir. 1954’ten beri müzikle uğraşmaktadır. Kendisi, hâlen ODTÜ korosu ve İTÜ Türk Mûsîkisi Devlet Konservatuarında dersler vermektedir. Şâir ve bestecimizi, bu münâsebetle saygıyla anmaktayız. Ölene rahmet, Sayan’a uzun ve sağlıklı ömürler dileriz. Askerliğimizin eğitim dönemindeki moral gecelerimizde, birliğimizin bütün mevcûduyla (ikiyüz kişilik koroyla) bu şarkıyı okurduk. Rast makâmındaki şarkımız, makâmının gereği olarak duygulu ve biraz hüzünlüdür. Buna sözleri de eklenince duygu katsayısı yükselirdi. Başlarda, şarkıyı bilmeyip akortsuz ses çıkaranlar da kısa zamanda öğrenmişlerdi. Öğrenmişler ve çok da sevmişlerdi. Şarkı öylesine bir yürekle söylenirdi ki… Bittiğinde, arkadaşların hepsi bir şekilde tepki verirlerdi. İçinde bulunduğu durum ve ruh hâline göre… Kimi coşkuyla nâralar atar, kimi de ellerini yüzüne kapayıp hıçkırarak ağlardı! Kimi de, bu ikisi arasında ve gene duygulu bir takım davranışlar gösterirlerdi. Bunlara… Şu anda kendi gözlerimizin buğusunu eklemiş olalım! Evet, bunları yazarken elli yıl önceye gidip duygulanmışızdır.
Niran Ünsal - Zorlu Sevdam
How to destroy Angels: Keep it together
Sattas - Amrican Rambos
Yüreğin mi dar geldi
ben sığmadım içine
başlamadan bitirdik
çabuk mu geldi son
yabancılaştı dilimiz
sevmelere üşendik
düşlerimiz yaşlandı
üçbeş günde değişti
bilemedik yar
sevdalar mı kısaldı
biz mi ucundan kestik
çözemedik yar
'Kafile'
Yüksek Sadakat
Yalnızca bir kırıntıydın içime ilk düştügün de
vakitsiz anda
biledigim bir neden
seni alıp götürdügünde oyerlere
keder ve budalalıktan başka yaşamın anlamı
anlamı varmıyıdı varmıyıdı
.............aradım aşkı bulduysammmmmm
sendedirrrrr
ne bu içimde dolaşanda kimdir...
sen bu yaylaları gülüm
yaylayamazsın gülüm yaylayamazsın
yaylayamazsın yavrum yaylayamazsın
derindir gölleri boylayamazsın
oy ellerin kınalıdır
oynayamazsın
anan varmidur
baban varmudir
seni bana metettiler aslı varmudir....
Mazlum Çimen(unutamadım)
Atalay Demirci
gülşen yatcaz kalkcaz ordayım :))
grup yorum(bu kente yalnızlık çöktügü zaman)
o emekler hiçmi reis, adam olmak suçmu reis, bilmesinler Allah bilir buda geçer hey koca reis.
Seyda Perinçek - Pişti Te
edip akbayram.. nefesim nefesine..
Ibrahim tatlises - urfa sana küsmüs
kendimi dinliyorum-ben artık çok daha iyiyim :))
Nilüfer & Emre Aydın- son perde
Nizamettin Aric/ Zine
ZeleMele - XER AMA
ne dinlediğini soruyo kendine ama amacı ben ne yapıyorum ne yapmam gerekiyo
EFLATUN
Parçanın adı ŞARAP..
Benim parçam..bana yazıldı yada ben yazdım..
ŞARAP
Gökyüzünü kaybetmiş bir kuş gibi
Üzgün yorgun vede kırgınım hayata
İğne atsan yere düşmez tenhaların var kalbimde
Aynadaki hatta sudaki aksin bile kayıp
Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken
Başka şişelerde şarap olmuşuz
Başka hayatlarda harap olmuşuz
Biz seninle bir denizin iki aşık balığı iken
Başka sularda yüzüp durmuşuz
Başka kıyılara vurmuşuz
mahsuni şerif...kutsal özlem...
bir daha gel gel samsun dan
sarı saçlım mavi gözlüm
nerdesin dost...
Sen oralarda ben buralarda
Dinmek bilmeyen acim bagrimda
Sensiz geçen gün kapkara bana
Gel ne olur
Yolumu göremem yine kosarim
Uzakta bi yerde seni duyarim
Elbet bitecek sensiz yarinim
Gel ne olur
Böylesini hiç tatmadim ki ben
Bilemem ne kadar sensiz tasirim
Gün be gün büyüyor içimde askin
Gel ne olur
Hasreti de tattim sonunda
korkmam hiç sen varsin ucunda
Gözlerim hep sensiz yollarda
Gel ne olur
Soluksuz geçiyor yine baharim
Nefesin olmadan nasil yasarim
Buz gibi ellerim ellerin yokken
Gel ne olur
Sabahlarim hiç olsun istemem
Rüyalarima sen geldiysen eger
Oradan da sana haykiririm
Gel ne olur
Gel ne olur
O anki ruh halim demek. Ve şuanda 'Deliyim gözü kara deliyim' dinliyorum. Deliyim ışte, seviyorum da bu durumda göze de kara olmak düşer :)
Enis Behiç Koryürek…
Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar / Zaman, sanki bir rüzgâr ve bir su gibi aksın / Sen, gözlerimde bir renk kulaklarımda bir ses / Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın
Ömrüm, sensiz geçse de aşkın gönlümde kalsın / Gülen gözlerin bin-bir teselli ile baksın / Sen, gözlerimde bir renk kulaklarımda bir ses / Ve içimde bir nefes olarak kalacaksın
Bir askerlik hâtıramız olan günün şarkısına, onun Yazar’ı ve şiiriyle (güftesiyle) başlıyoruz. Şâir, 1891’de İstanbul’da doğup 1849’da Ankara’da ölmüştür. Mülkiye Mektebi mezunu olup aslen hâriciyecidir, elçilik görevlerinde bulunmuştur. Fakat bunun yanında Fransızca ve edebiyat öğretmenliği yapmış, uzun yıllar da değişik bakanlıklarda çalışmıştır. Hece vezninin beş şâirinden biridir. Milliyet ve yiğitlik kavramları üzerine şiirler yazmıştır. Ömrünün son üç-beş yılı, pek çok benzeri gibi sıkıntılar içinde geçmiştir.
Besteci Erol Sayan, 1936 Kastamonu- Araç doğumludur. Meslek lisesi mezunu olmasına rağmen, yetenek gösterip müzik alanına geçmiştir. 1954’ten beri müzikle uğraşmaktadır. Kendisi, hâlen ODTÜ korosu ve İTÜ Türk Mûsîkisi Devlet Konservatuarında dersler vermektedir.
Şâir ve bestecimizi, bu münâsebetle saygıyla anmaktayız. Ölene rahmet, Sayan’a uzun ve sağlıklı ömürler dileriz.
Askerliğimizin eğitim dönemindeki moral gecelerimizde, birliğimizin bütün mevcûduyla (ikiyüz kişilik koroyla) bu şarkıyı okurduk. Rast makâmındaki şarkımız, makâmının gereği olarak duygulu ve biraz hüzünlüdür. Buna sözleri de eklenince duygu katsayısı yükselirdi. Başlarda, şarkıyı bilmeyip akortsuz ses çıkaranlar da kısa zamanda öğrenmişlerdi. Öğrenmişler ve çok da sevmişlerdi. Şarkı öylesine bir yürekle söylenirdi ki… Bittiğinde, arkadaşların hepsi bir şekilde tepki verirlerdi. İçinde bulunduğu durum ve ruh hâline göre… Kimi coşkuyla nâralar atar, kimi de ellerini yüzüne kapayıp hıçkırarak ağlardı! Kimi de, bu ikisi arasında ve gene duygulu bir takım davranışlar gösterirlerdi.
Bunlara… Şu anda kendi gözlerimizin buğusunu eklemiş olalım! Evet, bunları yazarken elli yıl önceye gidip duygulanmışızdır.
Mete Esin
Ali Atay = gitmek istersen
Özcan Deniz: İllallah AŞKTAN
volkan konak..yarim yarim..
Feridun DÜZAĞAÇ - Nadas
Sus söyleme bir şey söyleme artık.
Sus söyleme herşey gereksiz artık.
Bana düşen dönüpte gitmek.
Sonunda elimde kalan bir avuç hüzün ve keder......