Kültür Sanat Edebiyat Şiir

aşk sizce ne demek, aşk size neyi çağrıştırıyor?

aşk terimi Cengiz Ekrem Teymur tarafından tarihinde eklendi

  • Boran Baran
    Boran Baran

    sevginin ötesinde bile bile tutsaklıktır

  • Esra Karabudak
    Esra Karabudak

    aşk, gece uykumdan uyanış nedenim... içimdeki mutluluk iksiri.....

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın

    çok yazılmış çok çizilmiş.
    yıpratılmış.
    sonra ne olmuş
    hiç

  • Sevgili Özbek
    Sevgili Özbek

    Ask, bence evrensel bir seydir.Tarif etmek imkansiz.Ama, bir agacin sararmis yapraklarini izlerken farkettigin rengin farki bir asktir.Dolunayin herzamanki halindan biraz daha parlak olmasi bir asktir.Yagmurdan sonra islak otlarin kokusunu hissetmek bir asktir.Ne biliyim, Ya da herseyiyle güzel bir insana hayran olmak bir asktir.Kisacasi, ask, aninda hissettigin tarifi edilemez duygulardir..Hayranliktir.Saygidir..

  • Nurendam İslam
    Nurendam İslam

    Kainatın mayası desem. Hakiki aşka götüren tali yol desem.

  • Zözdasci
    Zözdasci

    çoooksevdim...ama sonunda anladığım tek gerçek var...bu kadar büyük kalbe bir fani yetmez... ve hiç kimse o değildir...ben de yüzümü hakka döndüm...

  • Ümit Çakırca
    Ümit Çakırca

    aşk tarif edilmez yaşanır bazen bulutların üzerine çıkartır bazen candan usandırır kaçarsın kurtulamazsın ararsın bulamazsın

  • Ömer Faruk
    Ömer Faruk

    aşk bir sudur iç iç kudur. hah hah haaaah
    aşk kabızlık başlangıcıdır.
    aşk başlı başına bir problemdir. kafasını yormak istemeyen kişilerin bulaşmaması gerekir.
    aşk sigaradır, alkolün her türlüsüdür.
    tüm insanlık için çok zararlı birşeydir.

  • Buğra Osmaoğlu
    Buğra Osmaoğlu

    dünyadaki herkes için(buna kariyer düşkünü kadınlarda dahil) en önemli şeydir düşünsenize bi sabah evden çıkarken neden süsülenip püsleniyoruz neden her adım başı ayna var diğer insanlara güzel görünmek için değil sadece bir kişi var bizim hayatımızda bazılarımız platonik bazılarımız aşk bazılarımız ise karşılıklı mutlaka birisinden hoşlanırız işteee bu yüzdeeen

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz

    Okyanusu izleyen...ona hasret...yıllar sonra kavuşmuş yaşlı bir balıkçının dinginliğindeyim...

    Deniz kabuklarından...huzurun sesini duyuyorum...

    Kulaklarımda mütemediyen bir şarkı...
    Dudaklarımdaki gülümsemeye hakim olamadan mırıldanıyorum...

    Farklı birşeyler var artık...dün...dünde kaldı...

    ^^Özlemim....gel artık....
    Kurtar bu zavallı ruhumu zalimlerin elinden....
    Elimden tut...ve mavi ummanlara götür beni....
    Yeşil ormanlara götür...
    Gökkuşaklarını göster bana....
    Göster ki...
    Artık üşümesin yüreğim....
    Ağlamasın gözlerim.....
    Varlığınla....can ver bana......

    O kadar ki....
    Ana rahmine dönen kalbimden...
    Bir bebek doğsun dünyaya...

    Ve o bebeğin adı....AŞK....olsun....^^

    Eternal

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz

    Aşk Gibi Bakıyordu Kadın

    Aşk gibi bakıyordu kadın... Uysal iklimlerinin hepsi çantasında duruyordu… Yılların su gibi geçtiği gözlerinde yeşil yosunlar, açık denizler ve her yürek dalgalanmasında köpüren suskunlukları vardı… Yabancı toprakların yaşanmışlığına inat özlemler büyütüyordu… Aşk gibi gelmeliydi sevisi, dokularına işlemeli, adımlarını dolaştırmalı, içini titretmeliydi…

    Aşk gibi bakıyordu kadın, baş ucunda duran fırtınalara aldırmadan, yıkılmadan, dik başlı inatları vardı yaşama, karşı koymuşluklarını elinde tutuyordu… Direnmişti ve direniyordu, içindeki tüm nefretleri gülümsemeye dönüştürecek formüller üretiyordu yer çekimsiz yüreğinde…Artık açık denizlerde değil, evreni arşınlamanın yorgunluğunu sakin bir kıyı kasabasında, balkon önü çiçeklerini sulayarak, bahçesindeki domatesleri toplayarak, toprağın kokusunda sevdiğinin dizleri üzerinde yatarak, çocuklarıyla oynayarak geçirmek istiyordu…

    Oysa şehir alacalı bıkkınlığını sürmelemişti kadının aşk gibi bakan gözlerine… Kalabalık acılar, metro ayinleri, vapur biletleri, bir sürü ulaşılmazlık ve koşuşturma… Hepsi bir gün içine sığan çokluklardı…Rutin düzlemlerde hep aşkı ertelemek zorunda kalıyordu, toplantılar, iş gezileri, kağıtlar, formaliteler,insanlar…insanlar…insan..lar…

    sadece birkaç yıl geçmişti üzerinden…

    kayıplarının…

    çocuklarının..

    kocasının…

    Mezar taşı arkası saklanmalarını kabullenemiyordu bir türlü…Tanrıyı bile yaşadığı hastanenin uçları sivriltilmiş demir korkulukları arkasında bırakmıştı…

    O geniş, cıvıl cıvıl kuşların öttüğü, güneşin yorgun bedenini ısıttığı bahçenin tahta bir bankında otururken, Aşk gibi bakıyordu kadın elinde tuttuğu aynasından bir geçmişe…

    Bir düğüm daha hayat nakışına
    Ne zamanki bir rüzgar geçse tenimden hüzün bulanır karanlıklarıma.İliklerime dokunurda geçer soğuk...

    Dalar gözlerim amansız boş uzanan hayal vadilerine.İçimi garip bir korku sarar,anlamların anlamsızlığını anlarım bir an.Küslüğüm başlar kendime,dalar gözlerim görmediklerime.Yalın kalır yağan yağmurun damlalarına karşı coşkum.Kilitlenir uzaklara gözlerim...Karmaşık duyguların yoğrulduğu gel – git lerle uğraşırım düşlerimi serdiğim derinliklerde.Ellerini uzatır hüzün, alır beni koynuna umarsızca.Gıdıklar ruhumu ince ince sızılar.Yağmura karışır hayallerim.Çıkmaz sokaklara dönüşürüm, hep yolun sonunda engellenen.Boğuk, iştahsız mırıltılara karışır seslerim.Hasrete yürürüm, damlacıklar buhar olur yüreğimde...

    Yollar çamur, yollar sessiz,yollar sensiz, yollar bensizdir hep.Her adımımda hissediyorum gece ayazını.Üzerimde yalnızlığın paltosu, gam yüklü ağır omuzlarım çekiliyor yere doğru.Ayaklarım sekiyor taşlara çarparak,inadına ıslanıyorum yağmurda.Ruhum okşanıyor serin sularda...Değişmiyor! yollar sessiz, yollar sensiz, yollar bensiz...Toprak kokusu sarmış etrafı.Yeşiller grileşmiş,betonlar yığılmış sağıma soluma, çamur örtmüş bütün günahları..


    Yollar bitti.Kuruldum gönül penceresine...Bakıyorum öylece. Sakin, umarsız, öyle boş, öyle yalın...
    Yağmurlarla birlikte ıslak hüzünler damlıyor yüreğime, tutup alıyor beni avucunun içine.Karanlıklara bürünüyor gözlerim,yarattığım kabusların ortasında kalıyorum.Bir umut dercesine çırpınıyorum dalan gözlerimle...

    Pencereme vuruyor keder yüklü damlacıklar.Birden bir hareket beliriyor ardından.Ayağını burkmuş bir serçe geliyor, konuyor kalbime.Ürkek bakışları sarsıyor bir anda.Savunmasız, çaresiz,bir günahın bedeli gibi ağır duruyor.Eş görüyorum kendime onu.O üşüyor, ben üşüyorum.Hala bekleyişte, sabaha dönmeyi bekleyen gece gibi.Kıpırtısız bir masumlulukla hareketsiz.Dokunamıyorum ona,ama hissediyorum hissettiklerini... Kalbime dokunuyorum, onun kalbini hissediyorum.Kalp atışları ses katıyor karanlığıma...Bir can oluyor, bir umut oluyor kabusuma.Siyah korkunun hakimliğinde ıssız bir sokaktan geçişteki ayak seslerinin, kalp atışlarına karıştığı anı yaşıyorum kalbinde.İkimizde yalnız,ikimizde ürkek, ikimizde yorgun.Derinliklerimde kalan umut kırıntıları çıkıyor yüzeye, serçenin kınalı kanadını çırpışıyla.Bir umut var yarınlarımıza,parçalanmış olsak ta bütün haline dönmeye çalışıyoruz.Tohumlarımızın yeşeren, filizlenen hayaline takılıyor gözümüz, sabrediyoruz.Kimi zaman savruluyoruz hayat rüzgarlarında, ama her dağılan,savrulan parçamız yerine birini ekliyoruz.Bir düğüm daha atıyoruz hayat nakışına.İnadına...

    Bir büyü gibi geliyor bana hüsranlarımın sonunda karşıma çıkan.Bir ümit,bir sevinç, bir kıpırtı.Sessizce çabasını izliyorum.Adım atmak istiyor, belli ki canı yanıyor alev damlıyor gözlerinden...Pes etmiyor! yalınayak bir çığlıkla bastırıyor etraftaki sesleri.Bir iç çekimi kadar kısa kanat çırpışı geliyor kulağıma...Bakıyorum bir çaba, bir direniş, küçük,kanatlarında.Yeniyor burukluğu.Yeniyor yağmuru.Yeniyor umutsuzluğu.Bir gayret ve son hareket.Kanat çırpışıyla sevinç katıyor yüreğime.Uçuyor gönlümden serçem, uçuyor gökyüzüne.Kıskanıyorum mücadelesini.Yağmurları aşıp, coşan, özgürlüğe karışan iradesini, gecenin ırmağında göğe yükselişini...Bense bakıyorum ardından,boş hissiz camlardan,kalın beton barakalardan...

    Islaklıkların arkasında sızıyor güneş,kavuştu gün ışığına,yine yaldızlarını saçtı etrafa...Bir ben yorgunum,bir ben durgun. Isıttı umutları sabah.Gece aldı karamsarlıklarını göçtü uzaklara,geriye kaldı ruhsuz bedenlerle dağlanan yüreğim.

    Bir de minik serçe hayaline takılan gözlerim...

    Alıntı

  • Adil Duran
    Adil Duran

    Aşk yalnız iki cins in birbirine duyduğu haz yani kadın-erkek arasındaki cinsel ilişkiden kaynaklanan duygu yoğunluğu değil.Soyut bir kavramdır.Adalet,özgürlük,barış vs. fenomenler gibi görecelidir.Bir insan bir kadına aşık olur.ülkesine aşık olur.işine aşık olur.bir nesneye aşık olur.müziğe,edebiyata,sanata aşık olur.bu durum sevgidir.ve yaşam sevgisi,sevgiliye olan sevgi,çocuk sevgisi,anne sevgisi,vatan sevgisi gibi uzayıp gider.
    Bu göreceli haliyle insan bir sevgi ürünüdür.Sosyal insan kendini severek bunu dışa vurur.bütün iyi davranış özellikleri ile kendisini dayatır.
    Eğer aşk ve sevgi yoksa,yaşam azap olur yaşanmaz!
    Aşk ve sevgi dolu bir dünyada kardeşçe,dostça birlikte yaşamak dileği ile sıcak dostluk sevgilerimle...

  • Emin Kemal Aydemir
    Emin Kemal Aydemir

    karanlıkta yolu ararken birinin elindeki muma üflemesi ve öylece g.t gibi ortada kalmak.........

  • Hüseyin Türk
    Hüseyin Türk

    Geçmişte kalmış.... Ben de...............................

  • Ezgi Saklayıcı
    Ezgi Saklayıcı

    aşk b.k çukurudur...

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın

    soğuk temas

  • Kurt Adam Amcayı Yiyen Küçük Kız
    Kurt Adam Amcayı Yiyen Küçük Kız

    aşk: kendini unutup başkasını hatırlamaktır

  • Hüseyin Koca
    Hüseyin Koca

    aşk kendini bir başkasında yaşamaktır.

  • Zagero Corazzini
    Zagero Corazzini

    -Aşk sadece aşkı yaşaMAyanlar için vardır. Yaşayanlar için ise 2. si olmaz, olamaz, ola-bilemez. Aşk içimdeki sürekli bir sızıdır...

    -Aşk benim gözlerimdi...
    -Birisi gözlerime mil çekti...:(
    -Aşk acısından ağlarken medil kullanmazdım, havlu kullanırdım...
    12 ay boyunca hemen hemen her akşam ağlardım, geceleri...

  • Confident Mad
    Confident Mad

    aşk sonsuz bir heyecendır

  • Bora Cumbul
    Bora Cumbul

    Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir.
    Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır.
    Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.
    Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.
    Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir
    Aşk, Sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir.Anlaşmaktır.
    Aşk, bağlandığını sanddığında, karşısındakine hayır deme şansını tanımaktır.İnceliktir.
    Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.
    Aşk, ciddi bir tokalaşmayi kıkırdamaya dönüştürmektir. Mizahtir.
    Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
    Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.
    Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.
    Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır.Mutluluktur.
    Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde,uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.
    Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.
    Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.
    Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.
    Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir.
    Aşk, hoşçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir. Kaderdir.
    Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düşüncedir.
    Aşk, rüzgarin ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır.Yalnızlıktır.
    Aşk, asla anlatılmayacak hikayelerdir. Özeldir.

  • Plustick Fuse Platon
    Plustick Fuse Platon

    Aşk iki kişinin fazlalıklarından arınıp yepyeni ve bir insan oluşturmasıdır.tıpkı doğmak gibi...

  • Sibel Keten
    Sibel Keten

    Herkesin aşkında vardır gözüm!

  • Sibel Keten
    Sibel Keten

    Aşkın sayısız tanımı olduğu iddiası yalnızca bir varsayım. Aşk, her seferinde kendine benzer. Onu değişik sözcüklerle tanımlamamız, olsa olsa, karşılaştığımızda bütünüyle kavrayamamamızdandır..

  • Sibel Keten
    Sibel Keten

    Aşk Tanrı gibidir..
    yoktur
    görünmez
    ama inanırız!

  • Abdulkadir_aygül
    Abdulkadir_aygül

    Aşk, işte bu kelime bütün insanların 14-30 yaş arasında yaşadığı o müthiş duygunun ismidir ki aşık olan insan karşısındakine şehveti uğruna aşık olmamıştır. Belki aşık olduğu kimse başkaları gözünde çok çirkindir. Ama gel sen bir de bunu aşığa sor... hiç onun için öylemedir. onun için dünya bir yana sevdiği kalbinedir... işte aşk budur...

  • Tuba Çıraklı
    Tuba Çıraklı

    aşk ulaşılmayandır

  • Mevsim Sonbahar
    Mevsim Sonbahar

    Aşk, erkeklerin cinsel açlıklarını(kendileri kısa ama sayıca fazla öğünleri tercih ederler) bastırmak için uyguladıkları gereksiz yöntemlere ulvi bir anlam yükleyip olayı kamufle etme çalışmalarına verilen uydurma bir terimdir. Terim, bu olaya katılmaya can atan fakat bunu kendisine bile itiraf edemeyen karşı cins içinde bir can simidi olmuş ve bu yüzden toplumda kabul görmüştür.
    Abazanlık boyutunda yıldırım aşkı, kasap kedisi boyutunda karşılıksız aşk, sosyal demokrat boyutunda platonik aşk vs. gibi alt kümeleri mevcuttur.

  • Hülü ___
    Hülü ___

    aşk ııımmm bi düşüneyim...
    yok yok ben gene buna tam bi anlatım ifade şekli bulamadım....))

  • Mehmet Kılınç
    Mehmet Kılınç

    Aşk mana aleminin en son kademesi madde aleminin başlanğıç noktası
    Aşk bilinmezlerin ta kendisi