Beni terk ettiğin gün hayatımın ortasına kocaman bir boşluk bıraktın. Yüreğine koymadığın sevgimin hafifliğinde ezilerek Omzuma koymadığın elinin ağırlığıyla büyüdüm. İçimde sana ayrılmış bir yer vardı, kimse oturmadı. Tozlandı. Affetmek bana düşmedi, Çünkü sen bir hata değil, bilinçli bir vazgeçiştin. Bugün ayakta durabiliyorsam, bu senden kalan bir güç değil Bu, hiç tutulmamış bir elin bana öğrettiği dengedir. Doğmadan yetim bırakılan kelimeler gibi boğazımda kaldın Ben seni özlemedim baba, Çünkü sen boşluğun kalıcı ikametiydin.
Bir erkeğin gölgesinde büyümedim, Kendi karanlığımı boyuma göre kestim. Herkes babasını sırtında taşır, Ben sensizliği sırtlandım Sessizliği ana dil belledim Bu yüzden kamburum sevgi değil, suskunluktur.
Çocukluğum, kapısı kilitli bir akşam gibi durur hâlâ içimde Ne gireni oldu ne çıkanın ardına bakanı.
Sen gidişi seçtiğin gün, ben hayatta kalmayı öğrendim. İçimdeki çocuk hâlâ sana bakacak bir yükseklik arar, Ama ben ona merdiven yerine sabrı öğrettim. Herkes babasını anlatırken geçmiş zaman kullanır, Benim cümlelerim hep şimdiki zamandır. Çünkü sen hâlâ yokluğunla sürüyorsun. Ve tekrar ediyorum Bazı terk edişler affedilmez, Çünkü hatadan değil, tercihten doğar.
...... Özlem hanımcım, "Baba" deyince yazılan şiirler vardır sizinki gibi, bir de yazdıkça dinmeyen yokluklar… Ben ikinci yerden konuştum; satırlarınız araladı bu konuşmayı. Kimisine, yüreğine özlemler yazacak kadar güzel sevgiler nasip olur, kimisine yokluğun soğuğunda şükürler içmek. Kısmet:)))
gök levhaya nakşettim belki seni gölgeni kandille taşıdım, bir keramet fısılda şimdi bana şairin boğazında bi çocuk ölüyor... ..... özlem/ ağustos/yirmi iki
sen uyurken, elimi kalbinin üstüne usulca koyup düşler kurdum hep, mavidendi.. yüreğinin atışlarını ezberledim.. sen durdun ya, dünya durmuş gibi.. ve karalanıp yankılı bir yarılanmak ve asla tamlanmamak bu..baba, özledim.. ....özlem/
'özledim' desem, gelir misin? sabrın şişleri, kederden kahırlar örerken sessizce sinem de, içinde ki yokluğa sığınmakta yolu bilmekte yetmiyor bilesin..özlem/ ...
Beni terk ettiğin gün hayatımın ortasına
kocaman bir boşluk bıraktın.
Yüreğine koymadığın sevgimin hafifliğinde ezilerek
Omzuma koymadığın elinin ağırlığıyla büyüdüm.
İçimde sana ayrılmış bir yer vardı, kimse oturmadı.
Tozlandı.
Affetmek bana düşmedi,
Çünkü sen bir hata değil, bilinçli bir vazgeçiştin.
Bugün ayakta durabiliyorsam, bu senden kalan bir güç değil
Bu, hiç tutulmamış bir elin bana öğrettiği dengedir.
Doğmadan yetim bırakılan kelimeler gibi boğazımda kaldın
Ben seni özlemedim baba,
Çünkü sen boşluğun kalıcı ikametiydin.
Bir erkeğin gölgesinde büyümedim,
Kendi karanlığımı boyuma göre kestim.
Herkes babasını sırtında taşır,
Ben sensizliği sırtlandım
Sessizliği ana dil belledim
Bu yüzden kamburum sevgi değil, suskunluktur.
Çocukluğum, kapısı kilitli bir akşam gibi durur hâlâ içimde
Ne gireni oldu ne çıkanın ardına bakanı.
Sen gidişi seçtiğin gün, ben hayatta kalmayı öğrendim.
İçimdeki çocuk hâlâ sana bakacak bir yükseklik arar,
Ama ben ona merdiven yerine sabrı öğrettim.
Herkes babasını anlatırken geçmiş zaman kullanır,
Benim cümlelerim hep şimdiki zamandır.
Çünkü sen hâlâ yokluğunla sürüyorsun.
Ve tekrar ediyorum
Bazı terk edişler affedilmez,
Çünkü hatadan değil, tercihten doğar.
......
Özlem hanımcım, "Baba" deyince yazılan şiirler vardır sizinki gibi, bir de yazdıkça dinmeyen yokluklar… Ben ikinci yerden konuştum; satırlarınız araladı bu konuşmayı.
Kimisine, yüreğine özlemler yazacak kadar güzel sevgiler nasip olur, kimisine yokluğun soğuğunda şükürler içmek. Kısmet:)))
?si=seundhxjThZJ7Jb_
sen..
dilimin sökülmeyecek sus oyası..
...özlemcay/
yedinci ay...
şiirleri de terk ediyorlar şimdi
tabağında ki hüznü
sıyır da gel,
çığ ihtimalli suslar da ezilelim..
....özlem/
dünyaya bakışım
bakış acımı değiştirir mi artık bilmiyorum..
elimin ellerine susadığını bil!
...özlem/
gök levhaya nakşettim belki seni
gölgeni kandille taşıdım,
bir keramet fısılda şimdi bana
şairin boğazında bi çocuk ölüyor...
.....
özlem/
ağustos/yirmi iki
giz'lenecek bir yer yok yansımanda
sözlerim ışığına yenik..
gönül yaşımdan düşerken
öznelerim,
ferinin kuyusunda yasımı
kurutuyorum....özlem/
sen uyurken,
elimi kalbinin üstüne usulca koyup
düşler kurdum hep,
mavidendi..
yüreğinin atışlarını ezberledim..
sen durdun ya, dünya durmuş gibi..
ve karalanıp
yankılı bir yarılanmak
ve asla tamlanmamak bu..baba, özledim..
....özlem/
'özledim' desem,
gelir misin?
sabrın şişleri,
kederden kahırlar örerken
sessizce sinem de,
içinde ki yokluğa sığınmakta
yolu bilmekte yetmiyor bilesin..özlem/
...