*****MUHTEREM HANIMEFENDİ***** Mukabilinizin olmayacağını bile-bile yazıyorum. Yorumsal yazılarınızın % 85 ini anlamıyorum. Lütfen cehaletime veriniz? Mütemadiyen fıtrat, kader, kısmet ve benzeri olgulardan bahsediyor- sunuz. Ruh bir özden oluşur diyorsunuz? O zaman bu kadar Din ve mezhepler neden var olmuş. Bu bir çelişki değil midir? Yaradan isteseydi bütün Beşer Alemini aynı Din altında birleştiremez- miydi. Madem ki yaşamsal devinimi, Fıtrat-ı kader belirliyor. bunca afata, tufana ve zalimin zül- müne lanet okumanın bir gereği yoktur. Aslında, meselenin aslını aşağıda bir zati-i muhterem bir cümle ile özetlemiş. Devri Alemde İnsan olabilmek kendilikten geçer. Gerisi teferruattır...VESSELAM.
Bir amaçtır, dünyaya dahil oluş da kökenini burdan alır, süreçte tercihleri, ve tutumları, bir toplamın özeti olarak kendini ifşa edecek, toprağa düşüş, dünyadan sağ çıkabilmenin anahtarı olabileceği gibi, daha büyük bir çıkmaza da yuvarlanabilecekir, yani toprağa düşen tohum filizlenip, can bulabildiği gibi, çürüyüp gidebilir de bu fırsata kavuşamadan, bunun belirleyicisi dünya süreci, ve iradi davranışla durumu kesinleştirir, güdülerin attığı çelmelerde düşmemek, bir zamanlar işlevi olan iman paratöneriyle fırtınalarda savrulmadan yol alınabiliyordu, modern bu yapıyı yıkar, küçük bir alana kıstırır, bu aslında insana gidişin yoluna takoz koymakla eştir, çünkü yalnız, korunmasız güdüselliğe hapsedilen insan, seçimlerinde desteksiz kalır, çünkü bu kavramlar süs değildir, ama, beklemediğin şekilde süsleyebilir, tanınmaz hale de gelebilirsin, ve altın bir son fırsat da heba olur, bu çok övülerek medenileştik denilen olguların fos olduğu çok yeni uygulamarda bile görülüyor, tarih zaten örneklemede sıkıntı çektirmez, giderek şahsileşen bir dini olgu var artık, her şey kendinden ibaret, ve yaptıklarından, her zamanki süreçlerden çok daha zorlaşmış, ve aranılan adaylarda ikircikli, net olmayan tutumlar elemede öne çıkarak, bir atık üretme makinesi gibi çalışan bir dönemin kenarda bıraktıklarından olmak çok kolaylaşmıştır, ve zor olan imani içselleştirme, ve uyumda gerçekliği odak yapmaktır.
“ bazı insanlar da vardır, kafalarından romantik, mükemmel ve erişilmez bir sevgi yaratıp koyarlar ortaya; kendi duyguları içinde mest olur, gerçek bir sevgiliye uyum sağlayamazlar.."
“ Suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiç bir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta.. Duracak, görecek, hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşlukla…”
Doğasında var korkaktır. Mutlaka vardır bir şey sizin daha keşfetmediğiniz meraktan... Günümüzde kararlarını onun bunun söylediğiyle alan, eskiden atalarının utanç duyacağı her türlü şeyi yapan kontrolsüz-bilinmez davranışlar bütünlüğüdür insan.
Dünyaya gelmen seni insan yapmıyor esaslara bağlılık konusunda gösterdiğin gayret, tavizsizlik seni insan yapıyor, yani daima güzel işler yapmak, safiyanelikle, hile katmadan, o zaman insansın ve yeni bir kabulu hakediyorsun. Sen bilirsin.
Teknik uygarlık, insanın şu büyük içsel sorununu, temel sorununu çözmedi, salt yaşamak değil, insanca bir varoluş nasıl sağlanır. - Jan Patocka. Çek Filozof.
Prensipler İnsanı Başarıya Götürür: Yüce insanların yaşam prensipleri, kenardan bakan bizlere çok idealistçe gelebilir, ama yaşamlarında elde ettikleri somut sonuçlar, onların ne derecede realist olduklarını gösterir. Başarılarla dolu örnek bir yaşam,zahmet, şuur, karakter, ahlak, insaniyet, özveri ve ilkeler sayesinde sürdürülebilir.Saygılarımla
Aslında iki türk insan vardır iyi ve kötü sanabilirsiniz ama bu izleyenler ve yaşayanlar olarak ikiye ayrılıyor. Birde kendini belli bile etmeden eleştirip duranlar...
*****MUHTEREM HANIMEFENDİ*****
Mukabilinizin olmayacağını bile-bile yazıyorum. Yorumsal yazılarınızın % 85 ini anlamıyorum.
Lütfen cehaletime veriniz? Mütemadiyen fıtrat, kader, kısmet ve benzeri olgulardan bahsediyor-
sunuz. Ruh bir özden oluşur diyorsunuz? O zaman bu kadar Din ve mezhepler neden var olmuş.
Bu bir çelişki değil midir? Yaradan isteseydi bütün Beşer Alemini aynı Din altında birleştiremez-
miydi. Madem ki yaşamsal devinimi, Fıtrat-ı kader belirliyor. bunca afata, tufana ve zalimin zül-
müne lanet okumanın bir gereği yoktur.
Aslında, meselenin aslını aşağıda bir zati-i muhterem bir cümle ile özetlemiş. Devri Alemde
İnsan olabilmek kendilikten geçer. Gerisi teferruattır...VESSELAM.
İnsan bir ruh bir öz den oluşur...
İyisi iyi kötüsü kötü olur...
İnsan olabilmek, kendilikten geçer…
Aslı Birer
Yedikleriyle değil, hazmettikleriyle yaşar insan...
F. Baykurt
" ve insan;
hep yerine getirilmeyen bir vaadin ,
başlangıç noktasına geri dönen bir yolculuğun hikayesidir.."
insan ;
doyasıya yıkanmalı önce ,
boğulmak için seçtiği ırmakta..
“ insan ,
yenilmek için yaratılmadı dedi dokunaklı bir sesle..
insan mahvolur ama yenilmez.."
.
" hemingway _
" ... bazıları ruha şifa. "
Bir amaçtır, dünyaya dahil oluş da kökenini burdan alır, süreçte tercihleri, ve tutumları, bir toplamın özeti olarak kendini ifşa edecek, toprağa düşüş, dünyadan sağ çıkabilmenin anahtarı olabileceği gibi, daha büyük bir çıkmaza da yuvarlanabilecekir, yani toprağa düşen tohum filizlenip, can bulabildiği gibi, çürüyüp gidebilir de bu fırsata kavuşamadan, bunun belirleyicisi dünya süreci, ve iradi davranışla durumu kesinleştirir, güdülerin attığı çelmelerde düşmemek, bir zamanlar işlevi olan iman paratöneriyle fırtınalarda savrulmadan yol alınabiliyordu, modern bu yapıyı yıkar, küçük bir alana kıstırır, bu aslında insana gidişin yoluna takoz koymakla eştir, çünkü yalnız, korunmasız güdüselliğe hapsedilen insan, seçimlerinde desteksiz kalır, çünkü bu kavramlar süs değildir, ama, beklemediğin şekilde süsleyebilir, tanınmaz hale de gelebilirsin, ve altın bir son fırsat da heba olur, bu çok övülerek medenileştik denilen olguların fos olduğu çok yeni uygulamarda bile görülüyor, tarih zaten örneklemede sıkıntı çektirmez, giderek şahsileşen bir dini olgu var artık, her şey kendinden ibaret, ve yaptıklarından, her zamanki süreçlerden çok daha zorlaşmış, ve aranılan adaylarda ikircikli, net olmayan tutumlar elemede öne çıkarak, bir atık üretme makinesi gibi çalışan bir dönemin kenarda bıraktıklarından olmak
çok kolaylaşmıştır, ve zor olan imani içselleştirme, ve uyumda gerçekliği odak yapmaktır.
“ keşke diyorum ,
insan insanı
hiç tanımasaydı.."
“ boşlukta yer tutan bir insan gibi değildi,
daha çok içine sızılması olanaksız insan biçiminde bir
boşluk parçası.. "
.
paul auster -
yalnızlığın k e ş f i
Ne çok öldürüyor insan yaşamak için
.
“ bazı insanlar da vardır,
kafalarından romantik, mükemmel ve
erişilmez bir sevgi yaratıp koyarlar ortaya;
kendi duyguları içinde mest olur,
gerçek bir sevgiliye uyum
sağlayamazlar.."
.
" a .adler ‘ yaşamın anlam ve amacı _
“
Suskunluğun siyah okyanusundaki cam fanuslu bir dalgıç gibi yaşıyordu insan, kendisini dış dünyaya bağlayan halatın kopmuş olduğunu ve o sessiz derinlikten hiç bir zaman yukarı çekilmeyeceğini ayrımsayan bir dalgıç gibi hatta..
Duracak, görecek, hiçbir şey yoktu, her yerde ve sürekli ve sürekli hiçlikle çevriliydi insan, boyuttan ve zamandan tümüyle yoksun boşlukla…”
" Stefan Zweig _
Doğasında var korkaktır. Mutlaka vardır bir şey sizin daha keşfetmediğiniz meraktan... Günümüzde kararlarını onun bunun söylediğiyle alan, eskiden atalarının utanç duyacağı her türlü şeyi yapan kontrolsüz-bilinmez davranışlar bütünlüğüdür insan.
Bir insan diğerlerinden çok biliyorsa yalnızlaşır.
Aynı yerden, kaç kere kırılır insan?
Özgür insan, başka türlü karar verme imkânı olan insandır...
Rosa Luxemburg
“ insanın
sığınabileceği tek bir yer vardır..
- kendi içimizde bir yer -
kendimizden başka kimsenin ulaşamayacağı
ve tahrip edemeyeceği bir yer..
o yerde
huzur ,
sükunet
ve özgürlük
buluruz."
.
" pedro almodovar _
.
.
'' insan,
en çok da kendini israf edendir...
.
.
“ insanın
kendini yaşamasının hoş olduğunu
asla söylemeyin..
bu ,
uzun bir acı çekme olacak ,
hoşnutluk değil
çünkü kendi yaratıcınız olmanız
gerekecek..
kendimizi yaratmak istediğinizde
en iyi ve en yüksekle değil ,
en kötü ve
en derinle başlarsınız.''
.
" jung _
İnsan; bilinmeyen denklem..
doğar doğmaz ziyandasın ;
ey insan . . !
Dünyaya gelmen seni insan yapmıyor esaslara bağlılık konusunda gösterdiğin gayret, tavizsizlik seni insan yapıyor, yani daima güzel işler yapmak, safiyanelikle, hile katmadan, o zaman insansın ve yeni bir kabulu hakediyorsun. Sen bilirsin.
Teknik uygarlık, insanın şu büyük içsel sorununu, temel sorununu çözmedi, salt yaşamak değil, insanca bir varoluş nasıl sağlanır. - Jan Patocka. Çek Filozof.
Neden iman.
" düşlerken
bir tanrıdır insan ,
düşünürken ise bir dilenci.. "
“ insan ,
arzuladığı her şeyde ölümsüz ,
korktuğu her şeyde faniydi ..
anladım ..
Prensipler İnsanı Başarıya Götürür: Yüce insanların yaşam prensipleri, kenardan bakan bizlere çok idealistçe gelebilir, ama yaşamlarında elde ettikleri somut sonuçlar, onların ne derecede realist olduklarını gösterir. Başarılarla dolu örnek bir yaşam,zahmet, şuur, karakter, ahlak, insaniyet, özveri ve ilkeler sayesinde sürdürülebilir.Saygılarımla
Doğuştan verilen ama korunması en zor unvan.
Aslında iki türk insan vardır iyi ve kötü sanabilirsiniz ama bu izleyenler ve yaşayanlar olarak ikiye ayrılıyor. Birde kendini belli bile etmeden eleştirip duranlar...