duygularin en yücesi, herkesin yasamasi tavsiye olunur, yasayamayanlar veya yasamak istemeyenler mutsuz yasayip mutsuz ölmeye mahkumdurlar, intihar egilimlide olabilirler, tipki aski yasayip asik olanlar gibi.
Ve en çok seni özledim ben. Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni. Her teyzeyi annen gibi sevmeni. Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni. Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu. Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği. Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı. Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim... hiç konuşmadan.. kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu.. diz çöküp yere sımsıkı... ama çok sıkı sarılmak sana.. göz yaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan ağladığımı sana göstermeden seni çok özledim ama çok özledim çocukluğum! !
Altın sarısı kurumuş bir tütünü sarar gibi,hayatı bir parça beyaz kağıtta parmaklarımın arasında sıkıştırıp kurumuş dudaklarımın arasına aldım ve kederimle yaktım.Derin bir nefes çaktim ve duman duman hayat içime daldı.Ciğerlerimin şekline bürünen bu hayatı benim hayatım diye benimsedim.Çünki hayatın belli bir şekli yoktu,herkes hayatı kendi kalıpları içinde yaşıyordu.Eğer bir insan 'Ben bu hayattan sıkıldım' diyorsa o kendi kalıplarından sıkılmıştır aslında.Çünki sen çeşmeden suyu yalnızca bidonunun büyüklüğü kadar alabilirsin.Belkide benim bir bidonum yoktu,avuç avuç içiyorum hayat pnarından suyu.Bazan sen diyorum içim içime sığmıyor,bazan sen diyorum ve öyle bir esiyorsun ki,bir anda yıkılıyorum.Belkide ne sen varsın nede ben varım desemde,ortada bir sevda var,bunu inkar edemiyorum.Hayal mayal hatırlar gibiyim yüzünü, fakat bıraktığın yara hala ilk günkü gibi taptaze,dokunuversen hafifce,hala parmağının ucuna kan bulaşacak,belki oradan avucuna sızasızacak,yalnızca bir damla kan seni bana bağlayacak,yanımdan hiç ayırmayacak,tüm zamansız aksi olaylara baş kaldırıp,tüm tatlı tesadüfleri birbirine ulayacak.Bir yüzüm ak,bir yüzüm kara çıkacağım karşına. Umursamıyacaksın,yüzünü yüzümün karasına süreceksin,çünki beni orada bulacaksın,yüzümün akı hikaye,sadece bir vitrin o.Kaç insanın yüzü ak ki? Seni gördüğümde karşımda belki bir an konuşmayacağım,çünki ben o anı anlatabilecek bir alfabeyi daha bulamadım.Aslında anlatılacak pek fazla birşey olacağınıda sanmıyorum zaten, o an herhalde seni doyasıya seyretmek ve bir anda sarılıp saatlerce tek kelime konuşmadan kollarında demlenmek ile yetinirdim.Belki ölüm suskunluğuna bürünürdüm. Birbirimizin sıcaklığında belki hiç anlamadan bir anda uyuya kalırdık kucak kucağa.İnan bana o uykuyu üzerinde nilüferlerin kolgezdiği küçük bir göletin kıyısındaki, salkım söğütün altında yeşil bir halı gibi tüm kıyıya serilmiş çimlerin üzerinde ve esen her meltem rüzgarında taptaze sümbüllerin kokusunu duyduğun bir cennet bahçesinde bile uyuyamazsın.Terlemiş yüzüne çapraz düşen düz siyah saçlarında sanki bir ilahi güzelliğin kordinatları gizlidir.Tütünün sararttığı hafif nasırlı parmaklarımla yüzünün coğrafyasında gezinmek isterim.Bir ağma misali,seni ellerimle bile tüm güzelliğini tanıyıp kodlamak isterim belleğime.Çünki ben seni altı duyu organımla özlüyorum yokluğunda.Ve işte asıl güzel olan şey,senin yanında uyanmak,sana açmak gözlerimi ve güneşin ışığını o gün ilk senin yüzünden yansıması benim içime.Karşı karşıya bağdaş kuralım kuş seslerinin bezediği,sabahın alaca karanlığına bürünmüş bir bahçede.Ben batıya döneyim,sen doğuya ve ben,tan yerinin ağarmasını,gökyüzünün kızarmasını,bulutların kül renginden vazgeçipte pembeye kaçmasını,bir günün doğuşunu yüzünde seyredeyim,çiçekler sana açsın o sabah tüm güzelliklerini,gözlerindeki aksinde hayranlık duyayım doğanın güzelliğine tekrar.Sende benim yüzümde seyter bir günün batışını,karanlığın örtü örtü sahneyi kapatışını,benim sahnemdir işte burası,güneşin yalancı ışıklarının tükendiği vakit benim gerçek ve ebedi karanlığktır bu ve dikkat et,karanlık ilk önce benim gözlerime düşer,gölgelerin barınamadığı bir dünyadır birtanem benim dünyam,güneşi çevrende arama,güneş yüreğimde,sıcaklığı tenimde,parıltısı zihnimde,ışığı ise karanlığın özüne bürünmüş gözümde.
aşk hayatın taaa kendisidir...aşkı dar pencerelerde değil bir bulut seyrinde düşünmek gerekir.Aşk sadece iki insan arasında sınırlı değildir.dünyada ki herşeye,canlı cansız herşeye duyulan büyük bir olgudur.herşeye aşık olunabilir.'aşk tarif edilmez yaşanır'...
Sakın bir söz söyleme...Yüzüme bakma sakın! Sesini duyan olur,sana göz koyan olur. Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın, Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur...
Dilerim Tanrı'dan ki,sana açık kucaklar Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun, Kan tükürsün adını candan anan dudaklar, Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun!
bence aşk yok yaa.... aşk farklı bir şey olmalı... anlatılmamalı yaşanmalı... aşk kapımızda misafirdir...ne zaman kapıyı çalacağı bilinmez... aşk yüzümüzü dönersek aşktır... aşkkın durulmuş şekli sevgidir...sevgininki ise saygıdır...saygının durulmuşu ise o kişi insan ile değildir... sonuçta aşk erkeğin işidir...maşukluk ise benim...
Aşk belki biraz ağır olacak ama ne olursa olsun gerdek gecesi biten bir duygudur.(en azından erkek için) unutmayın gizemli olan güzeldir.gizem bitince güzel de biter.
Efenim biz insanlar hormonlarla yönetilen birer varlıklarız.ee hal böle olunca da gel gör küne aşk beni neylemiş fln filan moduna giren ve de ayaı çehen çok oliyir.Önemli olan bu deil tabi.Saygı olmalı.Adam daa saymadan böle hemen ben bi sevip te gelem dior.Olmaz.
Aşklan ilgili bayaa büle bi şarkılar vardır muhakkak.Efenim eski zamanlardan hala daa günümüzde o cazibesini kaybetmemiş ay lav yu ay lav yu du yu lav mi yes ay du lar var idi.Efenim bir mecnunla kerem bir aslıyla havva (karıştı ama neyse cinsel tercih işte)
Lafın kısası :) aşk hormonel bir bozukluktur :)) Reçeteyle birlikte doktorunuza başvurunuz
bazen aşk gerçekten gider..onsuz saniyeler saatlere, saatler yıllara dönüşür...dudaklarında onun adı, yüreğinde tatlı sözleri hayalinde bir buruk gülümsemesi kalır...bazen aşk gerçekten gider...ne telefonun çalar geceleri onu düşünerek uyumaya çalıştığında, ne postacı gelir acılı her bekleyişten sonra... bazen aşk gerçekten gider............
Gerçeğin ötesinden gelen bir güç o...........Cennet bahçelerindeki ağaçlardan kopan,ebedi nehirlere düşen, o yüce varlık...............Aldı berraklığını sudan yaşanılmışın ötesinde yaşanılmamışın içinde coştu...............Çağlayan halinde aktı kalplere.....................Büyünün erişilmez gücüyle sardı yürekleri görülenin ötesinde görülmeyenin içinde ışık oldu..................Sardı ruh ve bedeni hareler şeklinde...................ve her gece ışıklar birleşir gökyüzünde sessizce...............
' Allah ile ilişkilendirilmeyen her duygu, aşk yok olamak zorundadır.' Mustafa ULUSOY
yani ki aşk; hem alemin özü ve her şeyi hem de insanın sonsuzluğa ve mutlak varlığa açıldığı kapıdır. leyla derler nam-ı yarime leylayı bilmeyeler leyla deyü aşka derlermiş ol leyla'dan da öte
duygularin en yücesi, herkesin yasamasi tavsiye olunur, yasayamayanlar veya yasamak istemeyenler mutsuz yasayip mutsuz ölmeye mahkumdurlar, intihar egilimlide olabilirler, tipki aski yasayip asik olanlar gibi.
Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
hiç konuşmadan..
kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
bir lokma boyunu..
diz çöküp yere sımsıkı... ama çok sıkı
sarılmak sana..
göz yaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
ağladığımı sana göstermeden
seni çok özledim
ama çok özledim
çocukluğum! !
cem yılmaz
hey aşk sen nelere kadirsin! ! ! !
Sen
Sen: Çamli daglarda agaran safak...
Sen: Duru göllerin nilüferisin.
Sen: Engin ovada sararan basak
Sen: Umut kaynagi, alinterisin...
Sen: Gökte yildizsin, uykularda düs..
Sen: Yesil ekinsin, sen beyaz gülüs
Sen: Mavi denizsin sise bürünmüs
Sen: Sevda sirrinin dügümlerisin
Sen: Her güzelligin canli sergisi
Sen: Kalp yarasinin emin sargisi
Sen: Benim dilegim hakkin vergisi
Sen: Gönlüme sakli ask hançerisin.
Sen: Koyu gölgesin,yaz sicaginda
Sen: Olgun meyvesin dal kucaginda
Sen: Korsun alevsin ask ocaginda
Sen: Gadir Allah'in saheserisin
Sen: 'Ben'sin, gel gör ki ben 'sen ' degilim
Sen: Benim düsüncem, ruhum ve dilim
Sen: Benim gözlerim, ayagim, elim..
Emin ol, sen bana benden berisin
Aşk korkuya peçedir,korkuda aşka perde
Allah'tan nasıl korkmaz insan onu severde..
istek üzerine yazılmıştır...
kalbe verilen sev emri..
onu düşündüğünde karnına saplanan ağrılardır
ey aşk...
elbet başındasındır bela kitabının! ..
ona olan muhabbet
Altın sarısı kurumuş bir tütünü sarar gibi,hayatı bir parça beyaz kağıtta parmaklarımın arasında sıkıştırıp kurumuş dudaklarımın arasına aldım ve kederimle yaktım.Derin bir nefes çaktim ve duman duman hayat içime daldı.Ciğerlerimin şekline bürünen bu hayatı benim hayatım diye benimsedim.Çünki hayatın belli bir şekli yoktu,herkes hayatı kendi kalıpları içinde yaşıyordu.Eğer bir insan 'Ben bu hayattan sıkıldım' diyorsa o kendi kalıplarından sıkılmıştır aslında.Çünki sen çeşmeden suyu yalnızca bidonunun büyüklüğü kadar alabilirsin.Belkide benim bir bidonum yoktu,avuç avuç içiyorum hayat pnarından suyu.Bazan sen diyorum içim içime sığmıyor,bazan sen diyorum ve öyle bir esiyorsun ki,bir anda yıkılıyorum.Belkide ne sen varsın nede ben varım desemde,ortada bir sevda var,bunu inkar edemiyorum.Hayal mayal hatırlar gibiyim yüzünü, fakat bıraktığın yara hala ilk günkü gibi taptaze,dokunuversen hafifce,hala parmağının ucuna kan bulaşacak,belki oradan avucuna sızasızacak,yalnızca bir damla kan seni bana bağlayacak,yanımdan hiç ayırmayacak,tüm zamansız aksi olaylara baş kaldırıp,tüm tatlı tesadüfleri birbirine ulayacak.Bir yüzüm ak,bir yüzüm kara çıkacağım karşına. Umursamıyacaksın,yüzünü yüzümün karasına süreceksin,çünki beni orada bulacaksın,yüzümün akı hikaye,sadece bir vitrin o.Kaç insanın yüzü ak ki? Seni gördüğümde karşımda belki bir an konuşmayacağım,çünki ben o anı anlatabilecek bir alfabeyi daha bulamadım.Aslında anlatılacak pek fazla birşey olacağınıda sanmıyorum zaten, o an herhalde seni doyasıya seyretmek ve bir anda sarılıp saatlerce tek kelime konuşmadan kollarında demlenmek ile yetinirdim.Belki ölüm suskunluğuna bürünürdüm. Birbirimizin sıcaklığında belki hiç anlamadan bir anda uyuya kalırdık kucak kucağa.İnan bana o uykuyu üzerinde nilüferlerin kolgezdiği küçük bir göletin kıyısındaki, salkım söğütün altında yeşil bir halı gibi tüm kıyıya serilmiş çimlerin üzerinde ve esen her meltem rüzgarında taptaze sümbüllerin kokusunu duyduğun bir cennet bahçesinde bile uyuyamazsın.Terlemiş yüzüne çapraz düşen düz siyah saçlarında sanki bir ilahi güzelliğin kordinatları gizlidir.Tütünün sararttığı hafif nasırlı parmaklarımla yüzünün coğrafyasında gezinmek isterim.Bir ağma misali,seni ellerimle bile tüm güzelliğini tanıyıp kodlamak isterim belleğime.Çünki ben seni altı duyu organımla özlüyorum yokluğunda.Ve işte asıl güzel olan şey,senin yanında uyanmak,sana açmak gözlerimi ve güneşin ışığını o gün ilk senin yüzünden yansıması benim içime.Karşı karşıya bağdaş kuralım kuş seslerinin bezediği,sabahın alaca karanlığına bürünmüş bir bahçede.Ben batıya döneyim,sen doğuya ve ben,tan yerinin ağarmasını,gökyüzünün kızarmasını,bulutların kül renginden vazgeçipte pembeye kaçmasını,bir günün doğuşunu yüzünde seyredeyim,çiçekler sana açsın o sabah tüm güzelliklerini,gözlerindeki aksinde hayranlık duyayım doğanın güzelliğine tekrar.Sende benim yüzümde seyter bir günün batışını,karanlığın örtü örtü sahneyi kapatışını,benim sahnemdir işte burası,güneşin yalancı ışıklarının tükendiği vakit benim gerçek ve ebedi karanlığktır bu ve dikkat et,karanlık ilk önce benim gözlerime düşer,gölgelerin barınamadığı bir dünyadır birtanem benim dünyam,güneşi çevrende arama,güneş yüreğimde,sıcaklığı tenimde,parıltısı zihnimde,ışığı ise karanlığın özüne bürünmüş gözümde.
aşk hayatın taaa kendisidir...aşkı dar pencerelerde değil bir bulut seyrinde düşünmek gerekir.Aşk sadece iki insan arasında sınırlı değildir.dünyada ki herşeye,canlı cansız herşeye duyulan büyük bir olgudur.herşeye aşık olunabilir.'aşk tarif edilmez yaşanır'...
Kıskanç
Sakın bir söz söyleme...Yüzüme bakma sakın!
Sesini duyan olur,sana göz koyan olur.
Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın,
Anan bile okşarsa benim bağrım kan olur...
Dilerim Tanrı'dan ki,sana açık kucaklar
Bir daha kapanmadan kara toprakla dolsun,
Kan tükürsün adını candan anan dudaklar,
Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun!
Faruk Nafiz Çamlıbel
yapış yapış...
bence aşk yok yaa....
aşk farklı bir şey olmalı...
anlatılmamalı yaşanmalı...
aşk kapımızda misafirdir...ne zaman kapıyı çalacağı bilinmez...
aşk yüzümüzü dönersek aşktır...
aşkkın durulmuş şekli sevgidir...sevgininki ise saygıdır...saygının durulmuşu ise o kişi insan ile değildir...
sonuçta aşk erkeğin işidir...maşukluk ise benim...
anlam arayışı...
beklerim yolunu aylar boyunca yeterki bul beni senede bir gün
arzu nun olmayı bi türlü beceremediği şey :))
tadılması gereken duyusal meyvelerden
gerekli mi değil mi bilemediğim...
azrailin yeni doğmuş bir bebekten can alışındaki esaret benim gölgeme düşürdüğüm kalbimin izinde var..seversem doğmamış bebeğe bile ferman çıkarır doğumunda darağacına asarım...varsa insafsız diyen...anlamamış beni ona yanarım
ulaşılmazlık
Aşk belki biraz ağır olacak ama ne olursa olsun gerdek gecesi biten bir duygudur.(en azından erkek için) unutmayın gizemli olan güzeldir.gizem bitince güzel de biter.
Efenim biz insanlar hormonlarla yönetilen birer varlıklarız.ee hal böle olunca da gel gör küne aşk beni neylemiş fln filan moduna giren ve de ayaı çehen çok oliyir.Önemli olan bu deil tabi.Saygı olmalı.Adam daa saymadan böle hemen ben bi sevip te gelem dior.Olmaz.
Aşklan ilgili bayaa büle bi şarkılar vardır muhakkak.Efenim eski zamanlardan hala daa günümüzde o cazibesini kaybetmemiş ay lav yu ay lav yu du yu lav mi yes ay du lar var idi.Efenim bir mecnunla kerem bir aslıyla havva (karıştı ama neyse cinsel tercih işte)
Lafın kısası :) aşk hormonel bir bozukluktur :))
Reçeteyle birlikte doktorunuza başvurunuz
Aşk bu klvyedeki harflerle ifade edilemeyecek tek şeydir..
gelmesi gibi gitmeside insanı acıtan birşey.....
bazen aşk gerçekten gider..onsuz saniyeler saatlere, saatler yıllara dönüşür...dudaklarında onun adı, yüreğinde tatlı sözleri hayalinde bir buruk gülümsemesi kalır...bazen aşk gerçekten gider...ne telefonun çalar geceleri onu düşünerek uyumaya çalıştığında, ne postacı gelir acılı her bekleyişten sonra... bazen aşk gerçekten gider............
beş sene sonra şu aralar yoğun bir şekilde yaşadığım muhteşem duygu... bunu bana yaşatan insana sonsuz teşekkürler.....
şefkatin bir adım gerisinde
Gerçeğin ötesinden gelen bir güç o...........Cennet bahçelerindeki ağaçlardan kopan,ebedi nehirlere düşen, o yüce varlık...............Aldı berraklığını sudan yaşanılmışın ötesinde yaşanılmamışın içinde coştu...............Çağlayan halinde aktı kalplere.....................Büyünün erişilmez gücüyle sardı yürekleri görülenin ötesinde görülmeyenin içinde ışık oldu..................Sardı ruh ve bedeni hareler şeklinde...................ve her gece ışıklar birleşir gökyüzünde sessizce...............
'aşk imiş her ne var alemde'
Fuzuli
' Allah ile ilişkilendirilmeyen her duygu, aşk yok olamak zorundadır.'
Mustafa ULUSOY
yani ki aşk; hem alemin özü ve her şeyi hem de insanın sonsuzluğa ve mutlak varlığa açıldığı kapıdır.
leyla derler nam-ı yarime leylayı bilmeyeler
leyla deyü aşka derlermiş ol leyla'dan da öte