Şimdi bir derin mavide akşam oluyor Gök mavi deniz mavi Mor dağlar yeşil ağaçlar mavi Bozuk düzen mavi gecelerden sesleniyorum sana Ne Opera aryaları Ne beşinci senfonisi Berrhoven'in Bir yalnızlık marşıdır çalınıyor uzakta Gün ışığı arkamızda kaldık bak Tanyerinde unuttuk gözlerimizi Gel artık Hayata yeniden başlayalım Gel artık Bu mavilerde kimseler bizi Ü. Y. O.
İnce bir histir şiirlerde yaşamak.. Yüreğine dokunması her mısranın.. Anlamak, anlamaya çalışmak başlı başına ayrıcalıktır.. Etrafındaki kalabalığa inat yalnız kalmaktır.. İnsanın kendi içine yaptığı yolculuktur..
sen yoktun seni anlattım sensizliğe gidişini söyledim gelmeyişlerine sen yoktun boğuldum bıraktıklarınla yüzleştim gidişinle sen yoktun şiirlere anlattım yok oluşumu şiirlerde avundum,şiirlerde yaşadım ve sen hala yoktun..
varlığında, \'koş\' diyorum içimdeki çocuğa durma! .. topla çiçekleri,çayırlarım yok ama yeter dağımda yaban güller... sende kalsın istersen, tak saçlarına...
tokluğunda, \'gül\' diyorum içimdeki çocuğa kendini tutma! .. söyle türkülerini,sesim yok ama al oyalı yazmamı! .. sende kalsın istersen, dola boynuna...
açlığında, \'ye\' diyorum içimdeki çocuğa acıkma! ... aç avuçlarını,ekmeğim yok ama doldur içine sevdamı! .. sende kalsın istersen, ekmek yap katığına...
yokluğunda, \'sus\' diyorum içimdeki çocuğa ağlama! ... sil gözlerini, mendilim yok ama tut elimin tersini! .. sende kalsın istersen, sakla koynuna...
Bir parça rüzgâr var mı sizde Uzaklardan ama çok uzaklardan Çağıran en güzel sevinçleri Ben böyle bir depremi bekler gibi Susarken bir köşede Sizde bir akşam var mı Fulyalı, akasyalı, menekşeli Siz de bir can yaprağı bulunur mu Üzerinde bilinmedik gemiler Demir alıp kıyıdan birer birer Bilinmedik yerlere gider olsun Beni çeker götürür mü kendimden Açmazımdan en tutarsız yerimden Söker alır mı beni
Sizde bir gök parçası bulunur mu Düşler gibi geçtiği turnaların Sizde bir gündüz var mı Çiçek gibi açtığı sabahların Yalnız ve derin uykularda Çocuklar gibi hep koşan Bulutlar var mı içinizde, Oyalı, sırmalı, kadife işlemeli Sizde bir başka zaman var mı Bütün yıldızlarında gül döşeli
Kendi rüzgârında savrulan bir hayat bu benimkisi öyle usul, sessiz, belli belirsiz. Gün günden çoğalırken içi boş bir ev şimdi şehrim sokaksa, kimi kimsesi kalmamış çocuk bakışlarında yağmur. İşte yerini değiştirdi kederle, yersiz yurtsuz ruhumda bir yer edinen hüzün. Eteklerime sürtünen kedi terk edip gitti evi, aşınmış eşya kokusu, ürperti, akşam! uzanıp uyusam da örtse üstümü biri. Kendi rüzgârında savrulan bir hayat bu benimkisi öyle usul, sessiz, belli belirsiz.
bize göre değilmiş o işler ciğerim, allahtan çabuk farkettik... şimdi patatis sovan ekiyok... böyle daha bi mutluyuz: özümüz, yönümüz, gözümüz torpağa dönük...
Topluyorum, topluyorum, toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla... Ben, bir... Ve bir de yalnızlığım, asla 'iki' etmiyor! .. Lokmamı kırsam bile paylaşmak için; avucumda kalıyor... Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm; kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın! .. Toplanmaya çalışsam da olmuyor... Doksandokuz parçamın her biri bir köşede; boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor! ..
Üşüyorum... Üşüyor gece... Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime! .. Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı, ve savruk sarı bir yel esiyor içimde! ..
Şimdi açsam pencereyi beklesem, Sen gelsen.. Olmaz ya; ... Hani geliversen.. Hiç bir şey sormasan.. Hiç bir şey söylemesen.. Sussam.. Sussan.. Sussak.. Susuşların anlattığını dinlesek, Sırt sırta otursak, Katılasıya ağlasak, Sormasak birbirimize sebebini.. Sarılsam, Sarılsan, Sarılsak.. Ve yine hiç bir şey konuşmasak, Ama anlasak, Ne vardı sahi, Olmaz ya; Hayal ya; Hani diyorum olsa ne vardı. Cemal Süreya
Küsmek nedir bilir misin? .. Küsmek dürüstlüktür. Çocukçadır ve ondan dolayı saftır.. Yalansız’ dır. Küsmek; seni seviyorum’ dur… Vazgeçememektir. Beni anlatır küsmek. Kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur. Küsmek; nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir. Küsmek, sevdiğini söyle demektir… Hadi anla demektir… Küsmek; umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır… Yani, diyeceğim o ki: Ben sana küstüm! ..
Şiirler de yaşamak mısraların arasına gizlenmiş gizli bir dünya ya geçiş yapmak demektir. En güzeli de aynı şiiri ne kadar çok kişi okursa okusun hiç kimsenin sizin anladığınız manayı anlamamasıdır. Çünkü şiirler her insana farklı dozlarda tesir eder.
Ben ona sıkıntılı güz günlerinde Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim Kırmak istememiştim duygu filizlerini Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine İncinmesin diye tek Acıyı bile ters yüz eden İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde
Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda Sıcacık bir sığınak olayım istemiştim İnsanlar içinde üşüdükçe Güvenle gelebileceği
Kuşların kanatları neden vardır? Bir insan neden ağlar yarı yaşına gelince? Bulutlar gökyüzünün yükü müdür, süsü müdür? Tutsağı mıdır rüzgarın, sevgilisi midir? Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince Yanıtı olmayan sorularda boğmak istememiştim
Ben ona sabah olamasam da Dingin bir ikindi olayım istemişimdir Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına Serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını Dinlendireyim istemiştim Üşütmek istememiştim.
Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında Gecikmiş... İnce... Güzel ve uzak... Biraz da kendime istemiştim Sevgi adına
'Güzel kadınlara kederli şarkılar söyletmeyin Birbirini çoğaltıyor üç acı Kadın, güzellik ve şarkı… Ey insan ömrünü dolduran biçimleyen duygu Hüzün müdür her vakit mutluluğun bir yüzü..'
Mesafeler eğermiş bazı yürekleri, Yabancılaşırmış bazen her şey. Hayat öğretti ki, Bazılarının gökyüzünde hiç olmazmış yerimiz. Nasip meselesiymiş işte… Ve gitmek gerekirmiş çoğu zaman. Şimdi geçip gidiyorum yanınızdan, sessizce, Bir dualarım bir de gönlüm kalacak burada, Lütfen iyi bakın kendinize!
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten. Buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var. Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok. Cahit Zarifoğlu
bakışların ruhumu karıştırır, bulduğu mavi misketler bir de badem ağaçları çiçeğinden yorgun… öpüşlerin anıları karıştırır, bulduğu bir delikanlı ağaç dibinde ağlar bir kadın için, dokunuşların geleceği karıştırır benden sana senden bana… içimde yeşil bir yerin var; deniz fenerisin sevinci gösteren.. adın mavi aşk…
yüzün düşüyor aklıma, bir yaz akşamı önümü kesen muzip yasemin kokuları, öpüşlerin alnımda dudaklarımda, hani denizden çıkıp sabun kokulu bir havluya sarılırsın ya, ve yakamozlar dökülür saçlarından, denizcilerin sonsuz mavi sevdası, tenine bulaşır ve kokun gelir uzaklardan yorgun bir deve kervanı, mavi ipekler taşır rüyalarına
'Masum bir rüzgara kanat çırp bu tanıdık mevsimde Nezaketsiz martılar değmesin gözlerine Islansın yakamozlar mahçuplaşan göz bebeklerinde Sen doyasıya ağla yine de Malum, hasret her gönülde zemheri Ve seyrek bir esintiyle dokunur hep..'
Kara gözlerini deviripte Bakma öyle çocuk, Hepsinin yönü doğruda, Bir tek sen şaşırmışsan ne çıkar Kaçının kalbi seninki kadar Deruni parlar gözlerinde Al benim yüreğimide Koy yüreğinin eşiğine Büyütmekten yoruldum, Birazcık çocuk kalsın seninle...
Belki bir gün şiirlerde karşılaşırız seninle, Ölçüsü ya da kafiyesi olmayan şiirlerde. Belki şairi bile belli olmayan mısralarda, Ama baştan sona sen kokan şiirlerde.
Şimdi bir derin mavide akşam oluyor
Gök mavi deniz mavi
Mor dağlar yeşil ağaçlar mavi
Bozuk düzen mavi gecelerden sesleniyorum sana
Ne Opera aryaları
Ne beşinci senfonisi Berrhoven'in
Bir yalnızlık marşıdır çalınıyor uzakta
Gün ışığı arkamızda kaldık bak
Tanyerinde unuttuk gözlerimizi
Gel artık
Hayata yeniden başlayalım
Gel artık
Bu mavilerde kimseler bizi
Ü. Y. O.
İnce bir histir şiirlerde yaşamak.. Yüreğine dokunması her mısranın.. Anlamak, anlamaya çalışmak başlı başına ayrıcalıktır.. Etrafındaki kalabalığa inat yalnız kalmaktır.. İnsanın kendi içine yaptığı yolculuktur..
sen yoktun
seni anlattım sensizliğe
gidişini söyledim gelmeyişlerine
sen yoktun boğuldum bıraktıklarınla
yüzleştim gidişinle
sen yoktun şiirlere anlattım yok oluşumu
şiirlerde avundum,şiirlerde yaşadım ve sen hala yoktun..
YOKLUĞUN İÇİMDE ÇOCUK
varlığında,
\'koş\' diyorum içimdeki çocuğa
durma! ..
topla çiçekleri,çayırlarım yok ama
yeter dağımda yaban güller...
sende kalsın istersen,
tak saçlarına...
tokluğunda,
\'gül\' diyorum içimdeki çocuğa
kendini tutma! ..
söyle türkülerini,sesim yok ama
al oyalı yazmamı! ..
sende kalsın istersen,
dola boynuna...
açlığında,
\'ye\' diyorum içimdeki çocuğa
acıkma! ...
aç avuçlarını,ekmeğim yok ama
doldur içine sevdamı! ..
sende kalsın istersen,
ekmek yap katığına...
yokluğunda,
\'sus\' diyorum içimdeki çocuğa
ağlama! ...
sil gözlerini, mendilim yok ama
tut elimin tersini! ..
sende kalsın istersen,
sakla koynuna...
Tayyibe Atay
Bir parça rüzgâr var mı sizde
Uzaklardan ama çok uzaklardan
Çağıran en güzel sevinçleri
Ben böyle bir depremi bekler gibi
Susarken bir köşede
Sizde bir akşam var mı
Fulyalı, akasyalı, menekşeli
Siz de bir can yaprağı bulunur mu
Üzerinde bilinmedik gemiler
Demir alıp kıyıdan birer birer
Bilinmedik yerlere gider olsun
Beni çeker götürür mü kendimden
Açmazımdan en tutarsız yerimden
Söker alır mı beni
Sizde bir gök parçası bulunur mu
Düşler gibi geçtiği turnaların
Sizde bir gündüz var mı
Çiçek gibi açtığı sabahların
Yalnız ve derin uykularda
Çocuklar gibi hep koşan
Bulutlar var mı içinizde,
Oyalı, sırmalı, kadife işlemeli
Sizde bir başka zaman var mı
Bütün yıldızlarında gül döşeli
Afşar Timuçin
Ne yapsam neye benzetsem;
Bu mahzun halimi.
Aşıklık değil benimkisi,
Yolculuk değil,
Neyi duysam hüzünlenirim,
En ufak şeyi, rüzgârı bile.
Kimseye benzemez gülmem konuşmam,
Kimseye benzemez hoşlandığım kadınlar,
O kadınlarki rüzgâra verip saçlarını,
Resimlerde yaşayan,
Şiirlerde yaşayan..
Edip cansever. 'Hoşlandıgım kadınlar'
Bu siiri hatirlatti baslik bana.
şiirlerde yaşamayı başarmış gönüller, şiirleri hayatının parçalarının arasına sıkıştırmak yerine, hayatını şiirlerin dizelerinin arasına sıkıştırmayı yapabilenlerdir. Şiirde yaşayanlar, dünyayı aşkın gözüyle görebilenlerdir.
“Kalbim,
Ölü mevsimler gibisin,
Bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi,
Ama bitti mevsim,
Bir başka yolcu yok sana,
Fark etmez gibisin.”
Kendi rüzgârında savrulan bir hayat bu benimkisi
öyle usul, sessiz, belli belirsiz.
Gün günden çoğalırken içi boş bir ev şimdi şehrim
sokaksa, kimi kimsesi kalmamış
çocuk
bakışlarında yağmur.
İşte yerini değiştirdi kederle,
yersiz yurtsuz ruhumda bir yer edinen hüzün.
Eteklerime sürtünen kedi terk edip gitti evi,
aşınmış eşya kokusu, ürperti,
akşam!
uzanıp uyusam da örtse üstümü biri.
Kendi rüzgârında savrulan bir hayat bu benimkisi
öyle usul, sessiz, belli belirsiz.
Oya Uysal
bize göre değilmiş o işler ciğerim, allahtan çabuk farkettik...
şimdi patatis sovan ekiyok...
böyle daha bi mutluyuz: özümüz, yönümüz, gözümüz torpağa dönük...
Topluyorum, topluyorum, toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla...
Ben, bir... Ve bir de yalnızlığım, asla 'iki' etmiyor! ..
Lokmamı kırsam bile paylaşmak için; avucumda kalıyor... Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm; kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın! ..
Toplanmaya çalışsam da olmuyor... Doksandokuz parçamın her biri bir köşede; boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor! ..
Üşüyorum...
Üşüyor gece...
Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime! ..
Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı, ve savruk sarı bir yel esiyor içimde! ..
Muammer Erkul
Bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına,
Yağmurun yüzümü ıslatmasına,
Birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm sonra;
Saçımı TOPLARIM,
Şemsiyemi AÇARIM,
Kalbimi KAPATIRIM
Hepsi bu…
Can yücel
Şimdi açsam pencereyi beklesem,
Sen gelsen..
Olmaz ya; ...
Hani geliversen..
Hiç bir şey sormasan..
Hiç bir şey söylemesen..
Sussam..
Sussan..
Sussak..
Susuşların anlattığını dinlesek,
Sırt sırta otursak,
Katılasıya ağlasak,
Sormasak birbirimize sebebini..
Sarılsam,
Sarılsan,
Sarılsak..
Ve yine hiç bir şey konuşmasak,
Ama anlasak,
Ne vardı sahi,
Olmaz ya;
Hayal ya;
Hani diyorum olsa ne vardı.
Cemal Süreya
Şiirlerde yaşamak kimseye diyemediğin duygularını özlemi,aşkı,sevdayı oraya
saklamak sevdiklerinin seni anlamasını beklemek,beklemek,beklemek sonsuza kadar.....................beklemek.
Şiirler diye bir yer yok.
Küsmek Nedir Bilir Misin
Küsmek nedir bilir misin? ..
Küsmek dürüstlüktür.
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır..
Yalansız’ dır.
Küsmek; seni seviyorum’ dur…
Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek.
Kızdım ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.
Küsmek; nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir.
Küsmek, sevdiğini söyle demektir…
Hadi anla demektir…
Küsmek; umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır…
Yani, diyeceğim o ki:
Ben sana küstüm! ..
Nazım Hikmet Ran
Şiirler de yaşamak mısraların arasına gizlenmiş gizli bir dünya ya geçiş yapmak demektir. En güzeli de aynı şiiri ne kadar çok kişi okursa okusun hiç kimsenin sizin anladığınız manayı anlamamasıdır. Çünkü şiirler her insana farklı dozlarda tesir eder.
Ben ona sıkıntılı güz günlerinde
Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim
Kırmak istememiştim duygu filizlerini
Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu
Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine
İncinmesin diye tek
Acıyı bile ters yüz eden
İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde
Ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda
Sıcacık bir sığınak olayım istemiştim
İnsanlar içinde üşüdükçe
Güvenle gelebileceği
Kuşların kanatları neden vardır?
Bir insan neden ağlar yarı yaşına gelince?
Bulutlar gökyüzünün yükü müdür, süsü müdür?
Tutsağı mıdır rüzgarın, sevgilisi midir?
Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince
Yanıtı olmayan sorularda boğmak istememiştim
Ben ona sabah olamasam da
Dingin bir ikindi olayım istemişimdir
Herşeyin usul usul durulduğu saatlerde gelsin
Yüzünde uçuk bir gülümsemeyle
Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına
Serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını
Dinlendireyim istemiştim
Üşütmek istememiştim.
Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında
Gecikmiş... İnce... Güzel ve uzak...
Biraz da kendime istemiştim
Sevgi adına
Şiirlerde yaşamak,şarkılarda ses olmaktır,şiirlerde yaşamak,sevgi pınarı olmaktır,şiirlerde yaşamak duygulara doymaktır,şiirlerde yaşamak hayallerde gezmektir,şiirlerde yaşamak,sevgi,aşk,dost,vefa ve vatan uğruna ölmektir, şiirlerde yaşamak,yaşamaktır.
'Güzel kadınlara kederli şarkılar söyletmeyin
Birbirini çoğaltıyor üç acı
Kadın, güzellik ve şarkı…
Ey insan ömrünü dolduran biçimleyen duygu
Hüzün müdür her vakit mutluluğun bir yüzü..'
Şükrü Erbaş
Mesafeler eğermiş bazı yürekleri,
Yabancılaşırmış bazen her şey.
Hayat öğretti ki,
Bazılarının gökyüzünde hiç olmazmış yerimiz.
Nasip meselesiymiş işte…
Ve gitmek gerekirmiş çoğu zaman.
Şimdi geçip gidiyorum yanınızdan, sessizce,
Bir dualarım bir de gönlüm kalacak burada,
Lütfen iyi bakın kendinize!
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Kederli olduğum da söylenemez zaten.
Buna sebepte yok çünkü.
Ne taze bir ölüye sahibim,
ne felaket geçirenlerim var.
Dedim ya oturuyorum öylece.
İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.
Cahit Zarifoğlu
ordan taşındık...
kendimize geldik artık...
bakışların ruhumu karıştırır,
bulduğu mavi misketler
bir de badem ağaçları
çiçeğinden yorgun…
öpüşlerin anıları karıştırır,
bulduğu bir delikanlı
ağaç dibinde ağlar bir kadın için,
dokunuşların geleceği karıştırır
benden sana
senden bana…
içimde yeşil bir yerin var;
deniz fenerisin sevinci gösteren..
adın mavi aşk…
yüzün düşüyor aklıma,
bir yaz akşamı önümü kesen
muzip yasemin kokuları,
öpüşlerin alnımda dudaklarımda,
hani denizden çıkıp sabun kokulu bir havluya sarılırsın ya,
ve yakamozlar dökülür saçlarından,
denizcilerin sonsuz mavi sevdası,
tenine bulaşır
ve kokun gelir uzaklardan
yorgun bir deve kervanı,
mavi ipekler taşır rüyalarına
'Masum bir rüzgara kanat çırp bu tanıdık mevsimde
Nezaketsiz martılar değmesin gözlerine
Islansın yakamozlar mahçuplaşan göz bebeklerinde
Sen doyasıya ağla yine de
Malum, hasret her gönülde zemheri
Ve seyrek bir esintiyle dokunur hep..'
şairlerinki duyguysa bizimki ne la? dedirten,hoş bir olaydır kendisi :)
Kara gözlerini deviripte
Bakma öyle çocuk,
Hepsinin yönü doğruda,
Bir tek sen şaşırmışsan ne çıkar
Kaçının kalbi seninki kadar
Deruni parlar gözlerinde
Al benim yüreğimide
Koy yüreğinin eşiğine
Büyütmekten yoruldum,
Birazcık çocuk kalsın seninle...
Her şiirde rastlasiriz senle. her noktadan sonra sol yanıma vuran aşkın dolasir vücudum da.
Belki bir gün şiirlerde karşılaşırız seninle,
Ölçüsü ya da kafiyesi olmayan şiirlerde.
Belki şairi bile belli olmayan mısralarda,
Ama baştan sona sen kokan şiirlerde.