"Fişekler patlıyor güneş tutuk hilal berrak Dağ taş can evinden tekbir tekbir çağlayarak Sultanım seni uğurlar bu ebedi bayrak Sen ki kevseri namluyla içtin ırmak ırmak Sen bir köprü, düştün de geçit verdi uçurum Al kanlar içinde boyuna kurban olduğum Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum"
Vatandır Atan BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetlePaylaş bir garip hikaye bu yazar kaç kalemi çakıyla ucunu sivrilte sivrilte saman kokulu o cizgisiz sayfalara yazdıkça bir bahanein eteğinden tutuna tutuna el pençe ve düşdükçe cümlelerden kalınlaşan kara bir yazıyı iyi oku ve uyuma ey gafil nidasıyla haykırıyor satırlarda duyuyormusun şimdi okurken bir garip hikayeyi!
sadece lisanım peltek gözlerimde tablo sayarım, resmini hiç bir kavgada yırtmadım silüetini ve daha ezberlerimi bozmadım dalgalanan al yanlarım yalpa yalpa tüfenk gibiyim kulesinde vatanımın hiş bir leş kokutamaz toprağımı sen rahat uyu anam belasıyım dünyanın yedi düveli peşime takmışlar bilmezler ölüm sadece bir kağıttır cebimde .......
şafak diz çökmüş efelerin yemenilerinde kan kokar gökler ,kelebekler çiçeksiz aşklar alınırda meşkler satılmaz bir fidan diken bağrına vatanın ölmez çınardır filizi kaç katman derindeyse anaların göz damlaları serin pınardır kurutmaz toprağını çünkü vatandır atan
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin... Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan... Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü, Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır... Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu. Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi. Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim. Damla damla birikiyor insan. Damla damla sevgili... Bir gün akıp gideceğiz hayata... Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur... Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde. Yılmaz Güney
Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, Sana hep, hep yeniden başlamak isterim.
ELVEDA Elveda ey dünya Ayak izlerim kalsın sokaklarında Elveda büyüdüğüm ev, hüzünlü eşya Yaşadıklarımı bırakıyorum duvarlarında
Elveda içimi ısıtan güneş Her gece hayal kurduğum yıldızlar Elveda aşklarımı paylaştığım deniz Sana da elveda yakınlaşmayan uzaklar
Elveda dizlerimi kanatan kaldırımlar Ayak izlerim kalsın sokaklarında Elveda yarım kalmış her söz Ağzımda parlayan karanlıklar
Elveda ölümün öte yüzü Beni bu yanda unutsa Birgün gelecek bugünde Elveda ey hayat Bir anı olacağım nasılsa
BU ŞİİRİ ÇOK BEĞENDİM. OLCAY ARSLAN ADLI ÜYENİN ŞİİRİ. KENDİMİ BULDUM BU ŞİİRDE. ŞİİR ASLINDA KENDİNİ BULMAK DEMEK SATIRLARDA. BİR ŞİİRİ OKURKEN KENDİMİZDEN BİRŞEYLER BULDUĞUMUZ ZAMAN ŞİİR ŞİİR OLMUŞTUR
Şiir: sayfalarca kelimeler kullanarak bilgi deposu oluşturup basit yada daha karmaşık sununlar yerine,belli bir duygu yoğunluğunu yakalamış,kendi içerisinde seromonik,ayrıca içinde zeka ürünü kıvrak hamleler olan ,kulağa ve göze hoş gelen az sözle çok anlam ifade eden en azından bütünsel manada uyumlu kelimeler dizisidir.
I. bazen şiir üşümüş bir kağıda apak bir örtü olabilir kurak ve denizsiz haritalarına turkuaz renginde bir okyanus da
II. yapraklarını dökmüş bir ağacın gölgelenmiş eteklerine bir şiir yemyeşil ormanlar da yürüyebilir ve bir çocuğun yüzünü gecenin buhranlı boylarından
III. tutup çevirebilir de sabahın o tutsak yüzünü aniden güneşe ve günün üzerine birdenbire bol gelir o kaygılı umutzuluk kaftanı
IV. bazen bir şiirle vurursun kendini sen yaşam denilen o soylu kavgaya onun kılıçtan daha keskin yüzü ise seni uluorta ve teninde hiç kurşun izi bırakmadan
V. bir imgenin sivri diline hazırlıksız yakalanırsın incecik bir ağıtla deşilir yüreğin ellerin ki yörüngesini yitirmiş bir pusula bulamaz kan akıtan olukları da
VI. aniden maviyi tarif et de diyebilir bir şiir bir göğü çoktan susmuşken senin hummalı çıkmazların
VII. bazen acıyan kıyılarını sardığın merhemdir şiir bazen zamansız açan bir gökkuşağı
Biz şimdiki bazı şiirlere güzel diyoruz.Kendi yazdıklarımıza güzel diyoruz.Evet bunları bu kadar övüyoruz da peki ya Divan Ustalarının yazdıklarını hangi kelimelerle ifade edeceğiz.
Bir nîm neşe say bu cihânın bahârını Bir sâgar-ı keşîdeyle tut lâlezârını Nedîm
Bunun gibi binlerce örnek var. Bu sadece orta derecesi.
Bazen bir hayal olur satırlarda o içten gelen duygu yüklü kelimelerin ortaya çıkışı ve aşkı çağrıştırıyor yine kalbin derinliklerindeki saf ve temiz Sevinç’leri yaşatıyor umutla beraber.
Şiir kimi zaman selam saldı dosta, Şiir yatağında uzanan hasta, Şiir sevginin kapısında fakir, Şiir sevgiliye söylenen zikir... Şiir tarifsiz, Şiir talihsiz, Şiir mahrum, Şiir mahkum, Şiir can Şiir gam, Şiir şehir, Şiir zehir, Şiir ölüm, Şiir gülüm, Şiir..... Ebedi!
ne yapsam, nasıl etsem gövdeni yatağa sürükleyip bir gelincik tarlasından kan çıksam uzatsam göğüslerimi kahırdan haleye durmadan kamyonlara yük taşısam saatte 180 km hızla mucizeyle tenhalara dalsam
ne yapsam, nasıl etsem iyi bir kaptan değildim zaten gemimi dipsiz vurgundan korusam bütün gece incelmiş çarşafı sırtıma yelken çaksam bu geceden sonra seni hiç aramasam”
Şiir yazmak,şiir okumak,şiiri eleştirmek,şiir de kendini bulmak,bu şiiri sana yazdım,bu şiir bana yazılmış,hani birkaç tanım daha eklenebilir ama başlığın da yazının kaçabileceğim bir köşeyi ayırdım kendime,’’muamma’’ diyerek.Şiir insanın,hayatın kendisidir,her şeydir,hep’tir.Benden önce de şiirle ilgili yazanlar ne çok olmuştur,benden sonrada fazlasıyla olacaktır,olmalı da.Şiir diğer edebi çıktılardan farklı bir ana özellik içerir.Şiir;roman,öykü,hikaye vb hayattan ya da kurgu meseleler anlatır,vurgu yapar derinleştirir,teğet geçer,mesajı ilk okuduğunuz da alırsınız,ortasın da,bazende en sonun da.Şiir ile diğer edebi çıktılar arsındaki benzerliği kurduk,farklı olan ise şiir damıtılmıştır,damıtma halidir.
Kendimce yazdıklarımın dışında okur olduğumu da söylemeliyim.İddialı bir okur sayılmasam da okurumdur.Korku duyabileceğiniz bir şiir yoktur,kenarından köşesinden cinsellik çağrışımı olsa da ben ötesini görmedim,duymadım.Şiir yıllarca sürmüş bir kurtuluş mücadelesini yirmi,otuz mısrada anlatır.Yirmili yaşlardan ellili yaşlara kadar süren bir aşk hikayesini on,onbeş mısrada anlatır.Şiir okumak,yazmak iyimidir bilemem,ahkam bir dille vurgu yapmam şık olmaz.Şiir hakkın da şunu açık yüreklilikle yazabilirim,şiir okumak ve şiir yazmanın 5 kıta,183 devlet,72 millet,yirmibin şehirde (şehir saysı sadece tahminimdir) zarar gördüm diyenine rastlanılmadı.
Bilim adamları,özellikle insan yaşamını bire bir inceleyen ve taktik geliştiren bilim ve uzmanları müzik dinlemek,dokunmak gibi şiirin de pozitif katkılarından bahsetmektedirler.Şiir kendi içinde zariftir,kibardır.Yazı dilin de kabalaşma,küfür var olmakla birlikte şiirde rastlanılmamıştır,gören,okuyan var ise de onlar şiir değildir.Ben en argo kelimeler içeren birkaç şiiri ‘’CAN YÜCEL’’dizelerinden hatırlarım,’’sidikli kontesim’’ gibi.Şiir küfrü,argoyu var etmez,barındırmaz.Can Yücel gibi çok özel şairlerin bütün içinde ki anlatım da birkaç kelime de bu uygulaması kanımca şıktır,ustalıktır,başarıdır.
Şiirin bir başka güzel tarafı ise ezbere alınabilme halidir.Yazım akışı,mısra ve ses uyumları ezbere alınmaya daha yatkındır.Edebi diğer çalışmalar da böyle bir rahatlık bulunmaz.Şiir de ezberden en uzak insan da dahi hafızaya kazınmış birkaç mısra bulabilirsiniz.Bu benim tezim olmaktan öte malumunuzdur,asırlar öncesinden günümüze ulaşmış bir çok yapıt,ezber ve aktarımla gerçekleşmiştir.Şiir için ne demiştik ‘’DAMITMA’’,sayfalarla anlatamayacağınız,muamma bir meseleyi şiirle anlatır,şiir haline getirilmişse anlarsınız.Şiir konusun da sadece bildiklerimi,yorumumu yazıyorum.Akademik bir yazı,makale olmamasının rahatlığı içerisindeyim.Şiire dönem dönem katı kurallar konulmuş,dayatmalar yapılmıştır.Bu konuyu hatırlatıp geri çekiliyorum.Katı kuralları olan uygulamalar şiire ne katmıştır,ne kaybettirmiştir,düşüne durun.
Kısaca toplumsal sosyal hayatımıza katkısından da bahsedeyim.Şiir dolayısı ile şairler uyumlu,duygusal,değer sahibi insanlardır.Eski asırlardan günümüze şairler,ozanlar,aşıklar bazen yazılı bazen doğaçlama mısraları bir araya geldikleri meclis ve toplantılar da dillendirmişlerdir.Geçmişten günümüze zevkle,keyifle dinlediğimiz şarkı,türkü ve marşların,sözlü tarafının adı şiirdir.
"Fişekler patlıyor güneş tutuk hilal berrak
Dağ taş can evinden tekbir tekbir çağlayarak
Sultanım seni uğurlar bu ebedi bayrak
Sen ki kevseri namluyla içtin ırmak ırmak
Sen bir köprü, düştün de geçit verdi uçurum
Al kanlar içinde boyuna kurban olduğum
Şehidim, ruhum, melekler katında alptuğum"
Ömer Lütfi Mete
Mağlup mu desem, mahçup mu?
Ama ikisi de değil..
Ben garip, sen güzel..
Dünya umutlu.
"yıldız yıldız bir hayaldir hayat" der
Her şafak vakti çarmıha gerilen karanlık....
Ve karanlığa sebep;
Güne?in doğu?una çok uzaktan bakan çocukları, "kimiyle" yargılayan
Koku?mu? insanlık!...
Vatandır Atan
BeğenAntolojimYorumlarPaylaşTweetlePaylaş
bir garip hikaye bu
yazar kaç kalemi çakıyla
ucunu sivrilte sivrilte saman kokulu
o cizgisiz sayfalara
yazdıkça bir bahanein eteğinden
tutuna tutuna el pençe
ve düşdükçe cümlelerden
kalınlaşan kara bir yazıyı
iyi oku ve uyuma ey gafil
nidasıyla
haykırıyor satırlarda
duyuyormusun şimdi
okurken bir garip hikayeyi!
sadece lisanım peltek
gözlerimde tablo sayarım, resmini
hiç bir kavgada yırtmadım silüetini
ve daha ezberlerimi bozmadım
dalgalanan al yanlarım yalpa yalpa
tüfenk gibiyim kulesinde vatanımın
hiş bir leş kokutamaz toprağımı
sen rahat uyu anam
belasıyım dünyanın
yedi düveli peşime takmışlar
bilmezler ölüm sadece bir kağıttır cebimde
.......
şafak diz çökmüş efelerin yemenilerinde
kan kokar gökler ,kelebekler çiçeksiz
aşklar alınırda meşkler satılmaz
bir fidan diken bağrına vatanın
ölmez çınardır
filizi kaç katman derindeyse
anaların göz damlaları serin pınardır
kurutmaz toprağını
çünkü vatandır atan
İlyas Kırlı
Bazen bahar,
Bir insanı tanımakla başlar.
Ve...
Her kış yüreğinde,
Baharı saklar
...
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.
Yılmaz Güney
Seni bulmaktan önce aramak isterim.
Seni sevmekten önce anlamak isterim.
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
Sana hep, hep yeniden başlamak isterim.
Özdemir Asaf
ELVEDA
Elveda ey dünya
Ayak izlerim kalsın sokaklarında
Elveda büyüdüğüm ev, hüzünlü eşya
Yaşadıklarımı bırakıyorum duvarlarında
Elveda içimi ısıtan güneş
Her gece hayal kurduğum yıldızlar
Elveda aşklarımı paylaştığım deniz
Sana da elveda yakınlaşmayan uzaklar
Elveda dizlerimi kanatan kaldırımlar
Ayak izlerim kalsın sokaklarında
Elveda yarım kalmış her söz
Ağzımda parlayan karanlıklar
Elveda ölümün öte yüzü
Beni bu yanda unutsa
Birgün gelecek bugünde
Elveda ey hayat
Bir anı olacağım nasılsa
BU ŞİİRİ ÇOK BEĞENDİM. OLCAY ARSLAN ADLI ÜYENİN ŞİİRİ. KENDİMİ BULDUM BU ŞİİRDE. ŞİİR ASLINDA KENDİNİ BULMAK DEMEK SATIRLARDA. BİR ŞİİRİ OKURKEN KENDİMİZDEN BİRŞEYLER BULDUĞUMUZ ZAMAN ŞİİR ŞİİR OLMUŞTUR
Şiir:
sayfalarca kelimeler kullanarak bilgi deposu oluşturup basit yada daha karmaşık sununlar yerine,belli bir duygu yoğunluğunu yakalamış,kendi içerisinde seromonik,ayrıca içinde zeka ürünü kıvrak hamleler olan ,kulağa ve göze hoş gelen az sözle çok anlam ifade eden en azından bütünsel manada uyumlu kelimeler dizisidir.
I.
bazen şiir üşümüş bir kağıda
apak bir örtü olabilir
kurak ve denizsiz haritalarına
turkuaz renginde bir okyanus da
II.
yapraklarını dökmüş bir ağacın
gölgelenmiş eteklerine bir şiir
yemyeşil ormanlar da yürüyebilir
ve bir çocuğun yüzünü
gecenin buhranlı boylarından
III.
tutup çevirebilir de sabahın o tutsak yüzünü
aniden güneşe
ve günün üzerine birdenbire bol gelir
o kaygılı umutzuluk kaftanı
IV.
bazen bir şiirle vurursun kendini sen
yaşam denilen o soylu kavgaya
onun kılıçtan daha keskin yüzü ise
seni uluorta ve teninde hiç
kurşun izi bırakmadan
V.
bir imgenin sivri diline
hazırlıksız yakalanırsın
incecik bir ağıtla deşilir yüreğin
ellerin ki yörüngesini yitirmiş bir pusula
bulamaz kan akıtan olukları da
VI.
aniden maviyi tarif et de diyebilir bir şiir
bir göğü çoktan susmuşken
senin hummalı çıkmazların
VII.
bazen acıyan kıyılarını sardığın merhemdir şiir
bazen zamansız açan bir gökkuşağı
içinin sepya resmine...
Deniz Ercivan
Bir fikrin duygularla harmanlandığı,bir huzur kavramı,bir aşk bahanesi...
kalpteki derin yaranın dışa vurumudur şiir.
kalbin merhemidir şiir...
sevginin ve sevincin huzurudur şiir...
yaşam biçimim....kıyılarında gönlümce,.. ve de özgür dolaşmağa çalıştığım umman...
Biz şimdiki bazı şiirlere güzel diyoruz.Kendi yazdıklarımıza güzel diyoruz.Evet bunları bu kadar övüyoruz da peki ya Divan Ustalarının yazdıklarını hangi kelimelerle ifade edeceğiz.
Bir nîm neşe say bu cihânın bahârını
Bir sâgar-ı keşîdeyle tut lâlezârını
Nedîm
Bunun gibi binlerce örnek var. Bu sadece orta derecesi.
şiire dair tekrar...
“Her gün bir yerden göçmek ne iyi,
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım”
DAİR;
Şiir, duyguları, düşünceleri ilmek ilmek sözcüklerle,hecelerle dokumak demektir
Şiir, ütopyalar dünyasında gezmek,bireyin kendi ütopyasını kurmaktır.
Şiir, bir bent ile ciltler dolusu kitapları ifade eder. Şiir, insanın en saf duygularını bozulmadan kağıda yansıtan bir aynadır.
Bazen bir hayal olur satırlarda o içten gelen duygu yüklü kelimelerin ortaya çıkışı ve aşkı çağrıştırıyor yine kalbin derinliklerindeki saf ve temiz Sevinç’leri yaşatıyor umutla beraber.
https://www.antoloji.com/siir-2-18-siiri/?m=0
..
şiir açığa çıkmış bir şair duasıdır..demiş şair..
..
kıssadan hisse.
Şiir bir devri kurtaracak tek güzellik!
Şiir kimi zaman selam saldı dosta,
Şiir yatağında uzanan hasta,
Şiir sevginin kapısında fakir,
Şiir sevgiliye söylenen zikir...
Şiir tarifsiz,
Şiir talihsiz,
Şiir mahrum,
Şiir mahkum,
Şiir can
Şiir gam,
Şiir şehir,
Şiir zehir,
Şiir ölüm,
Şiir gülüm,
Şiir..... Ebedi!
Bence bu sitedeki çoğunluğun yazmaya çalıştığı şey kesinlikle değil.
Önce gidip bol bol okuyun.. Kişinin sayfasında onlarca şiir varmış gibi duruyor .Okuyacak hiç bir şey yok.
kusmak
ne yapsam, nasıl etsem
gövdeni yatağa sürükleyip
bir gelincik tarlasından kan çıksam
uzatsam göğüslerimi kahırdan haleye
durmadan kamyonlara yük taşısam
saatte 180 km hızla
mucizeyle tenhalara dalsam
ne yapsam, nasıl etsem
iyi bir kaptan değildim zaten
gemimi dipsiz vurgundan korusam
bütün gece incelmiş çarşafı
sırtıma yelken çaksam
bu geceden sonra
seni hiç aramasam”
iç dökme ...bazen bir imdat çığlığı bazen dille denilemeyenin tercğmanı bazen bir ağıt ... ve nihayetibde şnsan denen sırrın kelimeleşmiş hali
ŞİİR BİR MUAMMA
Şiir yazmak,şiir okumak,şiiri eleştirmek,şiir de kendini bulmak,bu şiiri sana yazdım,bu şiir bana yazılmış,hani birkaç tanım daha eklenebilir ama başlığın da yazının kaçabileceğim bir köşeyi ayırdım kendime,’’muamma’’ diyerek.Şiir insanın,hayatın kendisidir,her şeydir,hep’tir.Benden önce de şiirle ilgili yazanlar ne çok olmuştur,benden sonrada fazlasıyla olacaktır,olmalı da.Şiir diğer edebi çıktılardan farklı bir ana özellik içerir.Şiir;roman,öykü,hikaye vb hayattan ya da kurgu meseleler anlatır,vurgu yapar derinleştirir,teğet geçer,mesajı ilk okuduğunuz da alırsınız,ortasın da,bazende en sonun da.Şiir ile diğer edebi çıktılar arsındaki benzerliği kurduk,farklı olan ise şiir damıtılmıştır,damıtma halidir.
Kendimce yazdıklarımın dışında okur olduğumu da söylemeliyim.İddialı bir okur sayılmasam da okurumdur.Korku duyabileceğiniz bir şiir yoktur,kenarından köşesinden cinsellik çağrışımı olsa da ben ötesini görmedim,duymadım.Şiir yıllarca sürmüş bir kurtuluş mücadelesini yirmi,otuz mısrada anlatır.Yirmili yaşlardan ellili yaşlara kadar süren bir aşk hikayesini on,onbeş mısrada anlatır.Şiir okumak,yazmak iyimidir bilemem,ahkam bir dille vurgu yapmam şık olmaz.Şiir hakkın da şunu açık yüreklilikle yazabilirim,şiir okumak ve şiir yazmanın 5 kıta,183 devlet,72 millet,yirmibin şehirde (şehir saysı sadece tahminimdir) zarar gördüm diyenine rastlanılmadı.
Bilim adamları,özellikle insan yaşamını bire bir inceleyen ve taktik geliştiren bilim ve uzmanları müzik dinlemek,dokunmak gibi şiirin de pozitif katkılarından bahsetmektedirler.Şiir kendi içinde zariftir,kibardır.Yazı dilin de kabalaşma,küfür var olmakla birlikte şiirde rastlanılmamıştır,gören,okuyan var ise de onlar şiir değildir.Ben en argo kelimeler içeren birkaç şiiri ‘’CAN YÜCEL’’dizelerinden hatırlarım,’’sidikli kontesim’’ gibi.Şiir küfrü,argoyu var etmez,barındırmaz.Can Yücel gibi çok özel şairlerin bütün içinde ki anlatım da birkaç kelime de bu uygulaması kanımca şıktır,ustalıktır,başarıdır.
Şiirin bir başka güzel tarafı ise ezbere alınabilme halidir.Yazım akışı,mısra ve ses uyumları ezbere alınmaya daha yatkındır.Edebi diğer çalışmalar da böyle bir rahatlık bulunmaz.Şiir de ezberden en uzak insan da dahi hafızaya kazınmış birkaç mısra bulabilirsiniz.Bu benim tezim olmaktan öte malumunuzdur,asırlar öncesinden günümüze ulaşmış bir çok yapıt,ezber ve aktarımla gerçekleşmiştir.Şiir için ne demiştik ‘’DAMITMA’’,sayfalarla anlatamayacağınız,muamma bir meseleyi şiirle anlatır,şiir haline getirilmişse anlarsınız.Şiir konusun da sadece bildiklerimi,yorumumu yazıyorum.Akademik bir yazı,makale olmamasının rahatlığı içerisindeyim.Şiire dönem dönem katı kurallar konulmuş,dayatmalar yapılmıştır.Bu konuyu hatırlatıp geri çekiliyorum.Katı kuralları olan uygulamalar şiire ne katmıştır,ne kaybettirmiştir,düşüne durun.
Kısaca toplumsal sosyal hayatımıza katkısından da bahsedeyim.Şiir dolayısı ile şairler uyumlu,duygusal,değer sahibi insanlardır.Eski asırlardan günümüze şairler,ozanlar,aşıklar bazen yazılı bazen doğaçlama mısraları bir araya geldikleri meclis ve toplantılar da dillendirmişlerdir.Geçmişten günümüze zevkle,keyifle dinlediğimiz şarkı,türkü ve marşların,sözlü tarafının adı şiirdir.
Mir Murat Demir
duyguların dizelere dökülmesi...
Ruhun ızdırabı, sevinci, kederi, hüznü..
ŞİİR, ŞUURUN ÖLÇÜLÜ VEYA SERBEST NAZIMLA İFADE EDİLMESİDİR.
uzun söze ne hacet.....yaşam biçimim...