Meyhanede tanıdığım bilge bir filozof şöyle derdi; “Her kalp kendi içindeki çiçeğin kokusunu verir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir."
Flaubert'in aşk tanımı çok hoşuma gitti: "Merak. Birine karşı ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek istersiniz. Bu yüzden aşka en uzak cümle senden nefret ediyorum değil, artık bilmek istemiyorumdur."
70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana, 80'lerde açık hava sinemasına götürür, izledikten sonra muhallebi ısmarlardım, 90'larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır dökerdim avuçlarına, 21.yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilemedim, içim ısınmadı bu yüzyıla, bağışla..
Dış dünyada kendimizi var etmeye çalıştığımız ve herşeye yeterince ulaşabileceğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Birine ulaştıkça diğeriyle oyalıyoruz zihnimizi. Günümüzün yegane hastalığı tüketme ihtiyacı ve sonrası; bizi hiç düşündürmeden hergün biraz daha öğüten değirmen..
Daha genç olduğum ve daha kolay etkilendiğim yaşlarda, babamın bana verdiği bir öğüt, o gün bugündür hiç aklımdan çıkmaz. 'Birini eleştirmeye kalktığında' demişti, 'Herkesin seninle aynı imkânlarla dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir.'
Bazen bir kitabı okudukça hangi şartlarda nerede yazıldığını, üzeri karalanan, silinen cümlelerin neler olduğunu, kısacası kitabın perde arkasını kitabın devamından daha çok merak ediyorum..
Meyhanede tanıdığım bilge bir filozof şöyle derdi; “Her kalp kendi içindeki çiçeğin kokusunu verir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir."
Sonra dedim ki:
Kendine iyi bak havalar soğudu,
Bir şal at boynuna,
Bilirim çabuk üşütürsün,
Bize iki kahve;hanımefendininki şekerli olsun...
Sonra dedim kiv;
Hayır, umursamaz değilim. Sadece, her 'Sana değer veriyorum.' diyene inanmayacak kadar tecrübe sahibiyim!...
Saatler rakıya ilerlerken..
Bir gün aklına yeniden gelirsem.
Bana şiir ısmarla,
Eylülü konuşalım..
..."beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz."dedim, tramvaydaki yabancıya.
Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni
elma dersem çık,armut dersemde çık...
Bir şeyleri değiştirmeye çabalayan, yanlışını görebilen ve kendine yakışanı yapmaya gayret eden insanlara çok saygı duyuyorum..
Bir insanín karakterini hatasız olmak belirlemez..
İstese canımı vereceğim insanı hayatımdan çıkarttım. Çünkü yokluğuna üzülmek, yaptıklarına üzülmekten daha kolay..
Eğer Neşet Ertaş dinlemiyorsanız çok şey kaybetmişsiniz demektir..
Ama eğer dinliyorsanız bu sizin daha çok şey kaybettiğinizi gösterir..
Yol gözlemek,
çok eski bir dert ölçüsüdür..
Flaubert'in aşk tanımı çok hoşuma gitti: "Merak. Birine karşı ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek istersiniz. Bu yüzden aşka en uzak cümle senden nefret ediyorum değil, artık bilmek istemiyorumdur."
70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana, 80'lerde açık hava sinemasına götürür, izledikten sonra muhallebi ısmarlardım, 90'larda mahallenin bütün güzel misketlerini kazanır dökerdim avuçlarına, 21.yüzyılda nasıl sevilir inan ki bilemedim, içim ısınmadı bu yüzyıla, bağışla..
"Hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan, onları yendin demektir.."
George Orwell
Bu adamı seviyorum..
Her şey geçer, hayat kalır...
Çiçekleri gözünün önünde büyüyen herkese günaydın.. Kaktüs dahil..
Dış dünyada kendimizi var etmeye çalıştığımız ve herşeye yeterince ulaşabileceğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Birine ulaştıkça diğeriyle oyalıyoruz zihnimizi. Günümüzün yegane hastalığı tüketme ihtiyacı ve sonrası; bizi hiç düşündürmeden hergün biraz daha öğüten değirmen..
Daha genç olduğum ve daha kolay etkilendiğim yaşlarda, babamın bana verdiği bir öğüt, o gün bugündür hiç aklımdan çıkmaz. 'Birini eleştirmeye kalktığında' demişti, 'Herkesin seninle aynı imkânlarla dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir.'
F. Scott Fitzgerald
Sonra dedim ki;
Susarak çok şey anlatıyorsun...
Garson,Hesap Lütfen
Zihnim ve özgürlüğüm benim krallığımdır.
Bazı acılar, ayrılıklar ameliyat olmak gibi, gerekli..
Canım çok sıkkın
Kimse göremez içindeki "sen"i, bir şiir ihbar eder içindeki " ben" i.
Dünya ne garip dost sandığin insanlar meyerse arkandan kuyunu kazarmış buda benim saf kalpli olmamın cezası
Bazen bir kitabı okudukça hangi şartlarda nerede yazıldığını, üzeri karalanan, silinen cümlelerin neler olduğunu, kısacası kitabın perde arkasını kitabın devamından daha çok merak ediyorum..
Eskiden; her şey çok daha güzel değildi, çok gençtik umrumuzda değildi..
Delil yetersizliğinden dolayı tahliyesine
Herkes gider mi?
Sonra dedim ki
Sonra dedim ki
Sonra dedim ki
Sonra dedim ki
Sonra dedim ki
Sonra dedim ki
..,
hep sonra...
oysa ben bugünde yarında mavinin içinde ki kırmızı diyeceğim..