Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ARTVİN ŞAVŞAT KÜPLÜCE KÖYÜ sizce ne demek, ARTVİN ŞAVŞAT KÜPLÜCE KÖYÜ size neyi çağrıştırıyor?

ARTVİN ŞAVŞAT KÜPLÜCE KÖYÜ terimi tarafından tarihinde eklendi

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    Edinilen bilgilere göre, yöre çömlekçiliğinin başlama tarihinin belirlenmesi için Genç Us-
    ta’nın köye geliş zamanının tespit edilmesi önem kazanmıştır. Bu nedenle Genç Usta’nın du-
    rumunun netleşmesinin Şavşat-Küplüce Köyü’nün çömlekçilik tarihine ışık tutacağı düşüncesi
    ile 22-23 Eylül 2018 ve 19-21 Ekim 2018 tarihleri arasında Borçka’da bir saha çalışması ger-
    çekleştirilmiştir. Çalışmada hem geleneksel Borçka çömlekçiliği hem de Genç Usta ile ilgili
    araştırmalar yapılmıştır. Günümüzde hayatta olan ve yaşları 75-99 aralığında olan Borçkalı
    çömlek ustaları ile görüşülmüştür. Genç Ustayı bilmediklerini ve babalarından da bu ismi hiç
    duymadıklarını belirtmişlerdir (A. Şahin, İ. Kaya, M. Erdem, N. Şahin, Y. Şahin, kişisel görüş-
    me, Eylül-Ekim 2018).
    Araştırmada hem Borçka’lı ustalardan hem de Küplüce köyü sakinleri, 1828-1829 yılın-
    daki göç dalgaları ya da 93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı zamanında
    kendi yörelerinden başka yerlere, başka yerlerden de kendi yörelerine göçler olduğu bilgisini
    vermişlerdir. Şavşat ve Yusufeli’nden Şavşat-Küplüce Köyü’ne göç edenlerin olduğu, bunların
    arasında Borçka’dan gelenlerin de olabileceği bilgisine ulaşılmıştır (N.Altun, İ. Şimsek, R. Al-
    tun, Ö. Altun, H. Demir). Bu bilgilere dayanarak Borçkalı Genç Usta’nın yöreye geliş tarihi ile
    ilgili olarak bir olasılık ortaya çıkmıştır. Borçkalı Genç Usta, bahsi geçen yıllardaki göç dalgala-
    rından biri ile köye gelmiş ise, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin 140 veya 190 yıl önce
    başladığı düşünülebilir.
    Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin başlama sebepleri yöre çömlekçiliğini özel kılmış-
    tır. Çömlekçilikle ilgili hiçbir bağı olmayan insanların bu zanaatı severek ve başarılı bir şekilde
    yapabilmesi küplüce çömlekçiliğinin önemli özelliklerinden biridir. Yörede çömlekçilik, genel-
    likle belli bir işi olmayan yetişkinler tarafından tercih edilmiş ve ciddiye alınmıştır. Şavşat-
    Küplüce Köyü’nde çömlekçilik yapıldığı dönemde ciddi bir ekonomik ve sosyal rahatlamayı
    beraberinde getirmiştir. Çömleklerin satış ve pazarlanması nedeniyle civar yerleşimlerle kurulan
    iletişim köy halkının sosyalleşmesini sağlamıştır. Özellikle Ardahan-Sulakyurt Köyü ile olan
    akrabalık bağları, iki bölge arasındaki ilişkilerin daha da yakınlaşmasına neden olmuştur.
    Özellikleri bakımından incelendiğinde Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin, Borçka
    çömlekçiliği fırın yapıları, çark, çamur hazırlama ve çömlek biçimlendirme yöntemleri bakı-
    mından birbirine benzediği saptanmıştır. Form özelliklerini incelenmek için ulaşılan az sayıdaki
    örneklerin Borçka çömleklerine benzediği görülmüştür. Bu durumun, Borçkalı Genç Usta’dan
    kaynaklandığı kesin olarak söylenebilmektedir.
    Şavşat-Küplüce Köyü’nde çömlekçilik babadan oğula sadece bir nesil geçebilmiştir. Bu-
    nun nedeni Borçkalı Genç Usta, çömlek ustası yetiştireceği zaman hem baba hem de oğlunu
    birlikte yetiştirmiştir. İşi öğrenen ustalar da çocuklarına öğretmiş ve onlarda yöre çömlekçiliği-
    nin sona ereceği 1995 yılına kadar çömlek üretimine devam etmiştir. Son ustaların çocukları
    memur, terzi, marangoz, yurtdışında işçi olmuş ama hiçbiri çömlek yapmamıştır. Bu durum
    Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin kısa ömürlü olmasına sebep olmuştur.
    Usta çocuklarının çömlek yapmak yerine farklı mesleklere yönelmesinin sebepleri arasın-
    da ekonomik ve teknolojik sebepler gösterilebilmektedir. Ülkemizde Cumhuriyet döneminden
    sonra hızlı bir gelişim gösteren sanayi ve teknoloji, özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde gele-
    neksel sanatlara büyük oranda etki etmiştir. İnsan gücü ve geleneksel tekniklerle varlığını de-
    vam ettiren çömlekçilik, bu dönemde hızlı ve düşük maliyetle üretilen fabrikasyon ürünlerin
    toplumun her kesiminin rahatlıkla ulaşabilmesi ile gözden düşmüştür. Şavşat-Küplüce Köyü

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    sakinlerinden, ustanın köyde ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin bir bilgi elde edilememiştir.
    Saha çalışmasında; ustanın hammadde temini, üretim teknolojisi ve pazarlanmasına kadar üre-
    timin her aşamasında yol gösterdiği ve başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu başarılı
    sonuçların kısa sürede olamayacağı bilindiğinden Şavşat-Küplüce Köyü, bir çömlek üretim
    merkezi haline gelene kadar ustanın köydeki varlığının devam ettiği düşüncesi akla yatkın gö-
    rünmektedir. Genç Usta’nın Küplüce Köyü’nde öldüğü ve mezarının bu köyde olduğu öğrenil-
    miştir.
    Şavşat-Küplüce Köyü belli bir dönem, önemli bir çömlek üretim merkezi olmuş ve çöm-
    lek satışı ile ciddi miktarda gelir elde etmiştir. Ancak tüm geleneksel sanatlarda yaşanan sürdü-
    rebilirlik sorunu, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin de sorunu olmuştur. 1980’li yıllarda
    ucuz plastik kap-kacak üretimi ve kullanımının yaygınlaşması, çömlek üretimini zor bir döneme
    sokmuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Küpçüler (Gomelat) adındaki ormanlık alanda üretim
    yapan üç, dört usta kalmıştır. Bu durum köyden uzak olan üretim merkezinde ustaların barınma-
    sını zorlaştırmıştır. Çömlek yapan son ustalar atölyelerini ve fırınlarını köy içine taşımış ve bir
    süre daha çömlekçilik yapmıştır. Son dört ustadan biri olan Melek Demir, 1990 yılında çömlek-
    çilik işini bir süre daha yapmış ama vefat etmiştir. Daha sonra 1995 yılında Şahzade Altun, Me-
    lek Demir’in malzemelerini alarak çömlek üretme denemeleri yapmış ancak devam ettireme-
    miştir. Çömlek üretimini devam ettirmeye çalışan son iki ustanın ileri yaşları ve genç nüfusun
    köyden şehre göç etmesiyle yetiştirilecek çırak bulunamaması gibi sebepler yöre çömlekçiliği-
    nin sonunu getirmiştir.
    Günümüzde isimlerine ulaşılan Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçilerinden bazıları; Ali Al-
    tun, Feyzi Algan, Karani Şimşek, Kayabeg Algan, Azmi Altun, Reis Altun, Şahzade Altun,
    Şahzade Küpçü, Gülpaşa Altun, Melek Demir ya da Melik Demir (erkek), Ali Aydın, Hamza
    Şimşek, Mehmet Ali Algan, İzzet Taştan’dır. Sıralama, çömlekçiliğe ilk başlayan ustadan son
    ustaya doğru yapılmıştır (R. Altun, Ö. Gül, F. Gül, N. Altun, H. Şimşek, F. Altun, Temmuz
    2018- Mayıs 2019).
    2.1. Atölyeler ve Fırınlar
    Atölyeler ve fırınlar Şavşat-Küplüce Köyü’ne 10 km mesafedeki Küpçüler ya da Gomelat
    denilen ormanlık alana kurulmuştur. Köye bu kadar uzaklıkta kurulmasının nedeni olarak çöm-
    lek üretiminde kullanılan toprağın bu mevkiden elde edilmesi gösterilmiştir (N. Altun, 2018).
    Bu alanın iklim koşulları, çömlek üretimine daha uygun olduğundan ilkbahardan sonbahara
    kadar üretim yapılabilmiştir. Aynı zamanda Şavşat-Küplüce Köyü içinde de çömlek üretimi
    yapılmıştır. Ancak yaz aylarında köyün aşırı sıcak havasının çömlekleri hızlı kurutması ve çat-
    latmasından dolayı çömlek üretimi daha çok Küpçüler mevkiinde gerçekleşmiştir. Bu da çömlek
    üretiminin köyden uzakta yapılmasına ikinci bir sebep olarak gösterilebilir.
    Atölye ve fırınların bulunduğu alanda 5 atölye, 8 fırın kalıntısına rastlanmıştır. Ancak
    araştırma sırasında görüşülen N. Altun (2018) ve İ. Şimşek’ten (2018) üretimin yapıldığı dö-
    nemde en az 20 kadar çömlek atölyesinin bulunduğu ve bu atölyelerin bazılarının ortak işletildi-
    ği bilgisi alınmıştır. Üretim sezonu boyunca bazı çömlekçiler, atölyelerinde hem üretim yapmış
    hem de konaklamıştır. Bazı ustalar ise konaklama ve atölye için ayrı yerler inşa etmiştir. Ayrıca
    yağmur, rüzgâr, nem gibi dış etkenlere karşı “paska” adı verilen korunaklı çömlek kurutma oda-
    ları kullanılmıştır.

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    sakinlerinden, ustanın köyde ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin bir bilgi elde edilememiştir.
    Saha çalışmasında; ustanın hammadde temini, üretim teknolojisi ve pazarlanmasına kadar üre-
    timin her aşamasında yol gösterdiği ve başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu başarılı
    sonuçların kısa sürede olamayacağı bilindiğinden Şavşat-Küplüce Köyü, bir çömlek üretim
    merkezi haline gelene kadar ustanın köydeki varlığının devam ettiği düşüncesi akla yatkın gö-
    rünmektedir. Genç Usta’nın Küplüce Köyü’nde öldüğü ve mezarının bu köyde olduğu öğrenil-
    miştir.
    Şavşat-Küplüce Köyü belli bir dönem, önemli bir çömlek üretim merkezi olmuş ve çöm-
    lek satışı ile ciddi miktarda gelir elde etmiştir. Ancak tüm geleneksel sanatlarda yaşanan sürdü-
    rebilirlik sorunu, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin de sorunu olmuştur. 1980’li yıllarda
    ucuz plastik kap-kacak üretimi ve kullanımının yaygınlaşması, çömlek üretimini zor bir döneme
    sokmuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Küpçüler (Gomelat) adındaki ormanlık alanda üretim
    yapan üç, dört usta kalmıştır. Bu durum köyden uzak olan üretim merkezinde ustaların barınma-
    sını zorlaştırmıştır. Çömlek yapan son ustalar atölyelerini ve fırınlarını köy içine taşımış ve bir
    süre daha çömlekçilik yapmıştır. Son dört ustadan biri olan Melek Demir, 1990 yılında çömlek-
    çilik işini bir süre daha yapmış ama vefat etmiştir. Daha sonra 1995 yılında Şahzade Altun, Me-
    lek Demir’in malzemelerini alarak çömlek üretme denemeleri yapmış ancak devam ettireme-
    miştir. Çömlek üretimini devam ettirmeye çalışan son iki ustanın ileri yaşları ve genç nüfusun
    köyden şehre göç etmesiyle yetiştirilecek çırak bulunamaması gibi sebepler yöre çömlekçiliği-
    nin sonunu getirmiştir.
    Günümüzde isimlerine ulaşılan Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçilerinden bazıları; Ali Al-
    tun, Feyzi Algan, Karani Şimşek, Kayabeg Algan, Azmi Altun, Reis Altun, Şahzade Altun,
    Şahzade Küpçü, Gülpaşa Altun, Melek Demir ya da Melik Demir (erkek), Ali Aydın, Hamza
    Şimşek, Mehmet Ali Algan, İzzet Taştan’dır. Sıralama, çömlekçiliğe ilk başlayan ustadan son
    ustaya doğru yapılmıştır (R. Altun, Ö. Gül, F. Gül, N. Altun, H. Şimşek, F. Altun, Temmuz
    2018- Mayıs 2019).
    2.1. Atölyeler ve Fırınlar
    Atölyeler ve fırınlar Şavşat-Küplüce Köyü’ne 10 km mesafedeki Küpçüler ya da Gomelat
    denilen ormanlık alana kurulmuştur. Köye bu kadar uzaklıkta kurulmasının nedeni olarak çöm-
    lek üretiminde kullanılan toprağın bu mevkiden elde edilmesi gösterilmiştir (N. Altun, 2018).
    Bu alanın iklim koşulları, çömlek üretimine daha uygun olduğundan ilkbahardan sonbahara
    kadar üretim yapılabilmiştir. Aynı zamanda Şavşat-Küplüce Köyü içinde de çömlek üretimi
    yapılmıştır. Ancak yaz aylarında köyün aşırı sıcak havasının çömlekleri hızlı kurutması ve çat-
    latmasından dolayı çömlek üretimi daha çok Küpçüler mevkiinde gerçekleşmiştir. Bu da çömlek
    üretiminin köyden uzakta yapılmasına ikinci bir sebep olarak gösterilebilir.
    Atölye ve fırınların bulunduğu alanda 5 atölye, 8 fırın kalıntısına rastlanmıştır. Ancak
    araştırma sırasında görüşülen N. Altun (2018) ve İ. Şimşek’ten (2018) üretimin yapıldığı dö-
    nemde en az 20 kadar çömlek atölyesinin bulunduğu ve bu atölyelerin bazılarının ortak işletildi-
    ği bilgisi alınmıştır. Üretim sezonu boyunca bazı çömlekçiler, atölyelerinde hem üretim yapmış
    hem de konaklamıştır. Bazı ustalar ise konaklama ve atölye için ayrı yerler inşa etmiştir. Ayrıca
    yağmur, rüzgâr, nem gibi dış etkenlere karşı “paska” adı verilen korunaklı çömlek kurutma oda-
    ları kullanılmıştır.

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    Borçka ve Küplüce Çömlekçiliği Üretim Biçimleri” Konferansı
    13 Aralık 2019 Ege Ajans Editor 0 yorum
    Gülden Metin- Sima Kurt

    “Ege Üniversitesi Uluslararası 8. EgeArt Sanat Günleri” kapsamında EÜ Moda ve Tasarım Yüksekokulu’nda Ardahan Üniversitesi Resim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Filiz Öztürk, “Borçka ve Küplüce Çömlekçiliği Üretim Biçimleri” konulu konferans verdi. Konferansa EÜ Moda ve Tasarım Yüksekokulu akademisyenleri, öğrenciler ve sanatseverler katıldı.

    Konferansta konuşan Dr. Öztürk, “Benim eserlerimin tamamı çini ve seramik üzerine. Ardahan’da çini üzerine çalışmalar görmek mümkün değil, fakat Selçuklu döneminden kalma kesme tuğlalara rastlayabiliriz. Bu bölgede hiç çömlekçilik yapılmamış olmasına rağmen çok fazla çömlek var ve nereden geldiklerini bilinmiyor.” diye konuştu.

    “Borçka’da Çömlekçilik 300 Yıldır Yapılıyordu”

    Dr. Öztürk, Küplüce ve Borçka çömlekçiliğine dair araştırıma yaptığından bahsederek “Oradaki ustaların anlattıkların göre Borçka’da çömlekçilik 300 yıldır yapılıyormuş ve 2015’te sona ermiş. Buradaki ustalar kendi çömlekleri için su sızdırmayacağını ve çatlamaların olmayacağını savundular. Bunun sebebinin ise az su kullanımı olduğunu söylediler. Ayrıca Küplüce çömlekçiliğini başlatan kişinin Borçkalı Genç Usta olduğu bilgisini almama rağmen daha fazla bilgi edinemedim” dedi.

    Çömlekçilikte önemli bir yeri olan çömlekçi çarkını görsellerle destekleyerek anlatan Dr. Öztürk, “Çömlekçilik, çömlekçi çarkı ve yürek denilen malzemesi ile birlikte önemli bir gelişim sürecine girdi. 1950’lerde Borçka’nın çömlekçileri Ünye’yi etkilemeye başladı çünkü o dönemlerde çok fazla göç yaşanıyordu. Göç sırasında çömlekçilik gelişti. Ustalar gidip geldikçe torna adı verilen daha hızlı üretimi sağlayan bir ürün getirdiler. Bununla günde 100 tane çömlek yapılabilirken geleneksel olanla on veya on beş tane yapılabiliyor” şeklinde konuştu.

    Konferansın ardından katılımcılar Dr. Öğr. Üyesi Filiz Öztürk tarafından hazırlanan seramik sergisini gezdi.

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    KÜPLÜCE

    Hafiz Çavuş muhtar kaldı yıllarca
    Pek vefalı halin vardı Küplüce
    Hizmetleri aşikardı kullarca
    Elektrik, yolun vardı Küplüce

    Cemal Hoca ise köyün imamı
    Yürekten severdi halkın tamamı
    Hep ondan öğrendik elifi lamı
    Hak yolunda kulun vardı Küplüce

    Okulunda yüzden fazla öğrenci
    Meraklıydı ilme yaşlısı genci
    Bu yüzden yüksekti toplum bilinci
    Medresen, okulun vardı Küplüce

    Köyde ilkokulu bitiren herkes
    Şavşat'a koşardı; tek nefes, tek ses
    Sırtında poğaça, elinde atlas
    Şosende çakılın vardı Küplüce

    Siyonistin oyunuydu yanıltan
    Babayı evlada düşman tanıtan
    Bizi üzüp, canımızı acıtan
    Bir de sağın solun vardı Küplüce

    Cami kapısında Cuma sonrası,
    Toplanırdı istişare şurası.
    Toplu kararları alma sırası,
    Uzlaşmacı dilin vardı Küplüce.

    Çayıra, ekine birden başlanır
    Yardımlaşma, kolaylıklar düşlenir
    Ya harmanla, ya patosla işlenir
    Ekinlerin, cilin vardı Küplüce

    Alaf kıt olunca tarla çayırda
    Neker kırılırdı kırda bayırda
    Çala, saman verip kışın ahırda,
    Meralarda malın vardı Küplüce

    Mal otlatma sıra ile yapılır
    Sabah erken su sırası kapılır
    Çalışkanın ta alnından öpülür.
    Gayrete ödülün vardı Küplüce

    Haftada bir Şavşat'a yol görüne
    Dikkat et de yel vurmasın terine
    Aleddin Emi'nin traktörüne
    Binip, git ve gel'in vardı Küplüce

    Toplayıp da meyvelerin çoğunu
    Aşırarak Sahara'nın dağını
    Ardahan'dan aldın peynir yağını
    Meyve yüklü dalın vardı Küplüce

    Köyde biçim yaklaşınca bitmeye
    Göle'ye gidilir çayır biçmeye
    Haydi şimdi ekip başı seçmeye
    Tırpan çeken kolun vardı Küplüce

    İlkbaharda coşkun sular. Nereye?
    Dört değirmen diziliydi dereye
    Erken davran gireceksen sıraya
    Pilekide külün vardı Küplüce

    Ah-u zar çekerim yanar yüreğim.
    O günleri rüyamda mı göreyim?
    Viran olmuş benim gönül sarayım
    Binbir çiçek, gülün vardı Küplüce

    Eminim bu sözler uzayıp gider
    Köyümü anlattım ben, hasbelkader.
    Gayretim, hatıralar olmasın heder
    Dudaklarda balın vardı Küplüce.

    Emin Yıldız
    20.09.2020

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    KÜPLÜCEY'İ TASVİR

    Şartulda bulunan üç beş haneyle,
    Karşılar Küplüce konuklarını.
    Çoruhun akışı bir bahaneyle
    Hoş eder bağrından yanıklarını.

    Uzayan vadinin sol boğazında
    Kothev nöbet tutar yolun ağzında
    İşte o noktaya tam vardığında
    Karşılar gurbetten dönüklerini.

    Şavşat'ın yolundan sola dönünce,
    Küplüce yazılı levha görünce,
    Ardında kalacak dertlerin bence,
    Tebessüm saracak mimiklerini.

    Kıvrım kıvrım bir yol, masallar gibi
    Gerçeği anlatan misaller gibi
    Sıcacık duygular, visaller gibi
    Saracak ruhunun iliklerini.

    Öküskerden sonra cami mahallesi,
    Tüm güzelliğiyle keser nefesi
    Beş vakit yükselen o ezan sesi
    Haykırır müslüman kimliklerini.

    Yemyeşil çayırlar yollar geçerek
    Çeçevrada soğuk sudan içerek
    Okulun yolunda düne göçerek
    Giyersin öğrenci önlüklerini.

    Sağda Gögnizeler selama durmuş.
    Kilise boynunda tarih uyurmuş.
    Bu topraklar, ne insanlar doyurmuş?
    Karıştır tarihin günlüklerini.

    Yukarı mahalleye dönerken yüzün
    Heybetli Yürca'dan çıkarsa izin,
    Geçersin Çançğar'dan titreyip dizin
    Terk edersin senlik benliklerini.

    Aşağı mahallenin yolu dereden.
    Yola dizilidir evler sıradan.
    Asnikarip'ta, dur geçip aradan.
    Unutup geçmişin kemliklerini

    Kodisharo parlar karşı yamaçta,
    Konumlanmış köyde en kenar uçta,
    Manzarayı görüp kendinden geç de,
    Unut bütün ezber bildiklerini.

    Küpçüler, havası yayla kokulu
    Bir dönemin çanak çömlek okulu
    Sinesinde nice küpler yakılı
    Bir düşün, zamanın sildiklerini.

    Saysarın tacıdır, gözlem kulesi.
    Bekler ki köylümün bitsin çilesi
    Eminim yıkılır gurbet kalesi,
    Salıverir, esir aldıklarını.
    Emin Yıldız
    29.08.2020 İnegöl

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    Karagöl'e araçla 20 dakika mesafede

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    COĞRAFYA KADERİMİZ

    Coğrafyası, insanın kaderidir, ömrünce.
    Benim kaderim ise, Artvin, Şavşat, Küplüce

    Tercih hakkımız yoktur, ana, baba vatanı.
    Zaten tayin etmiştir kuluna, Yaradanı.

    Kaderime aşığım, toprağıma sevdalı,
    Bedenim seyyah olmuş, ruhum meftun kalmalı.

    Emin YILDIZ

  • Emin Yıldız
    Emin Yıldız

    CENNETİM BENİM
    ..................................................
    Ormanların, çam ve meşe bezeli.
    Bize vatan yazılmışsın ezeli.
    Bizim için sen dünyalar güzeli.
    Küplüce m Cennetim, hasretim benim.
    Nasip midir sana vuslatım benim?
    Emin YILDIZ