Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ölüm sizce ne demek, ölüm size neyi çağrıştırıyor?

ölüm terimi tarafından tarihinde eklendi

  • Anna Çilinğir
    Anna Çilinğir

    yaşadıgın sürece hep birşeylere hasret duyarsın benim en hasretini çektiğim şeydir ölüm

  • Ronin
    Ronin

    ölüm..hepinizden kurtulmaktır..

  • Serseri
    Serseri

    ÖLÜMÜ TESADÜF YA DA TALİHSİZLİK SANMAK

    Ölüm tesadüfen değil, her olay gibi, Allah'ın dilemesiyle hayır ve hikmetle gerçekleşir. Bir insanın doğum tarihi nasıl belliyse, aynı şekilde ölüm tarihi de daha o doğmamışken, dakikasına, saniyesine kadar bellidir. İnsan da kendisine verilen süreyi her saniye biraz daha tüketerek, o son ana doğru hızla yaklaşır. Herkesin ölümünün yeri, zamanı ve şekli kaderinde belirlenmiştir.

    Buna rağmen insanların çoğu ölümün, Allah'ın ona sebep olarak yarattığı olaylar zincirinin bir sonucu olduğunu sanırlar. Her gün gazetelerde ölüm haberleri okunur. Ardından da, 'Eğer bir tedbir alınsaydı sonuç bu şekilde olmazdı; şöyle yapılsaydı ölmezdi' gibi cahilce mantıklar yürütülür. Halbuki her insan kendisine tanınmış süreden ne bir saniye eksik ne de bir saniye fazla yaşayamaz. Ancak, imanın verdiği bilinçten uzak olan insanlar, her olaya olduğu gibi ölüme de tesadüfler zincirinin bir parçası olarak bakarlar. Allah Kuran'da, tamamen inkarcılara özgü olan böyle çarpık bir zihniyetten müminleri sakındırır:

    Ey iman edenler, inkar edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: 'Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi' diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görendir. (Al-i İmran Suresi, 156)

    Ölümü bir tesadüf sanmak büyük bir cahillik ve akılsızlıktır. Ve bu durum, üstteki ayetten de anlaşılacağı gibi, insana büyük bir manevi azap, karşı konulamaz bir sıkıntı verir. İnkar edenler ya da Kuran'da belirtildiği şekilde iman etmemiş olanlar, yakınlarını ve sevdiklerini kaybettiklerinde bu büyük azabı, 'onulmaz hasret'i yaşarlar. Ölenin aslında bir kurtulma ihtimali olduğunu, fakat şanssızlık, aksilik, tedbirsizlik gibi durumlar yüzünden zamansız veya yok yere öldüğünü düşünürler. Bu düşünce de onların üzüntü, pişmanlık ve acılarının katlanarak artmasına neden olur. Çektikleri bu sıkıntı ve acı, gerçekte inançsızlıklarının azabından başka bir şey değildir.

    Oysa olayın çok önemli bir sırrı vardır; ölümün sebebi, ne bir kaza, ne bir hastalık, ne de başka bir şeydir. Bütün bu sebepleri yaratan Allah'tır. Kaderimizde belirtilen süre olduğu zaman, yukarıda sayılan sebeplerden herhangi bir tanesi nedeni ile hayatımız sona erer. Ve insan, elindeki tüm maddi imkanını seferber etse dahi, kendileri için belirlenmiş olan ölüm zamanından bir an bile fazla yaşayamazlar. Kuran'da bu İlahi kanun şöyle vurgulanır:

    Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır... (Al-i İmran Suresi, 145)

  • Serseri
    Serseri

    De ki: 'Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah) 'a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.'(Cuma Suresi, 8)


    Ölüm sizi her an yakalayabilir. Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır.

    Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir. Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de hiçbir garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecektir.

    Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak.

    Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek bilmeyen planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye girebilmek, mezun olmak, iş sahibi olmak, ev sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk sahibi olmak, çocuğunu büyütmek, emekli olmak, huzurlu bir hayata kavuşmak gibi... Bunlar bu planların en genel ve en sıradan olanlarındandır. Bunların dışında, herkesin, kendi içinde bulunduğu durum ve şartlara göre daha binlerce konuda çok kapsamlı plan ve tasarıları vardır.

    Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir. Buna karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir.

    Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir öğrenci okuluna giderken ölür. Ya da yeni işe giren bir kişi işine giderken veya evlenenler düğünden dönerken ani bir trafik kazası sonucunda ölürler. Başarılı bir iş adamı ise, işlerini çabuk halledebilmek, gideceği yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat uçak kaza yapar, yere düşer. Orada hayatı hiç düşünmediği şekilde son bulur.

    Bütün planlar boşa gitmiştir. Geriye kalan planlarını gerçekleştiremeden, bir daha asla tamamlanmayacak bir şekilde yarıda bırakarak, dönüşü olmayan bir yere giderek ölürler... Oysa o gittikleri yer için hazırladıkları hiçbir planları yoktur. Gerçekleştiremeyecekleri planları yıllarca en ince ayrıntısına kadar düşünmüşlerdir, ama gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında hiçbir şey düşünmemişlerdir bile.

    Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine öncelik vermelidir? Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa olmayan hakkında mı plan kurmalıdır? İnsanların çoğu, kesin olmayana önem verirler. Hayatın hangi safhasında olursa olsun bütün planlarını, gelecekte daha iyi ve daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için yaparlar.

    Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranış gerçekten de mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona mahkumdur. Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp kesin olmayanları önemsemek, kesinlikle akıl dışıdır.

    Ama insanlar, kafalarını esir almış olan garip bir büyü nedeniyle bir türlü bu açık gerçeği fark edemezler.

    Böyle olunca, ölümle birlikte başlayacak olan gerçek hayatlarını da tanımazlar. Ahiretlerine yönelik bir hazırlık yapmazlar. Diriltildiklerinde ise, kendileri için özel yaratılmış olan cehennemden başka bir yere gitmezler.

    Bu broşür, insana düşünmek istemediği gerçekleri düşündürmek ve hızla yaklaşan büyük olayı haber vermek için yazılmıştır... Bu büyük olay, kesindir.

    Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir.

  • Hakan Akbulak
    Hakan Akbulak

    Ölüler, ölüler nerelerdesiniz?
    Ölüler, bir bilinmez yerdesiniz.
    Artık gündüzleriniz gece,
    Bütün günleriniz: dün.
    Artık her sözünüz sükût,
    Her işaretiniz gizli.
    Tutuyoruz nasihatlerinizi...
    Ölüler, ölüler her yerdesiniz!
    Ne zaman aynaya baksam,
    Görünüveriyor babam...
    Bahçem, odam, sofam,
    Nereye geçsem, nereye çıksam;
    Hâtıram!
    Her yerde sizden bir eser.
    Gökyüzünde bir bulut
    Bıraktığınız sesler
    Yakın güneşe, aya.
    Dokunabilsem oraya,
    Kiminiz konuşacak,
    Kiminiz gülecek,
    Eski günler gelecek.
    Ölüler bilebilsem gittiğiniz yeri,
    Ruhum, muradına erecek;
    Annem döşeğimi serecek,
    Toprağınız toprağım,
    Aranızda yatacağım.

  • Serseri
    Serseri

    Ölüm ölümsüzlük cana,Şahadet kutsal mana,Ruhum sığmıyor cihana,Taşarım adım mehmet

  • Fatih
    Fatih

    Deryada sonsuzluğu fikretmeye ne zahmet!
    Al sana derya gibi sonsuz Karacaahmet!
    Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
    Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?
    Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
    Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...
    Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
    Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.
    Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
    Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.
    Ebedi gençlik ölüm, desem kimse inanmaz;
    Taş ihtiyarlar, servi çürür, ölüm yıpranmaz.

  • Mâi Eflatun
    Mâi Eflatun

    rivayet odu ki Kadı Beyzâvi'nin öldüğü zannedilir...talebeleri de onu gömerler..ancak defnedildikten bir süre sonra kendine gelir bu büyük Zât..seslenmeye ve yardım istemeye çalışır..yan taraftaki kabirden ses gelir..şimdi gecedir mezarlıktan kimseler geçmez..sabah olunca ben sana haber veririm seslenir yardım istersin..Kadı beyzâvi şaşırır..
    -nasıl oluyor da toprak altında dışarının gecesini gündüzünü ayırd edebiliyoırsun? diye sorar..
    cevap şöyledir:
    -ölüm gelmeden evvel gündüzleri yâsin-i şerif,geceleri tebâreke suresini okurdum..şimdi okuduğum sureler bana burada ışık oluyor gece ve gündüz..
    ve vakit geçer gündüz olur Kadı Beyzâvi seslenir,çıkarırlar kabirden..ve bu büyük zat yaşar bir süre daha..
    sonradan yaşadığı bu dönem süresince ahiret hayatına dair bir külliyat yazar..bilinir ki bu eser kaleme aldıkları arasında en uhrevî eserdir..

  • Ferdi Şavk
    Ferdi Şavk

    Hayatta iki şeyden korkar insan!
    Biri ölüm, biri zulüm.
    Ben zaten yanmışım,
    Yanana ateş neyleşin gülüm!

    Uğur Işılak

  • Abdullah
    Abdullah

    bence bir kez ölmez insan...hayatında bazı dönemlerde tekrar tekrar ölür..ona acı çektiren bişiler yaşamışsa eğer...ama en acısızı sonuncu olandır sanırm... :)

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın

    bir kaç sırla grisine alaca katar
    bildiğini sanırken
    sana yanılmışlıklar
    anlamsılıklar katar

  • Kenan Alpogan
    Kenan Alpogan

    Çoğunluk için sonsuz acı ve ızıdırabın var olduğu korkunç boyut cehenneme geçiş kapısı..azınlık içinse nice nimetler,güzellikler ve zevkle dolu cennete giden müjde kapısı

  • Ezel
    Ezel

    yokoluştur bizim yeniden doğmamızdır herşeyin sonudur...öyleyse ne bu şiddet bu celal

  • Serkan Turna
    Serkan Turna

    Topraktan geldim
    toprağa döneceğim

    bir kefen
    bir mezar taşı
    bir de imkansız aşkın

    topraktan geldin
    toprağa döneceksin

    bir sen
    bir ben
    bir de imkansız aşkın

    koyun koyuna yatacağız….

    http://www.antoloji.com/serkan_turna

  • Tansu Akan
    Tansu Akan

    ölüm aslında sonun başlangıcı.ÖLÜM yepyeni bir yaşama geçiş.ÖLÜM

    BABAMLA BİRLİKTE SONSUZA DEĞİĞİN BİRLİKTE OLMAK.Ölüm aslında hesap vereceğimi büyük mahkemenin kurlmadan önceki savcılıkta verdiğimiz ifade.

  • Lavanta Kokusu
    Lavanta Kokusu

    bir bilinmezlik içinde yenilenmek

  • Selma Doğan
    Selma Doğan

    sonsuz ve gerçek hayatın başlamasının ilk adımı.... Rabbimize kavuşmak.

  • Gül Erdoğan
    Gül Erdoğan

    ölüm... tek kelimeyle yeni hayatın başlaması

  • Ayten Karakaş
    Ayten Karakaş

    zamanı gelince çok gerekli bence ama zamansızları çok acıtıcı

  • Gökhan Güler
    Gökhan Güler

    ölüm ne mi? bence ölüm insana en yakın olan şey bir nefes kadar yakın nerde ve nasıl seni bulacagı bilinmez.

  • İrem
    İrem

    bakma bana öyLe derin
    işim oLmaz senLe benim
    hiç bu kadar sewiLmedim
    gözLerinden okuyorum
    haberin yok öLüyorum
    sorma bana nereLisin
    ne içersin ne giyersin
    derdim sana derman oLsun
    ben gönüLden okuyorum
    haberin yok öLüyorum
    azdı yine deLi gönüL
    üzerime geLiyor
    geçti yine boş bi ömür
    gözLerinden öpüyorum
    haberin yok ben öLüyorum
    sen giderken ben geLiyorum
    dermanım yok ben öLüyorum
    ayrıLırken ben içiyorum
    haberin yok ben öLüyorum...

  • Yıldız Demirel
    Yıldız Demirel

    Aman ölüm yaman ölüm
    Üç gün ara ver...
    Al başımdan sevdayı
    Götür yare ver.....

    Ömer Yılmaz yorumuyla muhteşemdi.....

  • Abdullah Ali Yılmaz
    Abdullah Ali Yılmaz

    yunus öldü deyu sela verirler
    ölen hayvan imiş,aşıklar ölmez

  • Mustafa Erıskın
    Mustafa Erıskın

    ÖLÜM ÖLÜM Dediğin Nedir Ki Gülüm?
    Ben Senin İçin Yaşamayı Seçmişim!

  • Atakan Kartaltepe
    Atakan Kartaltepe

    Atillâ İlhan'a göre...Elektrik düğmesini çeviriyorsun...sönüyor gibi...

  • Mustafa Melih Kandıra
    Mustafa Melih Kandıra

    'Neden yaşıyorum? Amacım ne? ' gibi soruların sorulmasının artık geç olduğu ve anlamsız kaldığı yaşamın bittiği an.

  • Fatihözcan
    Fatihözcan

    Sonsuz başlangıç

  • Father
    Father

    başlangıç

  • İmran Tekin
    İmran Tekin

    ölüm bir son değildir asla bu dünyada bu kadar haksızlık bu kadar zulüm arsızlık namussuzluk rüşvet feat söyleyin bana bunlar yapanın yanına kârmı kalacak asla ilahi mahkemeye çıkacaklar ve hesap verecekler işte ölüm bu mahkemenin ilk aşaması ölüm başlangıç

  • Hakan
    Hakan

    Her İnsanın bir bekledigi vardır kendine göre. Fakat ölümü her insan beklemektedir ve gelecegi kesindir.

    .::Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde dahi olsanız ölüm sizi bulacaktır.::. (nisa 78)

    .::Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince, ne bir an geri kalır ne de bir an ileri gidebilirler::. (araf 34)

    En azından randevusuna geç kalmıyor demi ama iyi yönüyle bakalım :))))