ben bir erzincan refahiyeli olarak erzincan'a birkaç sefer gittim. benim çok hoşuma gitti. bnce çok güzl bir şehir. ama depremler yüzünden çok fazla gelişemedi. erzincan 1939 depreminde tamamen yıkıldı. onun için orası 66 yıllık bir şehir sayılır. ama bnce gelecek 10 yıl iinde doğunun en önemli şehirlerinden biri olacaktır. bundan eminim... bnce gidip görülmesi gereken çok güzel yerleri var... muhakkak gidin...
Doğu Anadolu Bölgesinde 8 Ilcesi olan bir Ilimiz.Erzincan İl’imiz genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Dağlar çeşitli yönlerde, belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur, kuzeybatıdan Refahiye dağları il alanına girer. Doğudan Erzurum’dan gelerek, batıya doğru uzanan Karasu ve Kop Dağları, İl alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler. Erzincan'a girdim ne güzel Baglarrr...
depremler dolayisi ile tarihi olmayan ve yirmibes dakika gezilebilecek kent.....birkaç bakir alirsin, leblebi nin tadina bak, dönerini ye, arkana bakmadan uzaklas....
Bu ateşim, hiç dinmez ki, dinme di Başbağlarım, kime zarar, vermiş di On bir yıllık, yaram yine, deşil di Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Kapı kırıp, toplamışlar,milleti Saf tutup ta, namaz kılan, ümmeti İsim isim, çağırmışlar, herkesi Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Mavzer elde,nutuk dilde, bu itte Vatanıma, dil uzatmış, kendince Yardım yok mu? , okuyana, sor bir de? Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
O akşam ki, aylardansa, Temmuz’du Sabahlarım, al kanlara, tan vurdu Şen yuvalar, ağıt oldu, sam vurdu Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Başbağlar’da, beş Temmuz’du, o gece Yirmi sekiz, genç ihtiyar, bir yerde Beş masumum, kalmış ateş, içinde Kara bahtlı BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Zalimlerin, zulmü vardır, her yerde Yaşlı/ çocuk, ihtiyarı, gencide Toplamışlar, bir korunun, içinde Kara bahtlı BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Silahları, doğrultup ta, taradın Çok görmüştük, nice körpe, doğradın Bu olayı,bir yerlere, dayadın Kara bahtlı BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Bu vatana, nice canlar, can verdi Her karışı, damla damla, kan içti Tarih şahit, Türkün adı, şan verdi Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Size papuç, bırakır mı, bu millet Kalleşlikle, parçalanmaz, bu devlet Hesap günü, sorulacak, Adalet Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Bu şiirim 5. Temmuz.1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar’da hunharca katledilen 33 şehidimizin anısına ithaf olunur. (Ruhunuz Şad Olsun)
Yirmi bir kişiydik yirmi birimiz de memet kar yağıyordu geceden beri, bir yandan bir kuşluk vaktinde geçtik usulca Erzincan'dan
gözlerim kerpiç duvarlı sinemayı aradı yüzlerce cana mezar olan bir taşın üstüne oturmuş Allah'ı arayan yapayalnız bir anayı aradı.
bir kuşluk vaktinde geçtik Erzincandan kar yağıyordu geceden beri, bir yandan umutsuzluk, mutsuzluk yağıyordu bir yandan kelepçeliydi her birimizin de iki kolumuz Erzurum'a doğru uzuyordu yolumuz.
Erzincan, ben seni görmeden sevdim bir buludum bir yitirdim seni ararken sonra o karabasan sen beni sarmadın ölüm seni sararken...
Anımsamaya korktuğum anımsadıkça görmemek için gözlerimi yumduğum artık can olmayan canlar doldurmuştu her yanı gitsin gekri gelmesin unutulamayan, çıldırtan bir acıydı insanı çocukluğumda kaldı neyseki o anı
Ne kadar acı çekersek çekelim ikimizin de yüreğinde dopdolu sevgi ikmizin de sevgilisi insan. birbirimize ne kadar çok benziyoruz Erzincan!
Zemherinin soğuğu buharlaşır Cimin’ de, Tipi boran kaybolur ve karlaşır Cimin’ de Cennet ırmaklarıdır, şu dağlardan çağlayan Dert, kasvet ve hüzünler baharlaşır Cimin’ de,
Yaşanası çağları, bahçeleri bağları, Yorgun sırtını vermiş, arka keşiş dağları, Dağ bayır giden bilir, yokuş yorar sağları Nefes nefese insan, yol zorlaşır Cimin’ de
Yürekler sevgi dolu, dünyaları ağırlar, Misafire ikramı peyniri üzümü var Vatan millet dendi mi duysun körler sağırlar Yürekler mangal mangal ve korlaşır Cimin’ de
Her tür meyvesi vardır hele gelsin yazları, Bağlarda bahçelerde koşup oynar kızları Bakışı keskin bıçak, can yakıyor sözleri Küçük kızlar büyüyüp ve yarlaşır Cimin’de
Adnan Şenses Ses Sanatçı Adnan Delikurt Sanayi BakanıDanışmanı Ali Çoşkun Sanayi Bakanı Ali Ekber Çiçek Sanatçı Aslan Güven Gazeteci Ayhan Canpolat Doktor, Dahiliye Bahattin Çağdaş Gazeteci Baki Soylu Mutahit Behlül Sermet Hobikoğlu Avukat Bilal Özcan Gazeteci Binali Yıldırım Ulaştırma Bakan Can Tanrıyar Gazeteci Söz Yazarı Canan Yerkaz Gazeteci Cemal Tural Genel Kurmay Eski Başkanı Celal Süer Avukat Demet Sağıroğlu Ses Sanatçısı Doğu Perincek İş Partisi Başkanı Ebru Arzu Özen Akkök Şirk.Grubu Hlk.ilşk.ve ilt.Krd. Fuat Çağdaş Gazeteci Genco Sabancı Gazeteci Gökhan Soylu Gazeteci Hakkı Yalçın Gazeteci Söz Yazarı Hakkı Perinçek Senatör Haluk Bilginer Tiyatro ve Sinema Sanatçı Hüseyin Turan Ses Sanatçısı Hüsniye Arslan Beyin Cerrahi Hüseyin Kocadağ Şehit Emniyet Müd. Yard. İbrahim Sadri Sanatçı İsmet Özhan Manken,Sinema Sanatçısı İsmail Yücel Sanayi Bakanı Danışmanı Kadir Savun Sinema Sanatçısı Kemal Onuk Tekstilci,İş Adamı Kemal Özkan Sünnetci Kerim Tekin Ses Sanatçısı Mehmet Öcalan Esenler Belediye Başkanı Metin Akpınar Sanatçı Mehmet Aydın Zayıf Yönetici Mustafa Kul Milletvekili Eski Bakan Mustafa Sarıgül Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sandal Sanatçı Nevzat Demir Sanayici Oya Aydoğan Sinema Sanatçısı Rıdvan Budak Politikacı Salih Keçeci Gazeteci Şafak Sezer Sinema Sanatçısı Tamer Karadağlı Tiyatrocu Teyfik Yener Gazeteci Yazar Vecdi Gönül Savunma Bakanı Yıldırım Akbulut Eski Politikacı Yıldırım Çoşkun Aycell Yönetim Kurulu Üyesi
ERZINCAN AGZI ILE MAÇ NAKLI Istanbul'dan eyi günler möhterem dinleyiciler. Ben spikeriz Cemal Sellale. Aburasi Türkiye'nin bilumum iredyolari, hepizi hörmetle selamliyam. Aburasi Irehmetlik Inönü Sitedyumu. Istanbul'da ayam birez sovuh, düneyin yagan gardan sonra saha biraz listik olmus amma fitbol oynamaya mahana degül. Buna iragmen dürübünler hirtlik barabari dolu. Seyirciler abu möhkem maçi gözlemek üçün sabahin korunda sitedyuma gelmisler. Allah ahil vere bu zirzoplara, sanki babalarinin isini yapiylar. Unutmadan söyliyem, hele sabahtan seyirciler arasindan bir çekis çihti, bi çekis çihti görecektiz. Ortalik mal bazarina döndü. Iki tahimin taraftarlari birbirlerinin sülelerine verip verüstürdükten sonra, gobal ve nacahlarla birbirlerine dogru segürttüler, daha sorna birbirlerine çaldilar döndüler, yere düsenin agzi garga kimin açilip yumuluydi, bi çok seyirci telef oldu. Daha sonra oriya gelen polesler yerde yatanlari batlicak gibi topladi götürdüler. Vula heç utanmiylar gardas dersen gavurun üstüne salduruylar. Besikdas-Fenerbahçe maçi birezden basliyacah. Bu arada türübünlerde fingirdamalar basladi. Seyirciler küfürleri beste etmisler tevür tevür terbüyesüz hareketlerle birbirlerine söliyler. Vula gardas avu herifleri annaduhta, garilara noliy onu annamiyam. Onlarda herif gibi sögiy gol salliylar, buranin garilari da bi eceyip. Bildir yapilan maçta her iki tahim da birbirini alt edemedi. Maçin hekemi gabzimal Erman TOROGLU. Masallah hakem çam yarmasi gibi görünümüynen hakemden çok afedersüz pavyon fedayisine benziy. Istersez hakem hakkinda bilgi verim. Bu hakem esgiden fitbocuydu geleni tekmükliydi, gideni tekmükliydi. Esimdi hakem oldu ayagini acuh galdurani girmizi kagidinan hoooopp pallikliy disari. Heç embilede sey olur mu gardas, birahmiyki usahlar topunu oyniya. Top orta gildiriikte kirecin üstünde bekliy. Hekemin çüçük çalmasini beliyük. Hekemde elleri börgünde gazatacilarin ortaliytan çekilmelerini bekliy. Onlarinda heç çekilecekleri yoh, bi tene resim basacahlar, seksen tene resim çekiyler. Erman efendi gasiynan gözüynen gazatacilari gorhuttu, onlarda ortalihtan toz oldular. Topun basinda Tanjuynan Oguz var, abu oguz da hatem teli gibi usah, efendi bi deliganli. Bu sene abu Tanjuya bir seyler oldu, sahada nüzüllüler gibi dolasiy, sanki arhasindan biri bunu geri çekiy, BMC gamyon gibi tisiliy. Hakem çüçügü çalmah üzere, fakat oda nesi? .... Sahada bir gudik peydah oldu. Sahada fink atiy dolasiy, hekem fitbolculardan gudigi disari atmah üçün yardim istiy. Simdi bütün fitbolcular gudigin pesine düstü govaliylar, gudik gaçiy, usahlar pesine segürdiyler, masallah gudik hepsine çalim atiy, olmiy tutamiylar. Birden bire Besiktasli Irecebi gören gudik oldugu yere mihlandi. Gudik irep'ten çoh gorhtu ve Irecep onu yahaliyarak disari palliklerdi. Eferim ula Irecep sahan, iti bile gorhuttun. Artik maçin baslamasi üçün heç bi mahana galmadi. Hakem çüçügü çaldi ve bu kip maç basladi. Oguz top sag cenahta bulunan Iridvan'a gindirladi. Bu topa Osvaldo'da següttü. Arjantin'li fitbolcunun saçindan sufatini göremiyem amma o topu nasil göriy onu da bülmiyem. Usah at kurigine benziy. Iridvan onsekgiz cizgisina dogru harbi harbi girmek üçün evdüriy. Iridvan pas vermeyince Mecnur herslenerek onun ayagindan topu aldi has bi orta yapti, Aykut üsgeldi aninin gaciynan topa vurdu. Bosa galan topa zafer hoppuladi oda fisga geçti. Gökhan topu sert bi sekilde tekmükliyerek taca gönderdi ve tahimini ferehletti. Abu Gökhan'da Besiktas'a Allah'in bir lutfu, bu usahta olmasa Besiktas'in ocagi batip gapisi kitlenecek. Fenerbahçe yan cizgidan tac atacak, hakem usahlarin harbi oynamasini istiy. Tac atisini Semih gullandi, gelen topa Iridvan segürttü, Gadir arhadan sert bi tekmüknen Iridvani yere serdi. Bu arada Iridvan yerede debelleniy, 'Oy anam, Oy anam' diye firik firik firikleniy. Tabi Fenerbahçe dürübünleri de bu arada bos durmiy. Gadir'in sülelesine veriy verüstüriyler. Hakem Dohtora seslenerek: 'Gos hele gardas bu oglan telef oluy, ayagina bi sey fissilat.' deyiy. Dohtor bi elinde sünnet çantasi bi elinde süse bi tevür gosarah Iridvan'nin yanina geldi, elindeki süseyi Iridvanin ayagina fissilatti ve Iridvan Bismillah dedi ayagi galhti. Hekem Gadir'i yanina çagirarak 'Gel bahim ula buraya, bi daha görecemmi bu oglani tekmükledügüyün utanmiymisan el gadar usaga vurmaya, bah yaaginda gil döndü usagin. bi daha yaparsan golundan duttugum gibi yallah palliklerem disari seni.' Gadir iki gat oldu ve hekemden özür diledi ve isi datliya bagladilar. Susuzluhtan feniken usahlar firsatttan istifade süselerden guldur guldur sularini da istiler. Maçta Fenerin fayil atisiynan basladi, Topuda Iriza cigizlik ederek, milleti iteledi ve aldi, sag cenahtan Allah ne verdiyse segürdiy, gözel bi orta yapti, havada leylek kimin süzülen topa Feyyaz hoppuladi vurdu ve Gooollll.... Evet Gol möhterem dinniyenlerim, Besiktas 1-0 öne geçti. Bu aradaBesikdas seyircileri sevüncük oldular, tas itti messep gayboldu. Feyyaz eceyip hareketler yaparah seyircilere dorgu segürdiy. Sifo Mehmet geldi sevüncügünden Feyyaz'in kunkuluna atladi. Hakemde 'Yeter ula sevündügüz, gelin maça baslayin.' dedi. Fenerbahçe dürübünleri süt tökmüs pisige döndüler. Vula vula vula, esindi dürübünlerde heçte has olmayan seyler oliy. Gümziklesmeler ve laylon süse atislari basladi, gine birbirlerine sögiy veriy verüsdüriyler. Basbatal herifler utanmiylar, zaten UEFA ceza vermek üçün mahana ariy, abunlarin yedügü fisgiya bah. Bu arada maç yeniden basladi. Sifo Memmet bi pirtik boyuynan bitene hava topu birahmadi vurdu. hele birez evvel dembelehoçcik vurusunun diregin sol tersiginde iramazan topu kimin patlamasini görecektiz. Ikili çekismelerde Iridvan'in boyna çimleri öpmesi onun ibrez mihatere olmasindan gaynahlaniy herhalim. O yogolacah Yesiç'in oglanin ayagini hisilatmasindan sorna usah iflah olmadi. Bu vesileyle Iridvan bütün dohtorlarinin hisim oldu. Sahainin listik olmasindan top levlehür gibi oldu. Bu ara top Oguz harbi harbi getüriy. Onsekgiz cizgisina yahlasti sert bi sut pallikledi. ve Zafer topu gumzikleri ve börgünün üstüne karotl çuvali gibi düstü. Dürübünler Zaferi bu gurtarisindna dolayi sappikliyerek pohpohliylar. Gaptan Iriza geldi Zafer'i baç diye öptü. Esindi Fener Gorner atacah bu arada Iriza kaliklerinin hiltik oldugunu hakeme söledi. Hakem de: 'Harbi Iriza seni bekliyük vahit geçiy baska kalik geyinde gel.' dedi. Iriza kaliklerini kipçe bagladi ve korner atildi, top Aykut'un ögüne düstü sert bi sut ve Gooollll. Evet möhterem dinleyenler Zafer yerde pirtikleniy, ben bu golü nasil yedim diye. Su an Fener dürübünlerinde mal davara garisti, usahalar hep sevüncük oldular. Golün sevüncüynen Aykut'un üstüne yeddi tene Fenerli fitbolcu çullandi, usagin altta cani çihiy, golü attugunuda atacaginada bin pisman oliy. Su anda maç hitama ermek üzere, orta hekemde maçi bitürmek içün verha yan hakemlerine bahiy. Ve evet gabzimal Erman maçi bütüren çüçügü çaldi. Size biçes deyimmi abu sonuçta eyi oldu, ne has barabara bitti. Irehmetlik Inönü Sitedyumundan hepize eyi günler diliyem, Sagolun.... var olun... ERZINCAN AGZI Kitabi'ndan R. Mustafa TEMIZ - H. Ibrahim TEMIZ Erzincan Kültür Müdürlügü
Refahiye/gökseki liyim..hayatımda bir defa gittim o da 15 sene önceydi gerçekten çok güzel bir şehir özellikle depremden sonra çok gelişti..Erzincanlı olmaktan gurur duyuyorum..
Ben henüz ana karnında bir çocuk 39 Erzincan depreminde ölmüşüm Taş, tuğla ve kalaslardan ibaret _______________yapıların dünyası Çöküvermiş uykuda anamın üzerine ________________toz toprakla karışık...
Az çok hatırlıyorum Umut dolu gözlerimi yakmıştı dumanlar Küçücük ellerim ezilip kanamıştı Ve her yanım yara bere içinde, _____küçücük canım tarifsiz acımıştı...
Yatıyorken 39 dan beri ____anamla sarmaş dolaş mezarımda Tekrar tekrar uyandırıldım ___________başka başka sarsıntılarda 53 te Yenice’de Gönen’de 70 te Gediz’de,75 te Lice’de Kaç kere öldüm yeniden Ve kaç kere öleceğim ___________kim bilir daha...?
Benim bildiğim depremlerde Çökerdi dünya garibin evleri _____________ve ahırları üzerine Kırılırdı canlar.. Ayakta kalırdı fakat _________devlete ait yapılar Tersine dönmüş şimdi dünya Kamu binaları tuz buz yerde Evler ve ahırlar ayakta nedense? En azından; 92 Erzincan’ında bu böyle...
Ey bu ülkeyi yönetenler Ve muhalefet etmek adına _________muhalefet edenler Ve yardımcıları ____________ve yardakçıları Son bulsun artık ___bu kayıkçı kavgaları Bu ülke bizimse insanıyla birlikte Değer verin biraz da insana... Kazalarda, çığ altında Ya da ufak sarsıntılarda Çökmesin binalar artık Ölmesin tek yaşlı, ana-baba ve çocuk...
Kapatalım artık böylesi ölümlere kapıları Ölümler girmesin uykuda evlerimize Çalmasın kapıları ikinci kereye Erzincan gibi yarın ___________bir başka görüntüyle.......
ALTINTEPE Urartu dönemine ait şehir kalıntısı olan Altıntepe Erzincan-Erzurum yolu üzerinde ve ile 15 km. uzaklıktadır. Altıntepe de tapınak-saray, sütunlu kabul salonu, açık hava tapınağı, depo binası ve üç adet mezar bulunmaktadır. Yeraltındaki mezar odalarının bulunmasıyla Urartular hakkında geniş bilgi edinilmiştir. Kazılarda MÖ. 8. yüzyıla ait fildişi ve madeni eşyalar, kalkan ve miğferler, seramikler, duvar resimleri gibi eserler elde edilmiştir. Bu eserler, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir.
TERZİBABA TÜRBESİ Asıl adı Muhammed Vehbi olan Terzibaba, 1779-1848 yıllarında yaşamıştır. Mesleği terzilik olduğundan, 'Terzibaba' adıyla anılmıştır. Tasavvufi konuları içeren 'Kenzil Fütuh' adlı bir eserleri mevcuttur. Beldenin manevi mimarı Terzibaba'nın mezarı, kendi adıyla anılan şehir mezarlığının içindedir. Kutsal bir manevi kişiliğe sahip olan Terzibaba'nın türbesi, halk tarafından ziyaret edilmektedir.
MELİKGAZİ TÜRBESİ Halk arasında 'Sultan Melek' olarak adlandırılan türbe, Kemah ilçesinin girişindedir.Sekizgen plan üzerine altlı-üstlü olarak inşa edilmiş olan türbenin alt katında, 1071-1228 yılları arasında Kemah'a egemen olan Selçuklulara bağlı Mengücek Beyliği döneminde yaşayan Sultan Melik'in mumyası ve 5 tane mezar bulunmaktadır.
MAMAHATUN TÜRBESİ Tercan ilçemizdeki Mamahatun Türbesi, Saltuklu egemenliği dönemine ait olup,1192 yılında ölen Mamahatun için yaptırılmıştır. Anadolu mimarisi içinde tek örnek olan yapı, ortada ana kümbet ve çevresindeki dairesel duvarı ile iki bölümden oluşmaktadır. Kapısı üzerindeki kitabede Ahlat'lı Ebu'l-Nema bin Mutafattal'ın eseri olduğu yazılıdır.
MAMAHATUN KERVANSARAYI Planı Ve mimari özellikleri itibariyle 12. yüzyılın sonlarında yapıldığı sanılan Kervansaray, Tercan ilçemizde bulunmaktadır.Osmanlı kent Hanları planında olan yapı; sarımsı renkte düzgün blok taştandır.Çevre duvarları 16 yarım kuleyle desteklenmiştir. Sivri kemerli taç kapısı, girişin sağ ve solunda depo bölümü, ortada avlu, kuzey ve güneyinde uzun odalar ile bir dizi hücrelerden oluşmaktadır.
GÜLABİBEY CAMİİ Kemah ilçe merkezinde bulunan camiinin girişinde yer alan kitabesinde, 1454 yılında Gülabibey tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Camii, günümüzde halen kullanılmaktadır.
GÜLABİBEY HAMAMI Camii ile aynı dönemde yapılan Hamamın; soğukluk, sıcaklık ve külhan bölümleri vardır.
ERZİNCAN KALESİ Kalenin yapılış tarihi bilinmemektedir. 1939 yılındaki depremde büyük hasara uğrayan kalenin, giriş kapısının bir bölümü ile erzak deposu olduğu sanılan kısmı ve bir duvar kalıntısı günümüze gelebilmiştir.
ÇADIRKAYA KALESİ Tercan ilçesi Çadırkaya beldesinde bulunan kale, 100 m. yüksekliğindeki doğal kayalardan oluşturulmuş olup, kayaya oyulmuş odalar, sarnıçlar ve merdivenlerden meydana getirilmiştir.
KEMAH KALESİ Anadolu'nun en eski ve tabii kalelerinden biri olan Kemah Kalesinin kuruluşu Hitit-Urartu dönemine kadar uzanmaktadır. Sarp kayalar üzerine kurulu olan kalenin iç içe iki kapısı vardır. Çevresi surlarla çevrili olan kalenin, çeşitli savaşlara sahne olduğundan yapılarının bir kısmı tahrip olmuştur.
ÇADIRCI HAMAMI Sağlam bir yapıda olan Çadırcı Hamamı'nın 955/1670 tarihlerini taşıyan iki kitabesi bulunmaktadır. 19. Yüzyılın başında yenilendiği sanılan Çadırcı Hamamı, dört eyvanlı ve halvetli şemaya göre yapılmıştır.
NAFİZ PAŞA HAMAMI 1878 yılında Nafiz Paşa tarafından yaptırılan hamam, klasik Osmanlı hamamlarının planını yansıtmaktadır.
ABRENK KİLİSESİ Tercan ilçesinin Üçpınar köyü yakınlarında bulunan kilisenin giriş kapısı üzerinde 1854 tarihi geçmektedir. Kilise iIe birlikte bir Şapel ve iki tane de dikili taş bulunmaktadır. Bu taşlar, mimarisi ve bezemesiyle dikkat çekip, Xll. yüzyıldan sonra Selçuklu Prensi Nasurettin dönemiyle tarihlenen kitabeler taşırlar.
KÜMBETLER Kemah ilçe merkezinde, Mengücek Beyliği dönemine ait olan Tugay Hatun Kümbeti, Gözcü Baba kümbeti, Vidilli Baba kümbeti... bulunmaktadır.
OTLUKBELİ GÖLÜ Otlukbeli Gölü, Otlukbeli ilçe merkezinin 6 km· kuzeybatısındadır. Göl, traverten seddi (maden sularının oluşturduğu traverten seddi) gölü olup, oluşumu halen devam etmektedir. Göl suyu, çevresindeki maden suları karıştığı, dere tarafından beslendiği ve ayağı olduğu için tatlıdır.Otlukbeli gölünün asıl özelliği; çanağının ve oluşumunun, göl türleri içerisinde günümüze kadar bilinenlerin içinde dünyada tek tip oluşudur.'Doğal Anıt' olarak nitelendirilen Otlukbeli Gölü, doğal sit alanı ilan edilerek, koruma altına alınmıştır.
AYGIR GÖLÜ Keşiş dağları üzerinde bulunan Aygır Gölü, tabiat güzelliğinin yanısıra, krater gölü özelliğine de olan piknik ve mesire yeridir.
SOĞUK SULAR Kemah ilçemizdeki bu mesire yerlerinin özelliği her yıl Haziran ayında çıkan ve Ağustos ayı sonlarında kaybolan, beyaz köpüklü soğuk sularıdır.
EKŞİ SU İl merkezine 11 km. uzaklıkta ve eski Erzincan- Erzurum karayolu üzerinde bulunan Ekşisu, özellikle yaz aylarında faal olan bir mesire yeridir. Ekşisu adı verilen bögert maden suyu ve birçok şifalı su kaynağı bulunmaktadır. Şişelenerek, yurt çapında dağıtımı yapılan bögert maden suyunun, anemiye, mide, bağırsak ve safra yolları hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir. Tabii güzelliğe de sahip olan mesire yerinde, şişeleme tesisleri lokanta-gazino, alabalık yetiştirme tesisleri ve park bulunmaktadır.
KAPLICA Ekşisu yakınındaki kaplıca, 33 derecelik sıcaklığa sahip olup, 12 adet kapalı havuzu bulunmaktadır. Kaplıca suyunun romatizma, cilt, damar sertliği ve kalp hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
HORHOR MADEN SUYU HAVUZU Böğert maden suyu ile benzer özellikler gösteren ve Horhor Havuzunda kaynayan Horhor Maden suyu, havuzda bir süre kalmak suretiyle kullanılmakta ve birçok rahatsızlığa fayda sağlamaktadır.
KAPLICA Böğert maden Suyu kaynağının yakınında bulunan kaplıca suyu; cilt-romatizma damar sertliği ile kalp rahatsızlıklarına yönelik olarak, su banyosu şeklinde kullanılmakta ve kaplıca, kapalı havuzlar ile hizmet vermektedir.
GİRLEVİK ŞELALESİ Erzincan'ın 30 km. güneydoğusunda, Çağlayan nahiyesinde bulunan Şelale, doğal güzellikleri ve dinlenme yerleri ile ilgi çekmektedir. Şelalenin hemen yanı başında, doğayla iç içe piknik yapılabilmektedir. Yakınındaki lokantalarda bulunan üretme havuzlarında yetiştirilen alabalık ve özel olarak hazırlanan ızgara tavukla, yerli ve yabancı turistlere hizmet verilmektedir. ŞELALENİN DONMUŞ HALİ İÇİN TIKLAYIN>>>
KÖROĞLU MAĞARASI İlçenin Altköy mevkiinde bulunan mağaraya taş merdivenlerle çıkılmaktadır.Mağaranın içerisinde kesilmiş taşlardan oturma bankları vardır. Mağaranın içinde bulunan izlerin, 'Köroğlu'nun kır atının izleri olduğu söylenmektedir.
BEY TAHTI İlimizin 12 km. güneybatısında bulunan Beytahtı, Karasu ırmağı kıyısında, kaynak ve akarsuların yanısıra bol yeşilliği olan güzel bir dinlenme yeridir.
IŞIKPINAR (MESİRE YERİ) İlin kuzeybatısında, 5 km. uzaklıkta bulunan Işıkpınar köyü, bol suyu, yeşilliği ve gazinoları ile ideal bir gezinti ve dinlenme yeridir.
MECİDİYE PİKNİK ALANI İlimizin 20 km. kuzeyinde bulunan Mecidiye Orman içi dinlenme alanı, yaz aylarında halkın sürekli uğradığı kamp ve mesire yeridir.
DUMANLI YAYLALARI Refahiye ilçesinin batısında, Soğuk göze ve Karaçam mevkiileri arasında yer almaktadır. 2000 m. Yüksekliği olan Dumanlı Yaylaları genellikle çam ormanı ile kaplıdır. Tatil ve dinlenme yeri olarak kullanılan yayla, doğal güzelliği, havası, soğuk suları, kamp imkanları ile hizmet vermektedir.
DAĞCILIK İlimizde, yaklaşık % 60'lık bir alanı dağlar oluşturmaktadır. Önemli dağ zirvelerinden bazıları şunlardır; Coşan Dağı 3976 m., Ergan Dağı 3256 m., Munzur Dağı 3449 m., Mülpet Dağı 3065 m.Yaz ve Kış turizmi açısından çeşitlilik sunan dağlarımız, özellikle dağcılık sporu olan doğa yürüyüşü için ideal alanlardır.
YILDIRIM AKBULUT TESİSLERİ Akbulut Kayak Tesisleri, Refahiye ilçesinin Sakaltutan mevkiinde ile 42 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Tek yıldızlı, ikinci sınıf lokanta niteliğine sahip olan tesis, 24 oda, 5 suit, 66 yatak, 140 kişilik lokanta kapasitesini içermektedir. 2200 m. yüksekliği olan kayak merkezinde 5 adet pist olup teleski kapasitesi 150 kişiliktir. Kar yönünden zengin olan Sakaltutan mevkiindeki tesis, dinlenme ve oyun salonu, saunası, Amerikan barı, zengin mutfağı ve yan üniteleriyle yaz ve kış turizmine hizmet vermektedir.
RAFTİNG Fırat Nehri'nin en önemli iki kolundan biri olan ve ilimizin hemen hemen tüm ilçelerinden geçen Kara su üzerinde, Rafting sporu amatörce yapılmaktadır.Büyük-engebeli alanlardan oluşan Karasu Havzası, su sporları için oldukça elverişli özelliklere sahiptir.
AV TURİZMİ Doğal yapısı itibariyle av kaynakları ve av türü bakımından zengin olan ilimiz, alabalık, yaban keçisi, çengelboynuzlu keçileri, ayı, domuz, porsuk, sansar, vaşak, su samuru, toy, tavşan, keklik, yaban ördeği, çulluk gibi av hayvanları ile av turizmine hizmet etmektedir.
BAKIRCILIK SANAAT
İlimizde bakır el sanatlarının başlangıcı çok eskiye dayanmaktadır. Hamam tası ve sabunluk satımıyla başlayan bakırcılık daha sonra gelişerek seri imalat olarak sürdürülmektedir. Bakırcılığın cazip hale gelmesiyle ve turistik süs eşyalarının da üretimine başlanmıştır.
Vazo, şekerlik, hamamtası, aplik, semaver, mumluk, duvar saati, çay-kahve takımları vb. süs eşyaları yapılmakta olup, önceleri kullanılan nikel kaplama yerine boyanarak el işçiliği ile işlenip, yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır.
ADININ KAYNAĞI Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor.Asur kaynaklarında geçen Zuhma (Suhma) , yörenin bilinen en eski adıdır. Erzincan adının Eriza'dan geldiği sanılmaktadır. Eriza adı Selçuklu'larca Erzincan olarak kullanılmış, daha sonra da Erzincan biçimini almıştır. Bir söylentiye göre de Aziriz'den gelmektedir. Selçuklu'lar Aziriz adını çok beğenmiş ve buna 'Rahmet yağarsa can Aziriz can' rahmet yağmazsa 'Yan Aziriz yan' biçiminde bir tekerleme söylenmiş, bu tekerlemedeki Aziriz zaman içinde, Erzincan biçimini almıştır
İLİN COĞRAFİ KONUMU Erzincan ili dünya haritası üzerinde 39 45' 12' kuzey enlemleri ile 40 46'30' doğu boylamları arasında yer almaktadır.
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinde, bölgenin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Erzincan'ı, Doğusunda Erzurum, batısında Sivas, güneyinde Tunceli, güneydoğusunda Bingöl, güneybatısında Elazığ-Malatya, kuzeyde Gümüşhane-Bayburt ve kuzeybatıda Giresun illeri çevreler. Fırat nehri kollarından Karasu'nun geçtiği ilin yeryüzü şekillerini, güney sınırında Munzur Dağları, kuzey sınırında Keşiş Dağları ile bu dağlar arasında yer alan Karasu vadisi boyunca uzanan iki ova ve boğazlar belirlemektedir.
11.903 km2'lik alana sahip olan Erzincan'ın, merkezle birlikte 9 ilçe,16 bucak ve 553 köyü bulunmaktadır. 1990 sayımına göre ilin nüfusu ise 299.251'dir. Karasal iklime sahip olan Erzincan'ın, Doğu Anadolu'daki Malatya-Elazığ illeri hariç, diğer illerden daha ılıman bir iklimi vardır. Yıllık sıcaklık ortalaması 10.7 lik bir değere sahip olan ilin yıllık yağış ortalaması 344 mm dir.
ERZİNCAN'IN KISA TARİHÇESİ Erzincan'ın ilkçağ tarihi hakkında bilgi bulunmayıp, ikinci bin yılda yörede Hurriler, Hayaşılar ve Azziler'in yaşadığı bilinmektedir. M.Ö. 1850-1180 yıllarında yöre Hititlerin egemenliğinde kalmıştır.
M.Ö. 900 yıllarında kurulan Urartu Devleti sınırları işinde kalan Erzincan'da kazılar (1953) sonucu Urartulara ait bir çok eser çıkarılmıştır.
Medler'in Anadolu'yu istilası sonucu ortadan kalkan (M.Ö. 600) Urartulardan sonra İl ve çevresi Medlerin (M.Ö. 612) ve Perslerin (M.Ö. 550) eline geçmiştir. İskenderin Pers İmparatorluğunu ele geçirmesiyle (366) Anadolu Makedonyalıların hakimiyetine girdi. İran ve Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan, Halife Hz. Osman zamanında (35/655) tümüyle Müslümanların yönetimine geçmiştir. 1071 Malazgirt zaferinden sonra, Anadolu'nun Türklerin eline geçmesiyle, Mengücek Ahmet Gazi bölgeyi hakimiyeti altına almıştır. 1243'deki Kösedağ Savaşında Moğolların Selçukluları yenmesiyle, yöre İlhanlıların eline geçer. 1419'da Karakoyunlular'ın, 1455 de Akkoyunlular'ın hakim olduğu bölge, 11 Ağustos 1473'de Fatih ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli Savaşı ile Osmanlıların denetimine geçti.
1502'de Safevi tahtına geçen Şah İsmail'in karargah yaptığı Erzincan, 23 Ağustos 1514 yılında Yavuz Sultan Selim ile Safeviler arasında yapılan Çaldıran savaşı ile tekrar Osmanlı yönetimine geçirilmiştir
ben bir erzincan refahiyeli olarak erzincan'a birkaç sefer gittim. benim çok hoşuma gitti. bnce çok güzl bir şehir. ama depremler yüzünden çok fazla gelişemedi. erzincan 1939 depreminde tamamen yıkıldı. onun için orası 66 yıllık bir şehir sayılır. ama bnce gelecek 10 yıl iinde doğunun en önemli şehirlerinden biri olacaktır. bundan eminim... bnce gidip görülmesi gereken çok güzel yerleri var... muhakkak gidin...
Doğu Anadolu Bölgesinde 8 Ilcesi olan bir Ilimiz.Erzincan İl’imiz genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Dağlar çeşitli yönlerde, belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur, kuzeybatıdan Refahiye dağları il alanına girer. Doğudan Erzurum’dan gelerek, batıya doğru uzanan Karasu ve Kop Dağları, İl alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler.
Erzincan'a girdim ne güzel Baglarrr...
AĞLAR BAŞBAĞLAR
“Başbağlar’ın 33 Şehidine Rahmetle…”
Civanlar vurulur,hain kin kusar
Mermi konuşunca insanlık susar
Dağın yamacından kasırga eser
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Damardan akar da kan oluk oluk
Gönül yas içinde,benizler soluk
Mümine bayramdır Hakk’a yolculuk
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Dünya bizim için dert otağıdır
Kabir Hak dostuna İrem bağıdır
Ölüm hakikatte gençlik çağıdır
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Göğün yücesinden nur iner yere
Günlerce durulmaz kan akar dere
Biz bu filmi gördük bilmem kaç kere
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Vampirler ruhunu kanla doyurdu
Vahşet canı candan çekip ayırdı
Ermeni’nin dölü böyle buyurdu!
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Güller boyun büktü,kana bulandı
Bebelerin gözü yaşla sulandı
Bir gece yarısı yürekler yandı
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Nefret bahçesine beyaz gül dikin
Yürek bozkırına muhabbet ekin
Kurusun kökleri,tarih olsun kin
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Gönlüm kaldıramaz hicran yükünü
Kim kurutabilir Türk’ün kökünü
Hayalimi süsler ceddin akını
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Silahı kuşanmış mayası bozuk
Dost yüzlülerden yedik hep kazık
Türk-İslâm ülküsü ruhlara azık
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Bir güneş doğacak,karanlık gebe
Emin adımlarla aşılır tepe
Çabuk büyü,yürü; hesap sor bebe
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Gönül surlarında açılır gedik
Hakikat burcunda her dem “Hak” dedik
İninden çıkmış da ötüyor hödük
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Göz görür vahşeti,yürek kan ağlar
Kırağı çaldı da bozuldu bağlar
Mazlumun sesine ses verir dağlar
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Rüzgâr ekenler hep fırtına biçer
İnsan dost elinden zehir de içer
Gün doğar ufuktan,karanlık göçer
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Sözü geçmez olmuş evde eşine
Takılmışlar çulsuz,itin peşine
İstesek koyarız sansür düşüne
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
Bozbulanık sular durulur bir gün
Hesap terazisi kurulur bir gün
Kahpenin hesabı sorulur bir gün
Hainler gülerken ağlar Başbağlar
Yaralı yüreği dağlar Başbağlar
M.NİHAT MALKOÇ
depremler dolayisi ile tarihi olmayan ve yirmibes dakika gezilebilecek kent.....birkaç bakir alirsin, leblebi nin tadina bak, dönerini ye, arkana bakmadan uzaklas....
taşını hiçbir şeye değişmeyeceğim biricik sılam
hiç görmediğim yer akrabalarımın bir kısmının yaşadığı kent oranın ilçesi sadece onu biliyorum İLİÇ
*** Başbağlarım ***
Bu ateşim, hiç dinmez ki, dinme di
Başbağlarım, kime zarar, vermiş di
On bir yıllık, yaram yine, deşil di
Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Kapı kırıp, toplamışlar,milleti
Saf tutup ta, namaz kılan, ümmeti
İsim isim, çağırmışlar, herkesi
Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Mavzer elde,nutuk dilde, bu itte
Vatanıma, dil uzatmış, kendince
Yardım yok mu? , okuyana, sor bir de?
Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
O akşam ki, aylardansa, Temmuz’du
Sabahlarım, al kanlara, tan vurdu
Şen yuvalar, ağıt oldu, sam vurdu
Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Başbağlar’da, beş Temmuz’du, o gece
Yirmi sekiz, genç ihtiyar, bir yerde
Beş masumum, kalmış ateş, içinde
Kara bahtlı BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Zalimlerin, zulmü vardır, her yerde
Yaşlı/ çocuk, ihtiyarı, gencide
Toplamışlar, bir korunun, içinde
Kara bahtlı BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Silahları, doğrultup ta, taradın
Çok görmüştük, nice körpe, doğradın
Bu olayı,bir yerlere, dayadın
Kara bahtlı BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Bu vatana, nice canlar, can verdi
Her karışı, damla damla, kan içti
Tarih şahit, Türkün adı, şan verdi
Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Size papuç, bırakır mı, bu millet
Kalleşlikle, parçalanmaz, bu devlet
Hesap günü, sorulacak, Adalet
Kara bahtlı, BAŞBAĞLAR’ım, ağıtta
Bu şiirim 5. Temmuz.1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar’da hunharca katledilen 33 şehidimizin anısına ithaf olunur. (Ruhunuz Şad Olsun)
24/Erzincan'a Doğru
Yirmi bir kişiydik
yirmi birimiz de memet
kar yağıyordu geceden beri, bir yandan
bir kuşluk vaktinde geçtik usulca Erzincan'dan
gözlerim kerpiç duvarlı sinemayı aradı
yüzlerce cana mezar olan
bir taşın üstüne oturmuş Allah'ı arayan
yapayalnız bir anayı aradı.
bir kuşluk vaktinde geçtik Erzincandan
kar yağıyordu geceden beri, bir yandan
umutsuzluk, mutsuzluk yağıyordu bir yandan
kelepçeliydi her birimizin de iki kolumuz
Erzurum'a doğru uzuyordu yolumuz.
Erzincan, ben seni görmeden sevdim
bir buludum bir yitirdim seni ararken
sonra o karabasan
sen beni sarmadın ölüm seni sararken...
Anımsamaya korktuğum
anımsadıkça görmemek için gözlerimi yumduğum
artık can olmayan canlar doldurmuştu her yanı
gitsin gekri gelmesin
unutulamayan, çıldırtan bir acıydı insanı
çocukluğumda kaldı neyseki o anı
Ne kadar acı çekersek çekelim
ikimizin de yüreğinde dopdolu sevgi
ikmizin de sevgilisi insan.
birbirimize ne kadar çok benziyoruz Erzincan!
Erzincan'a Mektup
Erzincanim, can çiçegim, can gülüm,
On yil oldu seni göremedim vay....
Senden uzakta mi bulacak ölüm?
Ömrü, topragindan deremedim vay...
Onuncu zemheri bitmek üzere
Hasretin dumandir dumanli sere,
Firkat kuyusuna düstük bir kere
Terzi Baba'ma el veremedim vay...
Biyik terlemeden ayrildim senden
Gurbet çok seyimi kopardi benden
Bülbüldüm, kovuldum bag-i gülsenden
O kutlu sekiye eremedim vay....
Bazan daliyorum, sayikliyorum,
Göklerden yerini ayikliyorum,
Geceyi süt bilip yayikliyorum,
Daglari daglara öremedim vay....
Girlevik basinda uyuyamadim,
Munzur'a sirtimi dayayamadim,
Balikli Köyü'nde büyüyemedim,
Kirklar'a yüzümü süremedim vay...
Ah Erzincan, beni sen unuttun mu?
Depremle mazimi alip yuttun mu?
' o benim çocugum' deyip tuttun mu?
Camine seccade seremedim vay.....
Velioglu derler yalniz ozanim.
Pir elinden bade içip sizanim,
Her gittigi yerde seni yazanim
Alistim hasrete, yeremedim vay....
Üzümlü
Zemherinin soğuğu buharlaşır Cimin’ de,
Tipi boran kaybolur ve karlaşır Cimin’ de
Cennet ırmaklarıdır, şu dağlardan çağlayan
Dert, kasvet ve hüzünler baharlaşır Cimin’ de,
Yaşanası çağları, bahçeleri bağları,
Yorgun sırtını vermiş, arka keşiş dağları,
Dağ bayır giden bilir, yokuş yorar sağları
Nefes nefese insan, yol zorlaşır Cimin’ de
Yürekler sevgi dolu, dünyaları ağırlar,
Misafire ikramı peyniri üzümü var
Vatan millet dendi mi duysun körler sağırlar
Yürekler mangal mangal ve korlaşır Cimin’ de
Her tür meyvesi vardır hele gelsin yazları,
Bağlarda bahçelerde koşup oynar kızları
Bakışı keskin bıçak, can yakıyor sözleri
Küçük kızlar büyüyüp ve yarlaşır Cimin’de
ERZİNCANA GELİPTE CİMİN ÜZÜMÜ YEMEDEN TULUM PEYNİRİ YEMEDEN ERZİNCAN EL SANATLARI BAKIRINI ALMADAN GİTMEYİN TAVSİYEMDİR SİZLERLERE...ERZİNCANLI KURT
Erzincan…
Çok yazan oldu gönlüne sağlık.
Hakkını verene helal olsun.
Varsa bilmeyen hemen sorsun.
Tarihin mihenk taşı Erzincan…
Alpler-Erenler sofrasısın sen,
Nice yiğitlerin diyarısın sen,
Munzur, Keşiş ovasısın sen,
Ovasına kurban olam Erzincan…
Otlukbeli ovası mukaddestir bilesin,
Ekin eksen Asker verir bilesin
Varsın dedelerin, ninelerin dinlesin
Toprağından şehit kokar Erzincan…
Karlı Munzur gerdanı, Kazankaya nazarı
Sakaltutan geçidi, Kızıldağ misali,
Kırklar diyarı, Terzibaba Vatanı,
Mübarek bir vatansın sen Erzincan…
Hele oturdumu tandır başına...
Keteleri, Gılikleri eyvan taşına
Yumrukları vurdumu soğanların başına,
Semaverin dumanıdır Erzincan…
Bazen karalar bağlar beline,
İsyanı almaz hiçbir zaman diline
Gelecekse Yaradan’dan kuluna..!
Kabul der sineye çeker Erzincan
ERZİNCANLILAR
Adnan Şenses Ses Sanatçı
Adnan Delikurt Sanayi BakanıDanışmanı
Ali Çoşkun Sanayi Bakanı
Ali Ekber Çiçek Sanatçı
Aslan Güven Gazeteci
Ayhan Canpolat Doktor, Dahiliye
Bahattin Çağdaş Gazeteci
Baki Soylu Mutahit
Behlül Sermet Hobikoğlu Avukat
Bilal Özcan Gazeteci
Binali Yıldırım Ulaştırma Bakan
Can Tanrıyar Gazeteci Söz Yazarı
Canan Yerkaz Gazeteci
Cemal Tural Genel Kurmay Eski Başkanı
Celal Süer Avukat
Demet Sağıroğlu Ses Sanatçısı
Doğu Perincek İş Partisi Başkanı
Ebru Arzu Özen Akkök Şirk.Grubu Hlk.ilşk.ve ilt.Krd.
Fuat Çağdaş Gazeteci
Genco Sabancı Gazeteci
Gökhan Soylu Gazeteci
Hakkı Yalçın Gazeteci Söz Yazarı
Hakkı Perinçek Senatör
Haluk Bilginer Tiyatro ve Sinema Sanatçı
Hüseyin Turan Ses Sanatçısı
Hüsniye Arslan Beyin Cerrahi
Hüseyin Kocadağ Şehit Emniyet Müd. Yard.
İbrahim Sadri Sanatçı
İsmet Özhan Manken,Sinema Sanatçısı
İsmail Yücel Sanayi Bakanı Danışmanı
Kadir Savun Sinema Sanatçısı
Kemal Onuk Tekstilci,İş Adamı
Kemal Özkan Sünnetci
Kerim Tekin Ses Sanatçısı
Mehmet Öcalan Esenler Belediye Başkanı
Metin Akpınar Sanatçı
Mehmet Aydın Zayıf Yönetici
Mustafa Kul Milletvekili Eski Bakan
Mustafa Sarıgül Şişli Belediye Başkanı
Mustafa Sandal Sanatçı
Nevzat Demir Sanayici
Oya Aydoğan Sinema Sanatçısı
Rıdvan Budak Politikacı
Salih Keçeci Gazeteci
Şafak Sezer Sinema Sanatçısı
Tamer Karadağlı Tiyatrocu
Teyfik Yener Gazeteci Yazar
Vecdi Gönül Savunma Bakanı
Yıldırım Akbulut Eski Politikacı
Yıldırım Çoşkun Aycell Yönetim Kurulu Üyesi
ERZINCAN AGZI ILE MAÇ NAKLI
Istanbul'dan eyi günler möhterem dinleyiciler. Ben spikeriz Cemal Sellale. Aburasi Türkiye'nin bilumum iredyolari, hepizi hörmetle selamliyam. Aburasi Irehmetlik Inönü Sitedyumu. Istanbul'da ayam birez sovuh, düneyin yagan gardan sonra saha biraz listik olmus amma fitbol oynamaya mahana degül. Buna iragmen dürübünler hirtlik barabari dolu. Seyirciler abu möhkem maçi gözlemek üçün sabahin korunda sitedyuma gelmisler. Allah ahil vere bu zirzoplara, sanki babalarinin isini yapiylar. Unutmadan söyliyem, hele sabahtan seyirciler arasindan bir çekis çihti, bi çekis çihti görecektiz. Ortalik mal bazarina döndü. Iki tahimin taraftarlari birbirlerinin sülelerine verip verüstürdükten sonra, gobal ve nacahlarla birbirlerine dogru segürttüler, daha sorna birbirlerine çaldilar döndüler, yere düsenin agzi garga kimin açilip yumuluydi, bi çok seyirci telef oldu. Daha sonra oriya gelen polesler yerde yatanlari batlicak gibi topladi götürdüler. Vula heç utanmiylar gardas dersen gavurun üstüne salduruylar.
Besikdas-Fenerbahçe maçi birezden basliyacah. Bu arada türübünlerde fingirdamalar basladi. Seyirciler küfürleri beste etmisler tevür tevür terbüyesüz hareketlerle birbirlerine söliyler. Vula gardas avu herifleri annaduhta, garilara noliy onu annamiyam. Onlarda herif gibi sögiy gol salliylar, buranin garilari da bi eceyip. Bildir yapilan maçta her iki tahim da birbirini alt edemedi. Maçin hekemi gabzimal Erman TOROGLU. Masallah hakem çam yarmasi gibi görünümüynen hakemden çok afedersüz pavyon fedayisine benziy. Istersez hakem hakkinda bilgi verim. Bu hakem esgiden fitbocuydu geleni tekmükliydi, gideni tekmükliydi. Esimdi hakem oldu ayagini acuh galdurani girmizi kagidinan hoooopp pallikliy disari. Heç embilede sey olur mu gardas, birahmiyki usahlar topunu oyniya.
Top orta gildiriikte kirecin üstünde bekliy. Hekemin çüçük çalmasini beliyük. Hekemde elleri börgünde gazatacilarin ortaliytan çekilmelerini bekliy. Onlarinda heç çekilecekleri yoh, bi tene resim basacahlar, seksen tene resim çekiyler. Erman efendi gasiynan gözüynen gazatacilari gorhuttu, onlarda ortalihtan toz oldular. Topun basinda Tanjuynan Oguz var, abu oguz da hatem teli gibi usah, efendi bi deliganli. Bu sene abu Tanjuya bir seyler oldu, sahada nüzüllüler gibi dolasiy, sanki arhasindan biri bunu geri çekiy, BMC gamyon gibi tisiliy. Hakem çüçügü çalmah üzere, fakat oda nesi? .... Sahada bir gudik peydah oldu. Sahada fink atiy dolasiy, hekem fitbolculardan gudigi disari atmah üçün yardim istiy. Simdi bütün fitbolcular gudigin pesine düstü govaliylar, gudik gaçiy, usahlar pesine segürdiyler, masallah gudik hepsine çalim atiy, olmiy tutamiylar. Birden bire Besiktasli Irecebi gören gudik oldugu yere mihlandi. Gudik irep'ten çoh gorhtu ve Irecep onu yahaliyarak disari palliklerdi. Eferim ula Irecep sahan, iti bile gorhuttun.
Artik maçin baslamasi üçün heç bi mahana galmadi. Hakem çüçügü çaldi ve bu kip maç basladi. Oguz top sag cenahta bulunan Iridvan'a gindirladi. Bu topa Osvaldo'da següttü. Arjantin'li fitbolcunun saçindan sufatini göremiyem amma o topu nasil göriy onu da bülmiyem. Usah at kurigine benziy. Iridvan onsekgiz cizgisina dogru harbi harbi girmek üçün evdüriy. Iridvan pas vermeyince Mecnur herslenerek onun ayagindan topu aldi has bi orta yapti, Aykut üsgeldi aninin gaciynan topa vurdu. Bosa galan topa zafer hoppuladi oda fisga geçti. Gökhan topu sert bi sekilde tekmükliyerek taca gönderdi ve tahimini ferehletti. Abu Gökhan'da Besiktas'a Allah'in bir lutfu, bu usahta olmasa Besiktas'in ocagi batip gapisi kitlenecek. Fenerbahçe yan cizgidan tac atacak, hakem usahlarin harbi oynamasini istiy. Tac atisini Semih gullandi, gelen topa Iridvan segürttü, Gadir arhadan sert bi tekmüknen Iridvani yere serdi. Bu arada Iridvan yerede debelleniy, 'Oy anam, Oy anam' diye firik firik firikleniy. Tabi Fenerbahçe dürübünleri de bu arada bos durmiy. Gadir'in sülelesine veriy verüstüriyler. Hakem Dohtora seslenerek: 'Gos hele gardas bu oglan telef oluy, ayagina bi sey fissilat.' deyiy. Dohtor bi elinde sünnet çantasi bi elinde süse bi tevür gosarah Iridvan'nin yanina geldi, elindeki süseyi Iridvanin ayagina fissilatti ve Iridvan Bismillah dedi ayagi galhti. Hekem Gadir'i yanina çagirarak 'Gel bahim ula buraya, bi daha görecemmi bu oglani tekmükledügüyün utanmiymisan el gadar usaga vurmaya, bah yaaginda gil döndü usagin. bi daha yaparsan golundan duttugum gibi yallah palliklerem disari seni.' Gadir iki gat oldu ve hekemden özür diledi ve isi datliya bagladilar. Susuzluhtan feniken usahlar firsatttan istifade süselerden guldur guldur sularini da istiler. Maçta Fenerin fayil atisiynan basladi, Topuda Iriza cigizlik ederek, milleti iteledi ve aldi, sag cenahtan Allah ne verdiyse segürdiy, gözel bi orta yapti, havada leylek kimin süzülen topa Feyyaz hoppuladi vurdu ve Gooollll.... Evet Gol möhterem dinniyenlerim, Besiktas 1-0 öne geçti. Bu aradaBesikdas seyircileri sevüncük oldular, tas itti messep gayboldu. Feyyaz eceyip hareketler yaparah seyircilere dorgu segürdiy. Sifo Mehmet geldi sevüncügünden Feyyaz'in kunkuluna atladi. Hakemde 'Yeter ula sevündügüz, gelin maça baslayin.' dedi. Fenerbahçe dürübünleri süt tökmüs pisige döndüler. Vula vula vula, esindi dürübünlerde heçte has olmayan seyler oliy. Gümziklesmeler ve laylon süse atislari basladi, gine birbirlerine sögiy veriy verüsdüriyler. Basbatal herifler utanmiylar, zaten UEFA ceza vermek üçün mahana ariy, abunlarin yedügü fisgiya bah.
Bu arada maç yeniden basladi. Sifo Memmet bi pirtik boyuynan bitene hava topu birahmadi vurdu. hele birez evvel dembelehoçcik vurusunun diregin sol tersiginde iramazan topu kimin patlamasini görecektiz. Ikili çekismelerde Iridvan'in boyna çimleri öpmesi onun ibrez mihatere olmasindan gaynahlaniy herhalim. O yogolacah Yesiç'in oglanin ayagini hisilatmasindan sorna usah iflah olmadi. Bu vesileyle Iridvan bütün dohtorlarinin hisim oldu. Sahainin listik olmasindan top levlehür gibi oldu. Bu ara top Oguz harbi harbi getüriy. Onsekgiz cizgisina yahlasti sert bi sut pallikledi. ve Zafer topu gumzikleri ve börgünün üstüne karotl çuvali gibi düstü. Dürübünler Zaferi bu gurtarisindna dolayi sappikliyerek pohpohliylar. Gaptan Iriza geldi Zafer'i baç diye öptü. Esindi Fener Gorner atacah bu arada Iriza kaliklerinin hiltik oldugunu hakeme söledi. Hakem de: 'Harbi Iriza seni bekliyük vahit geçiy baska kalik geyinde gel.' dedi. Iriza kaliklerini kipçe bagladi ve korner atildi, top Aykut'un ögüne düstü sert bi sut ve Gooollll. Evet möhterem dinleyenler Zafer yerde pirtikleniy, ben bu golü nasil yedim diye. Su an Fener dürübünlerinde mal davara garisti, usahalar hep sevüncük oldular. Golün sevüncüynen Aykut'un üstüne yeddi tene Fenerli fitbolcu çullandi, usagin altta cani çihiy, golü attugunuda atacaginada bin pisman oliy. Su anda maç hitama ermek üzere, orta hekemde maçi bitürmek içün verha yan hakemlerine bahiy. Ve evet gabzimal Erman maçi bütüren çüçügü çaldi. Size biçes deyimmi abu sonuçta eyi oldu, ne has barabara bitti. Irehmetlik Inönü Sitedyumundan hepize eyi günler diliyem, Sagolun.... var olun...
ERZINCAN AGZI Kitabi'ndan
R. Mustafa TEMIZ - H. Ibrahim TEMIZ
Erzincan Kültür Müdürlügü
Benim bildiğim Erzincanlı Ünlüler; Ömer Faruk Sorak(gora filminin yönetmeni) ,mustafa sandal,demet sağıroğlu,cem davran ve ben serkan selimoğlu :))))
Refahiye/gökseki liyim..hayatımda bir defa gittim o da 15 sene önceydi gerçekten çok güzel bir şehir özellikle depremden sonra çok gelişti..Erzincanlı olmaktan gurur duyuyorum..
sevsemde sevmesemde en an 4 sene erzincandayım
memleketim...toprağım...
Erzincan'da Ölüm
Ben henüz ana karnında bir çocuk
39 Erzincan depreminde ölmüşüm
Taş, tuğla ve kalaslardan ibaret
_______________yapıların dünyası
Çöküvermiş uykuda anamın üzerine
________________toz toprakla karışık...
Az çok hatırlıyorum
Umut dolu gözlerimi yakmıştı dumanlar
Küçücük ellerim ezilip kanamıştı
Ve her yanım yara bere içinde,
_____küçücük canım tarifsiz acımıştı...
Yatıyorken 39 dan beri
____anamla sarmaş dolaş mezarımda
Tekrar tekrar uyandırıldım
___________başka başka sarsıntılarda
53 te Yenice’de Gönen’de
70 te Gediz’de,75 te Lice’de
Kaç kere öldüm yeniden
Ve kaç kere öleceğim
___________kim bilir daha...?
Benim bildiğim depremlerde
Çökerdi dünya garibin evleri
_____________ve ahırları üzerine
Kırılırdı canlar..
Ayakta kalırdı fakat
_________devlete ait yapılar
Tersine dönmüş şimdi dünya
Kamu binaları tuz buz yerde
Evler ve ahırlar ayakta nedense?
En azından;
92 Erzincan’ında bu böyle...
Ey bu ülkeyi yönetenler
Ve muhalefet etmek adına
_________muhalefet edenler
Ve yardımcıları
____________ve yardakçıları
Son bulsun artık
___bu kayıkçı kavgaları
Bu ülke bizimse insanıyla birlikte
Değer verin biraz da insana...
Kazalarda, çığ altında
Ya da ufak sarsıntılarda
Çökmesin binalar artık
Ölmesin tek yaşlı, ana-baba ve çocuk...
Kapatalım artık böylesi ölümlere kapıları
Ölümler girmesin uykuda evlerimize
Çalmasın kapıları ikinci kereye
Erzincan gibi yarın
___________bir başka görüntüyle.......
Erzincan'a Mektup
Erzincanım, can çiçeğim, can gülüm,
On yıl oldu seni göremedim vay....
Senden uzakta mı bulacak ölüm?
Ömrü, toprağından deremedim vay...
Onuncu zemheri bitmek üzere
Hasretin dumandır dumanlı sere,
Firkat kuyusuna düştük bir kere
Terzi Baba'ma el veremedim vay...
Bıyık terlemeden ayrıldım senden
Gurbet çok şeyimi kopardı benden
Bülbüldüm, kovuldum bağ-ı gülşenden
O kutlu sekiye eremedim vay....
Bazan dalıyorum, sayıklıyorum,
Göklerden yerini ayıklıyorum,
Geceyi süt bilip yayıklıyorum,
Dağları dağlara öremedim vay....
Girlevik başında uyuyamadım,
Munzur'a sırtımı dayayamadım,
Balıklı Köyü'nde büyüyemedim,
Kırklar'a yüzümü süremedim vay...
Ah Erzincan, beni sen unuttun mu?
Depremle mazimi alıp yuttun mu?
' o benim çocuğum' deyip tuttun mu?
Camine seccade seremedim vay...
Velioğlu derler yalnız ozanım.
Pir elinden bade içip sızanım,
Her gittiği yerde seni yazanım
Alıştım hasrete, yeremedim vay...
Erzincan da turizm ve özellikleri....
ALTINTEPE
Urartu dönemine ait şehir kalıntısı olan Altıntepe Erzincan-Erzurum yolu üzerinde ve ile 15 km. uzaklıktadır. Altıntepe de tapınak-saray, sütunlu kabul salonu, açık hava tapınağı, depo binası ve üç adet mezar bulunmaktadır. Yeraltındaki mezar odalarının bulunmasıyla Urartular hakkında geniş bilgi edinilmiştir. Kazılarda MÖ. 8. yüzyıla ait fildişi ve madeni eşyalar, kalkan ve miğferler, seramikler, duvar resimleri gibi eserler elde edilmiştir. Bu eserler, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir.
TERZİBABA TÜRBESİ
Asıl adı Muhammed Vehbi olan Terzibaba, 1779-1848 yıllarında yaşamıştır. Mesleği terzilik olduğundan, 'Terzibaba' adıyla anılmıştır. Tasavvufi konuları içeren 'Kenzil Fütuh' adlı bir eserleri mevcuttur. Beldenin manevi mimarı Terzibaba'nın mezarı, kendi adıyla anılan şehir mezarlığının içindedir. Kutsal bir manevi kişiliğe sahip olan Terzibaba'nın türbesi, halk tarafından ziyaret edilmektedir.
MELİKGAZİ TÜRBESİ
Halk arasında 'Sultan Melek' olarak adlandırılan türbe, Kemah ilçesinin girişindedir.Sekizgen plan üzerine altlı-üstlü olarak inşa edilmiş olan türbenin alt katında, 1071-1228 yılları arasında Kemah'a egemen olan Selçuklulara bağlı Mengücek Beyliği döneminde yaşayan Sultan Melik'in mumyası ve 5 tane mezar bulunmaktadır.
MAMAHATUN TÜRBESİ
Tercan ilçemizdeki Mamahatun Türbesi, Saltuklu egemenliği dönemine ait olup,1192 yılında ölen Mamahatun için yaptırılmıştır.
Anadolu mimarisi içinde tek örnek olan yapı, ortada ana kümbet ve çevresindeki dairesel duvarı ile iki bölümden oluşmaktadır. Kapısı üzerindeki kitabede Ahlat'lı Ebu'l-Nema bin Mutafattal'ın eseri olduğu yazılıdır.
MAMAHATUN KERVANSARAYI
Planı Ve mimari özellikleri itibariyle 12. yüzyılın sonlarında yapıldığı sanılan Kervansaray, Tercan ilçemizde bulunmaktadır.Osmanlı kent Hanları planında olan yapı; sarımsı renkte düzgün blok taştandır.Çevre duvarları 16 yarım kuleyle desteklenmiştir. Sivri kemerli taç kapısı, girişin sağ ve solunda depo bölümü, ortada avlu, kuzey ve güneyinde uzun odalar ile bir dizi hücrelerden oluşmaktadır.
GÜLABİBEY CAMİİ
Kemah ilçe merkezinde bulunan camiinin girişinde yer alan kitabesinde, 1454 yılında Gülabibey tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Camii, günümüzde halen kullanılmaktadır.
GÜLABİBEY HAMAMI
Camii ile aynı dönemde yapılan Hamamın; soğukluk, sıcaklık ve külhan bölümleri vardır.
ERZİNCAN KALESİ
Kalenin yapılış tarihi bilinmemektedir. 1939 yılındaki depremde büyük hasara uğrayan kalenin, giriş kapısının bir bölümü ile erzak deposu olduğu sanılan kısmı ve bir duvar kalıntısı günümüze gelebilmiştir.
ÇADIRKAYA KALESİ
Tercan ilçesi Çadırkaya beldesinde bulunan kale, 100 m. yüksekliğindeki doğal kayalardan oluşturulmuş olup, kayaya oyulmuş odalar, sarnıçlar ve merdivenlerden meydana getirilmiştir.
KEMAH KALESİ
Anadolu'nun en eski ve tabii kalelerinden biri olan Kemah Kalesinin kuruluşu Hitit-Urartu dönemine kadar uzanmaktadır. Sarp kayalar üzerine kurulu olan kalenin iç içe iki kapısı vardır. Çevresi surlarla çevrili olan kalenin, çeşitli savaşlara sahne olduğundan yapılarının bir kısmı tahrip olmuştur.
ÇADIRCI HAMAMI
Sağlam bir yapıda olan Çadırcı Hamamı'nın 955/1670 tarihlerini taşıyan iki kitabesi bulunmaktadır. 19. Yüzyılın başında yenilendiği sanılan Çadırcı Hamamı, dört eyvanlı ve halvetli şemaya göre yapılmıştır.
NAFİZ PAŞA HAMAMI
1878 yılında Nafiz Paşa tarafından yaptırılan hamam, klasik Osmanlı hamamlarının planını yansıtmaktadır.
ABRENK KİLİSESİ
Tercan ilçesinin Üçpınar köyü yakınlarında bulunan kilisenin giriş kapısı üzerinde 1854 tarihi geçmektedir. Kilise iIe birlikte bir Şapel ve iki tane de dikili taş bulunmaktadır. Bu taşlar, mimarisi ve bezemesiyle dikkat çekip, Xll. yüzyıldan sonra Selçuklu Prensi Nasurettin dönemiyle tarihlenen kitabeler taşırlar.
KÜMBETLER
Kemah ilçe merkezinde, Mengücek Beyliği dönemine ait olan Tugay Hatun Kümbeti, Gözcü Baba kümbeti, Vidilli Baba kümbeti... bulunmaktadır.
OTLUKBELİ GÖLÜ
Otlukbeli Gölü, Otlukbeli ilçe merkezinin 6 km· kuzeybatısındadır. Göl, traverten seddi (maden sularının oluşturduğu traverten seddi) gölü olup, oluşumu halen devam etmektedir. Göl suyu, çevresindeki maden suları karıştığı, dere tarafından beslendiği ve ayağı olduğu için tatlıdır.Otlukbeli gölünün asıl özelliği; çanağının ve oluşumunun, göl türleri içerisinde günümüze kadar bilinenlerin içinde dünyada tek tip oluşudur.'Doğal Anıt' olarak nitelendirilen Otlukbeli Gölü, doğal sit alanı ilan edilerek, koruma altına alınmıştır.
AYGIR GÖLÜ
Keşiş dağları üzerinde bulunan Aygır Gölü, tabiat güzelliğinin yanısıra, krater gölü özelliğine de olan piknik ve mesire yeridir.
SOĞUK SULAR
Kemah ilçemizdeki bu mesire yerlerinin özelliği her yıl Haziran ayında çıkan ve Ağustos ayı sonlarında kaybolan, beyaz köpüklü soğuk sularıdır.
EKŞİ SU
İl merkezine 11 km. uzaklıkta ve eski Erzincan- Erzurum karayolu üzerinde bulunan Ekşisu, özellikle yaz aylarında faal olan bir mesire yeridir. Ekşisu adı verilen bögert maden suyu ve birçok şifalı su kaynağı bulunmaktadır. Şişelenerek, yurt çapında dağıtımı yapılan bögert maden suyunun, anemiye, mide, bağırsak ve safra yolları hastalıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir. Tabii güzelliğe de sahip olan mesire yerinde, şişeleme tesisleri lokanta-gazino, alabalık yetiştirme tesisleri ve park bulunmaktadır.
KAPLICA
Ekşisu yakınındaki kaplıca, 33 derecelik sıcaklığa sahip olup, 12 adet kapalı havuzu bulunmaktadır. Kaplıca suyunun romatizma, cilt, damar sertliği ve kalp hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
HORHOR MADEN SUYU HAVUZU
Böğert maden suyu ile benzer özellikler gösteren ve Horhor Havuzunda kaynayan Horhor Maden suyu, havuzda bir süre kalmak suretiyle kullanılmakta ve birçok rahatsızlığa fayda sağlamaktadır.
KAPLICA
Böğert maden Suyu kaynağının yakınında bulunan kaplıca suyu; cilt-romatizma damar sertliği ile kalp rahatsızlıklarına yönelik olarak, su banyosu şeklinde kullanılmakta ve kaplıca, kapalı havuzlar ile hizmet vermektedir.
GİRLEVİK ŞELALESİ
Erzincan'ın 30 km. güneydoğusunda, Çağlayan nahiyesinde bulunan Şelale, doğal güzellikleri ve dinlenme yerleri ile ilgi çekmektedir. Şelalenin hemen yanı başında, doğayla iç içe piknik yapılabilmektedir. Yakınındaki lokantalarda bulunan üretme havuzlarında yetiştirilen alabalık ve özel olarak hazırlanan ızgara tavukla, yerli ve yabancı turistlere hizmet verilmektedir. ŞELALENİN DONMUŞ HALİ İÇİN TIKLAYIN>>>
KÖROĞLU MAĞARASI
İlçenin Altköy mevkiinde bulunan mağaraya taş merdivenlerle çıkılmaktadır.Mağaranın içerisinde kesilmiş taşlardan oturma bankları vardır. Mağaranın içinde bulunan izlerin, 'Köroğlu'nun kır atının izleri olduğu söylenmektedir.
BEY TAHTI
İlimizin 12 km. güneybatısında bulunan Beytahtı, Karasu ırmağı kıyısında, kaynak ve akarsuların yanısıra bol yeşilliği olan güzel bir dinlenme yeridir.
IŞIKPINAR (MESİRE YERİ)
İlin kuzeybatısında, 5 km. uzaklıkta bulunan Işıkpınar köyü, bol suyu, yeşilliği ve gazinoları ile ideal bir gezinti ve dinlenme yeridir.
MECİDİYE PİKNİK ALANI
İlimizin 20 km. kuzeyinde bulunan Mecidiye Orman içi dinlenme alanı, yaz aylarında halkın sürekli uğradığı kamp ve mesire yeridir.
DUMANLI YAYLALARI
Refahiye ilçesinin batısında, Soğuk göze ve Karaçam mevkiileri arasında yer almaktadır. 2000 m. Yüksekliği olan Dumanlı Yaylaları genellikle çam ormanı ile kaplıdır. Tatil ve dinlenme yeri olarak kullanılan yayla, doğal güzelliği, havası, soğuk suları, kamp imkanları ile hizmet vermektedir.
DAĞCILIK
İlimizde, yaklaşık % 60'lık bir alanı dağlar oluşturmaktadır. Önemli dağ zirvelerinden bazıları şunlardır; Coşan Dağı 3976 m., Ergan Dağı 3256 m., Munzur Dağı 3449 m., Mülpet Dağı 3065 m.Yaz ve Kış turizmi açısından çeşitlilik sunan dağlarımız, özellikle dağcılık sporu olan doğa yürüyüşü için ideal alanlardır.
YILDIRIM AKBULUT TESİSLERİ
Akbulut Kayak Tesisleri, Refahiye ilçesinin Sakaltutan mevkiinde ile 42 km. uzaklıkta bulunmaktadır. Tek yıldızlı, ikinci sınıf lokanta niteliğine sahip olan tesis, 24 oda, 5 suit, 66 yatak, 140 kişilik lokanta kapasitesini içermektedir. 2200 m. yüksekliği olan kayak merkezinde 5 adet pist olup teleski kapasitesi 150 kişiliktir. Kar yönünden zengin olan Sakaltutan mevkiindeki tesis, dinlenme ve oyun salonu, saunası, Amerikan barı, zengin mutfağı ve yan üniteleriyle yaz ve kış turizmine hizmet vermektedir.
RAFTİNG
Fırat Nehri'nin en önemli iki kolundan biri olan ve ilimizin hemen hemen tüm ilçelerinden geçen Kara su üzerinde, Rafting sporu amatörce yapılmaktadır.Büyük-engebeli alanlardan oluşan Karasu Havzası, su sporları için oldukça elverişli özelliklere sahiptir.
AV TURİZMİ
Doğal yapısı itibariyle av kaynakları ve av türü bakımından zengin olan ilimiz, alabalık, yaban keçisi, çengelboynuzlu keçileri, ayı, domuz, porsuk, sansar, vaşak, su samuru, toy, tavşan, keklik, yaban ördeği, çulluk gibi av hayvanları ile av turizmine hizmet etmektedir.
BAKIRCILIK SANAAT
İlimizde bakır el sanatlarının başlangıcı çok eskiye dayanmaktadır. Hamam tası ve sabunluk satımıyla başlayan bakırcılık daha sonra gelişerek seri imalat olarak sürdürülmektedir. Bakırcılığın cazip hale gelmesiyle ve turistik süs eşyalarının da üretimine başlanmıştır.
Vazo, şekerlik, hamamtası, aplik, semaver, mumluk, duvar saati, çay-kahve takımları vb. süs eşyaları yapılmakta olup, önceleri kullanılan nikel kaplama yerine boyanarak el işçiliği ile işlenip, yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır.
Kaynak: erzincan24.8k.com
ADININ KAYNAĞI
Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmiyor.Asur kaynaklarında geçen Zuhma (Suhma) , yörenin bilinen en eski adıdır. Erzincan adının Eriza'dan geldiği sanılmaktadır. Eriza adı Selçuklu'larca Erzincan olarak kullanılmış, daha sonra da Erzincan biçimini almıştır.
Bir söylentiye göre de Aziriz'den gelmektedir. Selçuklu'lar Aziriz adını çok beğenmiş ve buna 'Rahmet yağarsa can Aziriz can' rahmet yağmazsa 'Yan Aziriz yan' biçiminde bir tekerleme söylenmiş, bu tekerlemedeki Aziriz zaman içinde, Erzincan biçimini almıştır
İLİN COĞRAFİ KONUMU
Erzincan ili dünya haritası üzerinde 39 45' 12' kuzey enlemleri ile 40 46'30' doğu boylamları arasında yer almaktadır.
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesinde, bölgenin Yukarı Fırat bölümünde yer alan Erzincan'ı, Doğusunda Erzurum, batısında Sivas, güneyinde Tunceli, güneydoğusunda Bingöl, güneybatısında Elazığ-Malatya, kuzeyde Gümüşhane-Bayburt ve kuzeybatıda Giresun illeri çevreler. Fırat nehri kollarından Karasu'nun geçtiği ilin yeryüzü şekillerini, güney sınırında Munzur Dağları, kuzey sınırında Keşiş Dağları ile bu dağlar arasında yer alan Karasu vadisi boyunca uzanan iki ova ve boğazlar belirlemektedir.
11.903 km2'lik alana sahip olan Erzincan'ın, merkezle birlikte 9 ilçe,16 bucak ve 553 köyü bulunmaktadır. 1990 sayımına göre ilin nüfusu ise 299.251'dir. Karasal iklime sahip olan Erzincan'ın, Doğu Anadolu'daki Malatya-Elazığ illeri hariç, diğer illerden daha ılıman bir iklimi vardır. Yıllık sıcaklık ortalaması 10.7 lik bir değere sahip olan ilin yıllık yağış ortalaması 344 mm dir.
ERZİNCAN'IN KISA TARİHÇESİ
Erzincan'ın ilkçağ tarihi hakkında bilgi bulunmayıp, ikinci bin yılda yörede Hurriler, Hayaşılar ve Azziler'in yaşadığı bilinmektedir. M.Ö. 1850-1180 yıllarında yöre Hititlerin egemenliğinde kalmıştır.
M.Ö. 900 yıllarında kurulan Urartu Devleti sınırları işinde kalan Erzincan'da kazılar (1953) sonucu Urartulara ait bir çok eser çıkarılmıştır.
Medler'in Anadolu'yu istilası sonucu ortadan kalkan (M.Ö. 600) Urartulardan sonra İl ve çevresi Medlerin (M.Ö. 612) ve Perslerin (M.Ö. 550) eline geçmiştir. İskenderin Pers İmparatorluğunu ele geçirmesiyle (366) Anadolu Makedonyalıların hakimiyetine girdi. İran ve Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan, Halife Hz. Osman zamanında (35/655) tümüyle Müslümanların yönetimine geçmiştir. 1071 Malazgirt zaferinden sonra, Anadolu'nun Türklerin eline geçmesiyle, Mengücek Ahmet Gazi bölgeyi hakimiyeti altına almıştır. 1243'deki Kösedağ Savaşında Moğolların Selçukluları yenmesiyle, yöre İlhanlıların eline geçer. 1419'da Karakoyunlular'ın, 1455 de Akkoyunlular'ın hakim olduğu bölge, 11 Ağustos 1473'de Fatih ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli Savaşı ile Osmanlıların denetimine geçti.
1502'de Safevi tahtına geçen Şah İsmail'in karargah yaptığı Erzincan, 23 Ağustos 1514 yılında Yavuz Sultan Selim ile Safeviler arasında yapılan Çaldıran savaşı ile tekrar Osmanlı yönetimine geçirilmiştir
Kaynak:erzincan24.8k.com