Hayat, bir eli yağda, bir eli balda olan insanların; kendisi gibi olmayan, kendisi gibi bakmayan, kendisi gibi düşünmeyenleri, fırsatını bulduğu vakit bir kaşık suda boğabileceğini öğretti...Rabbim onlara fırsat vermesin.Amin.
Yusuf 87:Yâ beniyye-zhebû fetehassesû min yûsufe vee?îhi velâ tey-esû min ravhi(A)llâh(i)(s) innehu lâ yey-esu min ravhi(A)llâhi illâ-lkavmu-lkâfirûn(e)
İslam güzel ahlaktır deyip ahlaksızlığı adeta taç edinmiş bir nice nin dellalı olmak ne kadar tezat bir durum bu durumun farkındayım.inşallah sadece ben farketmiş olmam. herkese hayırlı günler....
BUKALEMUNUN ÖZELLİKLERİ Chamaeleonidae familyasını diğer kertenkelelerden ayıran en önemli özellik ayakların, dilin ve gözlerin alışılmadık biçimleri ve renk değiştirme özelliğidir. Vücutları yanlardan basıktır. Dilleri boylarının yaklaşık 1-1,5 katı uzunluğunda, hareketli ve yapışkandır. Bir jet uçağıyla kıyaslanırsa bukalemunların dilleri jet uçağına oranla 5 kat daha hızlıdır. Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir. Göz kapakları kalındır. Kolaylıkla renk değiştirirler. Derilerini sarı, yeşil tonları, kırmızı tonları, kestane rengi ve siyaha çevirebilirler; benekler, çizgiler oluşturabilirler.Çok yavaş yürürler. Ayakları ve kuyrukları dalları kavrayabilir.Bukalemunlardaki renk değişimi kamuflajda işlevlere sahiptir ama en yaygın olarak sosyal sinyalizasyonda ve sıcaklığa ve diğer şartlara tepkilerde görülür. Bu işlevlerin asıl önemi türlerin yanı sıra koşullarla birlikte değişir. Renk değişimi bukalemunun fizyolojik durumunu ve niyetlerini diğer bukalemunlara işaret eder.[2][3] Bukalemunlar diğer bukalemunlara saldırganlık gösterdiğinde daha parlak, vazgeçtiklerinde ya da itaat ettiklerinde daha koyu renkler göstermeye eğilimlidirler. (Wikipedia)
insanların kusuruna odaklanıp ya da noksanlarına odaklanıp hakikatlerden kaçmak veya o hakikati söyleyen kişilerin dillerinden kişilerin uslubunun yetersizliğine odaklanıp büyük resimden kaçmak kaçmak kaçmak ve kaçmanın bir çıkış yolu olarak gösterilmesi o hakikatlere ve o hakikatin sahiplerine(Allah ve rasulüne)yapılan bir haksızlıktır.madem ki siz kusursuz ve uslubunuz çok güzel o halde o ahlak öğretisinin incileri olan hakikatler yerine sapık ve erkek arkadaşıyla evlenmeyi düşünenlerin fikirlerini neden özümsüyor veya insanlara meziyetmiş gibi sunuyorsunuz.?
kimse beğenmediği sözü kişiyi paylaşmaz paylaşmak istiyorsunuz ki nice yi hem çok seviyor hem de benimsiyorsunuz.Ama mü'min leri yargılarken tü kaka diyorsunuz.sırf mü'min noksaniyetinden dolayı şükür ki haşa Allah ve peygamberde ve kitapta bir noksaniyet bulamıyorsunuz. bu kanudaki çaresizliğiniz kıyamete kadar devam edecek.nice nice günlere....
insanların kusuruna odaklanıp ya da noksanlarına odaklanıp hakikatlerden kaçmak veya o hakikati söyleyen kişilerin dillerinden kişilerin uslubunun yetersizliğine odaklanıp büyük resimden kaçmak kaçmak kaçmak ve kaçmanın bir çıkış yolu olarak gösterilmesi o hakikatlere ve o hakikatin sahiplerine(Allah ve rasulüne)yapılan bir haksızlıktır.madem ki siz kusursuz ve uslubunuz çok güzel o halde o ahlak öğretisinin incileri olan hakikatler yerine sapık ve erkek arkadaşıyla evlenmeyi düşünenlerin fikirlerini neden özümsüyor veya insanlara meziyetmiş gibi sunuyorsunuz.?
Ali Can 28.11.2021 - 19:30 "Her nereye dönseniz derhal kendinizi düzelmez, yola gelmez bir insan güruhuyla karşı karşıya buluyorsunuz, her tarafı her bir köşeyi doldurmuşlar, tıpkı yaz sinekleri gibi sürü halinde her yere doluşup her şeyi kirletiyorlar."
"Ali Can 26.11.2021 - 11:21 Gençliğimiz kendini mahkûm edilmiş hissediyor, bu nedenle üniversiteler kaynıyor, gençlik haklı, biz haksızız, ona yeni bir savaş hazırlıyoruz. Düzen ve savaş birbirine bağlı, ahlakımız bunun gayet iyi farkında, büyük ahlakçıların öğretisine bakmak yeter:"
Ali Can 01.12.2021 - 11:21 ... Sahabenin , Peygamber (s.a.v.) efendimize '' İslam nedir'' sorusuna , Peygamber efendimiz, '' islam; güzel ahlaktır'' cevabı verdiği söylenmektedir... Ben müsülmanım diyen birinin , öncelikle üslubu ve ahlakına dikkat edilmeli diye düşünüyorum. ...
Biraz tebessüm Biraz hüzün Biraz nasihat almak isteyene. İmam Şafii Hazretleri; bir sabah namazdan sonra evine dönerken yolda birine rastlar. Adam önce selam verir, iyi dilek ve duada bulunduktan sonra da "hayırlı sabahlar" manasında "nasıl sabahladın? der. İmam Şafii, nasıl sabahladığını şöyle anlatır : -Sekiz tane şeyin benden istendiğini düşünerek sabahladım!: ... Adam şaşırır: - Ya imam kim sizden 8 tane şey isteyebilir? Sizin kimseyle takışık bir işiniz yoktur ki? İmam, tebessüm ederek meseleyi açar: -Bak benden her sabah kimler neler istiyorlar, der ve şöyle izah eder: 1)Rabbim benden farzını istiyor. 2)Resulullah benden sünnetini istiyor. 3)Aile çoluk çocuk günlük masrafını istiyor. 4)Nefis kendine tabi olmamı istiyor. 5)Şeytan arkasından gitmemi istiyor. 6)Kiramen katibin melekleri iyi şey yazdırmamı istiyor. 7)Geçen günler ihtiyarlanmamı istiyor. 8)Son olarak da Hazreti Azrail hazır olmamı istiyor. İşte ben bütün bu isteklerin muhatabı olarak sabahlamış bulunuyorum. Her sabah bu sualler cevap bekliyor... Hazret-i Şafii'yi dinleyen adam düşünmeye başlar. Bir kaç saniyelik tefekkürden sonra sorar: - Ya imam bu saydığın şeyler sadece senden mi isteniyor yoksa benden de isteniyor mu? İmam Şafii tekrar tebessüm eder ve şöyle der: --Orasını ben diyemem sen düşün! Adam başını aşağı eğer ve söylenerek devam eder. -- Meğer her sabah benden neler isteniyormuş da haberim yokmuş. Ben de düşünmeliyim bunları!!!…
Bu duygu ve düşüncelerle ilahi vazifelerimizin idrak ve şuurunda olabilmek dileğiyle..
"Doktrinler, salgın hastalıklar gibi insanlığı kavurup duruyor çağda. İnsanlar, iman boşluklarını, bu sahte inançlarla doldurarak saralılar gibi kıvranıyorlar, hezeyan devinimleriyle insanlığın ölümüne eylemlerinden bir mozaik parçası ekliyorlar. Diriliş ruhu, bir koşu ve yarış biçiminde, insana bir şifa gibi gelecek, bu salgınların kökünü kazıyacaktır."
Sevdiğim kızın bize misafir geleceğini öğrendiğimde ve an gelip de kapımızı çaldığında avlunun yüksek duvarından atlayıp evden kaçtığım gün; göğüs kafesimi yumruklayan heyecanımın, ona karşı bir türlü yenemediğim utangaçlığımın ve araya koyduğum bu kutsal mesafenin "aşk" olduğunu ve bu mesafe öyle kaldığı müddetçe de aşkın "var" olduğunu öğretti hayat bana.
Olması gereken insanlar vardır, olmazsa olmazlardır.Bir de olmaması gerekenler vardır, bunlara güruh bile denmez.Virüs gibidirler, kendilerini mikroskop camı kadar duru ve şaffaf sunarlar ama mikrop olduklarını bakan gözler görür.İnsanların beyinlerine nüfuz ederler, iç dünyalarını alt üst etmeye yeltenirler, yüreklerini zehirli yılan gibi sokarlar.Kültürleriyle, inançlarıyla, mutluluklarıyla alay ederler.Sadece bu dünyalarını değil, ahiretlerini de mundar etmek için Neitzsche'nin kırbacı olurlar, arkadaşı olurlar, kızkardeşi olurlar.
İnsan bu dünya da hem emanetçi hem yolcudur..
Değişse de herşey değişmez bende ki yerin;
Mütemadiyen, vicdanında, kendi kendini sorgulamayan hiçliğe doğru hızla kayıyor demektir.
Nuri Pakdil
"Şeytanın A v u k a t ı" filmi geldi aklıma.Niçin bilmiyorum.
Günaysın..
Kalmasın gönüller karanlıkta..
Günaydın canım..
"Gücünüzü zeka sanıyorsunuz,Şiddetinizi ahlak,Cehaletinizi büyüklük!"ŞE
İnsan insanın evvela gönlüne muhtaçtır.
İ. Tenekeci
Berrak bir sesle hayırlı geceler olsun herkese...
Hava biraz soğusun, gölge veren ağacı unutursun.
Japon atasözü
Hayat, bir eli yağda, bir eli balda olan insanların; kendisi gibi olmayan, kendisi gibi bakmayan, kendisi gibi düşünmeyenleri, fırsatını bulduğu vakit bir kaşık suda boğabileceğini öğretti...Rabbim onlara fırsat vermesin.Amin.
Yorgunsun,uzaklardan gelmişsin;
Yitirmişsin neyin varsa birer birer.
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut...
Onlar da neredeyse gitti gider.
Cahit Sıtkı Tarancı
Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin,Allah'ın rahmetinden sapık ve kafir topluluklarından başkası ümidiniz kesmez.
Yusuf 87:Yâ beniyye-zhebû fetehassesû min yûsufe vee?îhi velâ tey-esû min ravhi(A)llâh(i)(s) innehu lâ yey-esu min ravhi(A)llâhi illâ-lkavmu-lkâfirûn(e)
Kuran-I Kerim.
hicr 56
Kuran-ı kerim
Zümer 53
Kuran-ı kerim
"Susmak huyların efendisidir."
Hz. Muhammed (S.A.V)
:)))
Kedi olalı bir fare öldürmek!
İslam güzel ahlaktır deyip ahlaksızlığı adeta taç edinmiş bir nice nin dellalı olmak ne kadar tezat bir durum bu durumun farkındayım.inşallah sadece ben farketmiş olmam. herkese hayırlı günler....
BUKALEMUNUN ÖZELLİKLERİ
Chamaeleonidae familyasını diğer kertenkelelerden ayıran en önemli özellik ayakların, dilin ve gözlerin alışılmadık biçimleri ve renk değiştirme özelliğidir. Vücutları yanlardan basıktır. Dilleri boylarının yaklaşık 1-1,5 katı uzunluğunda, hareketli ve yapışkandır. Bir jet uçağıyla kıyaslanırsa bukalemunların dilleri jet uçağına oranla 5 kat daha hızlıdır. Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir. Göz kapakları kalındır. Kolaylıkla renk değiştirirler. Derilerini sarı, yeşil tonları, kırmızı tonları, kestane rengi ve siyaha çevirebilirler; benekler, çizgiler oluşturabilirler.Çok yavaş yürürler. Ayakları ve kuyrukları dalları kavrayabilir.Bukalemunlardaki renk değişimi kamuflajda işlevlere sahiptir ama en yaygın olarak sosyal sinyalizasyonda ve sıcaklığa ve diğer şartlara tepkilerde görülür. Bu işlevlerin asıl önemi türlerin yanı sıra koşullarla birlikte değişir. Renk değişimi bukalemunun fizyolojik durumunu ve niyetlerini diğer bukalemunlara işaret eder.[2][3] Bukalemunlar diğer bukalemunlara saldırganlık gösterdiğinde daha parlak, vazgeçtiklerinde ya da itaat ettiklerinde daha koyu renkler göstermeye eğilimlidirler. (Wikipedia)
insanların kusuruna odaklanıp ya da noksanlarına odaklanıp hakikatlerden kaçmak veya o hakikati söyleyen kişilerin dillerinden kişilerin uslubunun yetersizliğine odaklanıp büyük resimden kaçmak kaçmak kaçmak ve kaçmanın bir çıkış yolu olarak gösterilmesi o hakikatlere ve o hakikatin sahiplerine(Allah ve rasulüne)yapılan bir haksızlıktır.madem ki siz kusursuz ve uslubunuz çok güzel o halde o ahlak öğretisinin incileri olan hakikatler yerine sapık ve erkek arkadaşıyla evlenmeyi düşünenlerin fikirlerini neden özümsüyor veya insanlara meziyetmiş gibi sunuyorsunuz.?
kimse beğenmediği sözü kişiyi paylaşmaz paylaşmak istiyorsunuz ki nice yi hem çok seviyor hem de benimsiyorsunuz.Ama mü'min leri yargılarken tü kaka diyorsunuz.sırf mü'min noksaniyetinden dolayı şükür ki haşa Allah ve peygamberde ve kitapta bir noksaniyet bulamıyorsunuz. bu kanudaki çaresizliğiniz kıyamete kadar devam edecek.nice nice günlere....
insanların kusuruna odaklanıp ya da noksanlarına odaklanıp hakikatlerden kaçmak veya o hakikati söyleyen kişilerin dillerinden kişilerin uslubunun yetersizliğine odaklanıp büyük resimden kaçmak kaçmak kaçmak ve kaçmanın bir çıkış yolu olarak gösterilmesi o hakikatlere ve o hakikatin sahiplerine(Allah ve rasulüne)yapılan bir haksızlıktır.madem ki siz kusursuz ve uslubunuz çok güzel o halde o ahlak öğretisinin incileri olan hakikatler yerine sapık ve erkek arkadaşıyla evlenmeyi düşünenlerin fikirlerini neden özümsüyor veya insanlara meziyetmiş gibi sunuyorsunuz.?
Ali Can 28.11.2021 - 19:30
"Her nereye dönseniz derhal kendinizi düzelmez, yola gelmez bir insan güruhuyla karşı karşıya buluyorsunuz, her tarafı her bir köşeyi doldurmuşlar, tıpkı yaz sinekleri gibi sürü halinde her yere doluşup her şeyi kirletiyorlar."
"Ali Can 26.11.2021 - 11:21
Gençliğimiz kendini mahkûm edilmiş hissediyor, bu nedenle üniversiteler kaynıyor, gençlik haklı, biz haksızız, ona yeni bir savaş hazırlıyoruz. Düzen ve savaş birbirine bağlı, ahlakımız bunun gayet iyi farkında, büyük ahlakçıların öğretisine bakmak yeter:"
Ali Can 01.12.2021 - 11:21
...
Sahabenin , Peygamber (s.a.v.) efendimize '' İslam nedir'' sorusuna , Peygamber efendimiz, '' islam; güzel ahlaktır'' cevabı verdiği söylenmektedir...
Ben müsülmanım diyen birinin , öncelikle üslubu ve ahlakına dikkat edilmeli diye düşünüyorum.
...
Rica ederim canım..
https://images.app.goo.gl/PLS5No8sjnBsqQbx5
Biraz tebessüm
Biraz hüzün
Biraz nasihat almak isteyene.
İmam Şafii Hazretleri; bir sabah namazdan sonra
evine dönerken yolda birine rastlar.
Adam önce selam verir,
iyi dilek ve duada bulunduktan sonra da
"hayırlı sabahlar"
manasında
"nasıl sabahladın? der.
İmam Şafii,
nasıl sabahladığını şöyle anlatır :
-Sekiz tane şeyin benden istendiğini düşünerek
sabahladım!:
... Adam şaşırır:
- Ya imam kim sizden
8 tane şey isteyebilir?
Sizin kimseyle takışık bir işiniz yoktur ki?
İmam, tebessüm ederek meseleyi açar:
-Bak benden her sabah kimler neler istiyorlar, der
ve şöyle izah eder:
1)Rabbim benden farzını istiyor.
2)Resulullah benden sünnetini istiyor.
3)Aile çoluk çocuk günlük masrafını istiyor.
4)Nefis kendine tabi olmamı istiyor.
5)Şeytan arkasından gitmemi istiyor.
6)Kiramen katibin melekleri iyi şey yazdırmamı
istiyor.
7)Geçen günler ihtiyarlanmamı istiyor.
8)Son olarak da Hazreti Azrail hazır olmamı
istiyor.
İşte ben bütün bu isteklerin muhatabı olarak
sabahlamış bulunuyorum.
Her sabah bu sualler cevap bekliyor...
Hazret-i Şafii'yi dinleyen adam düşünmeye
başlar.
Bir kaç saniyelik tefekkürden sonra sorar:
- Ya imam bu saydığın şeyler sadece senden mi
isteniyor yoksa benden de isteniyor mu?
İmam Şafii tekrar tebessüm eder ve şöyle der:
--Orasını ben diyemem sen düşün!
Adam başını aşağı eğer ve söylenerek devam eder.
-- Meğer her sabah benden neler isteniyormuş da
haberim yokmuş.
Ben de düşünmeliyim bunları!!!…
Bu duygu ve düşüncelerle ilahi vazifelerimizin
idrak ve şuurunda olabilmek dileğiyle..
Hayırlı sabahlar forum sakinleri..
"Doktrinler, salgın hastalıklar gibi insanlığı kavurup duruyor çağda. İnsanlar, iman boşluklarını, bu sahte inançlarla doldurarak saralılar gibi kıvranıyorlar, hezeyan devinimleriyle insanlığın ölümüne eylemlerinden bir mozaik parçası ekliyorlar. Diriliş ruhu, bir koşu ve yarış biçiminde, insana bir şifa gibi gelecek, bu salgınların kökünü kazıyacaktır."
Sezai Karakoç
Sevdiğim kızın bize misafir geleceğini öğrendiğimde ve an gelip de kapımızı çaldığında avlunun yüksek duvarından atlayıp evden kaçtığım gün; göğüs kafesimi yumruklayan heyecanımın, ona karşı bir türlü yenemediğim utangaçlığımın ve araya koyduğum bu kutsal mesafenin "aşk" olduğunu ve bu mesafe öyle kaldığı müddetçe de aşkın "var" olduğunu öğretti hayat bana.
...
Hatice’nin goncası,
Aişe’nin gülüydün.
Ümmetin gözbebeği,
Göklerin RESULÜYDÜN..
Elçi geldin, elçiler gönderdin.
Ruhunu ALLAH’a,
Elini ümmetine verdin.
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke’de bunalırsan
Medine’ye göçerdin.
Biz bu dünyadan nereye
Göçelim, ya MUHAMMED?
Yeryüzünde, riya, inkar, hıyanet
Altın devrini yaşıyor..
Diller, sayfalar, satırlar
"Ebu Leheb öldü"diyorlar:
Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED;
Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!
...
Arif Nihat Asya
Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok, hayret.
N.F.Kısakürek
Olması gereken insanlar vardır, olmazsa olmazlardır.Bir de olmaması gerekenler vardır, bunlara güruh bile denmez.Virüs gibidirler, kendilerini mikroskop camı kadar duru ve şaffaf sunarlar ama mikrop olduklarını bakan gözler görür.İnsanların beyinlerine nüfuz ederler, iç dünyalarını alt üst etmeye yeltenirler, yüreklerini zehirli yılan gibi sokarlar.Kültürleriyle, inançlarıyla, mutluluklarıyla alay ederler.Sadece bu dünyalarını değil, ahiretlerini de mundar etmek için Neitzsche'nin kırbacı olurlar, arkadaşı olurlar, kızkardeşi olurlar.
Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı.
Anonim
Dam üstünde saksağan, gel bize bazı bazı.
Anonim