Ey ölüm! Sen gelince aklıma bir can kopuyor bağrımda Tüylerim ürperiyor Sonra Allah diyorum Allah’ım diyorum Sen gelince aklıma bir düğüm daha atıyorum zamanın bitimi şafağa Çünkü bana Allah korkusunu öğreten sen Peygamberimi özleten sen İdris’i, Harun’u, Musa’yı, Yusuf’u özleten İbrahim’i özleten sen Yollarda Hattaboğlu Ali’yi, Ömer’i, Hamza’yı, Ebu Bekir’i aratan sen Ey ölümüm! Benim en iyi arkadaşım, faniyatın düşmanı Bazen seni anar insanoğlu Ağzının tadı kaçar Bu yerin üstü gibi altıda var derler Derler ya yerin altı için hiçbir hazırlık yapmazlar Üç günlük bir seyahat için bavullarca eşya hazırlarlar Ama kaç gün süreceği bilinmeyen seyahat için bir incir çekirdeği büyüklüğünde bile hayır işlemekten acizdirler. Ölenle ölünmez derler ve bir daha asla hatırlamazlar seni Dalarlar yine dünyanın seyrine En sevdikleri şarkıları dinlerler Eğlenir dans eder, dünya baki sanırlar Ve ölenin ardından bir fatiha bile okuyamazlar Oysa bilmezler mi ki her gecenin bir sabahı Ve her sabahın bir akşamı var Bilmezler mi ki son durak sensin Senin kaçınılmazlığını hiç mi akıl edemezler Ey ölümüm! Neler yaptılar sana Artık hiç tesir etmiyorsun nefislere Sen anıldığında artık donmuyor insanın kanı Artık insanlar hiç anmıyor ki seni Ey ölüm sen ne fanisin bu dünyada! Sana birde isim taktılar fani ölüm diye Şimdi senden çok fani ölüm var Öyle bir etkilemiş ki dünyayı Kalplerden silmiş seni Seni var edeni Unutturdu insana mahşeri, hesabı, mizanı Öyle çok yakınımı aldı ki Annemi aldı benden, babamı, ailemi aldı, arkadaşlarımı, eşimi, dostumu aldı, Bitirdi bütün dünyamı, her yanım onunla doldu.. Ey ölümüm seni bekliyorum Fani ölüm gelmezden gel, Dünyam kararmadan gel, Güllerim solmadan, Gözlerim kapanmadan, Gönlüm kararmadan gel, Allah rızası için, Muhammed aşkı için gel Gel ölümüm seni bekliyorum Yar diye diye, Allah diye diye, Muhammed diye diye, aşk ile sevda ile Hasretle seni bekliyorum, sana yanıyorum, sana ağlıyorum Gel ey ahretin gizli anahtarı Dünyanın son, ebediyetin ilk soluğu Gel ve götür beni sevgiliye, kurtuluşa götür Yar’e kavuştur ölümüm.. Ey ölümüm benim can yoldaşım refakat et bana bu seslenişimle Allah’ım bu kulun bana böyle seslenmişti de Beni yalnız bırakma orada Gerçi biliyorum eğer Allah dostu isem beni kimlerin karşılayacağını Ben biliyorum Yusuf’un kuyusunu, Musa’nın asasını, İbrahim’in baltasını, Yunus’u yutan balığı, Hızır’ın aşkını ben biliyorum Ve aşk ile, Kur’an ile Sünnet ile hazırlanıyorum sana Ey ölümüm gel Vuslata ramak kala sana sesleniyorum Yetti bu hasretlik gel Yetti bu gurbetlik gel Ey Ölüm! Benim en iyi arkadaşım Sen ne fanisin bu dünyada..
De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen Allah’a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma suresi, 8)
ölüm bence yaşam demek,sadece ölümü sevenlere hasret demek, ölüm insanların yatmış oldukları rüyadan uyanmak demek,ölüm hz adem den beri var olan tek yaşam demek. bana güre ölüm musluman mumın bırkışının yenı ve guzel bır yaşama davet edilmesidir. ölümü arzulayan mümınlerın geerçek hayat olarak bıldıgımız diriliş ve mükafat demektır. ölüm bana yatmış olduğum ruyadan uyanmamı sağlayacak anahtar demektır. ben ölümü arzuladığım her an kendimi allaha daha yakın gürürüm ama devir çok degiştigi içinde ölmek istemiyorum çünkü gunahlarımla allahın karşısına nasıl çıkarım resullahın yüzüne nasıl bakarım diye bazende ölmek istemem ama her şeye rahmen ölüm bence en güzel duygudur. Ve burdan mumın kardeşlerıme seslenıyorumkı sakın ama sakın imansız gitmeyelım ÖLÜM UYANIŞTIR
Ölüme nişanlıydım dünyaya geldiğimde annem babam mutlu bende göz yaşı büyüdüm çocuk oldum, arkadaşlar buldum bilirsiniz ilk çocukluk telaşı ateşten sözlerim var söylesem seni yakar ya sussam saklı tutsam beni yaralar buğulanmış camlara yazılmış gizli laflar sordum kendime nereye kadar
Ölüm bana,dogumdan itibaren insanlarin yasadiklarini bir kitap seklinde yorumlamayi ve okul bitiiginde bu kitabi kapatmayi hatirlatiyor. Ölum,den korkmamayi ögrenmek icin, hazirlikli olmak gerek. Her insan,nin yasam denilen dönemecte bir son verme suresinin oldugunu,cevremizdeki ölumlerle bire bir sahit oluyoruz.Madem er veya gec bu olay vuuku bulacak ise neden hazirlikli olmak icin gayret etmiyoruz? ? Allah insani,en guzel sekilde ve mukemmel yaratti.O na,diger varliklardan,akil nimetiyle ustunluk verdi ve ayni zamanda bu özelliginden dolayi agir bir sorumlulukta. Allah,Dunya, hayatinin Müminler icin bir aci,inanmayanlar icinse bir cennet oldugunu ifade etmistir. Gerci,her ne kadar inanmayanlar icin cennet oldugu ifade edilmis olsa bile aslinda,degil.Insanlar su veya bu sekilde bir arayis icerisindeler. Insan, kendi nefsinin kölesi degil,ancak efendisi oldugu zaman gercek mutluluga kavusmus olacaktir ve o zaman ölumde aci vermeyecektir. Hayati okumak derler buna.
soğuk buz gibi..sevdiğimin yokluğu artık hiç ona dokunamayacak olmam...seni özleyeceğim...ölüm sonsuz huzur olsun sana...ben seni yaşatacağım...ve birgün elbet hepimiz yine bir arada olacağız..biliyorum şimdi bizi bekliyorsun orada...ve tabiki biliyorum biz bir süreliğine ayrıyız..sen hala güzel bir kadınsın..
1-istek ölüm ve tedirginlik ölüm bazen insanin zor durumda kaldigi zaman istedigi rahatliktir.ne gariptirki insan o rahatligi bir yandan isterken,ölürken hicbirseyi göremicegi hatirlamiyacagi icin bir korku vardir. 2-ecel bu ölüm ise insan oglunun alin yazisidir ve iradesine bagli degildir hic bir zaman
sonuc:ben keske hic dogmamis olsaydim cünkü bir yandan ölmek bir yandanda yasamak istiyorum
ölüm, yaşadığımızı en iyi şekilde kanıtlayan ve her gün her anımızı yaşamak için mücadele ettiğimiz bundan dolayı önem taşıyan ölümsüz bir şeydir.ölümsüzlük olabilmesi için ölümü öldürmek gerekir. yani genede kurtuluş yolu ölümdür.
'Ölüm ve yaşam, birbirlerini bütünleyen karşıtlılardır. Ölüm ve yaşam, zaman ve mekan ayrımına tutsak olan bizlerin ancak sezgiyle görebileceğimiz varlığın yarımlarıdır. Doğum öncesi dünyada yaşam ve ölüm tek bir bütündüler; bizimkinde karşı karşıya gelirler; öteki dünyada yeniden birleşirler.'
'Yaşam inancı, gerçekten derin ve bütüncül ise, aynı zamanda ölüm inancıdır. Çünkü bu ikisi birbirinden ayrılamaz. Ölümü yadsıyan uygarlık, kendi yaşamın da karşısında bulur.'
'Çağdaş dünyadaki her şey ölüm günü sanki yokmuş gibi işler. Kimse ona önem vermez ölüm her yerde bastırılır: siyasal demeçlerde, reklamlardaki ahlak ve törenlerimizle ilgili yayınlarda; hastaneler, eczaneler ve spor kulüplerince bize sunulan indirimli sağlık ve mutluluk programlarında ölümün adı anılmaz. Oysa neye el atsak orada ölüm buluruz. Ve de bir aşama olmaktan vazgeçen ölüm, kendisine sunulan hiç bir şeyle doymayan kocaman obur bir kursak olarak çıkar karşımıza.'
'Ölüm, yaşam sahnesindeki rol kesme, hava atma çabalarımızın pek işe yaramadığını gösteren aynadır. Eylem, unutkanlık, hüzün ve umulardan oluşan karmaşık yaşam süreci içindeki insanın ölümünü - bir anlam ya da açıklama olarak değil de- salt bir son olrarak görürüz. '
Ey ölüm!
Sen gelince aklıma bir can kopuyor bağrımda
Tüylerim ürperiyor
Sonra Allah diyorum
Allah’ım diyorum
Sen gelince aklıma bir düğüm daha atıyorum zamanın bitimi şafağa
Çünkü bana Allah korkusunu öğreten sen
Peygamberimi özleten sen
İdris’i, Harun’u, Musa’yı, Yusuf’u özleten İbrahim’i özleten sen
Yollarda Hattaboğlu Ali’yi, Ömer’i, Hamza’yı, Ebu Bekir’i aratan sen
Ey ölümüm!
Benim en iyi arkadaşım, faniyatın düşmanı
Bazen seni anar insanoğlu
Ağzının tadı kaçar
Bu yerin üstü gibi altıda var derler
Derler ya yerin altı için hiçbir hazırlık yapmazlar
Üç günlük bir seyahat için bavullarca eşya hazırlarlar
Ama kaç gün süreceği bilinmeyen seyahat için bir incir çekirdeği
büyüklüğünde bile hayır işlemekten acizdirler.
Ölenle ölünmez derler ve bir daha asla hatırlamazlar seni
Dalarlar yine dünyanın seyrine
En sevdikleri şarkıları dinlerler
Eğlenir dans eder, dünya baki sanırlar
Ve ölenin ardından bir fatiha bile okuyamazlar
Oysa bilmezler mi ki her gecenin bir sabahı
Ve her sabahın bir akşamı var
Bilmezler mi ki son durak sensin
Senin kaçınılmazlığını hiç mi akıl edemezler
Ey ölümüm!
Neler yaptılar sana
Artık hiç tesir etmiyorsun nefislere
Sen anıldığında artık donmuyor insanın kanı
Artık insanlar hiç anmıyor ki seni
Ey ölüm sen ne fanisin bu dünyada!
Sana birde isim taktılar fani ölüm diye
Şimdi senden çok fani ölüm var
Öyle bir etkilemiş ki dünyayı
Kalplerden silmiş seni
Seni var edeni
Unutturdu insana mahşeri, hesabı, mizanı
Öyle çok yakınımı aldı ki
Annemi aldı benden, babamı, ailemi aldı, arkadaşlarımı, eşimi, dostumu aldı,
Bitirdi bütün dünyamı, her yanım onunla doldu..
Ey ölümüm seni bekliyorum
Fani ölüm gelmezden gel,
Dünyam kararmadan gel,
Güllerim solmadan,
Gözlerim kapanmadan,
Gönlüm kararmadan gel,
Allah rızası için, Muhammed aşkı için gel
Gel ölümüm seni bekliyorum
Yar diye diye, Allah diye diye, Muhammed diye diye, aşk ile sevda ile
Hasretle seni bekliyorum, sana yanıyorum, sana ağlıyorum
Gel ey ahretin gizli anahtarı
Dünyanın son, ebediyetin ilk soluğu
Gel ve götür beni sevgiliye, kurtuluşa götür
Yar’e kavuştur ölümüm..
Ey ölümüm benim can yoldaşım refakat et bana bu seslenişimle
Allah’ım bu kulun bana böyle seslenmişti de
Beni yalnız bırakma orada
Gerçi biliyorum eğer Allah dostu isem beni kimlerin karşılayacağını
Ben biliyorum Yusuf’un kuyusunu, Musa’nın asasını, İbrahim’in baltasını,
Yunus’u yutan balığı, Hızır’ın aşkını ben biliyorum
Ve aşk ile, Kur’an ile Sünnet ile hazırlanıyorum sana
Ey ölümüm gel
Vuslata ramak kala sana sesleniyorum
Yetti bu hasretlik gel
Yetti bu gurbetlik gel
Ey Ölüm!
Benim en iyi arkadaşım
Sen ne fanisin bu dünyada..
De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle
karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen
Allah’a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma
suresi, 8)
Ölüm'den öte köy yok. O halde siktir et.....
gerçek yaşam korksakta yakalanacagımız tek şey
ölüm bence yaşam demek,sadece ölümü sevenlere hasret demek, ölüm insanların yatmış oldukları rüyadan uyanmak demek,ölüm hz adem den beri var olan tek yaşam demek.
bana güre ölüm musluman mumın bırkışının yenı ve guzel bır yaşama davet edilmesidir.
ölümü arzulayan mümınlerın geerçek hayat olarak bıldıgımız diriliş ve mükafat demektır. ölüm bana yatmış olduğum ruyadan uyanmamı sağlayacak anahtar demektır.
ben ölümü arzuladığım her an kendimi allaha daha yakın gürürüm ama devir çok degiştigi içinde ölmek istemiyorum çünkü gunahlarımla allahın karşısına nasıl çıkarım resullahın yüzüne nasıl bakarım diye bazende ölmek istemem ama her şeye rahmen ölüm bence en güzel duygudur.
Ve burdan mumın kardeşlerıme seslenıyorumkı sakın ama sakın imansız gitmeyelım
ÖLÜM UYANIŞTIR
Ölüme nişanlıydım dünyaya geldiğimde
annem babam mutlu bende göz yaşı
büyüdüm çocuk oldum, arkadaşlar buldum
bilirsiniz ilk çocukluk telaşı
ateşten sözlerim var söylesem seni yakar
ya sussam saklı tutsam beni yaralar
buğulanmış camlara yazılmış gizli laflar
sordum kendime nereye kadar
Ölüm bana,dogumdan itibaren insanlarin yasadiklarini bir kitap seklinde yorumlamayi ve okul bitiiginde bu kitabi kapatmayi hatirlatiyor.
Ölum,den korkmamayi ögrenmek icin, hazirlikli olmak gerek.
Her insan,nin yasam denilen dönemecte bir son verme suresinin oldugunu,cevremizdeki ölumlerle bire bir sahit oluyoruz.Madem er veya gec bu olay vuuku bulacak ise neden hazirlikli olmak icin gayret etmiyoruz? ?
Allah insani,en guzel sekilde ve mukemmel yaratti.O na,diger varliklardan,akil nimetiyle ustunluk verdi ve ayni zamanda bu özelliginden dolayi agir bir sorumlulukta.
Allah,Dunya, hayatinin Müminler icin bir aci,inanmayanlar icinse bir cennet oldugunu ifade etmistir.
Gerci,her ne kadar inanmayanlar icin cennet oldugu ifade edilmis olsa bile aslinda,degil.Insanlar su veya bu sekilde bir arayis icerisindeler.
Insan, kendi nefsinin kölesi degil,ancak efendisi oldugu zaman gercek mutluluga kavusmus olacaktir ve o zaman ölumde aci vermeyecektir.
Hayati okumak derler buna.
karanlıkveyalnızlık.iyi ki var,yoksa acımasızlıkların ulaşacağı boyutu düşünemıyorum.
soğuk buz gibi..sevdiğimin yokluğu artık hiç ona dokunamayacak olmam...seni özleyeceğim...ölüm sonsuz huzur olsun sana...ben seni yaşatacağım...ve birgün elbet hepimiz yine bir arada olacağız..biliyorum şimdi bizi bekliyorsun orada...ve tabiki biliyorum biz bir süreliğine ayrıyız..sen hala güzel bir kadınsın..
1-istek ölüm ve tedirginlik
ölüm bazen insanin zor durumda kaldigi zaman istedigi rahatliktir.ne gariptirki insan o rahatligi bir yandan isterken,ölürken hicbirseyi göremicegi hatirlamiyacagi icin bir korku vardir.
2-ecel
bu ölüm ise insan oglunun alin yazisidir ve iradesine bagli degildir hic bir zaman
sonuc:ben keske hic dogmamis olsaydim cünkü bir yandan ölmek bir yandanda yasamak istiyorum
Hiç yaşamayacakmışız gibi gelen,herşeyin sonu değil,herşeyin başlangıcı olan an..
böcekler tarafından etimizin lime lime edilecek olması ya da nihayet bir işe yarayacağız.(böcekleri beslicez ya.)
ölüm insanı en çok korkutan ancak enkaçınılmaz son
bir başka açıdan yeniden dirilmenin kapısı yahut aşıkların vuslatı
ölen hayvan imiş aşıklar ölmez
bir baslangıctır
ölüm fani dünyadan imtihani ve vadenin son bulmasi ve gercek sonsuz hayata baslamaktir
artık umut edecek birşey bulamamak...
ben şahsen bi çok zombi gördüm çevremde
ölürken ne düşünülür...
ölüm, yaşadığımızı en iyi şekilde kanıtlayan ve her gün her anımızı yaşamak için mücadele ettiğimiz bundan dolayı önem taşıyan ölümsüz bir şeydir.ölümsüzlük olabilmesi için ölümü öldürmek gerekir. yani genede kurtuluş yolu ölümdür.
yaşamın bize anlattığı tek gerçek..
ışığın söndüğü gündür.
ölüm, irademiz dışında bitmek isteyen, gerekli yalnızlığın çaresizlik halidir. Sarı Leke
kurtuluş
bayramlarda dolar mezarlıklar...
bayram anlamlanır mı anlam kaybına mı uğrar(?) -> çözümsüz.
İnsan yaşamında 2 uç nokta vardır bence:Doğum ve ölüm...Ve ölüm de doğmak gibi normal karşılanması gerekilen bir durum bence...
belki benim mutluluğumdur! ! ! ! belki orda beni arkamdan wurmayacak kişiler wardır! ! ! ! wardır değil mi? artık dayanamıyorum.....
bir gün gelecek ve kollarıyla saracak kaçışı olmayan...
tek gerçek...
'Ölüm ve yaşam, birbirlerini bütünleyen karşıtlılardır. Ölüm ve yaşam, zaman ve mekan ayrımına tutsak olan bizlerin ancak sezgiyle görebileceğimiz varlığın yarımlarıdır. Doğum öncesi dünyada yaşam ve ölüm tek bir bütündüler; bizimkinde karşı karşıya gelirler; öteki dünyada yeniden birleşirler.'
Octavio Paz/ Yalnızlık Dolambacı
'Yaşam inancı, gerçekten derin ve bütüncül ise, aynı zamanda ölüm inancıdır. Çünkü bu ikisi birbirinden ayrılamaz. Ölümü yadsıyan uygarlık, kendi yaşamın da karşısında bulur.'
Octavio Paz / Yalnızlık Dolambacı
'Çağdaş dünyadaki her şey ölüm günü sanki yokmuş gibi işler. Kimse ona önem vermez ölüm her yerde bastırılır: siyasal demeçlerde, reklamlardaki ahlak ve törenlerimizle ilgili yayınlarda; hastaneler, eczaneler ve spor kulüplerince bize sunulan indirimli sağlık ve mutluluk programlarında ölümün adı anılmaz. Oysa neye el atsak orada ölüm buluruz. Ve de bir aşama olmaktan vazgeçen ölüm, kendisine sunulan hiç bir şeyle doymayan kocaman obur bir kursak olarak çıkar karşımıza.'
Octavio Paz / Yalnızlık Dolambacı
yaşam ancak ölümle anlam kazanıyor,iyi ki var,yoksa hayat bu kadar benzersiz ve eşsiz olabilir miydi?
'Ölüm, yaşam sahnesindeki rol kesme, hava atma çabalarımızın pek işe yaramadığını gösteren aynadır. Eylem, unutkanlık, hüzün ve umulardan oluşan karmaşık yaşam süreci içindeki insanın ölümünü - bir anlam ya da açıklama olarak değil de- salt bir son olrarak görürüz. '
Octavio Paz/ Yalnızlık Dolambacı