abd, israil iktidarlarının saldırısına karşı iran hürmüz boğazı’nı kapattı. etkisi sovyet sosyalist rejimi uydusu doğu berlin duvarının yıkılmasına eşdeğer oldu.
yeryüzünün en temel karakteri olan güç, hala yatağından çıkmış taşkın olarak kararsız görünümle pasifiğe doğru akıyor.(1)
siyasal öngörücüler, abd lehine “tarihin sonu” derken, derin israilin inşa ettiği abd, küresel misyonu neredeyse sonlandı; kendi kıtasına çekilmek zorunda kalacak. yer yüzüne en yıkıcı silahlarla “biricik değer” sembolü olarak dayatılan abd doları, üzerindeki parlak kaplama pul pul dökülüyor. israil yönetimi, abd nin kaçınılmaz sonunu, mistik görünümlü sanrılarla hızlandırdı. olan budur.
olayların değişim hızının oluşturduğu zihinsel anaforun debisi çok yüksek. insanlığın boğazlaşma, yıkım tarihine bırak-madığı izler, zamanın engin frekans okyanuslarında “kaydediliyor”.
bu yüzden sahnelenen olayların senaryo yazarlarının ihtiras ve çekişmelerine tanık olduğum olaylar bağlamında değiniler yapmayı sürdüreceğim.
doğarak öleceğini bilen yer yüzü akıllıları olarak ne kadar “şanslıyız” ! yaşam, bu anlamda “ikram” görülemez. belki de karma’nın “telafi imkanı” dediği doğrudur.
ruh gemilerimiz, zaman okyanusunun kıyılarına zihinsel çapalar atıp ( ki sezgi budur), kabuk bedenlere bürünerek, yer yüzünde keşfe çıkan özlerinin dönmesini bekliyor. yaşam budur. “karaya” her çıkış, bir çok hüsran kayıtları bırakarak sonlanıyor.
yeni/den orta çağ… 7
hürmüz anaforu
abd, israil iktidarlarının saldırısına karşı iran hürmüz boğazı’nı kapattı. etkisi sovyet sosyalist rejimi uydusu doğu berlin duvarının yıkılmasına eşdeğer oldu.
yeryüzünün en temel karakteri olan güç, hala yatağından çıkmış taşkın olarak kararsız görünümle pasifiğe doğru akıyor.(1)
siyasal öngörücüler, abd lehine “tarihin sonu” derken, derin israilin inşa ettiği abd, küresel misyonu neredeyse sonlandı; kendi kıtasına çekilmek zorunda kalacak. yer yüzüne en yıkıcı silahlarla “biricik değer” sembolü olarak dayatılan abd doları, üzerindeki parlak kaplama pul pul dökülüyor. israil yönetimi, abd nin kaçınılmaz sonunu, mistik görünümlü sanrılarla hızlandırdı. olan budur.
olayların değişim hızının oluşturduğu zihinsel anaforun debisi çok yüksek. insanlığın boğazlaşma, yıkım tarihine bırak-madığı izler, zamanın engin frekans okyanuslarında “kaydediliyor”.
bu yüzden sahnelenen olayların senaryo yazarlarının ihtiras ve çekişmelerine tanık olduğum olaylar bağlamında değiniler yapmayı sürdüreceğim.
doğarak öleceğini bilen yer yüzü akıllıları olarak ne kadar “şanslıyız” ! yaşam, bu anlamda “ikram” görülemez. belki de karma’nın “telafi imkanı” dediği doğrudur.
ruh gemilerimiz, zaman okyanusunun kıyılarına zihinsel çapalar atıp ( ki sezgi budur), kabuk bedenlere bürünerek, yer yüzünde keşfe çıkan özlerinin dönmesini bekliyor. yaşam budur. “karaya” her çıkış, bir çok hüsran kayıtları bırakarak sonlanıyor.
kendin pişir kendin ye
Bazen arzu edilen...