Ölüm İnananlar çin Kur'anın sırrı ile, Ebedi İdamdan kurtuluş tezkeresine çevrilmiş; ve İmansızlar için ölüm, ya Ebedi İdam (eğer âhirete kat'î imânı yoksa) veya Ebediyen Kalacağı Bir Karanlık Bir hapishanedir (eğer âhirete inansa ve sefahet ve dalalette gitmiş ise) . Acaba dünyada bu mes'eleden daha büyük, daha ehemmiyetli bir insani mesele var mı ki...
Ölüm bize tasmamızı takmış gezdirir durur.ölümün evcil hayvanlarıyız hepimiz.yaşam ise yanılsamadır, sadece bir yanılsama.köpeğin siyah beyaz görüşü gibi bir yanılsama.o gördüğünden farklı bir dünyanın var olduğunu ispatlayamaz, köpeğin gözündeki siyah beyaz görüntü kadar gerçektir sadece hayatlarımız ve söylenmişti herşey yanılsamadan ibarettir, tek gerçek varsa o da yanılsamanın kendisidir.
Ölüm bizim sahibimiz.Ama siz hep yalnış bildiniz, yaşamın kölesisiniz sandınız.Bilmiyorsunuz ki yaşamın bizim evcilleştirme kampımız.yaşam pavlov bizde eğitimsiz köpekleriyiz.ve yaşam sadece yanılsama.ama kendiside öyle olduğunun farkında değil.
beni korkutan ölüm değil galiba, sadece yaşamamak düşüncesi,yani sıkılmamak, okumamak, sevgiliyi görememek yoksa ölümle falan bi sorunum yok zaten insan yaşarken yeterince ölümü tadıyor.
yokoluş, diriliş, son,başlangıç hepsini demek mümkün. ama kesin birşey varki geri dönüşü olmayan birşey..olsaydı dünyada işini yarım bırakan onca insan dönerdi değil mi? o da boşmuş yarım kalan işlerrrr canım, neyle ve ne için uğraşıyoruzki bu kadar.
gecen gün iş arkadaşımın babası trafik kazasında öldü; anne yoğun bakımda. iki genç kardeş babasız kaldı... aslında anneleri de ölse hikayenin bundan sonraki kısmı ilginç olabilir. çünkü insanları; kıçlarının üzerine oturup hazır yemeye alıştıran ana-babaları oluyor...
Ey ölüm! Sen gelince aklıma bir can kopuyor bağrımda Tüylerim ürperiyor Sonra Allah diyorum Allah’ım diyorum Sen gelince aklıma bir düğüm daha atıyorum zamanın bitimi şafağa Çünkü bana Allah korkusunu öğreten sen Peygamberimi özleten sen İdris’i, Harun’u, Musa’yı, Yusuf’u özleten İbrahim’i özleten sen Yollarda Hattaboğlu Ali’yi, Ömer’i, Hamza’yı, Ebu Bekir’i aratan sen Ey ölümüm! Benim en iyi arkadaşım, faniyatın düşmanı Bazen seni anar insanoğlu Ağzının tadı kaçar Bu yerin üstü gibi altıda var derler Derler ya yerin altı için hiçbir hazırlık yapmazlar Üç günlük bir seyahat için bavullarca eşya hazırlarlar Ama kaç gün süreceği bilinmeyen seyahat için bir incir çekirdeği büyüklüğünde bile hayır işlemekten acizdirler. Ölenle ölünmez derler ve bir daha asla hatırlamazlar seni Dalarlar yine dünyanın seyrine En sevdikleri şarkıları dinlerler Eğlenir dans eder, dünya baki sanırlar Ve ölenin ardından bir fatiha bile okuyamazlar Oysa bilmezler mi ki her gecenin bir sabahı Ve her sabahın bir akşamı var Bilmezler mi ki son durak sensin Senin kaçınılmazlığını hiç mi akıl edemezler Ey ölümüm! Neler yaptılar sana Artık hiç tesir etmiyorsun nefislere Sen anıldığında artık donmuyor insanın kanı Artık insanlar hiç anmıyor ki seni Ey ölüm sen ne fanisin bu dünyada! Sana birde isim taktılar fani ölüm diye Şimdi senden çok fani ölüm var Öyle bir etkilemiş ki dünyayı Kalplerden silmiş seni Seni var edeni Unutturdu insana mahşeri, hesabı, mizanı Öyle çok yakınımı aldı ki Annemi aldı benden, babamı, ailemi aldı, arkadaşlarımı, eşimi, dostumu aldı, Bitirdi bütün dünyamı, her yanım onunla doldu.. Ey ölümüm seni bekliyorum Fani ölüm gelmezden gel, Dünyam kararmadan gel, Güllerim solmadan, Gözlerim kapanmadan, Gönlüm kararmadan gel, Allah rızası için, Muhammed aşkı için gel Gel ölümüm seni bekliyorum Yar diye diye, Allah diye diye, Muhammed diye diye, aşk ile sevda ile Hasretle seni bekliyorum, sana yanıyorum, sana ağlıyorum Gel ey ahretin gizli anahtarı Dünyanın son, ebediyetin ilk soluğu Gel ve götür beni sevgiliye, kurtuluşa götür Yar’e kavuştur ölümüm.. Ey ölümüm benim can yoldaşım refakat et bana bu seslenişimle Allah’ım bu kulun bana böyle seslenmişti de Beni yalnız bırakma orada Gerçi biliyorum eğer Allah dostu isem beni kimlerin karşılayacağını Ben biliyorum Yusuf’un kuyusunu, Musa’nın asasını, İbrahim’in baltasını, Yunus’u yutan balığı, Hızır’ın aşkını ben biliyorum Ve aşk ile, Kur’an ile Sünnet ile hazırlanıyorum sana Ey ölümüm gel Vuslata ramak kala sana sesleniyorum Yetti bu hasretlik gel Yetti bu gurbetlik gel Ey Ölüm! Benim en iyi arkadaşım Sen ne fanisin bu dünyada..
De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen Allah’a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma suresi, 8)
ölüm bence yaşam demek,sadece ölümü sevenlere hasret demek, ölüm insanların yatmış oldukları rüyadan uyanmak demek,ölüm hz adem den beri var olan tek yaşam demek. bana güre ölüm musluman mumın bırkışının yenı ve guzel bır yaşama davet edilmesidir. ölümü arzulayan mümınlerın geerçek hayat olarak bıldıgımız diriliş ve mükafat demektır. ölüm bana yatmış olduğum ruyadan uyanmamı sağlayacak anahtar demektır. ben ölümü arzuladığım her an kendimi allaha daha yakın gürürüm ama devir çok degiştigi içinde ölmek istemiyorum çünkü gunahlarımla allahın karşısına nasıl çıkarım resullahın yüzüne nasıl bakarım diye bazende ölmek istemem ama her şeye rahmen ölüm bence en güzel duygudur. Ve burdan mumın kardeşlerıme seslenıyorumkı sakın ama sakın imansız gitmeyelım ÖLÜM UYANIŞTIR
kapı açık gir içeri
Rüya,uyku; boyut,sayfalar; misket,yumurta,portakal; hamam,saray; şelale,nehir,sis
Ölüm İnananlar çin Kur'anın sırrı ile, Ebedi İdamdan kurtuluş tezkeresine çevrilmiş; ve İmansızlar için ölüm, ya Ebedi İdam (eğer âhirete kat'î imânı yoksa) veya Ebediyen Kalacağı Bir Karanlık Bir hapishanedir (eğer âhirete inansa ve sefahet ve dalalette gitmiş ise) . Acaba dünyada bu mes'eleden daha büyük, daha ehemmiyetli bir insani mesele var mı ki...
Yaradan'a açılan bir kapı, inançlılar için bir birtelik; inançsızlar için ise üzülerek yokoluş yanılgısı...
Ölüm bize tasmamızı takmış gezdirir durur.ölümün evcil hayvanlarıyız hepimiz.yaşam ise yanılsamadır, sadece bir yanılsama.köpeğin siyah beyaz görüşü gibi bir yanılsama.o gördüğünden farklı bir dünyanın var olduğunu ispatlayamaz, köpeğin gözündeki siyah beyaz görüntü kadar gerçektir sadece hayatlarımız ve söylenmişti herşey yanılsamadan ibarettir, tek gerçek varsa o da yanılsamanın kendisidir.
Ölüm bizim sahibimiz.Ama siz hep yalnış bildiniz, yaşamın kölesisiniz sandınız.Bilmiyorsunuz ki yaşamın bizim evcilleştirme kampımız.yaşam pavlov bizde eğitimsiz köpekleriyiz.ve yaşam sadece yanılsama.ama kendiside öyle olduğunun farkında değil.
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz okalkışta ne mendil ne de bir kol.
yeniden başlanıç.
Ey ölüm! Koca Kaptan, vakit erişti,demir al. Bu ülkeden sıkıldık,ey ölüm! açılalım....
Ne vefasız geçmişten hayır var,
Ne gelecekler imdada koşar,
Çoktandır tekneyi aldı sular;
Çoktandır ümitler sende ölüm.
Hediye.Azrailden bize...Güzel bir hediye...
hayatın sonunu yeni bir hayata yelken açmanın kapısını çagrıştırıyor
hic güzel olmasaydi,
ölürmüydü peygamber ?
madem öldürülemiyor,o halde yaşasın ölüm..
beni korkutan ölüm değil galiba, sadece yaşamamak düşüncesi,yani sıkılmamak, okumamak, sevgiliyi görememek yoksa ölümle falan bi sorunum yok zaten insan yaşarken yeterince ölümü tadıyor.
zındaanı dünyadan...bostaanı cinana göç etmektir....velhasıl....hulasai hayattır....
sonsuz huzur
başlangıç
ibret ve adalet....
küçük ahiret
tek kelime ile acı....ama.....bu dünya için...ya..ahiret...
Doğarken NişanLandığımız ÖLümLe 1 Gün MutLaka EvLeneceğiz!
Her Son 1 BaşLangıçtır! Demode oLmuş Ama Doğru :)
Kaçınılmaz
sonsuzluğun başlangıcı
Bir başlangıç,sorgulama,cennet-cehennem.
yokoluş, diriliş, son,başlangıç hepsini demek mümkün. ama kesin birşey varki geri dönüşü olmayan birşey..olsaydı dünyada işini yarım bırakan onca insan dönerdi değil mi?
o da boşmuş yarım kalan işlerrrr canım, neyle ve ne için uğraşıyoruzki bu kadar.
gecen gün iş arkadaşımın babası trafik kazasında öldü; anne yoğun bakımda.
iki genç kardeş babasız kaldı...
aslında anneleri de ölse hikayenin bundan sonraki kısmı ilginç olabilir.
çünkü insanları; kıçlarının üzerine oturup hazır yemeye alıştıran ana-babaları oluyor...
Ey ölüm!
Sen gelince aklıma bir can kopuyor bağrımda
Tüylerim ürperiyor
Sonra Allah diyorum
Allah’ım diyorum
Sen gelince aklıma bir düğüm daha atıyorum zamanın bitimi şafağa
Çünkü bana Allah korkusunu öğreten sen
Peygamberimi özleten sen
İdris’i, Harun’u, Musa’yı, Yusuf’u özleten İbrahim’i özleten sen
Yollarda Hattaboğlu Ali’yi, Ömer’i, Hamza’yı, Ebu Bekir’i aratan sen
Ey ölümüm!
Benim en iyi arkadaşım, faniyatın düşmanı
Bazen seni anar insanoğlu
Ağzının tadı kaçar
Bu yerin üstü gibi altıda var derler
Derler ya yerin altı için hiçbir hazırlık yapmazlar
Üç günlük bir seyahat için bavullarca eşya hazırlarlar
Ama kaç gün süreceği bilinmeyen seyahat için bir incir çekirdeği
büyüklüğünde bile hayır işlemekten acizdirler.
Ölenle ölünmez derler ve bir daha asla hatırlamazlar seni
Dalarlar yine dünyanın seyrine
En sevdikleri şarkıları dinlerler
Eğlenir dans eder, dünya baki sanırlar
Ve ölenin ardından bir fatiha bile okuyamazlar
Oysa bilmezler mi ki her gecenin bir sabahı
Ve her sabahın bir akşamı var
Bilmezler mi ki son durak sensin
Senin kaçınılmazlığını hiç mi akıl edemezler
Ey ölümüm!
Neler yaptılar sana
Artık hiç tesir etmiyorsun nefislere
Sen anıldığında artık donmuyor insanın kanı
Artık insanlar hiç anmıyor ki seni
Ey ölüm sen ne fanisin bu dünyada!
Sana birde isim taktılar fani ölüm diye
Şimdi senden çok fani ölüm var
Öyle bir etkilemiş ki dünyayı
Kalplerden silmiş seni
Seni var edeni
Unutturdu insana mahşeri, hesabı, mizanı
Öyle çok yakınımı aldı ki
Annemi aldı benden, babamı, ailemi aldı, arkadaşlarımı, eşimi, dostumu aldı,
Bitirdi bütün dünyamı, her yanım onunla doldu..
Ey ölümüm seni bekliyorum
Fani ölüm gelmezden gel,
Dünyam kararmadan gel,
Güllerim solmadan,
Gözlerim kapanmadan,
Gönlüm kararmadan gel,
Allah rızası için, Muhammed aşkı için gel
Gel ölümüm seni bekliyorum
Yar diye diye, Allah diye diye, Muhammed diye diye, aşk ile sevda ile
Hasretle seni bekliyorum, sana yanıyorum, sana ağlıyorum
Gel ey ahretin gizli anahtarı
Dünyanın son, ebediyetin ilk soluğu
Gel ve götür beni sevgiliye, kurtuluşa götür
Yar’e kavuştur ölümüm..
Ey ölümüm benim can yoldaşım refakat et bana bu seslenişimle
Allah’ım bu kulun bana böyle seslenmişti de
Beni yalnız bırakma orada
Gerçi biliyorum eğer Allah dostu isem beni kimlerin karşılayacağını
Ben biliyorum Yusuf’un kuyusunu, Musa’nın asasını, İbrahim’in baltasını,
Yunus’u yutan balığı, Hızır’ın aşkını ben biliyorum
Ve aşk ile, Kur’an ile Sünnet ile hazırlanıyorum sana
Ey ölümüm gel
Vuslata ramak kala sana sesleniyorum
Yetti bu hasretlik gel
Yetti bu gurbetlik gel
Ey Ölüm!
Benim en iyi arkadaşım
Sen ne fanisin bu dünyada..
De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle
karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen
Allah’a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma
suresi, 8)
Ölüm'den öte köy yok. O halde siktir et.....
gerçek yaşam korksakta yakalanacagımız tek şey
ölüm bence yaşam demek,sadece ölümü sevenlere hasret demek, ölüm insanların yatmış oldukları rüyadan uyanmak demek,ölüm hz adem den beri var olan tek yaşam demek.
bana güre ölüm musluman mumın bırkışının yenı ve guzel bır yaşama davet edilmesidir.
ölümü arzulayan mümınlerın geerçek hayat olarak bıldıgımız diriliş ve mükafat demektır. ölüm bana yatmış olduğum ruyadan uyanmamı sağlayacak anahtar demektır.
ben ölümü arzuladığım her an kendimi allaha daha yakın gürürüm ama devir çok degiştigi içinde ölmek istemiyorum çünkü gunahlarımla allahın karşısına nasıl çıkarım resullahın yüzüne nasıl bakarım diye bazende ölmek istemem ama her şeye rahmen ölüm bence en güzel duygudur.
Ve burdan mumın kardeşlerıme seslenıyorumkı sakın ama sakın imansız gitmeyelım
ÖLÜM UYANIŞTIR