mimarlığını ahıskalı ustaların yaptığı,99 yıl gibi uzun bir sürede yapımı tamamlanabilmiş,doğubeyazıt a çok yakın bir tepeye kurulu bir bey kalesidir..görülmeye değerdir..
Osmanlının Doguda yaptırdıgı en güzel saraydır.Dogunun sarp kayalıklarına o devirde bu muhteşem eserin yapılması güç ve imkanın göstergesidir.Kalorifer sistemi başlıbaşına bir harika sistem.
doğubayazıt ilçe merkezine 7 km. uzaklıkta, eski doğubayazıt'da ayakta kalabilen, tarihin en muazzam yapılarından biridir. çolak abdi paşanın 1685'de yaptırmaya başladığı saray, bir asır sonra 1784'de ii. ishakpaşa tarafından bitirilmiştir. yüksek bir kaya kütlesinin üzerinde, vadiye ve ovaya muhteşem bir kartal yuvası gibi bakan yapıda osmanlı, fars ve selçuklu mimarisinin özelliklerini bir arada görmek mümkündür. yapı, saraydan öte bir külliyedir ve bu özelliğiyle topkapı sarayından sonra ikinci sarayımızdır.
saray, su ve kanalizasyon şebekeleri, kaloriferli ısıtma sistemiyle birlikte, yalnızca mimari plan bakımından değil, aynı zamanda taş ustalığı, duvar süslemeleri bakımından da sanat tarihçilerinin ve tarihsel bir atmosferi yaşamak isteyenlerin ilgisini çekmektedir. ne var ki bu büyüleyici yapının som çelik ve kabartmalı altın kaplama kapısı 1828'deki işgal sırasında ruslar tarafından sökülerek moskova'ya götürülmüştür.
İshak Paşa Sarayı'nın neden 99 yılda bittiridiğini ve efsanesini biliyorsanız öğrenmek isterim.
mimarlığını ahıskalı ustaların yaptığı,99 yıl gibi uzun bir sürede yapımı tamamlanabilmiş,doğubeyazıt a çok yakın bir tepeye kurulu bir bey kalesidir..görülmeye değerdir..
ishak paşa
dünyanın ilk doğal kalorifer tesisatının bulunduğu bu saray ayrıca benim ismimi taşıyor..
Osmanlının Doguda yaptırdıgı en güzel saraydır.Dogunun sarp kayalıklarına o devirde bu muhteşem eserin yapılması güç ve imkanın göstergesidir.Kalorifer sistemi başlıbaşına bir harika sistem.
doğubayazıt ilçe merkezine 7 km. uzaklıkta, eski doğubayazıt'da ayakta kalabilen, tarihin en muazzam yapılarından biridir. çolak abdi paşanın 1685'de yaptırmaya başladığı saray, bir asır sonra 1784'de ii. ishakpaşa tarafından bitirilmiştir. yüksek bir kaya kütlesinin üzerinde, vadiye ve ovaya muhteşem bir kartal yuvası gibi bakan yapıda osmanlı, fars ve selçuklu mimarisinin özelliklerini bir arada görmek mümkündür. yapı, saraydan öte bir külliyedir ve bu özelliğiyle topkapı sarayından sonra ikinci sarayımızdır.
saray, su ve kanalizasyon şebekeleri, kaloriferli ısıtma sistemiyle birlikte, yalnızca mimari plan bakımından değil, aynı zamanda taş ustalığı, duvar süslemeleri bakımından da sanat tarihçilerinin ve tarihsel bir atmosferi yaşamak isteyenlerin ilgisini çekmektedir. ne var ki bu büyüleyici yapının som çelik ve kabartmalı altın kaplama kapısı 1828'deki işgal sırasında ruslar tarafından sökülerek moskova'ya götürülmüştür.