Düşünüyorum: O'ndan evvel zaman var mıydı? Hakikatler, boşluğa bakan aynalar mıydı? ************************************************** Skarya Türküsü .... Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
aynalar bakmayın yüzüme dik dik işte yakalndık kelepçelendik çıktınız umulmaz anda karşıma başımın tokmağı ndi başıma suratımda her suç bir ayrı imza benmişim kendime en büyük ceza ey dipsiz berreaklık ulvi mahkeme acı hapsettiğin sefil gölgme nur topu günlerin kanın agirdim kutsi emaneti yeim bitirdim doğmaz güneşlere bağlandı vade dişlerinde köpek nefsin irade
işte burası
günah günah hasad yerinde demet merhamet suçumdan aşkın merhamet
olur mu dünyaya indirsem kepenk göz yaşı döksem nuh tufanına denk
ve burası
çıkaam yanlaar aynalar zindan bakaam aynada aynada vicdan beni beklemeyin o bir hevesti geleem aynalar yolumu kesti....
Bir idamlik Ali vardi, asildi Kaydini dustuler, muhur basildi. Gecti gitti, birkac gunluk fasildi Ondan kalan, boynu buyuk ve sefil; Bahceye diktigi uc bes karanfil...
necip fazil'da siir, ikinci doneminde artik bir toplum vazifesidir de...siir hem hakikati arama mesgalesi hem de yiginlara ve havasa bir telkin sesidir...iste ustaddan icinden disina dogru fiskiran bir siir...necip fazil, ice donuk de olsa bir noktada siirini disari surmustur...ne yapsin, kalabaliklar cikmaz sokaga sapmisti galiba....
DESTAN
Durun kalabaliklar, bu cadde cikmaz sokak! Haykirsam, kollarimi makas gibi acarak: Durun, durun, bir dunya iniyor tepemizden, Catirtilar geliyor karanlik kubbemizden, Cekiyor tebe$irle yekun hattini afet; Alevler icinde ev, ust katinda ziyafet! Durum diye bir laf var, buyurun size durum; Bu toprak cirkef oldu, bu gokyuzu bodrum! Bir $ey koptu benden, $ey, Her$eyi tutan bir $ey. Benim adim bay Necip, babamin ki Fazil bey, Utanirdi burnunu gostermekten sutninem, Kizimin gosterdigi, kefen bezine mahrem. Ey tepetaklak ehram, ba$i ustunde bina; Evde cinayet, tramvay arabasinda zina! Bir kitap sarayinin bin dolusu iskambil; Barajlar yikan $arap, sebil ustune sebil! Ve ferman, kumardaki dort kralin buyrugu: Ba$kentler haritasi, yerde sarho$ kusmugu! Gecenler gecti seni, uctu pabucun dama, Catla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma! Ottur yem borusunu ottur, ottur, borazan! Bitpazarinda sattik, kalkamaz artik kazan! Allah'in on pulunu bekleye dursun on kul; Bir ki$iye tam dokuz, dokuz ki$iye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara $ah olsa; Ya$asin, kefenimin kefili karaborsa! Kubur faresi hayat, meselesiz, gerceksiz; Heykel destek ustunde, benim ruhum desteksiz. Siyaset kavas, ilim kole, sanat ihtilac; Serbest, verem ve sitma; mahpus, gumrukte ilac. Bulbullere emir var: Lisan ogren vakvaktan; Bahset tarih, baligin tirmandigi kavaktan! Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde; Tartilan vatana bak, dalkavuk kefesinde! Mezarda kan terliyor babamin iskeleti; Ne yaptik, ne yaptilar mukaddes emaneti? Ah! kucuk hokkabazlik, sefil aynali dolap; Bir $apka, bir eldiven, bir maymun ve inkIlap!
merhum necip fazil icin bir zamanki bencilligine ve kumar tutkusuna falan yapilan elestiriler hakli...ama unutmayalim, o elestirileri ilk once kendisi kendisine yapmisti ki bir uctan bir uca muthis bir degisim yasadi...o bize siirin hayatla olan baglantisini gercekten cok veciz gosterdi...acikcasi boylesi inanilmaz bir dehadan boylesi uc bir yasam beklerdim...tipki bediuzzaman gibi...
Akrep, nokta nokta ruhumu sokmuş. Mevsimden mevsime girdim böylece Gördüm ki, ateşte cımbızda yokmuş. Fikir çilesinden büyük işkence. nfk
sonsuzluk kervanı peşinizde ben üç ayaka seken topal köpeğim bastığınız yeri taş taş öpeyim bir kırıntı yeter kereminizden sonsuzluk kervanı peşiniz de ben....
Çok iyi bir şair olmasına rağmen içkiyi sever ve çok kumar oynarmış.Hatta birgün bir şair arkadaşının ona verdiği ilaç parasıyla gidip kumar oynamış.Ve ilaçlarıda almamış.O derece kumar tutkunuymuş yani.Ayrıca kendini çok beğenir ve dünyanın en yakışıklı adamı olduğunu sanırmış, ve gösteriş delisiymiş.Dostlarına hava atmak için kiralık mobilyalar ve pahalı eşyalar kiralayıp onları davet ettiğini biliyormuydunuz! Çok iyi bir edebiyat adamı, ama keşke bu kötü huyları olmasaymış... yazdıklarıma inanmayanlar için kaynak: bir dinozorun anıları, mina urgan.beni okuduğunuz için teşekkürlerrr... bye
ne ağır imtihandır başındaki sakarya
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya.....
eyvah eyvah sakaryam...saan mı düştü bu yük
bu dav ahor bu dava öksüz bu dava büyük....
necip bundan başka bir tek şiir dahi yazmamış olsa bu şiir onu sultanuşşuaranın tahtına tek başına oturtmaya yeterli....
çatlıyor yırtınıyor yokuşu sökmek için
hey sakarya kim demiş suya vurulmaz perçin....
kurşundan bir yük binmiş yokuştan gövdesine....
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne....
akışta demetlenmiş büyük küçük kainat
şu çıkan buluta bak, şu inen suya inat...
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek
siz hayat süren leşler sizi km diriltecek.....(ben bunu yazsam saygısız olucam-ağzına sağlık üstad)
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su
bir hayata çattıkki hayata kurmuş pusu...
Allah'ın (o.y) Sevgilisi
Düşünüyorum: O'ndan evvel zaman var mıydı?
Hakikatler, boşluğa bakan aynalar mıydı?
**************************************************
Skarya Türküsü
....
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
bunlar güzel dizeler....
ve biz necipten döktürelim...
aklıma ilk gelen şiiri yazacağım.....
aynalar bakmayın yüzüme dik dik
işte yakalndık kelepçelendik
çıktınız umulmaz anda karşıma
başımın tokmağı ndi başıma
suratımda her suç bir ayrı imza
benmişim kendime en büyük ceza
ey dipsiz berreaklık ulvi mahkeme
acı hapsettiğin sefil gölgme
nur topu günlerin kanın agirdim
kutsi emaneti yeim bitirdim
doğmaz güneşlere bağlandı vade
dişlerinde köpek nefsin irade
işte burası
günah günah hasad yerinde demet
merhamet suçumdan aşkın merhamet
olur mu dünyaya indirsem kepenk
göz yaşı döksem nuh tufanına denk
ve burası
çıkaam yanlaar aynalar zindan
bakaam aynada aynada vicdan
beni beklemeyin o bir hevesti
geleem aynalar yolumu kesti....
bu gecede finali necipten bir alıntı ile yapalım...
ruhuma bir kefen bezi yeterde
yetmez aç nefsime sırma ve ipek
çare yok yüzünden düştüğüm derde
yesemde toprakla karışık kepek...
güneşle bir tutsam girmez hizaya
dar bulur sığmam der dipsiz fezaya
kuyruk sallar sonra hırlar ezaya
benim nefsim benim nefsim ne köpek....
iyi geceler...tüm şiir dostalrına...nazımıda dahil edeyim bari..okuyucuları pek alıngan...ne edersin nefis meselesi...ah benim köpek nefsim.....
şimdi sizde haklısınız...necip cins kafaların adamı...öyle her terazi necibi çekemez....
Necip fazıl Türkçemizi şiirlerinde en iyi kullanan bir şairimizdir. Çile kitabı mükemmel...
Bir idamlik Ali vardi, asildi
Kaydini dustuler, muhur basildi.
Gecti gitti, birkac gunluk fasildi
Ondan kalan, boynu buyuk ve sefil;
Bahceye diktigi uc bes karanfil...
(zindandan mehmed'e mektup'tan bir parca)
Varmak o iklime ki, ugramaz ihtiyarlik;
Ebedi gencligin taht kurdugu yer, mezarlik.
.
.
.
Onlar ki, sifirlarda rakamlari bulmuslar,
Fikirden kurtularak, olumden kurtulmuslar.
Soyle Karacaahmet, bu ne acikli talih!
Taslarina kapanmis, agliyor koca tarih!
(karacaahmet'ten parcalar)
Golgeler
Gonlum ucmak dilerken semavi ulkelere;
Ayagim takiliyor yerdeki golgelere...
Necip Fazil, Cile,1982
Bizimkiler isiga gem vurar da binerler;
Yerden goge cikmazlar, gokten yere inerler......
(feza pilotundan bir beyit)
Fikir Sancisi
Lafimin dostusunuz, cilemin yabancisi,
Yok mudur, sizin koyde, ceken fikir sancisi?
Necip Fazil, Cile,1980
necip fazil'da siir, ikinci doneminde artik bir toplum vazifesidir de...siir hem hakikati arama mesgalesi hem de yiginlara ve havasa bir telkin sesidir...iste ustaddan icinden disina dogru fiskiran bir siir...necip fazil, ice donuk de olsa bir noktada siirini disari surmustur...ne yapsin, kalabaliklar cikmaz sokaga sapmisti galiba....
DESTAN
Durun kalabaliklar, bu cadde cikmaz sokak!
Haykirsam, kollarimi makas gibi acarak:
Durun, durun, bir dunya iniyor tepemizden,
Catirtilar geliyor karanlik kubbemizden,
Cekiyor tebe$irle yekun hattini afet;
Alevler icinde ev, ust katinda ziyafet!
Durum diye bir laf var, buyurun size durum;
Bu toprak cirkef oldu, bu gokyuzu bodrum!
Bir $ey koptu benden, $ey, Her$eyi tutan bir $ey.
Benim adim bay Necip, babamin ki Fazil bey,
Utanirdi burnunu gostermekten sutninem,
Kizimin gosterdigi, kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram, ba$i ustunde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasinda zina!
Bir kitap sarayinin bin dolusu iskambil;
Barajlar yikan $arap, sebil ustune sebil!
Ve ferman, kumardaki dort kralin buyrugu:
Ba$kentler haritasi, yerde sarho$ kusmugu!
Gecenler gecti seni, uctu pabucun dama,
Catla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
Ottur yem borusunu ottur, ottur, borazan!
Bitpazarinda sattik, kalkamaz artik kazan!
Allah'in on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir ki$iye tam dokuz, dokuz ki$iye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara $ah olsa;
Ya$asin, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerceksiz;
Heykel destek ustunde, benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas, ilim kole, sanat ihtilac;
Serbest, verem ve sitma; mahpus, gumrukte ilac.
Bulbullere emir var: Lisan ogren vakvaktan;
Bahset tarih, baligin tirmandigi kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartilan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamin iskeleti;
Ne yaptik, ne yaptilar mukaddes emaneti?
Ah! kucuk hokkabazlik, sefil aynali dolap;
Bir $apka, bir eldiven, bir maymun ve inkIlap!
Necip Fazil (1947)
latiften af bekler kesafet
Allahım affet..
bende sıklet sende letafet
Allahım affet...
tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum
gökyüüznden habersiz uçurta uçurmuşum...
bu d afarklı bi görüş...dehanın ucta yaşamasının bekleniyor olması...başka...
Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş ' a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!
merhum necip fazil icin bir zamanki bencilligine ve kumar tutkusuna falan yapilan elestiriler hakli...ama unutmayalim, o elestirileri ilk once kendisi kendisine yapmisti ki bir uctan bir uca muthis bir degisim yasadi...o bize siirin hayatla olan baglantisini gercekten cok veciz gosterdi...acikcasi boylesi inanilmaz bir dehadan boylesi uc bir yasam beklerdim...tipki bediuzzaman gibi...
Akrep, nokta nokta ruhumu sokmuş.
Mevsimden mevsime girdim böylece
Gördüm ki, ateşte cımbızda yokmuş.
Fikir çilesinden büyük işkence.
nfk
ve yine..
düşünün ben ne büyük rütbeye tutkuluyum
çünkü o nun kulunun kölesinin kuluyum..
devamla...
öyle bir devim ki ben hakikatte pireyim
bir delik gösterinde utancımdan gireyim....
fazla megolaman biri şöyle diyebiliyor.....
sonsuzluk kervanı peşinizde ben
üç ayaka seken topal köpeğim
bastığınız yeri taş taş öpeyim
bir kırıntı yeter kereminizden
sonsuzluk kervanı peşiniz de ben....
Çok iyi bir şair olmasına rağmen içkiyi sever ve çok kumar oynarmış.Hatta birgün bir şair arkadaşının ona verdiği ilaç parasıyla gidip kumar oynamış.Ve ilaçlarıda almamış.O derece kumar tutkunuymuş yani.Ayrıca kendini çok beğenir ve dünyanın en yakışıklı adamı olduğunu sanırmış, ve gösteriş delisiymiş.Dostlarına hava atmak için kiralık mobilyalar ve pahalı eşyalar kiralayıp onları davet ettiğini biliyormuydunuz! Çok iyi bir edebiyat adamı, ama keşke bu kötü huyları olmasaymış... yazdıklarıma inanmayanlar için kaynak: bir dinozorun anıları, mina urgan.beni okuduğunuz için teşekkürlerrr... bye