ermeni katliamlarını protosto mitinkleri yapılmalı.Onların ihanetlerini, cinayetlerini rezaletlerini hainliklerini yeni nesi,llerimize anlatmalıyız ki ona göre güvenemeyeceği halkı tanısınlar.
Antoloji com da 1923-1992 yılları arasında yaşamış şair Kemal Gülal ın şiiri yayınlanmış. umarım bir belge olur. ancak bu gerçekten yaşanmış. bir olaydır
Kağızmanda Ermeni Zulmü
Toplayıp Türkleri doldurdular dama zalimler kıydılar binlerece cana toplu kıyım yaptılar bunca insana yanıyor sönmedi ermeni kini
yaşlı çocuk kadın kız kızanı soktular süngüyü yaktılar canı ateşe verdiler bütün evi damı yanıyor sönmedi ermeni kini
ellerinde can verdi yüklü kadınlar bebeyi çıkarmak için karnını yardılar kızgın tandırları mezar yaptılar yanıyor sönmedi ermeni kini
Türkü kesip doğramaktan doymadı ahırlarda canlı hayvanda koymadı canlı yok şehitleride sayan kalmadı yanıyor sönmedi ermeni kini
ermeni kaçarken bile kesti körpe çocukları ağaçlara astı yaşlı eşleri ateşli ocaklara bastı yanıyor sönmedi ermeni kini
burda beslenip size destek olanlar sonradan saklanıp türk ismi alanlar yine arkadan hile tezgah kuranlar yanıyor sönmedi ermeni kini
Medyada türke kin kusanlar hepimiz ermeniyiz diye azanlar şimdi gerçek kimliği ile yazanlar yanıyor sönmedi ermeni kini
dünyayı uyutup,nasılda kandırdılar kesen yakan,yalan, çalan onlar utanmazlar elinizde hala kanlar yanıyor sönmedi ermeni kini
Ermenilerin, Erzurum işgali sırasında bölge halkına yaptığı mezalim birkez daha kanıtlandı. Katliamın belgesi ise Rusya'da! Tarihi belge, günümüzde Erivan hükümeti ve diasporanın sloganı haline gelen 'Türkler 1915 yılında 1.5 milyon Ermeni’yi öldürdü' iddiasını ilk elden çürüten bilgiler içeriyor.
Ermeni katliamına ilişkin Moskova kaynaklı bir belge daha ortaya çıktı. Moskova’daki Askeri Tarih Devlet Arşivi’nde bulunan Tuğgeneral Bolhovitinov’un 11 Aralık 1915’te tarihli raporunda, Ermeni gönüllü birliklerinin ırkçı duygularla Müslüman halka karşı vahşi kırımlara giriştiği bilgisine yer veriliyor.
Bugüne kadar birçok araştırmacı tarafından ortaya konulan Ermeni katliamı dönemin Rus genarali Bolhovitinov'un 11 Aralık 1915 tarihli raporla birkez daha kanıtlandı. Tarihi belge, günümüzde Erivan hükümeti ve diasporanın sloganı haline gelen 'Türkler 1915 yılında 1.5 milyon Ermeni’yi öldürdü' iddiasını ilk elden çürüten bilgiler içeriyor.
Sorumlu kendileri
11 Aralık 1915’te Rus karargahına gönderilen 65 sayfalık rapor, 'Gerçek durum. Düzeltme' başlığını taşıyor.
Taşnak Partisi’nin, 'Kafkas cephesinde Ermeni gönüllü çetelerinin faaliyetleri' başlıklı bir mektubu Rus Çarı’na iletmesinden iki ay sonra yazılan raporun girişinde, Ermenilerin kaleme aldığı bu mektuptaki bilgilerin 'siyasi amaçlı' olduğu uyarısı yapıldıktan sonra, bölgedeki 'gerçek durum' özetleniyor. Bölgede patlak veren hadiselere, 'Ermeni problemi olarak tabir edilen mesele' tanımını uygun gören Rus general, Osmanlı içinde istenmeyen unsur haline gelmelerinde sorumluluğu Ermenilere yüklüyor. Yönetmeniliğini Haluk Ölçekçi'nin yaptığı 'Cehennem Adası Nargin' adlı belgeselde de belgelenen katliamın en büyük sorumluları ise bazı Avrupa devletleri.
İngiltere kışkırttı
Bölgede fitilin 1915’ten çok daha önce, 1890 tarihlerinde dış güçler tarafından ateşlendiğini merkeze bildiren Bolhovitinov, 'Özellikle İngiltere, Osmanlı ile Çarlık Rusya arasında ittifak kurulup Ortadoğu’da yeni güç merkezi oluşmaması için, Türkiye’nin doğusundaki Ermenileri kışkırtarak karışıklık çıkartmıştır. Bundan önce, Türkler, Ermeniler ve Kürtler barış içinde yaşıyordu. Hatta bölgedeki Ermenilerin hayat koşulları, Kürtler’den ve Türkler’den bile iyiydi' diyor.
Ben bu konuya parmak basmadan geçemiyeceğim...... Hamile birkadının karnına sügüsünü sokup bebeğini kardından çıkarmadan önce kız,erkek iddiasına girenler ermeni değilmiydi..? yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum..? Yıllarca OSMANLI İmp.'nun ekmeğini yiyip sonra da Ruslarla ittifak kurup TÜRK halkına zulmeden ermeniler değilmiydi...? Yoksa ben başkalarıylamı karıştırıyorum...? Hala onlara karşı nefret doluyum. Ama biz ne yapıyoruz, 1 ermeni öldürüldü diye bütün İstanbul biz erminiyiz diye yollara dökülüyo.... G.Doğuda hergün en az 1 mehmetçik şehit oluyo.... Hadi gelin bir taneniz de yollara düşüp ben 'MEHMETÇİĞİM' desin hani nerde...?
ermeni katliamını vardır diyenlere acıyarak gülüyorum eğer bir soykırım olsaydı güzel yurdumda bir tek ermeni kalmazdı yaşadığım muhitte halbuki hepsi sağ salim servetlerine servet katmışlar paşa paşa yaşıyorlar bu suçlama sadece onların diri diri gömdüğü çocukları öldürdüğü genç kızların kadınların ırzına geçtiğini kimse görmüyor Azerbaycan da onlarca azeri evsiz barksız kaldı bunları gören dile getiren yok dinime küfreden bari müslüman olsa Türkiye nin doğusunda onlarca insan zulüm gördü sen hem öz yurdunda katliam yap sonra ermenilere soykırım yapıldı diye uydur bir yerlerinden nerde peki kemikleri bile bulunmuyor ama onlarca müslümanın toplu mezarları çıkıyor Anadolu da hala bunlar sadece ülke içindeki düşmanlık fidanlarını büyütmektir saflarda aklınızı başınıza alın elinizi vicdanınıza koyun biz belgelerimizi açtık onlar neden açmıyorlar tutturmuşlar soykırım kelimesi bağırıp duruyorlar
Ermeni yönetmen Apo Torosyan’ın “Sesler” (Voices) adlı belgeseli acılarla dolu bir tarihe tanıklık ediyor.
'Bakkal Karabet’in ışıkları yanmış. Affetmedi bu Ermeni vatandaş Kürt dağlarında babasının kesilmesini. Fakat seviyor seni, Çünki sen de affetmedin Bu karayı sürenleri Türk halkının alnına. '
Nâzım Hikmet
Apo Torosyan’ın belgesel filmi “Voices”, yani “Sesler”, rahatsız edici bir film. Ama rahatsız olun. Kaçmak, görmezden gelmek, inkar etmek kolay. Zor olan ise yüzleşmek… O zaman 45 dakika dayanın, yüz yılı devirmiş olan insanların tanıklıklarına… Onlar 100 yıldır, bir dehşetin anıları ile yaşıyor ve dayanıyorlar. Siz de 45 dakika dayanın. Dayanmakla kalmayın o insanlarla empati kurun, aynileşin. Ki “bir daha asla” diyebilesiniz. Adorno, “Auschwitz’den sonra şiir yazılmaz” demişti. 1915’ten sonra bırakın şiir yazmayı, kendini insan hissetmek zor. İnsanın insana yaptığına inanmak zor, bunu kabullenebilmek çok daha zor. Ve düşünün ki, o insanlar, yani sağ kalanlar, her şeye karşın yaşama yeniden sarılabildiler. Çalıştılar, sevdiler, çocuk yaptılar ve torunlarını kucakladılar. Sadece kendileri için değil, tüm yitik canları adına, bambaşka bir duyguyla, ve bazen içlerine sessiz yaş dökerek. Bir fidan dikmek için toprağı eşelediler, tuğlayla duvar ördüler yeni ev için. Çivi çaktılar, tahtanın pürtüğünü aldılar ve iğneye iplik geçirdiler dikmek için. Duduk çaldılar hüzünlü düğünlerinde, neşeyle coşacak, horon tepecek yerde. Halı dokudular, gümüşü dövdüler. Sirkeye yatırdılar biberlerini. Yeni coğrafyalarda, yeni hayatlar inşa edip, kök saldılar. Ama bir yerleri hep eksik, hep yarım kaldı. Sağ kaldıkları için utanç duydular, en sevdiklerini terk ettikleri için, gömmeden, hatta dönüp de arkalarına bakmadan bile. Onlar için mezarlar hep açık kaldı. Asla gömülmedi onlar. Ölüsünü gömememek ne demek bilir misiniz, ilelebet onunla yaşamaya mahkum olmak… Ağlayamamak bile, yasını tutamamak… Bedenleri belki sağlamdı, ama ruhları hep yaralı kaldı. Yaşamlarının yarısı, ruhlarının yarısı sanki çalınmıştı. Bir yaşar-ölü gibiydiler. Hep yarım yaşadılar her şeyi, mutlu olsalar bile, buruk bir tat vardı ağızlarında. Geceleri ise hep gidip gelen kabuslarla doluydu. Apo Torosyan niçin bu ağlayan insanları gösterip, bizi rahatsız ediyor? diyebilirsiniz. Ama rahatsız olun biraz, günlük rahatlığınız içinde. Sizin hiç kapınız çalındı mı gece yarısı, korkuyla kimler kapımda, diye uyandınız mı? Haydi, hemen yola döküleceksiniz dendi mi size hiç, çoluk çocuk, yaşlı ayırmadan… Siz kendi çocuğunuzu boğdunuz mu korkuyla, ya da attınız mı ırmağa? Irzınıza geçildi mi, onlarca defa? .. Hayal etmek bile zorunuza gider değil mi? Çocuklarınıza, en güzel kızlarınıza köle gibi el konuldu mu? Yaşlı bir dostum Suriye kamplarında doğmuş, “sözde, öyle mi” diye mektup yazmıştı General Evren’e, inkarcı bir söylevinden sonra, “sözde öyle mi? ” Harput’tan İzmir’e Apo Torosyan “Sesler” adlı belgeselinde, Harput’tan, Dört Yol’dan, Antep’ten, İzmir’den tanıklıklar aktarıyor bize… Yeghsapet tam 107 yaşında, Harputlu komşusu kurtarmış onu, hâlâ unutmuyor onu. (Aslında komşusu onu değil, kendi insanlığını kurtarmış. O da teşekkür borçlu.) Hovhannes 105 yaşında Bedevi Araplara satmışlar onu da, öyle sağ kalabilmiş. Luther, Protestan bir Ermeni, o da 96 yaşında, Antep’te yaşanan ikinci kıyımın tanığı. Sossos ise Midillili bir Rum, 88 yaşında, İzmir yangınının ve kıyımının tanığı. (Bedeniniz hiç alevlerle tanıştı mı? İnsan bedeni nasıl yanar, bilir misiniz? Hele toplu halde, kucaklaşmış halde. Suda boğulmak nasıl bir duygu bilir misiniz? Ateşle su arasında hiç kaldınız mı?) O dehşet günlerini hâlâ gözyaşı dökmeden anlatamıyorlar. Her anı bire bir yaşıyorlar. İnsanoğlu, ayakta kalabilmek, çocukların ruhunu kurtarabilmek adına, önce unutmak isterler tüm yaşadıklarını. İçlerinde taşırlar her şeyi sessizce. Ne kendileri hatırlamak ister, ne de çocuklarına anlatmak isterler. Unutmak bir merhem gibi gelir ruhlarındaki ve bedenlerindeki yaralara. Ama insan ne zaman ki yaşlanır, o zaman bütün anılar yeniden sökün eder geri gelir bütün dehşeti ile. Ve yeniden yaşamağa başlarsınız her anı. Açık yaraya tuz basmak gibidir bu. İnanın yaşarken olaya dayanmak, belki daha kolaydır. O panik ve hayatta kalma dürtüsü ile… Bütün o acılar, yeniden sökün edip gelir geri, çığlık çığlığa, bütün o enstantaneler, bütün o görüntüler, o karanlık ve ışık…. Ve sesler… Kulağınızdan asla gitmeyen o sesler…
İşte bunun içindir, inkar, soykırımın asla bitmeden, kesintisiz devam etmesidir insan ruhunda. Ve yaşayanları, yeni doğanları da ortak etmektir suça. Yaşarken bir cehenneme mahkum olmak, - hepbirlikte! - bundan başka ne olabilir ki? ---------- Nefret değil umut!
açık sözlü olmak gerekirse ermeni kelimesi bana ilk anlamda kötü insanları çağrıştırır, küçüklükten bu yana canli şahitlerin anlattıkları doğrulstusunda bende bu kanaatteyim bir insan ermeniyse sevmem..ne olursa olsun kendilerine ekmek verenleri sırtından bıçaklarlar böle bir millet galiba.. ermeni katliamıda osmanlının son yıkılma zamanlarında ermenilerin büyük bir rol oynadığını gerçek, kardeşçe yaşayan halkı birbirine düşürerekten doğuda bir çok katliamları gerçekleştirerek tarihe insan dışı bir varlık olarak geçtiler.... ermeniden ne dost olur nede post.. yanlış biliyorsam düzeltin plsss....
Böyle bir katliam yoktur.Türk katliamı vardır.Bu kadar çirkef bir millet yoktur galiba dünyada.olmayan bir soykırım bide olsa idi bizi dünyadan atarlardı galiba..Ula bir avuç vatanımız var onuda bizden almıya çalışıyorlar..
Batını uyduruğu, Fransa'nın siyaset malzemesi ve gündemi, Türkiye'nin başağrısı(!) İçimizdeki yapısına Ermeni tohumu(!) karışmış, ne olduğu belirsiz sözde T.C vatandaşlarının (!) desteklediği, hangi tarafın yaptığı belirsiz,bir tür hadise(!) ......
Aslında olaya bir miktarda ermenilerin gözünden bakmakta faydalı olacaktır, netice itibariyle ortada yekunu epey büyük bir kayıp ve ölü sayısı var bunlara ne oldu, Çanakkaledeki ingiliz alayını kapıp götüren bulut bunlarıda mı kapıp götürdü :))) Tabi biz Kürtlerin öldürdükleri Ermeni sayısını olayın içerisine dahil bile etmiyorum... Yoksa sayı epeyce artar, Biz bir hınçla öldürdüğümüzü kabul ediyoruz gerçi ama ne olursa olsun insan öldürmek iyi bişey değildir.... ;)
ERMENİ SORUNUNUN ORTAYA ÇIKIŞI Osmanlı Devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda Avrupa'nın müdahalesine maruz kalınca, Türk - Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı Devleti'ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için Ermenileri Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir. Özellikle Avrupa'nın bazı büyük devletleri 'ıslahat' adı altında bir yandan Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermenileri, Osmanlı yönetimine karşı teşkilatlandırmışlardır. Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni Kiliseleri'nin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başlamıştır.
Türklerin iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle ittifak etmek suretiyle Türklerle mücadeleye başlayan Ermeniler, Batının desteğini alabilmek için kendilerini 'ezilen bir toplum' olarak göstermeye ve 'Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türklerin gasp ettiği' iddiasını dile getirmeye başlamışlardır.
Islahat Fermanı ile Müslümanlar ve Gayr-i Müslimler eşit statüye getirilince ayrıcalıklarını kaybeden Ermeniler, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda, Rusya'dan 'işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekilmemesini, bölgeye özerklik verilmesini veya Ermeniler lehine ıslahat yapılmasını' talep etmişlerdir. Bu isteklerle birlikte Ermeni sorunu ilk kez ortaya çıkmaya ve uluslararası bir şekil almaya başlamıştır.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Ayastefanos Anlaşması'nın Osmanlı Devleti'nce kabullenilmek zorunda kalınan 16. maddesi şöyledir: 'Ermenistan'dan Rusya askerinin istilası altında bulunup Osmanlı Devleti'ne verilmesi gereken yerlerin boşaltılması oralarda iki devletin dostane ilişkilerinde zararlı karışıklıklara yol açabileceğinden, Osmanlı Devleti Ermenilerin barındığı eyaletlerde mahalli menfaatlerin gerektirdiği ıslahat ve düzenlemeyi vakit kaybetmeksizin yapmayı ve Ermenilerin Kürtlere ve Çerkezlere karşı güvenliklerini sağlamayı garanti eder'.
Anlaşmanın bu hükmü, esas itibariyle bağımsızlık kazanmak isteyen Ermenileri tam anlamıyla tatmin etmemiş olsa dahi 'Ermeni Sorunu'nun tarihte ilk kez bir uluslararası belgeye yansıması ve 'Ermenistan' diye bir bölgenin varlığından söz edilmesi yönünden büyük önem taşımaktadır.
1878 yılında toplanan Berlin Kongresi sonucunda imzalanan Berlin Antlaşması'nın 61. maddesi de Ayastefanos Anlaşması'nın 16. maddesi yerine şu hükmü getirmiştir:
'Osmanlı Hükümeti, halkı Ermeni olan eyaletlerde mahalli ihtiyaçların gerektirdiği ıslahatı yapmayı ve Ermenilerin Çerkez ve Kürtlere karşı huzur ve güvenliklerini garanti etmeyi taahhüt eder ve bu konuda alınacak tedbirleri devletlere bildireceğinden, bu devletler söz konusu tedbirlerin uygulanmasını gözeteceklerdir'.
Berlin Antlaşması'nın bu hükmü ile Türk-Ermeni ilişkilerine yabancı güçlerin müdahale edebilmesi hakkı tanınmış olmaktadır.
Böylece Ermeniler, Ruslar ve İngilizler tarafından kullanılmaya başlanmış ve İngiltere'nin elinde Rus yayılmacılığına karşı bir ileri karakol vazifesi görmüşlerdir. İngiltere ve Rusya tarafından tarih sahnesine sunulan Ermeni Sorunu, aslında emperyalizmin Osmanlı Devleti'ni yıkma ve paylaşma politikasının bir uzantısıdır. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları ve yalanları da işte bu politikanın propaganda ürünüdür! .
Fransiz Parlamentosu 109 milletvekilinden olusmuyor ve bu sarki burada bitmiyor. Bu 109 milletvekili bu sonuca 3 gunde ulasmadi. Biz de artik lutfen teknik ve bilimsel calisalim. USA'dan bir Turk Profesorun yazdiklarina onem verin ve luften okuyup uygulayin. Google'da 'Armenian Genocide' (ermeni soykirimi) yazdigimizda ilk 100 sayfa tamamiyla uydurma ermeni iddialarini anlatan sitelerindir. Ve de bunlarin tümü ermeni siteleridir! ! ! ! Bu siralama, sitelerin her gün girilme orani ile yapilir. Bizim tezimizi anlatan asagi sý ralardaki siteleri yukari tasimanin tek yolu bu sitelere Girmektir. Lütfen bizim tezimizi anlatan sitelere her gun en az bir kere tiklayin. Bunun en kolay yolu bu siteleri acilis sayfamiz yapmaktir. Ornegin asagidaki siteyi acilis sayfaniz yapin. Ulkenize destek vermek bu kadar kolay! ! ! Hadi hemen simdi! ! !
Baslat'tan denetim masasina girin, internet seceneklerini tiklayin. Giris sayfasi yazan yerin altindaki adres yerine, asagidaki adresi yazin ya da yapistirin. http://www.ermenisorunu.gen.tr/english/index.html
ve lutfen bu siteyi baskalarina da gonderin. Ulkemiz icin bu kadarini yapabiliriz! ! ! ! saniyorum.. Ve bu sitenin 5 bin acilis sayfasiyla Google'da ermeni sorununu aramanin ilk maddesi haline getirilebilmesi isten bile degildir...
******************************************** Professor Tevfik Dalgic University of Texas-Dallas School of Management
osmanlının o zaman soykırım yapacak halimi vardı.7 devletle savaşıyordu ne silah vardı doğru düzgün ne poadişahın otoritesi kalmıştı.Arkadaş rus ermenilerinden bahsediyor.Osmanlının içindekiler çok mu iyiydi hepsi kapı komşusunu öldürecek kadar şerefsizdi.Erkekler askere gidince meydanı boş bulup binlerce türkü öldürdüler.Daha sonra göç yolunda, öldürülenlerin yakınları intikamlarını aldı.Ayrıca ATATÜRK DÜŞMAN ASKERLERİNİ BİLE EVLADI OLARAK GÖRMÜŞTÜR NASIL ERMENİLERİN KALEMİNİ KIRSIN AKLINIZ ALIYOR MU?
Arkadaşlar ben ne ermeniyim ne de ermeni dostu ama şunu anlamalıyız ki Osmanlı ermenileri üstüne bastırarak söylüyorum Osmanlı ermenileri Osmanlı ya ihanet etmedi.Olay şöyle gelişiyor; üzerimizde büyük emelleri olan Rusya Balkan halklarını bize kışkırtırken atnı politikayı Kafkasya ve Doğu Anadolu da ermenilere de yapıyor ve Ermenileri bağımsızlık için kışkırtıyor ama bizim ermeniler söyelenlere aldırmıyorlar ve hiçbir isyana girişmiyorlar. Anadolu da Ermenilerle Türkler o kadar biribirne yakınlaşmışki bazı Ermeniler müslümanlığı seçmiş bazıları ise milli benliklerini yitirip Türkleşmiş.O kadar ki bir Ermeni yi Türkten ayırmak çok zor olmuş. Derken Rusya bizim Ermeniler den bir şey çıkaramıyacağını anlayınca bu sefer kendi içerisindeki ermenileri yıllarca tam bir müslüman ve Türk düşmanı olarak yetiştirip içimize sokuyor ama öyle üç beş değil yüz binlercesini sonra bu şerefsizler Rusya dan aldıkları emirle sürekli isyan çıkartıyorlar ve kendilerine katılmadıkları için soydaşlarını yani Osmanlı ermenilerini de öldürmeye başlıyorlar. Yani anlatmak istediğim bu kadar kötülükleri yapan Ermeniler Rus Ermenileridir.Yani Taşnak ve Hınçak cemiyetine üye olan Diaspora Ermenileri. Zaten Osmanlı ermenileri hiçbir sorun çıkarmadıkları için Millet-i Sadıka lakabını almış olmalarıda söylediklerimi doğruluyor. Arkadaşlar şunu unutmayalım ki hangi milletten olursa olsun hiçbir insan dünyaya kötü gelmez eğer insan kötüyse bunu şartlar yapar. Rum olsun Ermeni olsun Amerikalı İngiliz olsun hiçbir milletyin insanı anasının karnından kötü doğmaz (Yahudiler hariç tabi)
Hatta hatırladığım kadarıyla soykırımın bitiş tarihi 1936 mı ne yani epeybir uzun ve öldürülen ermeni rakamlarını araştırısanız tamam adamlar bir yadan ürüyor ona eyvallahda 3 milyondan biraz daha fazla yada biraz daha az olduğunu görürsünüz.Allah için adamlar utanmasalar hepimizi öldürdüler diycekler.
Bu arada bir bilgi vermek istiyorum.Ermeniler soykırım derken Osmanlının zorunlu göçünden değil.Adullhamit döneminden başlayarak Cumhuriyetin kurulduğu tahriğe kadar geçen bütün olayları kast ediyorlar.Hatta onlara göre Mustafa Kemal bizat pek çok soykırım emrini kendi vermiş ve Kazı karabekirde uygulamıştır.Yani biz sadece Osmanlılar yaptı alakamız yok desek bile olmuyor.Cumhuriyette ve Atatürke kadar uzanıyor olay ermenilere göre.Hep dediğim gibi gözünü kan bürümüş bak ermeni......
birincisi katliam sözü yanlış, soykırım olacaktı.. ikincisi soykırımı T.C kesinlikle kabul etmiyor.. zira soykırım olabilmesi için, planlı ve süreçsel bir organizasyon olması gerekir.. bknz. Adolph Hitler ve yahudi soykırımı.. bu yüzden adına ermeni tehciri deniyor.. sonuçta ermeniler osmanlı için tehdit oluşturmaya başlamış ve göç etmeye zorlanmışlar.. ve göç yolunda ölmüşler..! !
gördüüm kadariyla kimse yapilmadi demiyo...........demekki yapilmis.....bugüne kadar inkar edenler simdi su sebepten bu sebepten diyorlar....tarihsel ikiyüzlülük....
Bana kalırsa tüm suç ermenilerindir.Ne yazık ki Türk milleti kendisine yapılanları kafir bunlar onlar yapar demiştir.Bizde kendimize yapılanları anlatsak neler çıkar.Ama biz Türküz kimseye biz Türkleri ezdik dedirtmeyiz.Ama bazıları yapar onların bildiği iştir karışılmaz.Nede olsa herkez Türkler kadar asil onurlu ve şerefli olamaz.Olsa Dünya bu halde olmazdı.Nitekim kendilerinide bize benzettilerya neyse o başka mesele
I Dünya savaşı sırasında dogu cephesinde rus birliklerine katılan, onlara destek veren ve türk komşularını katleden ermeniler ülke için cok büyük bir tehdit olusturmuslardır...bu sebebden ötürü, milleti-sadıka diye bilinen ermenilerin tehcir yani göç ettirilmeleri kararlaştırılmıştır... 24 Nisan 1915 yılında alınan kararla ermenilerin suriye topraklarına göç ettirilmeleri, savaş sonrası geri gelmelerine, mallarına devlet koruması getirilmesine ve her türlü ihtiyaçlarının osmanlı devleti tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.... O zamanlar ülkede 1.350.000 civarında ermeni yaşamaktadır...1920 yılında ki verilere göre bu sayı 1.000.000 civarına inmiştir...Yani 350.000 kişiye yakın bir kısım savaş sırasında, göç yollarında hayatını kaybetmiştir. Göç yollarında eşkiye çetelerinin saldırısına ugrayarak, soğuktan, açlıktan ve salgın hastalıklardan ölmüşlerdir.. Türkler soykırım yapmamıştır...Göç kararı zorunlu olarak alınmıştır... Dogu anadoluda ermeni çeteler tarafından katledilen 500.000 civarında türk vardır...Ya bu soykırım değilde nedir...Soykırımı ermenimi yaptı türkmü? ..Anlatılanlar öyle dehşet verici ki....Ermeni çetelerin yaptığı zulum Rus askerlerin bile göz yaşını akıtmıştır...
Kimse kimseye sebesiz yere bir şey yapmaz.Eğer ortada bir sebeb yoksa Türkler emenilere bir şey yapmamıştır.Eğer varsa evet yapmışlardır.ermeni soykırımı yalandır hemde okkalı yalandır
Bir Türk Ermenisi bana şöyle dedi'Doğu ilerinde Ermenileri yaptığı katliyamlar haklıdır savaşlarda herşey mübahtır'Bunu diyen adam Türkler soykırım yapmıştır diyor valla büyük marifet.Birde dikkat edin hiç biri Kazım karabekiri sevmez özellikle bir kinleri vardır.
Eğer kesseydik sizi be hey Ermeni... Kalmazdınız bir tekıniz bile geri... Utanın be...Paşa, San'atcı ve Vezir... İdiniz! ...Bu mu şimdi ha...hak'kın yeri? ..
ermeni katliamlarını protosto mitinkleri yapılmalı.Onların ihanetlerini, cinayetlerini rezaletlerini hainliklerini yeni nesi,llerimize anlatmalıyız ki ona göre güvenemeyeceği halkı tanısınlar.
Antoloji com da 1923-1992 yılları arasında yaşamış şair Kemal Gülal ın şiiri yayınlanmış. umarım bir belge olur. ancak bu gerçekten yaşanmış. bir olaydır
Kağızmanda Ermeni Zulmü
Toplayıp Türkleri doldurdular dama
zalimler kıydılar binlerece cana
toplu kıyım yaptılar bunca insana
yanıyor sönmedi ermeni kini
yaşlı çocuk kadın kız kızanı
soktular süngüyü yaktılar canı
ateşe verdiler bütün evi damı
yanıyor sönmedi ermeni kini
ellerinde can verdi yüklü kadınlar
bebeyi çıkarmak için karnını yardılar
kızgın tandırları mezar yaptılar
yanıyor sönmedi ermeni kini
Türkü kesip doğramaktan doymadı
ahırlarda canlı hayvanda koymadı
canlı yok şehitleride sayan kalmadı
yanıyor sönmedi ermeni kini
ermeni kaçarken bile kesti
körpe çocukları ağaçlara astı
yaşlı eşleri ateşli ocaklara bastı
yanıyor sönmedi ermeni kini
burda beslenip size destek olanlar
sonradan saklanıp türk ismi alanlar
yine arkadan hile tezgah kuranlar
yanıyor sönmedi ermeni kini
Medyada türke kin kusanlar
hepimiz ermeniyiz diye azanlar
şimdi gerçek kimliği ile yazanlar
yanıyor sönmedi ermeni kini
dünyayı uyutup,nasılda kandırdılar
kesen yakan,yalan, çalan onlar
utanmazlar elinizde hala kanlar
yanıyor sönmedi ermeni kini
Kemal Gülal
Ermeni katliamı belgelendi!
Ermenilerin, Erzurum işgali sırasında bölge halkına yaptığı mezalim birkez daha kanıtlandı. Katliamın belgesi ise Rusya'da! Tarihi belge, günümüzde Erivan hükümeti ve diasporanın sloganı haline gelen 'Türkler 1915 yılında 1.5 milyon Ermeni’yi öldürdü' iddiasını ilk elden çürüten bilgiler içeriyor.
Ermeni katliamına ilişkin Moskova kaynaklı bir belge daha ortaya çıktı. Moskova’daki Askeri Tarih Devlet Arşivi’nde bulunan Tuğgeneral Bolhovitinov’un 11 Aralık 1915’te tarihli raporunda, Ermeni gönüllü birliklerinin ırkçı duygularla Müslüman halka karşı vahşi kırımlara giriştiği bilgisine yer veriliyor.
Bugüne kadar birçok araştırmacı tarafından ortaya konulan Ermeni katliamı dönemin Rus genarali Bolhovitinov'un 11 Aralık 1915 tarihli raporla birkez daha kanıtlandı. Tarihi belge, günümüzde Erivan hükümeti ve diasporanın sloganı haline gelen 'Türkler 1915 yılında 1.5 milyon Ermeni’yi öldürdü' iddiasını ilk elden çürüten bilgiler içeriyor.
Sorumlu kendileri
11 Aralık 1915’te Rus karargahına gönderilen 65 sayfalık rapor, 'Gerçek durum. Düzeltme' başlığını taşıyor.
Taşnak Partisi’nin, 'Kafkas cephesinde Ermeni gönüllü çetelerinin faaliyetleri' başlıklı bir mektubu Rus Çarı’na iletmesinden iki ay sonra yazılan raporun girişinde, Ermenilerin kaleme aldığı bu mektuptaki bilgilerin 'siyasi amaçlı' olduğu uyarısı yapıldıktan sonra, bölgedeki 'gerçek durum' özetleniyor. Bölgede patlak veren hadiselere, 'Ermeni problemi olarak tabir edilen mesele' tanımını uygun gören Rus general, Osmanlı içinde istenmeyen unsur haline gelmelerinde sorumluluğu Ermenilere yüklüyor. Yönetmeniliğini Haluk Ölçekçi'nin yaptığı 'Cehennem Adası Nargin' adlı belgeselde de belgelenen katliamın en büyük sorumluları ise bazı Avrupa devletleri.
İngiltere kışkırttı
Bölgede fitilin 1915’ten çok daha önce, 1890 tarihlerinde dış güçler tarafından ateşlendiğini merkeze bildiren Bolhovitinov, 'Özellikle İngiltere, Osmanlı ile Çarlık Rusya arasında ittifak kurulup Ortadoğu’da yeni güç merkezi oluşmaması için, Türkiye’nin doğusundaki Ermenileri kışkırtarak karışıklık çıkartmıştır. Bundan önce, Türkler, Ermeniler ve Kürtler barış içinde yaşıyordu. Hatta bölgedeki Ermenilerin hayat koşulları, Kürtler’den ve Türkler’den bile iyiydi' diyor.
Ben bu konuya parmak basmadan geçemiyeceğim......
Hamile birkadının karnına sügüsünü sokup bebeğini kardından çıkarmadan önce kız,erkek iddiasına girenler ermeni değilmiydi..? yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum..? Yıllarca OSMANLI İmp.'nun ekmeğini yiyip sonra da Ruslarla ittifak kurup TÜRK halkına zulmeden ermeniler değilmiydi...? Yoksa ben başkalarıylamı karıştırıyorum...? Hala onlara karşı nefret doluyum. Ama biz ne yapıyoruz, 1 ermeni öldürüldü diye bütün İstanbul biz erminiyiz diye yollara dökülüyo.... G.Doğuda hergün en az 1 mehmetçik şehit oluyo.... Hadi gelin bir taneniz de yollara düşüp ben 'MEHMETÇİĞİM' desin hani nerde...?
ermeni katliamını vardır diyenlere acıyarak gülüyorum eğer bir soykırım olsaydı güzel yurdumda bir tek ermeni kalmazdı yaşadığım muhitte halbuki hepsi sağ salim servetlerine servet katmışlar paşa paşa yaşıyorlar
bu suçlama sadece onların diri diri gömdüğü çocukları öldürdüğü genç kızların kadınların ırzına geçtiğini kimse görmüyor Azerbaycan da onlarca azeri evsiz barksız kaldı bunları gören dile getiren yok dinime küfreden bari müslüman olsa Türkiye nin doğusunda onlarca insan zulüm gördü sen hem öz yurdunda katliam yap sonra ermenilere soykırım yapıldı diye uydur bir yerlerinden nerde peki kemikleri bile bulunmuyor ama onlarca müslümanın toplu mezarları çıkıyor Anadolu da hala
bunlar sadece ülke içindeki düşmanlık fidanlarını büyütmektir saflarda aklınızı başınıza alın elinizi vicdanınıza koyun biz belgelerimizi açtık onlar neden açmıyorlar tutturmuşlar soykırım kelimesi bağırıp duruyorlar
Ermeni yönetmen Apo Torosyan’ın “Sesler” (Voices) adlı belgeseli acılarla dolu bir tarihe tanıklık ediyor.
'Bakkal Karabet’in ışıkları yanmış.
Affetmedi bu Ermeni vatandaş
Kürt dağlarında babasının kesilmesini.
Fakat seviyor seni,
Çünki sen de affetmedin
Bu karayı sürenleri Türk halkının alnına. '
Nâzım Hikmet
Apo Torosyan’ın belgesel filmi “Voices”, yani “Sesler”, rahatsız edici bir film. Ama rahatsız olun. Kaçmak, görmezden gelmek, inkar etmek kolay. Zor olan ise yüzleşmek… O zaman 45 dakika dayanın, yüz yılı devirmiş olan insanların tanıklıklarına… Onlar 100 yıldır, bir dehşetin anıları ile yaşıyor ve dayanıyorlar. Siz de 45 dakika dayanın. Dayanmakla kalmayın o insanlarla empati kurun, aynileşin. Ki “bir daha asla” diyebilesiniz.
Adorno, “Auschwitz’den sonra şiir yazılmaz” demişti.
1915’ten sonra bırakın şiir yazmayı, kendini insan hissetmek zor.
İnsanın insana yaptığına inanmak zor, bunu kabullenebilmek çok daha zor.
Ve düşünün ki, o insanlar, yani sağ kalanlar, her şeye karşın yaşama yeniden sarılabildiler. Çalıştılar, sevdiler, çocuk yaptılar ve torunlarını kucakladılar. Sadece kendileri için değil, tüm yitik canları adına, bambaşka bir duyguyla, ve bazen içlerine sessiz yaş dökerek.
Bir fidan dikmek için toprağı eşelediler, tuğlayla duvar ördüler yeni ev için.
Çivi çaktılar, tahtanın pürtüğünü aldılar ve iğneye iplik geçirdiler dikmek için.
Duduk çaldılar hüzünlü düğünlerinde, neşeyle coşacak, horon tepecek yerde.
Halı dokudular, gümüşü dövdüler.
Sirkeye yatırdılar biberlerini.
Yeni coğrafyalarda, yeni hayatlar inşa edip, kök saldılar.
Ama bir yerleri hep eksik, hep yarım kaldı.
Sağ kaldıkları için utanç duydular, en sevdiklerini terk ettikleri için, gömmeden, hatta dönüp de arkalarına bakmadan bile.
Onlar için mezarlar hep açık kaldı.
Asla gömülmedi onlar.
Ölüsünü gömememek ne demek bilir misiniz, ilelebet onunla yaşamaya mahkum olmak…
Ağlayamamak bile, yasını tutamamak…
Bedenleri belki sağlamdı, ama ruhları hep yaralı kaldı.
Yaşamlarının yarısı, ruhlarının yarısı sanki çalınmıştı.
Bir yaşar-ölü gibiydiler.
Hep yarım yaşadılar her şeyi, mutlu olsalar bile, buruk bir tat vardı ağızlarında.
Geceleri ise hep gidip gelen kabuslarla doluydu.
Apo Torosyan niçin bu ağlayan insanları gösterip, bizi rahatsız ediyor? diyebilirsiniz.
Ama rahatsız olun biraz, günlük rahatlığınız içinde.
Sizin hiç kapınız çalındı mı gece yarısı, korkuyla kimler kapımda, diye uyandınız mı?
Haydi, hemen yola döküleceksiniz dendi mi size hiç, çoluk çocuk, yaşlı ayırmadan…
Siz kendi çocuğunuzu boğdunuz mu korkuyla, ya da attınız mı ırmağa?
Irzınıza geçildi mi, onlarca defa? ..
Hayal etmek bile zorunuza gider değil mi?
Çocuklarınıza, en güzel kızlarınıza köle gibi el konuldu mu?
Yaşlı bir dostum Suriye kamplarında doğmuş, “sözde, öyle mi” diye mektup yazmıştı General Evren’e, inkarcı bir söylevinden sonra, “sözde öyle mi? ”
Harput’tan İzmir’e
Apo Torosyan “Sesler” adlı belgeselinde, Harput’tan, Dört Yol’dan, Antep’ten, İzmir’den tanıklıklar aktarıyor bize… Yeghsapet tam 107 yaşında, Harputlu komşusu kurtarmış onu, hâlâ unutmuyor onu. (Aslında komşusu onu değil, kendi insanlığını kurtarmış. O da teşekkür borçlu.) Hovhannes 105 yaşında Bedevi Araplara satmışlar onu da, öyle sağ kalabilmiş. Luther, Protestan bir Ermeni, o da 96 yaşında, Antep’te yaşanan ikinci kıyımın tanığı. Sossos ise Midillili bir Rum, 88 yaşında, İzmir yangınının ve kıyımının tanığı. (Bedeniniz hiç alevlerle tanıştı mı? İnsan bedeni nasıl yanar, bilir misiniz? Hele toplu halde, kucaklaşmış halde. Suda boğulmak nasıl bir duygu bilir misiniz? Ateşle su arasında hiç kaldınız mı?)
O dehşet günlerini hâlâ gözyaşı dökmeden anlatamıyorlar.
Her anı bire bir yaşıyorlar.
İnsanoğlu, ayakta kalabilmek, çocukların ruhunu kurtarabilmek adına, önce unutmak isterler tüm yaşadıklarını. İçlerinde taşırlar her şeyi sessizce.
Ne kendileri hatırlamak ister, ne de çocuklarına anlatmak isterler.
Unutmak bir merhem gibi gelir ruhlarındaki ve bedenlerindeki yaralara.
Ama insan ne zaman ki yaşlanır, o zaman bütün anılar yeniden sökün eder geri gelir bütün dehşeti ile.
Ve yeniden yaşamağa başlarsınız her anı.
Açık yaraya tuz basmak gibidir bu. İnanın yaşarken olaya dayanmak, belki daha kolaydır. O panik ve hayatta kalma dürtüsü ile…
Bütün o acılar, yeniden sökün edip gelir geri, çığlık çığlığa, bütün o enstantaneler, bütün o görüntüler, o karanlık ve ışık….
Ve sesler…
Kulağınızdan asla gitmeyen o sesler…
İşte bunun içindir,
inkar, soykırımın asla bitmeden,
kesintisiz devam etmesidir
insan ruhunda.
Ve yaşayanları,
yeni doğanları da
ortak etmektir suça.
Yaşarken bir cehenneme mahkum olmak,
- hepbirlikte! -
bundan başka ne olabilir ki?
----------
Nefret değil umut!
RAGIP ZARAKOLU
açık sözlü olmak gerekirse ermeni kelimesi bana ilk anlamda kötü insanları çağrıştırır, küçüklükten bu yana canli şahitlerin anlattıkları doğrulstusunda bende bu kanaatteyim bir insan ermeniyse sevmem..ne olursa olsun kendilerine ekmek verenleri sırtından bıçaklarlar böle bir millet galiba.. ermeni katliamıda osmanlının son yıkılma zamanlarında ermenilerin büyük bir rol oynadığını gerçek, kardeşçe yaşayan halkı birbirine düşürerekten doğuda bir çok katliamları gerçekleştirerek tarihe insan dışı bir varlık olarak geçtiler.... ermeniden ne dost olur nede post.. yanlış biliyorsam düzeltin plsss....
Böyle bir katliam yoktur.Türk katliamı vardır.Bu kadar çirkef bir millet yoktur galiba dünyada.olmayan bir soykırım bide olsa idi bizi dünyadan atarlardı galiba..Ula bir avuç vatanımız var onuda bizden almıya çalışıyorlar..
Bir Türk diplomatın sözü biz soykırım demedikçe kim nederse desin
Batını uyduruğu, Fransa'nın siyaset malzemesi ve gündemi,
Türkiye'nin başağrısı(!)
İçimizdeki yapısına Ermeni tohumu(!) karışmış, ne olduğu belirsiz sözde T.C vatandaşlarının (!) desteklediği, hangi tarafın yaptığı belirsiz,bir tür hadise(!) ......
Aslında olaya bir miktarda ermenilerin gözünden bakmakta faydalı olacaktır, netice itibariyle ortada yekunu epey büyük bir kayıp ve ölü sayısı var bunlara ne oldu, Çanakkaledeki ingiliz alayını kapıp götüren bulut bunlarıda mı kapıp götürdü :)))
Tabi biz Kürtlerin öldürdükleri Ermeni sayısını olayın içerisine dahil bile etmiyorum... Yoksa sayı epeyce artar, Biz bir hınçla öldürdüğümüzü kabul ediyoruz gerçi ama ne olursa olsun insan öldürmek iyi bişey değildir.... ;)
ERMENİ SORUNUNUN ORTAYA ÇIKIŞI
Osmanlı Devleti zayıflamaya başlayıp, hemen her konuda Avrupa'nın müdahalesine maruz kalınca, Türk - Ermeni ilişkilerinde de bir bozulma devri başlamıştır. Batılı ülkeler Osmanlı Devleti'ni bölerek bölgesel çıkarlarına ulaşabilmek için Ermenileri Türk toplumundan koparmayı hedeflemişlerdir. Özellikle Avrupa'nın bazı büyük devletleri 'ıslahat' adı altında bir yandan Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışırken, bir yandan da Ermenileri, Osmanlı yönetimine karşı teşkilatlandırmışlardır. Böylece ülke içinde ve dışında teşkilatlanan ve silahlanan Ermeni komiteleri ile Ermeni Kiliseleri'nin kışkırtıcı faaliyetleri sonucunda, Ermeni toplumu yavaş yavaş Türklerden uzaklaşmaya başlamıştır.
Türklerin iyi tutumuna karşın, yabancı devletlerle ittifak etmek suretiyle Türklerle mücadeleye başlayan Ermeniler, Batının desteğini alabilmek için kendilerini 'ezilen bir toplum' olarak göstermeye ve 'Anadolu üzerindeki egemenlik haklarını Türklerin gasp ettiği' iddiasını dile getirmeye başlamışlardır.
Islahat Fermanı ile Müslümanlar ve Gayr-i Müslimler eşit statüye getirilince ayrıcalıklarını kaybeden Ermeniler, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda, Rusya'dan 'işgal ettiği Doğu Anadolu topraklarından çekilmemesini, bölgeye özerklik verilmesini veya Ermeniler lehine ıslahat yapılmasını' talep etmişlerdir. Bu isteklerle birlikte Ermeni sorunu ilk kez ortaya çıkmaya ve uluslararası bir şekil almaya başlamıştır.
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Ayastefanos Anlaşması'nın Osmanlı Devleti'nce kabullenilmek zorunda kalınan 16. maddesi şöyledir:
'Ermenistan'dan Rusya askerinin istilası altında bulunup Osmanlı Devleti'ne verilmesi gereken yerlerin boşaltılması oralarda iki devletin dostane ilişkilerinde zararlı karışıklıklara yol açabileceğinden, Osmanlı Devleti Ermenilerin barındığı eyaletlerde mahalli menfaatlerin gerektirdiği ıslahat ve düzenlemeyi vakit kaybetmeksizin yapmayı ve Ermenilerin Kürtlere ve Çerkezlere karşı güvenliklerini sağlamayı garanti eder'.
Anlaşmanın bu hükmü, esas itibariyle bağımsızlık kazanmak isteyen Ermenileri tam anlamıyla tatmin etmemiş olsa dahi 'Ermeni Sorunu'nun tarihte ilk kez bir uluslararası belgeye yansıması ve 'Ermenistan' diye bir bölgenin varlığından söz edilmesi yönünden büyük önem taşımaktadır.
1878 yılında toplanan Berlin Kongresi sonucunda imzalanan Berlin Antlaşması'nın 61. maddesi de Ayastefanos Anlaşması'nın 16. maddesi yerine şu hükmü getirmiştir:
'Osmanlı Hükümeti, halkı Ermeni olan eyaletlerde mahalli ihtiyaçların gerektirdiği ıslahatı yapmayı ve Ermenilerin Çerkez ve Kürtlere karşı huzur ve güvenliklerini garanti etmeyi taahhüt eder ve bu konuda alınacak tedbirleri devletlere bildireceğinden, bu devletler söz konusu tedbirlerin uygulanmasını gözeteceklerdir'.
Berlin Antlaşması'nın bu hükmü ile Türk-Ermeni ilişkilerine yabancı güçlerin müdahale edebilmesi hakkı tanınmış olmaktadır.
Böylece Ermeniler, Ruslar ve İngilizler tarafından kullanılmaya başlanmış ve İngiltere'nin elinde Rus yayılmacılığına karşı bir ileri karakol vazifesi görmüşlerdir. İngiltere ve Rusya tarafından tarih sahnesine sunulan Ermeni Sorunu, aslında emperyalizmin Osmanlı Devleti'ni yıkma ve paylaşma politikasının bir uzantısıdır. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları ve yalanları da işte bu politikanın propaganda ürünüdür! .
[email protected]/turkce/sorun/index.html
Sevgili Arkadaslar,
Fransiz Parlamentosu 109 milletvekilinden olusmuyor ve bu sarki
burada bitmiyor.
Bu 109 milletvekili bu sonuca 3 gunde ulasmadi.
Biz de artik lutfen teknik ve bilimsel calisalim. USA'dan bir Turk
Profesorun yazdiklarina
onem verin ve luften okuyup uygulayin.
Google'da 'Armenian Genocide' (ermeni soykirimi) yazdigimizda ilk
100 sayfa tamamiyla
uydurma ermeni iddialarini anlatan sitelerindir.
Ve de bunlarin tümü ermeni siteleridir! ! ! ! Bu siralama, sitelerin
her gün girilme orani ile
yapilir.
Bizim tezimizi anlatan asagi sý ralardaki siteleri yukari tasimanin
tek yolu bu sitelere
Girmektir.
Lütfen bizim tezimizi anlatan sitelere her gun en az bir kere
tiklayin.
Bunun en kolay yolu bu siteleri acilis sayfamiz yapmaktir.
Ornegin asagidaki siteyi acilis sayfaniz yapin.
Ulkenize destek vermek bu kadar kolay! ! !
Hadi hemen simdi! ! !
Baslat'tan denetim masasina girin, internet seceneklerini tiklayin.
Giris sayfasi yazan yerin altindaki adres yerine, asagidaki adresi
yazin ya da yapistirin.
http://www.ermenisorunu.gen.tr/english/index.html
ve lutfen bu siteyi baskalarina da gonderin. Ulkemiz icin bu
kadarini yapabiliriz! ! ! !
saniyorum..
Ve bu sitenin 5 bin acilis sayfasiyla Google'da ermeni sorununu
aramanin ilk maddesi
haline getirilebilmesi isten bile degildir...
********************************************
Professor Tevfik Dalgic
University of Texas-Dallas
School of Management
Richardson, 75083, Texas, USA
972-883 2770
214-212 4343
972-883 6521
http://www.utdallas.edu/~tdalgic
osmanlının o zaman soykırım yapacak halimi vardı.7 devletle savaşıyordu ne silah vardı doğru düzgün ne poadişahın otoritesi kalmıştı.Arkadaş rus ermenilerinden bahsediyor.Osmanlının içindekiler çok mu iyiydi hepsi kapı komşusunu öldürecek kadar şerefsizdi.Erkekler askere gidince meydanı boş bulup binlerce türkü öldürdüler.Daha sonra göç yolunda, öldürülenlerin yakınları intikamlarını aldı.Ayrıca ATATÜRK DÜŞMAN ASKERLERİNİ BİLE EVLADI OLARAK GÖRMÜŞTÜR NASIL ERMENİLERİN KALEMİNİ KIRSIN AKLINIZ ALIYOR MU?
Arkadaşlar ben ne ermeniyim ne de ermeni dostu ama şunu anlamalıyız ki Osmanlı ermenileri üstüne bastırarak söylüyorum Osmanlı ermenileri Osmanlı ya ihanet etmedi.Olay şöyle gelişiyor;
üzerimizde büyük emelleri olan Rusya Balkan halklarını bize kışkırtırken atnı politikayı Kafkasya ve Doğu Anadolu da ermenilere de yapıyor ve Ermenileri bağımsızlık için kışkırtıyor ama bizim ermeniler söyelenlere aldırmıyorlar ve hiçbir isyana girişmiyorlar.
Anadolu da Ermenilerle Türkler o kadar biribirne yakınlaşmışki bazı Ermeniler müslümanlığı seçmiş bazıları ise milli benliklerini yitirip Türkleşmiş.O kadar ki bir Ermeni yi Türkten ayırmak çok zor olmuş.
Derken Rusya bizim Ermeniler den bir şey çıkaramıyacağını anlayınca bu sefer kendi içerisindeki ermenileri yıllarca tam bir müslüman ve Türk düşmanı olarak yetiştirip içimize sokuyor ama öyle üç beş değil yüz binlercesini sonra bu şerefsizler Rusya dan aldıkları emirle sürekli isyan çıkartıyorlar ve kendilerine katılmadıkları için soydaşlarını yani Osmanlı ermenilerini de öldürmeye başlıyorlar.
Yani anlatmak istediğim bu kadar kötülükleri yapan Ermeniler Rus Ermenileridir.Yani Taşnak ve Hınçak cemiyetine üye olan Diaspora Ermenileri.
Zaten Osmanlı ermenileri hiçbir sorun çıkarmadıkları için Millet-i Sadıka lakabını almış olmalarıda söylediklerimi doğruluyor.
Arkadaşlar şunu unutmayalım ki hangi milletten olursa olsun hiçbir insan dünyaya kötü gelmez eğer insan kötüyse bunu şartlar yapar.
Rum olsun Ermeni olsun Amerikalı İngiliz olsun hiçbir milletyin insanı anasının karnından kötü doğmaz (Yahudiler hariç tabi)
katliam mı? ? hahhahhahh
1000'lerce türkü öldüren hainlerin yeni yalanı! Öyle bir şey yapsaydık bir tekinizi bırakmazdık! !
Bu arada son bomba rum soykırımı türler yarım milyon rum sivili öldürmüştür diye.Yakında Yahudi soykırımıda bize patlıycak Hitler Türk müş diye
Hatta hatırladığım kadarıyla soykırımın bitiş tarihi 1936 mı ne yani epeybir uzun ve öldürülen ermeni rakamlarını araştırısanız tamam adamlar bir yadan ürüyor ona eyvallahda 3 milyondan biraz daha fazla yada biraz daha az olduğunu görürsünüz.Allah için adamlar utanmasalar hepimizi öldürdüler diycekler.
Bu arada bir bilgi vermek istiyorum.Ermeniler soykırım derken Osmanlının zorunlu göçünden değil.Adullhamit döneminden başlayarak Cumhuriyetin kurulduğu tahriğe kadar geçen bütün olayları kast ediyorlar.Hatta onlara göre Mustafa Kemal bizat pek çok soykırım emrini kendi vermiş ve Kazı karabekirde uygulamıştır.Yani biz sadece Osmanlılar yaptı alakamız yok desek bile olmuyor.Cumhuriyette ve Atatürke kadar uzanıyor olay ermenilere göre.Hep dediğim gibi gözünü kan bürümüş bak ermeni......
eksik birşey var bu işte...koskoca bir ülke ;)
Olmuş sa niye bukadar çok ermeni hala hayatta olamamış sa nede konuşupduruyoruz
birincisi katliam sözü yanlış, soykırım olacaktı.. ikincisi soykırımı T.C kesinlikle kabul etmiyor.. zira soykırım olabilmesi için, planlı ve süreçsel bir organizasyon olması gerekir.. bknz. Adolph Hitler ve yahudi soykırımı.. bu yüzden adına ermeni tehciri deniyor.. sonuçta ermeniler osmanlı için tehdit oluşturmaya başlamış ve göç etmeye zorlanmışlar.. ve göç yolunda ölmüşler..! !
gördüüm kadariyla kimse yapilmadi demiyo...........demekki yapilmis.....bugüne kadar inkar edenler simdi su sebepten bu sebepten diyorlar....tarihsel ikiyüzlülük....
Bana kalırsa tüm suç ermenilerindir.Ne yazık ki Türk milleti kendisine yapılanları kafir bunlar onlar yapar demiştir.Bizde kendimize yapılanları anlatsak neler çıkar.Ama biz Türküz kimseye biz Türkleri ezdik dedirtmeyiz.Ama bazıları yapar onların bildiği iştir karışılmaz.Nede olsa herkez Türkler kadar asil onurlu ve şerefli olamaz.Olsa Dünya bu halde olmazdı.Nitekim kendilerinide bize benzettilerya neyse o başka mesele
I Dünya savaşı sırasında dogu cephesinde rus birliklerine katılan, onlara destek veren ve türk komşularını katleden ermeniler ülke için cok büyük bir tehdit olusturmuslardır...bu sebebden ötürü, milleti-sadıka diye bilinen ermenilerin tehcir yani göç ettirilmeleri kararlaştırılmıştır...
24 Nisan 1915 yılında alınan kararla ermenilerin suriye topraklarına göç ettirilmeleri, savaş sonrası geri gelmelerine, mallarına devlet koruması getirilmesine ve her türlü ihtiyaçlarının osmanlı devleti tarafından karşılanmasına karar verilmiştir....
O zamanlar ülkede 1.350.000 civarında ermeni yaşamaktadır...1920 yılında ki verilere göre bu sayı 1.000.000 civarına inmiştir...Yani 350.000 kişiye yakın bir kısım savaş sırasında, göç yollarında hayatını kaybetmiştir. Göç yollarında eşkiye çetelerinin saldırısına ugrayarak, soğuktan, açlıktan ve salgın hastalıklardan ölmüşlerdir..
Türkler soykırım yapmamıştır...Göç kararı zorunlu olarak alınmıştır...
Dogu anadoluda ermeni çeteler tarafından katledilen 500.000 civarında türk vardır...Ya bu soykırım değilde nedir...Soykırımı ermenimi yaptı türkmü? ..Anlatılanlar öyle dehşet verici ki....Ermeni çetelerin yaptığı zulum Rus askerlerin bile göz yaşını akıtmıştır...
irakli siviller amerikalilara birseymi yapti yani...
Kimse kimseye sebesiz yere bir şey yapmaz.Eğer ortada bir sebeb yoksa Türkler emenilere bir şey yapmamıştır.Eğer varsa evet yapmışlardır.ermeni soykırımı yalandır hemde okkalı yalandır
Bir Türk Ermenisi bana şöyle dedi'Doğu ilerinde Ermenileri yaptığı katliyamlar haklıdır savaşlarda herşey mübahtır'Bunu diyen adam Türkler soykırım yapmıştır diyor valla büyük marifet.Birde dikkat edin hiç biri Kazım karabekiri sevmez özellikle bir kinleri vardır.
Eğer kesseydik sizi be hey Ermeni...
Kalmazdınız bir tekıniz bile geri...
Utanın be...Paşa, San'atcı ve Vezir...
İdiniz! ...Bu mu şimdi ha...hak'kın yeri? ..