Benim hayatımda çok arkadaşım dostum kardeş gibi sevdiğim insanlar oldu ama hayatıma en Özelini Eşime ayırdım özel hayatımı özel bir kısmını hatta en büyük kısmını ona ayırdım ne yazıkki beklentiler çok yüksek olunca yaşadıklarımız çok küçük kalıyor erkek olarak hem geçim için hem her türlü ihtiyaç için gece gündüz bütün hayatımla var gücümle çalışıp ihtiyaçlarımızı karşılamayı çalışıyorum ama karşı taraf olarak eşimiz dediğimiz karımız bizi buna mecbur olarak gören çok büyük bir hata düşüyorlar aslında mecburuz ama tıpkı onlarında evde mecbur oldukları gibi evin içinde ne varsa her şey onun isteğine göre yapılıp alınıp tasarlanmasına rağmen hiç benim dediğim olmuyor demesi benim yıkıldım an oluyor ben nasıl çalışmak mecburiyetindeysem onun da bu evde huzuru mutluluğu afiyeti sağlığı karşılamakla mükellef olduğunu düşünüyorum nasıl ben dışarda her şeyi yapmakla mükellef olup evin rızkını kazanmakla yükümlüysem onun da bu evde huzur mutluluk ortamıyla çalışıp başarmasını bekliyorum ama bu dünyada her istediğimiz olmuyor maalesef
Hayatı paylaşmaktır.... Günümüzde insanlar hayatı paylaşmak yerine birbirlerini parçalara ayırmayı tercih ediyorlar.... Bu da ilişkilerin kısa sürede yıpranarak kendi kendini yok etmesine sebep oluyor.... Bu da yetmiyormuş gibi herkes birbirini suçlayıp ezildiğini, zarar gördüğünü söylüyor ya işte en komik olanı da budur.... Herkes ektiğini biçer... Siz hiç domates ekip salatalık toplayan birini gördünüz mü? İnsanlar kendilerini kandırmayı bıraktıktlarında hayatları yoluna girecektir..... İşte bu da bu kadar basit....
Afedersiniz ama, sadece yattığı, başka hiç bir şey paylaşmadığı bir kadına, hayat arkadaşım diyen bir erkeğin, hayvandan farkı yoktur... 'Hayat arkadaşı' Biraz daha açarsak, hayatı birlikte yaşadığın arkadaşın...Yani ilk önce arkadaşın olucak, sadece eşin değil... Sonra o arkadaşınla hayatı yaşayacaksın... Pek önem verilmiyo böyle şeylere...
İnsanın ömrünün geri kalan kısmını beraber geçireceği eşi...Günümüz dünyası insanların anlayışına göre genellikle birsüre sonra hayat=bayat arkadaşı oluyo neyazıkki...
Bir erkeğin düşünsel yeteneği, estetik birikimleri Ne olursa olsun, hayatta durduğu kat, içinde doğduğu kattır, tanıdığı ilk kadının, annesini onu bıraktığı kat. Giyim zevkinin bulunmadığı bir bahçede doğduysanız, giyim zevkinizin gelişmiş olduğu bir bahçeye sizi ancak bir kadın götürür, sofralarını inceliklerle donatılmadığı bir Katta doğduysanız, incelikli sofraların bulunduğu kata sizi götürecek olan da bir kadındır. Birlikte olduğunuz kadın değiştiğinde, değişen yalnızca bir kadın değildir, hayatin neredeyse bütünü değişir, bir başka kata, bir başka bahçeye geçersiniz, orada her şey farklıdır. Dinlediğiniz müzik, okuduğunuz kitap, yediğiniz yemek, gittiğiniz yerler, buluştuğunuz arkadaşlar, hatta taktığınız kravat bile değişir. Bir erkeği, hayatin içinde kadınlar gezdirir, hayatin katları arasında kadınlar dolaştırır. Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz, Bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz, Esprili bir kadına rastlarsanız espriniz, Zeki bir kadına rastlarsanız zekânız gelişir; Yeni huysuzluklar, kaprisler, kavga nedenleri, acılar da öğrenirsiniz. Hayat, kutsal kitaplarda anlatıldığı gibi kat kattır; Babil'in asma bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir. Bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür. Ve, bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat, yanınızdaki kadının terası, manzarası, hayatidir; hayatin hangi katında durduğunuzu, yanınızdaki kadının durduğu kat belirler. Hayatiniz, seçtiğiniz kadındır. 'BIR KADIN DEGIL BIR HAYAT SECERSINIZ . Bence çok anlamlı ve düşündürücü. O yüzden de iyi karar vermek gerek.
Evetttttttttt...Akıllar başta olsun.(evlenirken aklı seyahate göndermeyin)
evlilik kurumuna satılmadığı sürece, melike demirağ’ın söylediği “ortak olmak her sevince her derde kedere,ve yürümek ömür boyu beraberce elele,olmayacak o taa içten gülen gözlerde yaş,birgün gelip ayrılsak bile seninle arkadaş…” parçası tadında bir arkadaşlık!
Benim hayatımda çok arkadaşım dostum kardeş gibi sevdiğim insanlar oldu ama hayatıma en Özelini Eşime ayırdım özel hayatımı özel bir kısmını hatta en büyük kısmını ona ayırdım ne yazıkki beklentiler çok yüksek olunca yaşadıklarımız çok küçük kalıyor erkek olarak hem geçim için hem her türlü ihtiyaç için gece gündüz bütün hayatımla var gücümle çalışıp ihtiyaçlarımızı karşılamayı çalışıyorum ama karşı taraf olarak eşimiz dediğimiz karımız bizi buna mecbur olarak gören çok büyük bir hata düşüyorlar aslında mecburuz ama tıpkı onlarında evde mecbur oldukları gibi evin içinde ne varsa her şey onun isteğine göre yapılıp alınıp tasarlanmasına rağmen hiç benim dediğim olmuyor demesi benim yıkıldım an oluyor ben nasıl çalışmak mecburiyetindeysem onun da bu evde huzuru mutluluğu afiyeti sağlığı karşılamakla mükellef olduğunu düşünüyorum nasıl ben dışarda her şeyi yapmakla mükellef olup evin rızkını kazanmakla yükümlüysem onun da bu evde huzur mutluluk ortamıyla çalışıp başarmasını bekliyorum ama bu dünyada her istediğimiz olmuyor maalesef
Hayatı paylaşmaktır.... Günümüzde insanlar hayatı paylaşmak yerine birbirlerini parçalara ayırmayı tercih ediyorlar.... Bu da ilişkilerin kısa sürede yıpranarak kendi kendini yok etmesine sebep oluyor.... Bu da yetmiyormuş gibi herkes birbirini suçlayıp ezildiğini, zarar gördüğünü söylüyor ya işte en komik olanı da budur.... Herkes ektiğini biçer... Siz hiç domates ekip salatalık toplayan birini gördünüz mü? İnsanlar kendilerini kandırmayı bıraktıktlarında hayatları yoluna girecektir..... İşte bu da bu kadar basit....
En kutsal meslek.
Afedersiniz ama, sadece yattığı, başka hiç bir şey paylaşmadığı bir kadına, hayat arkadaşım diyen bir erkeğin, hayvandan farkı yoktur...
'Hayat arkadaşı'
Biraz daha açarsak, hayatı birlikte yaşadığın arkadaşın...Yani ilk önce arkadaşın olucak, sadece eşin değil...
Sonra o arkadaşınla hayatı yaşayacaksın...
Pek önem verilmiyo böyle şeylere...
Eş, yoldaş
İnsanın ömrünün geri kalan kısmını beraber geçireceği eşi...Günümüz dünyası insanların anlayışına göre genellikle birsüre sonra hayat=bayat arkadaşı oluyo neyazıkki...
bayan için koca
erkek için kadın-karı-avrat...
işte erkeklerın kabalıgı! ! !
Bir Kadın Değil Bir Hayat Seçersiniz
Bir erkeğin düşünsel yeteneği, estetik birikimleri
Ne olursa olsun,
hayatta durduğu kat, içinde doğduğu kattır,
tanıdığı ilk kadının, annesini onu bıraktığı kat.
Giyim zevkinin bulunmadığı bir bahçede doğduysanız,
giyim zevkinizin gelişmiş olduğu bir bahçeye sizi
ancak bir kadın götürür,
sofralarını inceliklerle donatılmadığı bir
Katta doğduysanız,
incelikli sofraların bulunduğu kata sizi götürecek
olan da bir kadındır.
Birlikte olduğunuz kadın değiştiğinde,
değişen yalnızca bir kadın değildir,
hayatin neredeyse bütünü değişir,
bir başka kata,
bir başka bahçeye geçersiniz, orada her şey farklıdır.
Dinlediğiniz müzik, okuduğunuz kitap, yediğiniz yemek,
gittiğiniz yerler,
buluştuğunuz arkadaşlar, hatta taktığınız kravat bile
değişir.
Bir erkeği, hayatin içinde kadınlar gezdirir,
hayatin katları arasında kadınlar dolaştırır.
Zevkli bir kadına rastlarsanız zevkiniz,
Bilgili bir kadına rastlarsanız bilginiz,
Esprili bir kadına rastlarsanız espriniz,
Zeki bir kadına rastlarsanız zekânız gelişir;
Yeni huysuzluklar, kaprisler, kavga nedenleri, acılar
da öğrenirsiniz.
Hayat, kutsal kitaplarda anlatıldığı gibi kat kattır;
Babil'in asma bahçeleri gibi teraslar halinde
yükselir.
Bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve, bugün durduğunuz teras, seyrettiğiniz manzara,
gördüğünüz hayat,
yanınızdaki kadının terası, manzarası, hayatidir;
hayatin hangi katında durduğunuzu,
yanınızdaki kadının durduğu kat belirler.
Hayatiniz, seçtiğiniz kadındır.
'BIR KADIN DEGIL BIR HAYAT SECERSINIZ
.
Bence çok anlamlı ve düşündürücü. O yüzden de iyi karar vermek gerek.
Evetttttttttt...Akıllar başta olsun.(evlenirken aklı seyahate göndermeyin)
dolduramaz yokluğunu..
ne ana ne kardeş..
hayatım, arkadaşım..
doğru seçim yapıldığı takdirde eşiniz olabilir.
evlilik kurumuna satılmadığı sürece, melike demirağ’ın söylediği “ortak olmak her sevince her derde kedere,ve yürümek ömür boyu beraberce elele,olmayacak o taa içten gülen gözlerde yaş,birgün gelip ayrılsak bile seninle arkadaş…” parçası tadında bir arkadaşlık!