Edinilen bilgilere göre, yöre çömlekçiliğinin başlama tarihinin belirlenmesi için Genç Us- ta’nın köye geliş zamanının tespit edilmesi önem kazanmıştır. Bu nedenle Genç Usta’nın du- rumunun netleşmesinin Şavşat-Küplüce Köyü’nün çömlekçilik tarihine ışık tutacağı düşüncesi ile 22-23 Eylül 2018 ve 19-21 Ekim 2018 tarihleri arasında Borçka’da bir saha çalışması ger- çekleştirilmiştir. Çalışmada hem geleneksel Borçka çömlekçiliği hem de Genç Usta ile ilgili araştırmalar yapılmıştır. Günümüzde hayatta olan ve yaşları 75-99 aralığında olan Borçkalı çömlek ustaları ile görüşülmüştür. Genç Ustayı bilmediklerini ve babalarından da bu ismi hiç duymadıklarını belirtmişlerdir (A. Şahin, İ. Kaya, M. Erdem, N. Şahin, Y. Şahin, kişisel görüş- me, Eylül-Ekim 2018). Araştırmada hem Borçka’lı ustalardan hem de Küplüce köyü sakinleri, 1828-1829 yılın- daki göç dalgaları ya da 93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı zamanında kendi yörelerinden başka yerlere, başka yerlerden de kendi yörelerine göçler olduğu bilgisini vermişlerdir. Şavşat ve Yusufeli’nden Şavşat-Küplüce Köyü’ne göç edenlerin olduğu, bunların arasında Borçka’dan gelenlerin de olabileceği bilgisine ulaşılmıştır (N.Altun, İ. Şimsek, R. Al- tun, Ö. Altun, H. Demir). Bu bilgilere dayanarak Borçkalı Genç Usta’nın yöreye geliş tarihi ile ilgili olarak bir olasılık ortaya çıkmıştır. Borçkalı Genç Usta, bahsi geçen yıllardaki göç dalgala- rından biri ile köye gelmiş ise, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin 140 veya 190 yıl önce başladığı düşünülebilir. Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin başlama sebepleri yöre çömlekçiliğini özel kılmış- tır. Çömlekçilikle ilgili hiçbir bağı olmayan insanların bu zanaatı severek ve başarılı bir şekilde yapabilmesi küplüce çömlekçiliğinin önemli özelliklerinden biridir. Yörede çömlekçilik, genel- likle belli bir işi olmayan yetişkinler tarafından tercih edilmiş ve ciddiye alınmıştır. Şavşat- Küplüce Köyü’nde çömlekçilik yapıldığı dönemde ciddi bir ekonomik ve sosyal rahatlamayı beraberinde getirmiştir. Çömleklerin satış ve pazarlanması nedeniyle civar yerleşimlerle kurulan iletişim köy halkının sosyalleşmesini sağlamıştır. Özellikle Ardahan-Sulakyurt Köyü ile olan akrabalık bağları, iki bölge arasındaki ilişkilerin daha da yakınlaşmasına neden olmuştur. Özellikleri bakımından incelendiğinde Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin, Borçka çömlekçiliği fırın yapıları, çark, çamur hazırlama ve çömlek biçimlendirme yöntemleri bakı- mından birbirine benzediği saptanmıştır. Form özelliklerini incelenmek için ulaşılan az sayıdaki örneklerin Borçka çömleklerine benzediği görülmüştür. Bu durumun, Borçkalı Genç Usta’dan kaynaklandığı kesin olarak söylenebilmektedir. Şavşat-Küplüce Köyü’nde çömlekçilik babadan oğula sadece bir nesil geçebilmiştir. Bu- nun nedeni Borçkalı Genç Usta, çömlek ustası yetiştireceği zaman hem baba hem de oğlunu birlikte yetiştirmiştir. İşi öğrenen ustalar da çocuklarına öğretmiş ve onlarda yöre çömlekçiliği- nin sona ereceği 1995 yılına kadar çömlek üretimine devam etmiştir. Son ustaların çocukları memur, terzi, marangoz, yurtdışında işçi olmuş ama hiçbiri çömlek yapmamıştır. Bu durum Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin kısa ömürlü olmasına sebep olmuştur. Usta çocuklarının çömlek yapmak yerine farklı mesleklere yönelmesinin sebepleri arasın- da ekonomik ve teknolojik sebepler gösterilebilmektedir. Ülkemizde Cumhuriyet döneminden sonra hızlı bir gelişim gösteren sanayi ve teknoloji, özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde gele- neksel sanatlara büyük oranda etki etmiştir. İnsan gücü ve geleneksel tekniklerle varlığını de- vam ettiren çömlekçilik, bu dönemde hızlı ve düşük maliyetle üretilen fabrikasyon ürünlerin toplumun her kesiminin rahatlıkla ulaşabilmesi ile gözden düşmüştür. Şavşat-Küplüce Köyü
sakinlerinden, ustanın köyde ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin bir bilgi elde edilememiştir. Saha çalışmasında; ustanın hammadde temini, üretim teknolojisi ve pazarlanmasına kadar üre- timin her aşamasında yol gösterdiği ve başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu başarılı sonuçların kısa sürede olamayacağı bilindiğinden Şavşat-Küplüce Köyü, bir çömlek üretim merkezi haline gelene kadar ustanın köydeki varlığının devam ettiği düşüncesi akla yatkın gö- rünmektedir. Genç Usta’nın Küplüce Köyü’nde öldüğü ve mezarının bu köyde olduğu öğrenil- miştir. Şavşat-Küplüce Köyü belli bir dönem, önemli bir çömlek üretim merkezi olmuş ve çöm- lek satışı ile ciddi miktarda gelir elde etmiştir. Ancak tüm geleneksel sanatlarda yaşanan sürdü- rebilirlik sorunu, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin de sorunu olmuştur. 1980’li yıllarda ucuz plastik kap-kacak üretimi ve kullanımının yaygınlaşması, çömlek üretimini zor bir döneme sokmuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Küpçüler (Gomelat) adındaki ormanlık alanda üretim yapan üç, dört usta kalmıştır. Bu durum köyden uzak olan üretim merkezinde ustaların barınma- sını zorlaştırmıştır. Çömlek yapan son ustalar atölyelerini ve fırınlarını köy içine taşımış ve bir süre daha çömlekçilik yapmıştır. Son dört ustadan biri olan Melek Demir, 1990 yılında çömlek- çilik işini bir süre daha yapmış ama vefat etmiştir. Daha sonra 1995 yılında Şahzade Altun, Me- lek Demir’in malzemelerini alarak çömlek üretme denemeleri yapmış ancak devam ettireme- miştir. Çömlek üretimini devam ettirmeye çalışan son iki ustanın ileri yaşları ve genç nüfusun köyden şehre göç etmesiyle yetiştirilecek çırak bulunamaması gibi sebepler yöre çömlekçiliği- nin sonunu getirmiştir. Günümüzde isimlerine ulaşılan Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçilerinden bazıları; Ali Al- tun, Feyzi Algan, Karani Şimşek, Kayabeg Algan, Azmi Altun, Reis Altun, Şahzade Altun, Şahzade Küpçü, Gülpaşa Altun, Melek Demir ya da Melik Demir (erkek), Ali Aydın, Hamza Şimşek, Mehmet Ali Algan, İzzet Taştan’dır. Sıralama, çömlekçiliğe ilk başlayan ustadan son ustaya doğru yapılmıştır (R. Altun, Ö. Gül, F. Gül, N. Altun, H. Şimşek, F. Altun, Temmuz 2018- Mayıs 2019). 2.1. Atölyeler ve Fırınlar Atölyeler ve fırınlar Şavşat-Küplüce Köyü’ne 10 km mesafedeki Küpçüler ya da Gomelat denilen ormanlık alana kurulmuştur. Köye bu kadar uzaklıkta kurulmasının nedeni olarak çöm- lek üretiminde kullanılan toprağın bu mevkiden elde edilmesi gösterilmiştir (N. Altun, 2018). Bu alanın iklim koşulları, çömlek üretimine daha uygun olduğundan ilkbahardan sonbahara kadar üretim yapılabilmiştir. Aynı zamanda Şavşat-Küplüce Köyü içinde de çömlek üretimi yapılmıştır. Ancak yaz aylarında köyün aşırı sıcak havasının çömlekleri hızlı kurutması ve çat- latmasından dolayı çömlek üretimi daha çok Küpçüler mevkiinde gerçekleşmiştir. Bu da çömlek üretiminin köyden uzakta yapılmasına ikinci bir sebep olarak gösterilebilir. Atölye ve fırınların bulunduğu alanda 5 atölye, 8 fırın kalıntısına rastlanmıştır. Ancak araştırma sırasında görüşülen N. Altun (2018) ve İ. Şimşek’ten (2018) üretimin yapıldığı dö- nemde en az 20 kadar çömlek atölyesinin bulunduğu ve bu atölyelerin bazılarının ortak işletildi- ği bilgisi alınmıştır. Üretim sezonu boyunca bazı çömlekçiler, atölyelerinde hem üretim yapmış hem de konaklamıştır. Bazı ustalar ise konaklama ve atölye için ayrı yerler inşa etmiştir. Ayrıca yağmur, rüzgâr, nem gibi dış etkenlere karşı “paska” adı verilen korunaklı çömlek kurutma oda- ları kullanılmıştır.
sakinlerinden, ustanın köyde ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin bir bilgi elde edilememiştir. Saha çalışmasında; ustanın hammadde temini, üretim teknolojisi ve pazarlanmasına kadar üre- timin her aşamasında yol gösterdiği ve başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu başarılı sonuçların kısa sürede olamayacağı bilindiğinden Şavşat-Küplüce Köyü, bir çömlek üretim merkezi haline gelene kadar ustanın köydeki varlığının devam ettiği düşüncesi akla yatkın gö- rünmektedir. Genç Usta’nın Küplüce Köyü’nde öldüğü ve mezarının bu köyde olduğu öğrenil- miştir. Şavşat-Küplüce Köyü belli bir dönem, önemli bir çömlek üretim merkezi olmuş ve çöm- lek satışı ile ciddi miktarda gelir elde etmiştir. Ancak tüm geleneksel sanatlarda yaşanan sürdü- rebilirlik sorunu, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin de sorunu olmuştur. 1980’li yıllarda ucuz plastik kap-kacak üretimi ve kullanımının yaygınlaşması, çömlek üretimini zor bir döneme sokmuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Küpçüler (Gomelat) adındaki ormanlık alanda üretim yapan üç, dört usta kalmıştır. Bu durum köyden uzak olan üretim merkezinde ustaların barınma- sını zorlaştırmıştır. Çömlek yapan son ustalar atölyelerini ve fırınlarını köy içine taşımış ve bir süre daha çömlekçilik yapmıştır. Son dört ustadan biri olan Melek Demir, 1990 yılında çömlek- çilik işini bir süre daha yapmış ama vefat etmiştir. Daha sonra 1995 yılında Şahzade Altun, Me- lek Demir’in malzemelerini alarak çömlek üretme denemeleri yapmış ancak devam ettireme- miştir. Çömlek üretimini devam ettirmeye çalışan son iki ustanın ileri yaşları ve genç nüfusun köyden şehre göç etmesiyle yetiştirilecek çırak bulunamaması gibi sebepler yöre çömlekçiliği- nin sonunu getirmiştir. Günümüzde isimlerine ulaşılan Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçilerinden bazıları; Ali Al- tun, Feyzi Algan, Karani Şimşek, Kayabeg Algan, Azmi Altun, Reis Altun, Şahzade Altun, Şahzade Küpçü, Gülpaşa Altun, Melek Demir ya da Melik Demir (erkek), Ali Aydın, Hamza Şimşek, Mehmet Ali Algan, İzzet Taştan’dır. Sıralama, çömlekçiliğe ilk başlayan ustadan son ustaya doğru yapılmıştır (R. Altun, Ö. Gül, F. Gül, N. Altun, H. Şimşek, F. Altun, Temmuz 2018- Mayıs 2019). 2.1. Atölyeler ve Fırınlar Atölyeler ve fırınlar Şavşat-Küplüce Köyü’ne 10 km mesafedeki Küpçüler ya da Gomelat denilen ormanlık alana kurulmuştur. Köye bu kadar uzaklıkta kurulmasının nedeni olarak çöm- lek üretiminde kullanılan toprağın bu mevkiden elde edilmesi gösterilmiştir (N. Altun, 2018). Bu alanın iklim koşulları, çömlek üretimine daha uygun olduğundan ilkbahardan sonbahara kadar üretim yapılabilmiştir. Aynı zamanda Şavşat-Küplüce Köyü içinde de çömlek üretimi yapılmıştır. Ancak yaz aylarında köyün aşırı sıcak havasının çömlekleri hızlı kurutması ve çat- latmasından dolayı çömlek üretimi daha çok Küpçüler mevkiinde gerçekleşmiştir. Bu da çömlek üretiminin köyden uzakta yapılmasına ikinci bir sebep olarak gösterilebilir. Atölye ve fırınların bulunduğu alanda 5 atölye, 8 fırın kalıntısına rastlanmıştır. Ancak araştırma sırasında görüşülen N. Altun (2018) ve İ. Şimşek’ten (2018) üretimin yapıldığı dö- nemde en az 20 kadar çömlek atölyesinin bulunduğu ve bu atölyelerin bazılarının ortak işletildi- ği bilgisi alınmıştır. Üretim sezonu boyunca bazı çömlekçiler, atölyelerinde hem üretim yapmış hem de konaklamıştır. Bazı ustalar ise konaklama ve atölye için ayrı yerler inşa etmiştir. Ayrıca yağmur, rüzgâr, nem gibi dış etkenlere karşı “paska” adı verilen korunaklı çömlek kurutma oda- ları kullanılmıştır.
Borçka ve Küplüce Çömlekçiliği Üretim Biçimleri” Konferansı 13 Aralık 2019 Ege Ajans Editor 0 yorum Gülden Metin- Sima Kurt
“Ege Üniversitesi Uluslararası 8. EgeArt Sanat Günleri” kapsamında EÜ Moda ve Tasarım Yüksekokulu’nda Ardahan Üniversitesi Resim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Filiz Öztürk, “Borçka ve Küplüce Çömlekçiliği Üretim Biçimleri” konulu konferans verdi. Konferansa EÜ Moda ve Tasarım Yüksekokulu akademisyenleri, öğrenciler ve sanatseverler katıldı.
Konferansta konuşan Dr. Öztürk, “Benim eserlerimin tamamı çini ve seramik üzerine. Ardahan’da çini üzerine çalışmalar görmek mümkün değil, fakat Selçuklu döneminden kalma kesme tuğlalara rastlayabiliriz. Bu bölgede hiç çömlekçilik yapılmamış olmasına rağmen çok fazla çömlek var ve nereden geldiklerini bilinmiyor.” diye konuştu.
“Borçka’da Çömlekçilik 300 Yıldır Yapılıyordu”
Dr. Öztürk, Küplüce ve Borçka çömlekçiliğine dair araştırıma yaptığından bahsederek “Oradaki ustaların anlattıkların göre Borçka’da çömlekçilik 300 yıldır yapılıyormuş ve 2015’te sona ermiş. Buradaki ustalar kendi çömlekleri için su sızdırmayacağını ve çatlamaların olmayacağını savundular. Bunun sebebinin ise az su kullanımı olduğunu söylediler. Ayrıca Küplüce çömlekçiliğini başlatan kişinin Borçkalı Genç Usta olduğu bilgisini almama rağmen daha fazla bilgi edinemedim” dedi.
Çömlekçilikte önemli bir yeri olan çömlekçi çarkını görsellerle destekleyerek anlatan Dr. Öztürk, “Çömlekçilik, çömlekçi çarkı ve yürek denilen malzemesi ile birlikte önemli bir gelişim sürecine girdi. 1950’lerde Borçka’nın çömlekçileri Ünye’yi etkilemeye başladı çünkü o dönemlerde çok fazla göç yaşanıyordu. Göç sırasında çömlekçilik gelişti. Ustalar gidip geldikçe torna adı verilen daha hızlı üretimi sağlayan bir ürün getirdiler. Bununla günde 100 tane çömlek yapılabilirken geleneksel olanla on veya on beş tane yapılabiliyor” şeklinde konuştu.
Konferansın ardından katılımcılar Dr. Öğr. Üyesi Filiz Öztürk tarafından hazırlanan seramik sergisini gezdi.
CENNETİM BENİM .................................................. Ormanların, çam ve meşe bezeli. Bize vatan yazılmışsın ezeli. Bizim için sen dünyalar güzeli. Küplüce m Cennetim, hasretim benim. Nasip midir sana vuslatım benim? Emin YILDIZ
Edinilen bilgilere göre, yöre çömlekçiliğinin başlama tarihinin belirlenmesi için Genç Us-
ta’nın köye geliş zamanının tespit edilmesi önem kazanmıştır. Bu nedenle Genç Usta’nın du-
rumunun netleşmesinin Şavşat-Küplüce Köyü’nün çömlekçilik tarihine ışık tutacağı düşüncesi
ile 22-23 Eylül 2018 ve 19-21 Ekim 2018 tarihleri arasında Borçka’da bir saha çalışması ger-
çekleştirilmiştir. Çalışmada hem geleneksel Borçka çömlekçiliği hem de Genç Usta ile ilgili
araştırmalar yapılmıştır. Günümüzde hayatta olan ve yaşları 75-99 aralığında olan Borçkalı
çömlek ustaları ile görüşülmüştür. Genç Ustayı bilmediklerini ve babalarından da bu ismi hiç
duymadıklarını belirtmişlerdir (A. Şahin, İ. Kaya, M. Erdem, N. Şahin, Y. Şahin, kişisel görüş-
me, Eylül-Ekim 2018).
Araştırmada hem Borçka’lı ustalardan hem de Küplüce köyü sakinleri, 1828-1829 yılın-
daki göç dalgaları ya da 93 Harbi olarak da bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı zamanında
kendi yörelerinden başka yerlere, başka yerlerden de kendi yörelerine göçler olduğu bilgisini
vermişlerdir. Şavşat ve Yusufeli’nden Şavşat-Küplüce Köyü’ne göç edenlerin olduğu, bunların
arasında Borçka’dan gelenlerin de olabileceği bilgisine ulaşılmıştır (N.Altun, İ. Şimsek, R. Al-
tun, Ö. Altun, H. Demir). Bu bilgilere dayanarak Borçkalı Genç Usta’nın yöreye geliş tarihi ile
ilgili olarak bir olasılık ortaya çıkmıştır. Borçkalı Genç Usta, bahsi geçen yıllardaki göç dalgala-
rından biri ile köye gelmiş ise, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin 140 veya 190 yıl önce
başladığı düşünülebilir.
Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin başlama sebepleri yöre çömlekçiliğini özel kılmış-
tır. Çömlekçilikle ilgili hiçbir bağı olmayan insanların bu zanaatı severek ve başarılı bir şekilde
yapabilmesi küplüce çömlekçiliğinin önemli özelliklerinden biridir. Yörede çömlekçilik, genel-
likle belli bir işi olmayan yetişkinler tarafından tercih edilmiş ve ciddiye alınmıştır. Şavşat-
Küplüce Köyü’nde çömlekçilik yapıldığı dönemde ciddi bir ekonomik ve sosyal rahatlamayı
beraberinde getirmiştir. Çömleklerin satış ve pazarlanması nedeniyle civar yerleşimlerle kurulan
iletişim köy halkının sosyalleşmesini sağlamıştır. Özellikle Ardahan-Sulakyurt Köyü ile olan
akrabalık bağları, iki bölge arasındaki ilişkilerin daha da yakınlaşmasına neden olmuştur.
Özellikleri bakımından incelendiğinde Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin, Borçka
çömlekçiliği fırın yapıları, çark, çamur hazırlama ve çömlek biçimlendirme yöntemleri bakı-
mından birbirine benzediği saptanmıştır. Form özelliklerini incelenmek için ulaşılan az sayıdaki
örneklerin Borçka çömleklerine benzediği görülmüştür. Bu durumun, Borçkalı Genç Usta’dan
kaynaklandığı kesin olarak söylenebilmektedir.
Şavşat-Küplüce Köyü’nde çömlekçilik babadan oğula sadece bir nesil geçebilmiştir. Bu-
nun nedeni Borçkalı Genç Usta, çömlek ustası yetiştireceği zaman hem baba hem de oğlunu
birlikte yetiştirmiştir. İşi öğrenen ustalar da çocuklarına öğretmiş ve onlarda yöre çömlekçiliği-
nin sona ereceği 1995 yılına kadar çömlek üretimine devam etmiştir. Son ustaların çocukları
memur, terzi, marangoz, yurtdışında işçi olmuş ama hiçbiri çömlek yapmamıştır. Bu durum
Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin kısa ömürlü olmasına sebep olmuştur.
Usta çocuklarının çömlek yapmak yerine farklı mesleklere yönelmesinin sebepleri arasın-
da ekonomik ve teknolojik sebepler gösterilebilmektedir. Ülkemizde Cumhuriyet döneminden
sonra hızlı bir gelişim gösteren sanayi ve teknoloji, özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinde gele-
neksel sanatlara büyük oranda etki etmiştir. İnsan gücü ve geleneksel tekniklerle varlığını de-
vam ettiren çömlekçilik, bu dönemde hızlı ve düşük maliyetle üretilen fabrikasyon ürünlerin
toplumun her kesiminin rahatlıkla ulaşabilmesi ile gözden düşmüştür. Şavşat-Küplüce Köyü
sakinlerinden, ustanın köyde ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin bir bilgi elde edilememiştir.
Saha çalışmasında; ustanın hammadde temini, üretim teknolojisi ve pazarlanmasına kadar üre-
timin her aşamasında yol gösterdiği ve başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu başarılı
sonuçların kısa sürede olamayacağı bilindiğinden Şavşat-Küplüce Köyü, bir çömlek üretim
merkezi haline gelene kadar ustanın köydeki varlığının devam ettiği düşüncesi akla yatkın gö-
rünmektedir. Genç Usta’nın Küplüce Köyü’nde öldüğü ve mezarının bu köyde olduğu öğrenil-
miştir.
Şavşat-Küplüce Köyü belli bir dönem, önemli bir çömlek üretim merkezi olmuş ve çöm-
lek satışı ile ciddi miktarda gelir elde etmiştir. Ancak tüm geleneksel sanatlarda yaşanan sürdü-
rebilirlik sorunu, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin de sorunu olmuştur. 1980’li yıllarda
ucuz plastik kap-kacak üretimi ve kullanımının yaygınlaşması, çömlek üretimini zor bir döneme
sokmuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Küpçüler (Gomelat) adındaki ormanlık alanda üretim
yapan üç, dört usta kalmıştır. Bu durum köyden uzak olan üretim merkezinde ustaların barınma-
sını zorlaştırmıştır. Çömlek yapan son ustalar atölyelerini ve fırınlarını köy içine taşımış ve bir
süre daha çömlekçilik yapmıştır. Son dört ustadan biri olan Melek Demir, 1990 yılında çömlek-
çilik işini bir süre daha yapmış ama vefat etmiştir. Daha sonra 1995 yılında Şahzade Altun, Me-
lek Demir’in malzemelerini alarak çömlek üretme denemeleri yapmış ancak devam ettireme-
miştir. Çömlek üretimini devam ettirmeye çalışan son iki ustanın ileri yaşları ve genç nüfusun
köyden şehre göç etmesiyle yetiştirilecek çırak bulunamaması gibi sebepler yöre çömlekçiliği-
nin sonunu getirmiştir.
Günümüzde isimlerine ulaşılan Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçilerinden bazıları; Ali Al-
tun, Feyzi Algan, Karani Şimşek, Kayabeg Algan, Azmi Altun, Reis Altun, Şahzade Altun,
Şahzade Küpçü, Gülpaşa Altun, Melek Demir ya da Melik Demir (erkek), Ali Aydın, Hamza
Şimşek, Mehmet Ali Algan, İzzet Taştan’dır. Sıralama, çömlekçiliğe ilk başlayan ustadan son
ustaya doğru yapılmıştır (R. Altun, Ö. Gül, F. Gül, N. Altun, H. Şimşek, F. Altun, Temmuz
2018- Mayıs 2019).
2.1. Atölyeler ve Fırınlar
Atölyeler ve fırınlar Şavşat-Küplüce Köyü’ne 10 km mesafedeki Küpçüler ya da Gomelat
denilen ormanlık alana kurulmuştur. Köye bu kadar uzaklıkta kurulmasının nedeni olarak çöm-
lek üretiminde kullanılan toprağın bu mevkiden elde edilmesi gösterilmiştir (N. Altun, 2018).
Bu alanın iklim koşulları, çömlek üretimine daha uygun olduğundan ilkbahardan sonbahara
kadar üretim yapılabilmiştir. Aynı zamanda Şavşat-Küplüce Köyü içinde de çömlek üretimi
yapılmıştır. Ancak yaz aylarında köyün aşırı sıcak havasının çömlekleri hızlı kurutması ve çat-
latmasından dolayı çömlek üretimi daha çok Küpçüler mevkiinde gerçekleşmiştir. Bu da çömlek
üretiminin köyden uzakta yapılmasına ikinci bir sebep olarak gösterilebilir.
Atölye ve fırınların bulunduğu alanda 5 atölye, 8 fırın kalıntısına rastlanmıştır. Ancak
araştırma sırasında görüşülen N. Altun (2018) ve İ. Şimşek’ten (2018) üretimin yapıldığı dö-
nemde en az 20 kadar çömlek atölyesinin bulunduğu ve bu atölyelerin bazılarının ortak işletildi-
ği bilgisi alınmıştır. Üretim sezonu boyunca bazı çömlekçiler, atölyelerinde hem üretim yapmış
hem de konaklamıştır. Bazı ustalar ise konaklama ve atölye için ayrı yerler inşa etmiştir. Ayrıca
yağmur, rüzgâr, nem gibi dış etkenlere karşı “paska” adı verilen korunaklı çömlek kurutma oda-
ları kullanılmıştır.
sakinlerinden, ustanın köyde ne kadar süre kaldığı ile ilgili kesin bir bilgi elde edilememiştir.
Saha çalışmasında; ustanın hammadde temini, üretim teknolojisi ve pazarlanmasına kadar üre-
timin her aşamasında yol gösterdiği ve başarılı sonuçlar elde ettiği gözlemlenmiştir. Bu başarılı
sonuçların kısa sürede olamayacağı bilindiğinden Şavşat-Küplüce Köyü, bir çömlek üretim
merkezi haline gelene kadar ustanın köydeki varlığının devam ettiği düşüncesi akla yatkın gö-
rünmektedir. Genç Usta’nın Küplüce Köyü’nde öldüğü ve mezarının bu köyde olduğu öğrenil-
miştir.
Şavşat-Küplüce Köyü belli bir dönem, önemli bir çömlek üretim merkezi olmuş ve çöm-
lek satışı ile ciddi miktarda gelir elde etmiştir. Ancak tüm geleneksel sanatlarda yaşanan sürdü-
rebilirlik sorunu, Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçiliğinin de sorunu olmuştur. 1980’li yıllarda
ucuz plastik kap-kacak üretimi ve kullanımının yaygınlaşması, çömlek üretimini zor bir döneme
sokmuştur. Tüm bu sebepler yüzünden Küpçüler (Gomelat) adındaki ormanlık alanda üretim
yapan üç, dört usta kalmıştır. Bu durum köyden uzak olan üretim merkezinde ustaların barınma-
sını zorlaştırmıştır. Çömlek yapan son ustalar atölyelerini ve fırınlarını köy içine taşımış ve bir
süre daha çömlekçilik yapmıştır. Son dört ustadan biri olan Melek Demir, 1990 yılında çömlek-
çilik işini bir süre daha yapmış ama vefat etmiştir. Daha sonra 1995 yılında Şahzade Altun, Me-
lek Demir’in malzemelerini alarak çömlek üretme denemeleri yapmış ancak devam ettireme-
miştir. Çömlek üretimini devam ettirmeye çalışan son iki ustanın ileri yaşları ve genç nüfusun
köyden şehre göç etmesiyle yetiştirilecek çırak bulunamaması gibi sebepler yöre çömlekçiliği-
nin sonunu getirmiştir.
Günümüzde isimlerine ulaşılan Şavşat-Küplüce Köyü çömlekçilerinden bazıları; Ali Al-
tun, Feyzi Algan, Karani Şimşek, Kayabeg Algan, Azmi Altun, Reis Altun, Şahzade Altun,
Şahzade Küpçü, Gülpaşa Altun, Melek Demir ya da Melik Demir (erkek), Ali Aydın, Hamza
Şimşek, Mehmet Ali Algan, İzzet Taştan’dır. Sıralama, çömlekçiliğe ilk başlayan ustadan son
ustaya doğru yapılmıştır (R. Altun, Ö. Gül, F. Gül, N. Altun, H. Şimşek, F. Altun, Temmuz
2018- Mayıs 2019).
2.1. Atölyeler ve Fırınlar
Atölyeler ve fırınlar Şavşat-Küplüce Köyü’ne 10 km mesafedeki Küpçüler ya da Gomelat
denilen ormanlık alana kurulmuştur. Köye bu kadar uzaklıkta kurulmasının nedeni olarak çöm-
lek üretiminde kullanılan toprağın bu mevkiden elde edilmesi gösterilmiştir (N. Altun, 2018).
Bu alanın iklim koşulları, çömlek üretimine daha uygun olduğundan ilkbahardan sonbahara
kadar üretim yapılabilmiştir. Aynı zamanda Şavşat-Küplüce Köyü içinde de çömlek üretimi
yapılmıştır. Ancak yaz aylarında köyün aşırı sıcak havasının çömlekleri hızlı kurutması ve çat-
latmasından dolayı çömlek üretimi daha çok Küpçüler mevkiinde gerçekleşmiştir. Bu da çömlek
üretiminin köyden uzakta yapılmasına ikinci bir sebep olarak gösterilebilir.
Atölye ve fırınların bulunduğu alanda 5 atölye, 8 fırın kalıntısına rastlanmıştır. Ancak
araştırma sırasında görüşülen N. Altun (2018) ve İ. Şimşek’ten (2018) üretimin yapıldığı dö-
nemde en az 20 kadar çömlek atölyesinin bulunduğu ve bu atölyelerin bazılarının ortak işletildi-
ği bilgisi alınmıştır. Üretim sezonu boyunca bazı çömlekçiler, atölyelerinde hem üretim yapmış
hem de konaklamıştır. Bazı ustalar ise konaklama ve atölye için ayrı yerler inşa etmiştir. Ayrıca
yağmur, rüzgâr, nem gibi dış etkenlere karşı “paska” adı verilen korunaklı çömlek kurutma oda-
ları kullanılmıştır.
Borçka ve Küplüce Çömlekçiliği Üretim Biçimleri” Konferansı
13 Aralık 2019 Ege Ajans Editor 0 yorum
Gülden Metin- Sima Kurt
“Ege Üniversitesi Uluslararası 8. EgeArt Sanat Günleri” kapsamında EÜ Moda ve Tasarım Yüksekokulu’nda Ardahan Üniversitesi Resim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Filiz Öztürk, “Borçka ve Küplüce Çömlekçiliği Üretim Biçimleri” konulu konferans verdi. Konferansa EÜ Moda ve Tasarım Yüksekokulu akademisyenleri, öğrenciler ve sanatseverler katıldı.
Konferansta konuşan Dr. Öztürk, “Benim eserlerimin tamamı çini ve seramik üzerine. Ardahan’da çini üzerine çalışmalar görmek mümkün değil, fakat Selçuklu döneminden kalma kesme tuğlalara rastlayabiliriz. Bu bölgede hiç çömlekçilik yapılmamış olmasına rağmen çok fazla çömlek var ve nereden geldiklerini bilinmiyor.” diye konuştu.
“Borçka’da Çömlekçilik 300 Yıldır Yapılıyordu”
Dr. Öztürk, Küplüce ve Borçka çömlekçiliğine dair araştırıma yaptığından bahsederek “Oradaki ustaların anlattıkların göre Borçka’da çömlekçilik 300 yıldır yapılıyormuş ve 2015’te sona ermiş. Buradaki ustalar kendi çömlekleri için su sızdırmayacağını ve çatlamaların olmayacağını savundular. Bunun sebebinin ise az su kullanımı olduğunu söylediler. Ayrıca Küplüce çömlekçiliğini başlatan kişinin Borçkalı Genç Usta olduğu bilgisini almama rağmen daha fazla bilgi edinemedim” dedi.
Çömlekçilikte önemli bir yeri olan çömlekçi çarkını görsellerle destekleyerek anlatan Dr. Öztürk, “Çömlekçilik, çömlekçi çarkı ve yürek denilen malzemesi ile birlikte önemli bir gelişim sürecine girdi. 1950’lerde Borçka’nın çömlekçileri Ünye’yi etkilemeye başladı çünkü o dönemlerde çok fazla göç yaşanıyordu. Göç sırasında çömlekçilik gelişti. Ustalar gidip geldikçe torna adı verilen daha hızlı üretimi sağlayan bir ürün getirdiler. Bununla günde 100 tane çömlek yapılabilirken geleneksel olanla on veya on beş tane yapılabiliyor” şeklinde konuştu.
Konferansın ardından katılımcılar Dr. Öğr. Üyesi Filiz Öztürk tarafından hazırlanan seramik sergisini gezdi.
KÜPLÜCE
Hafiz Çavuş muhtar kaldı yıllarca
Pek vefalı halin vardı Küplüce
Hizmetleri aşikardı kullarca
Elektrik, yolun vardı Küplüce
Cemal Hoca ise köyün imamı
Yürekten severdi halkın tamamı
Hep ondan öğrendik elifi lamı
Hak yolunda kulun vardı Küplüce
Okulunda yüzden fazla öğrenci
Meraklıydı ilme yaşlısı genci
Bu yüzden yüksekti toplum bilinci
Medresen, okulun vardı Küplüce
Köyde ilkokulu bitiren herkes
Şavşat'a koşardı; tek nefes, tek ses
Sırtında poğaça, elinde atlas
Şosende çakılın vardı Küplüce
Siyonistin oyunuydu yanıltan
Babayı evlada düşman tanıtan
Bizi üzüp, canımızı acıtan
Bir de sağın solun vardı Küplüce
Cami kapısında Cuma sonrası,
Toplanırdı istişare şurası.
Toplu kararları alma sırası,
Uzlaşmacı dilin vardı Küplüce.
Çayıra, ekine birden başlanır
Yardımlaşma, kolaylıklar düşlenir
Ya harmanla, ya patosla işlenir
Ekinlerin, cilin vardı Küplüce
Alaf kıt olunca tarla çayırda
Neker kırılırdı kırda bayırda
Çala, saman verip kışın ahırda,
Meralarda malın vardı Küplüce
Mal otlatma sıra ile yapılır
Sabah erken su sırası kapılır
Çalışkanın ta alnından öpülür.
Gayrete ödülün vardı Küplüce
Haftada bir Şavşat'a yol görüne
Dikkat et de yel vurmasın terine
Aleddin Emi'nin traktörüne
Binip, git ve gel'in vardı Küplüce
Toplayıp da meyvelerin çoğunu
Aşırarak Sahara'nın dağını
Ardahan'dan aldın peynir yağını
Meyve yüklü dalın vardı Küplüce
Köyde biçim yaklaşınca bitmeye
Göle'ye gidilir çayır biçmeye
Haydi şimdi ekip başı seçmeye
Tırpan çeken kolun vardı Küplüce
İlkbaharda coşkun sular. Nereye?
Dört değirmen diziliydi dereye
Erken davran gireceksen sıraya
Pilekide külün vardı Küplüce
Ah-u zar çekerim yanar yüreğim.
O günleri rüyamda mı göreyim?
Viran olmuş benim gönül sarayım
Binbir çiçek, gülün vardı Küplüce
Eminim bu sözler uzayıp gider
Köyümü anlattım ben, hasbelkader.
Gayretim, hatıralar olmasın heder
Dudaklarda balın vardı Küplüce.
Emin Yıldız
20.09.2020
KÜPLÜCEY'İ TASVİR
Şartulda bulunan üç beş haneyle,
Karşılar Küplüce konuklarını.
Çoruhun akışı bir bahaneyle
Hoş eder bağrından yanıklarını.
Uzayan vadinin sol boğazında
Kothev nöbet tutar yolun ağzında
İşte o noktaya tam vardığında
Karşılar gurbetten dönüklerini.
Şavşat'ın yolundan sola dönünce,
Küplüce yazılı levha görünce,
Ardında kalacak dertlerin bence,
Tebessüm saracak mimiklerini.
Kıvrım kıvrım bir yol, masallar gibi
Gerçeği anlatan misaller gibi
Sıcacık duygular, visaller gibi
Saracak ruhunun iliklerini.
Öküskerden sonra cami mahallesi,
Tüm güzelliğiyle keser nefesi
Beş vakit yükselen o ezan sesi
Haykırır müslüman kimliklerini.
Yemyeşil çayırlar yollar geçerek
Çeçevrada soğuk sudan içerek
Okulun yolunda düne göçerek
Giyersin öğrenci önlüklerini.
Sağda Gögnizeler selama durmuş.
Kilise boynunda tarih uyurmuş.
Bu topraklar, ne insanlar doyurmuş?
Karıştır tarihin günlüklerini.
Yukarı mahalleye dönerken yüzün
Heybetli Yürca'dan çıkarsa izin,
Geçersin Çançğar'dan titreyip dizin
Terk edersin senlik benliklerini.
Aşağı mahallenin yolu dereden.
Yola dizilidir evler sıradan.
Asnikarip'ta, dur geçip aradan.
Unutup geçmişin kemliklerini
Kodisharo parlar karşı yamaçta,
Konumlanmış köyde en kenar uçta,
Manzarayı görüp kendinden geç de,
Unut bütün ezber bildiklerini.
Küpçüler, havası yayla kokulu
Bir dönemin çanak çömlek okulu
Sinesinde nice küpler yakılı
Bir düşün, zamanın sildiklerini.
Saysarın tacıdır, gözlem kulesi.
Bekler ki köylümün bitsin çilesi
Eminim yıkılır gurbet kalesi,
Salıverir, esir aldıklarını.
Emin Yıldız
29.08.2020 İnegöl
Karagöl'e araçla 20 dakika mesafede
COĞRAFYA KADERİMİZ
Coğrafyası, insanın kaderidir, ömrünce.
Benim kaderim ise, Artvin, Şavşat, Küplüce
Tercih hakkımız yoktur, ana, baba vatanı.
Zaten tayin etmiştir kuluna, Yaradanı.
Kaderime aşığım, toprağıma sevdalı,
Bedenim seyyah olmuş, ruhum meftun kalmalı.
Emin YILDIZ
CENNETİM BENİM
..................................................
Ormanların, çam ve meşe bezeli.
Bize vatan yazılmışsın ezeli.
Bizim için sen dünyalar güzeli.
Küplüce m Cennetim, hasretim benim.
Nasip midir sana vuslatım benim?
Emin YILDIZ