Bazen saçma sapan şeyleri dert ettiğimiz, yeri gelip komplekse girdiğimiz anları, Platonik aşk yaşayıp kendimizi alkole verdiğimiz günleri, 1 mayısı bayramını savaş gibi kutladığımız ülkemizi, 1 dakikalık saygı duruşu denmesine rağman en fazla 35 saniye süren törenleri, zamanında anne-babalarımızında yapmış olmasına rağmen bize yapmayın diye üstüne basa basa nasihat ettiği ama bizim yinede yaptığımız hataları, Sonra yediğimiz dayakları, 'bugünde derse girmeyelim canım nolcak' diyerek okuldan kaçmalarımızı, 'tühh bu dersten bu yıl yine çakcam' dediğimiz ders kaygılarını, trafikte deli eden dolmuş sürücüleri, mahallede kovalayan o koca köpeği, en yakın arkadaşımızın sevgilisinden ayrılıpta omzumuza yaslanıp hüngür hüngür ağlamasını, bazen abartıp salyalarını omzumuza sürmesini, içimizden 'iğğğhh..' desekte bunu görmezden gelişlerimizi, az sonra, biraz sonra, hemen sonra diye diye gecenin 3üne kadar hem deli olup hem beklediğimiz magazin programlarını, 'valla bak bu son paket sigarayı bırakcam artık' dememize ragmen hala içilen o sigaraları, kimi zaman evde başınızın etini yiyen,kimi zaman TV karşısında kumanda savaşı yapacağınız eşinizi, 'üstünü kirletirsen döverim bak' diyen annemiz ve bu soruna çözüm bulan ayşe teyzemizi, arabayı kaçırıp arkadaşlarla gezdiğiniz ama eve gelince papaz olacağınız bi babanızı, 'hayırr..ben daha çok seviyorum' diye şakalaştığınız bi sevgilinizi, martılara simit atmak için bindiğiniz vapur sevdanızı, sabahları gazetede ki yazılarını komedi niyetine okuduğumuz bir Haydar Dümen'imizi, ne kadar salakça gelsede denizde oynadığımız deve güreşlerini, bakmakla yükümlü olduğunuz bir ailenizi, sokağa tüküren meşhur insanlarımızı, kendimizi ve şişenin dibini bulduğumuz o güzel şarkıları, 'loto bi tutsun var yaa...' diye kurulmaya başlayan hayallerimizi, ağaçtan kedi kurtaran itfaiyelerimiz ve bunu gündemin en önemli konusu gibi sunan medyalarımızı, yere düşen arkadaşımızın komik durumuna gülmemek için kendimizi sıkmamızı, arkadaşımızın durumu anlayıp' hayırdır? kızarıp bozarmışsın' demesiyle kahkahayı basmamızı..........
Bi düşünsenize bunların hiç biri yok.. İşte bunlardan herhangi birisi yoksa günlük yaşamınızda; hayat size 'önüm, arkam, sağım, solum sobeee..' demiştir ve ölümü tatmışsınızdır.
Bir de sürekli dolmuşla geçerken, Zincirlikuyu Mezarlığı'nın girişinde ki tabelada 'Her canlı ölümü tadacaktır.' yazısını gördükçe ne kadar da hayatımızın içinde olduğunu bir kez daha anladığım bir şeydir.Ve bende garip bir duygu yaratır.Bunun üzerine, Murat KEKİLLİ'den ölüm gibi ömrümdesin dinlemen gerekiyormuş gibi bir his oluşur bende :)) Çok derin ve güzel bir söz anlayana..
ölüm tüm biyolojik varlıklar için sadece bir son. Bunlar arasında kendini insan olarak adlandıranlar için sonrasında yaşamın olduğu sanıman bir kandırmacadır.
öLüm.. eSas hayat demektir.. korktuğumuz şeydir.. bi yandanda en çok istediğimiz şeydr.. ölüm bana siyah ve beyazı çağrıştırıyor :) beyaz madalyonun ilk yüzü bu hayat yani sahte yaşam.. siyah madalyonun öteki yüzü diğer hayat yani ölüm ve sonrası.. ;)
ölüm mü? biz onunla çok eskiden beri arkadaşız,yalnız kendisi biraz kıskanç; sevdiklerimi alıp götürüyor,bu kaç etti (! ! !) yakında daha da kaynaşacak ve sevgili olacağız; sensiz kalmaya dayanamıyorum deyip, beni de alıverecek kollarına (!)
Olguların doğuşuyla başlayan ve adına hayat denilen çizginin bitiş anıdır.
Her olgunun ölümü farklıdır. Örneğin, bir kavramın ölümü unutulmak olabilir, bir bitkinin ölümü solmak olabilir ve bir insanın ölümü, somut olarak artık toplumsal ilişkinin içinde olmaması olabilir.
Ancak doğru olan birşey vardır ki her ölümden sonra başka bir hayat başlar. Başka bir deyişle bir ölüm, başka bir yaşamın başlangıcı olabiliyor bazen. Çünkü doğuş gibi ölüm de hayat denilen akışın bir parçası. Aslında ölüme 'batış' desek daha makul olurdu. Çünkü gerçekte ölüm sadece bir olgunun, bize göre, bizden ıraklaşması ve gözten yitimidir. Fakat o olgu, bir başka mekanda, bir başka zamanda bir başka formla devinebilir farklı bir organizmaya bürünebilir. Örneğin insan ölürken, vücüt olarak çürür ama o vücüttan başka canlılar peydahlanır.
En güzeli Güneş doğar dediğimizde bizim güneşi görebildiğimizdir aslında güneş doğdu dediğimiz ve batarken de gözümüzden ıraklaşmasıdır adına ölüm diyebileceğimiz.
Ömrün gün batımından önce gelirse, geride kalanların döktüğü gözyaşı; gün batımında gelirse, arifler için beklenen şeb-i arus'... Peki ömrün gün batımı nedir? ....okuyalım: ..............[].........
Ömrün Günbatımında! ..............*................... İlkin fark edemedik, ........................nasıl doğardı gün! Dünya toz pembe idi, ...........................................öğleyin! Bir de baktık, ......... gün batımına gelivermişik .............................................ömrün!
Gün batımında gelir şimdi bize; yaşanan her mevsim ............................ her hafta ..........................................her gün..
Menzili göründü ömrümüzün!
Artık ..........bir hazan gülüdür ................ya da bir veda busesi dudaklarımızda açan her tebessüm
Çöreklendi içimize ....................boynu bükük bir nida! İtiraf etmekten kaçındığımız, ......................kocaman bir “elveda! ”
Bütün sevdiklerimizden ayrılmak ...............................gerçeği var ya! Dinleyememek kuş seslerini... Yürüyememek ..................bu sokaklarda bir daha
Kabullenmek istemeyiz asla!
Memede bebek oluruz yaşama!
Bu yüzden ana sütü gibi haz verir; .....................doğan güneş ................................açan çiçek… hatta, ..........bulutlu gün… Gün batımındaki her insana!
Ama boşuna! Taşta yosun olsak ta.. solan bir yaprağızdır ..................hayat ırmağında!
Çıkmak üzereyizdir ..................yaşam tünelinden! Duyan olmaz, tutan olmaz elimizden.
Çaresiz, ............çörekleniriz anılara!
Batsın istemeyiz güneş Bitsin istemeyiz mevsimler, aylar, haftalar. gün..
ölüm mutluluktur neşedir. 1-ÖLÜM BOŞ ÖLÜM YALAN YAŞAM YAŞAM BOŞ YAŞAM YALAN GERÇEK HAKİKAT 'PARA' PARASIZ KALMAK GERÇEK ÖLÜMDÜR HİÇ ÖLMEDİM AMA BELKİDE PARASIZ KALMAK ÖLÜMDEN BİLE BETERDİR. SİZ ANTOLOJİ SEVERLERİ ÇOK SEVDİĞİM İÇİN FAYDALI OLACAK VE ÖLENE KADAR İŞİNİZE YARAYACAK GERÇEKLERİ YAZIYORUM. ÖLÜM MUTLULUKTUR AMA NE ZAMAN İHANETE UĞRADIĞIMIZ ZAMAN 2-ÖLÜM MUTLULUKTUR MEZARCIYSANIZ ÖLÜMLERDEN PARA KAZANIYORSANIZ ÖLÜMLER SİZİN İÇİN BİR NEŞEDİR 3-MİRASA KAVUŞACAKSANIZ ELİNİ OVUŞTURAN TÜCCARLAR KADAR HEYACAN HİSSEDERSİNİZ. 4-ÖLÜM DÜNYADA GERİDE KALANLARA YAŞAM ALANI DEMEKTİR. 5-FATURALARIN TAMAMINI YATIRIP OH BE DİYEBİLMEKTİR 6-HASBORA YOK ARTIK DİYEBİLMEKTİR 7-KİRLENİR DİYE BEYAZ GİYMEKTEN ÜRKMEMEKTİR 8-YANINA HİÇ BİR ŞEY ALMADAN GİDİLECEK TEK YERDİR 9-TÜM KORKULARIN BİTTİĞİ ÖZGÜRLÜKTÜR. 10-YAKLAŞIK 40-50 YIL SONRA KESİNLİKLE BENDE ÖLECEĞİM DİYE DÜŞÜNEBİLMEKTİR (BEN ELLİ YAŞINA YAKINIM) 11-PARASIZ GİDİLEN YERLERDEN BİRİDİR. 12-www.hasbora.com 0212.2947124 cep: 0532.5438863 [email protected] zehir tacirleri ve çetelerle mücadele derneği başkanı hasbora
Ölüm = sonsuzluk..
ölüm bir yok oluş değil yeniden doğuştur!
Bir düşünsenize..!
Bazen saçma sapan şeyleri dert ettiğimiz, yeri gelip komplekse girdiğimiz anları,
Platonik aşk yaşayıp kendimizi alkole verdiğimiz günleri,
1 mayısı bayramını savaş gibi kutladığımız ülkemizi,
1 dakikalık saygı duruşu denmesine rağman en fazla 35 saniye süren törenleri,
zamanında anne-babalarımızında yapmış olmasına rağmen bize yapmayın diye üstüne basa basa nasihat ettiği ama bizim yinede yaptığımız hataları,
Sonra yediğimiz dayakları,
'bugünde derse girmeyelim canım nolcak' diyerek okuldan kaçmalarımızı,
'tühh bu dersten bu yıl yine çakcam' dediğimiz ders kaygılarını,
trafikte deli eden dolmuş sürücüleri,
mahallede kovalayan o koca köpeği,
en yakın arkadaşımızın sevgilisinden ayrılıpta omzumuza yaslanıp hüngür hüngür ağlamasını,
bazen abartıp salyalarını omzumuza sürmesini,
içimizden 'iğğğhh..' desekte bunu görmezden gelişlerimizi,
az sonra, biraz sonra, hemen sonra diye diye gecenin 3üne kadar hem deli olup hem beklediğimiz magazin programlarını,
'valla bak bu son paket sigarayı bırakcam artık' dememize ragmen hala içilen o sigaraları,
kimi zaman evde başınızın etini yiyen,kimi zaman TV karşısında kumanda savaşı yapacağınız eşinizi,
'üstünü kirletirsen döverim bak' diyen annemiz ve bu soruna çözüm bulan ayşe teyzemizi,
arabayı kaçırıp arkadaşlarla gezdiğiniz ama eve gelince papaz olacağınız bi babanızı,
'hayırr..ben daha çok seviyorum' diye şakalaştığınız bi sevgilinizi,
martılara simit atmak için bindiğiniz vapur sevdanızı,
sabahları gazetede ki yazılarını komedi niyetine okuduğumuz bir Haydar Dümen'imizi,
ne kadar salakça gelsede denizde oynadığımız deve güreşlerini,
bakmakla yükümlü olduğunuz bir ailenizi,
sokağa tüküren meşhur insanlarımızı,
kendimizi ve şişenin dibini bulduğumuz o güzel şarkıları,
'loto bi tutsun var yaa...' diye kurulmaya başlayan hayallerimizi,
ağaçtan kedi kurtaran itfaiyelerimiz ve bunu gündemin en önemli konusu gibi sunan medyalarımızı,
yere düşen arkadaşımızın komik durumuna gülmemek için kendimizi sıkmamızı,
arkadaşımızın durumu anlayıp' hayırdır? kızarıp bozarmışsın' demesiyle kahkahayı basmamızı..........
Bi düşünsenize bunların hiç biri yok.. İşte bunlardan herhangi birisi yoksa günlük yaşamınızda; hayat size 'önüm, arkam, sağım, solum sobeee..' demiştir ve ölümü tatmışsınızdır.
Bir de sürekli dolmuşla geçerken, Zincirlikuyu Mezarlığı'nın girişinde ki tabelada 'Her canlı ölümü tadacaktır.' yazısını gördükçe ne kadar da hayatımızın içinde olduğunu bir kez daha anladığım bir şeydir.Ve bende garip bir duygu yaratır.Bunun üzerine, Murat KEKİLLİ'den ölüm gibi ömrümdesin dinlemen gerekiyormuş gibi bir his oluşur bende :)) Çok derin ve güzel bir söz anlayana..
soğuk ve ozlemi çagrıstıyor bende..
ölüm tüm biyolojik varlıklar için sadece bir son. Bunlar arasında kendini insan olarak adlandıranlar için sonrasında yaşamın olduğu sanıman bir kandırmacadır.
her an ölmekteyiz
ölüm bir olay değil bir olgudur.Aslında her an ölmekteyiz.
Şebiaruz.vuslat
ölümden korkan ahmaktır.
topraktan geldik,topraha dönçez.
ebediyetin başlangıcı.
Kavuşmaktır...Aradığını bulmaktır.
öLüm.. eSas hayat demektir.. korktuğumuz şeydir.. bi yandanda en çok istediğimiz şeydr..
ölüm bana siyah ve beyazı çağrıştırıyor :)
beyaz madalyonun ilk yüzü bu hayat yani sahte yaşam..
siyah madalyonun öteki yüzü diğer hayat yani ölüm ve sonrası.. ;)
Büyük randevu... Bilsem nerede, saat kaçta?
Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?
N.F.K
insanın uykudan uyanmasıdır.. dünyanın sonu ahiretin başlangıcıdır..
başlangıç
ölüm mü?
biz onunla çok eskiden beri arkadaşız,yalnız kendisi biraz kıskanç; sevdiklerimi alıp götürüyor,bu kaç etti (! ! !)
yakında daha da kaynaşacak ve sevgili olacağız; sensiz kalmaya dayanamıyorum deyip, beni de alıverecek kollarına (!)
Ölüm hem bir son hemde bir başlangıç bence
yaşamaya dair atılan ilk adım...
Olguların doğuşuyla başlayan ve adına hayat denilen çizginin bitiş anıdır.
Her olgunun ölümü farklıdır. Örneğin, bir kavramın ölümü unutulmak olabilir, bir bitkinin ölümü solmak olabilir ve bir insanın ölümü, somut olarak artık toplumsal ilişkinin içinde olmaması olabilir.
Ancak doğru olan birşey vardır ki her ölümden sonra başka bir hayat başlar. Başka bir deyişle bir ölüm, başka bir yaşamın başlangıcı olabiliyor bazen. Çünkü doğuş gibi ölüm de hayat denilen akışın bir parçası. Aslında ölüme 'batış' desek daha makul olurdu. Çünkü gerçekte ölüm sadece bir olgunun, bize göre, bizden ıraklaşması ve gözten yitimidir. Fakat o olgu, bir başka mekanda, bir başka zamanda bir başka formla devinebilir farklı bir organizmaya bürünebilir. Örneğin insan ölürken, vücüt olarak çürür ama o vücüttan başka canlılar peydahlanır.
En güzeli Güneş doğar dediğimizde bizim güneşi görebildiğimizdir aslında güneş doğdu dediğimiz ve batarken de gözümüzden ıraklaşmasıdır adına ölüm diyebileceğimiz.
Her insan bir gün öleceğini bilir...
Ama insanlar öyle yaşar ki, sanki ölüm hep başkaları için vardır, hep başka insanların başına gelen bir şeydir...
Ölüm, her şeyi eşit kılan doğal sonuçtur...
Ölümden kaçılmaz...
Korkmanın bir âlemi yoktur...
...
her yaşamda bir ölüm vardır gerçek ölümden önce! ! (:
Hepimizin sonu. Ve tabikide Allah'a kavuşmak...
Atesitler için;
gerçekle yüzleşecekleri olay,
Tüh anasını satayım onlar haklıymış diyecekleri günün adıdır ölüm.
İnananlar içinse Mevlananın deyimiyle Şeb-i ArusTur, sevgiliyle buluşma anıdır.
YENİ BİR BAŞLANGIÇÇÇ....
HERŞEYİN SONU......
YANLIZLIKDA BİR ÖLÜMDÜR BU ARADA.....! ! ! !
HESAP GÜNÜÜÜ.....
Ömrün gün batımından önce gelirse, geride kalanların döktüğü gözyaşı; gün batımında gelirse, arifler için beklenen şeb-i arus'...
Peki ömrün gün batımı nedir? ....okuyalım:
..............[].........
Ömrün Günbatımında!
..............*...................
İlkin fark edemedik,
........................nasıl doğardı gün!
Dünya toz pembe idi,
...........................................öğleyin!
Bir de baktık,
......... gün batımına gelivermişik
.............................................ömrün!
Gün batımında gelir şimdi bize;
yaşanan her mevsim
............................ her hafta
..........................................her gün..
Menzili göründü ömrümüzün!
Artık
..........bir hazan gülüdür
................ya da bir veda busesi
dudaklarımızda açan her tebessüm
Rodin’in heykeline benzerken siluetim
Med-ceziri yaşıyor gönlüm.
Gölgemiz oldu ölüm!
Çöreklendi içimize
....................boynu bükük bir nida!
İtiraf etmekten kaçındığımız,
......................kocaman bir “elveda! ”
Bütün sevdiklerimizden ayrılmak
...............................gerçeği var ya!
Dinleyememek kuş seslerini...
Yürüyememek
..................bu sokaklarda bir daha
Kabullenmek istemeyiz asla!
Memede bebek oluruz yaşama!
Bu yüzden
ana sütü gibi haz verir;
.....................doğan güneş
................................açan çiçek…
hatta,
..........bulutlu gün…
Gün batımındaki her insana!
Ama boşuna!
Taşta yosun olsak ta..
solan bir yaprağızdır
..................hayat ırmağında!
Çıkmak üzereyizdir
..................yaşam tünelinden!
Duyan olmaz,
tutan olmaz elimizden.
Çaresiz,
............çörekleniriz anılara!
Batsın istemeyiz güneş
Bitsin istemeyiz
mevsimler,
aylar,
haftalar.
gün..
Günbatımındayken ömrün!
.........………………………
............. Aralık...2007-Keşan
Ali Koç Elegeçmez
ölüm mutluluktur neşedir.
1-ÖLÜM BOŞ ÖLÜM YALAN YAŞAM YAŞAM BOŞ YAŞAM YALAN GERÇEK HAKİKAT 'PARA' PARASIZ KALMAK GERÇEK ÖLÜMDÜR HİÇ ÖLMEDİM AMA BELKİDE PARASIZ KALMAK ÖLÜMDEN BİLE BETERDİR.
SİZ ANTOLOJİ SEVERLERİ ÇOK SEVDİĞİM İÇİN FAYDALI OLACAK VE ÖLENE KADAR İŞİNİZE YARAYACAK GERÇEKLERİ YAZIYORUM.
ÖLÜM MUTLULUKTUR AMA NE ZAMAN İHANETE UĞRADIĞIMIZ ZAMAN
2-ÖLÜM MUTLULUKTUR MEZARCIYSANIZ ÖLÜMLERDEN PARA KAZANIYORSANIZ ÖLÜMLER SİZİN İÇİN BİR NEŞEDİR
3-MİRASA KAVUŞACAKSANIZ ELİNİ OVUŞTURAN TÜCCARLAR KADAR HEYACAN HİSSEDERSİNİZ.
4-ÖLÜM DÜNYADA GERİDE KALANLARA YAŞAM ALANI DEMEKTİR.
5-FATURALARIN TAMAMINI YATIRIP OH BE DİYEBİLMEKTİR
6-HASBORA YOK ARTIK DİYEBİLMEKTİR
7-KİRLENİR DİYE BEYAZ GİYMEKTEN ÜRKMEMEKTİR
8-YANINA HİÇ BİR ŞEY ALMADAN GİDİLECEK TEK YERDİR
9-TÜM KORKULARIN BİTTİĞİ ÖZGÜRLÜKTÜR.
10-YAKLAŞIK 40-50 YIL SONRA KESİNLİKLE BENDE ÖLECEĞİM DİYE DÜŞÜNEBİLMEKTİR (BEN ELLİ YAŞINA YAKINIM)
11-PARASIZ GİDİLEN YERLERDEN BİRİDİR.
12-www.hasbora.com 0212.2947124 cep: 0532.5438863 [email protected]
zehir tacirleri ve çetelerle mücadele derneği başkanı hasbora
ölüm sıranı savmaktır..sırası gelince..
ikinci ve ebedi bir doğumdur!
'En acayip gücümüzdür yaşam
öleceğimizi bilip, öleceğimizi mutlak'
yoksa bugün bir hayat yaşanmayacak mı..